Osmanlı Belgelerinde Kafkasya
 
 
 
 
 
 
 
 
   
 
AYNA-MIRROR
 


Uluslararası "Kafkasya'nın Geleceği" Sempozyumu Sona Erdi



Uluslararası Kafkasya’nın Geleceği Sempozyumu, Cumartesi günü Bağlarbaşı Kültür Merkezi’nde yapıldı.

Kafkas Vakfı ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi ortaklığı ile gerçekleştirilen Kafkasya’nın Geleceği sempozyumu 5 farklı ülkeden 8 konuşmacının katılımıyla üç oturum halinde gerçekleştirildi.

Sempozyum’a Türkiye’den; Kadir Has Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mitat Çelikpala, Dr. Ergün Özgür, araştırmacı-yazar Murat Papşu, Rusya Federasyonu’ndan; Nijni Novgorod merkezli İşkence Karşıtı Komite üyesi Dmitri Utukin, Çerkesk Karaçay Araştırma Enstitüsü Daire Başkanı Boris Urusov, ABD’den; George Washington Üniversitesi Araştırma Görevlisi Sufian Zhemukhov, Danimarka’dan; Kopenhag Üniversitesi Araştırma Görevlisi Lars Funch Hansen ve Gürcistan’dan Kabardey-Balkarlı tanınmış insan hakları avukatı Larisa Dorogova konuşmacı olarak katıldılar.

The Guardian Moskova muhabiri Miriam Elder ile birlikte mazereti nedeniyle İstanbul’a gelemeyen Rusya Bilimler Akademisi uzmanı Ruslan Kurbanov’un bildirisi salonda okundu.

Mitat Çelikpala “Kafkasya’da Çatışma Alanları” konulu sunumuyla, Ergün Özgür “Abhazya-Rusya İlişkilerinin Geleceği” konulu sunumuyla sempozyumun ilk oturumunda yer aldılar.

Kafkasya’nın Geleceği Sempozyumunun ikinci oturumunda söz alan İşkence Karşıtı Komite Kamu Soruşturma Bölüm Başkanı, insan hakları savunucusu, avukat Dmitri Utukin, “Çeçenya’da İnsan Hakları İhlalleri” konulu sunumunda ,‘Çeçenya’da kontrolü kaybetme korkusuyla baskıcı Kadirov rejimine sınırsız destek veren Rusya Federasyonu yönetiminin, bu bölgede korkunç boyutlara ulaşan insan hakları ihlallerinin birinci dereceden sorumlusu olduğunu’ kaydetti.

Aynı oturumda yer alan avukat Larisa Dorogova da Kabardey-Balkar güvenlik güçleri tarafından, hemen her gün işlenen kanunsuz takibat, tehdit, adam kaçırma, işkence ve yargısız infaz suçlarından somut örnekler vererek sürdürdüğü konuşmasını, çoğunlukla gençleri hedef alan polis şiddeti ve cinayetlerinin, genç nesli direnişe katılmaya zorladığını ve Rusya’nın “Kafkasyalı’sız Kafkasya” amacına hizmet ettiğini söyledi.

“Çerkesya: Soykırım’dan Olimpiyat’a” başlıklı üçüncü oturum ise Murat Papşu’nun, Çerkesya tartışmalarının arka planı ve Çerkes toplumsal hareketlerinin bugün geldiği noktayı ele aldığı sunumuyla başladı. Ardından, Çerkesler hakkındaki çalışmalarıyla Kafkasya ve diasporadaki tanınmış isimlerden olan Lars Funch Hansen, 2014 Soçi Olimpiyatları karşıtı hareketin Çerkes aktivizmine kazandırdığı ivmeyi konu edindi.

Son oturumda yer alan isimlerden Boris Urusov ise Karaçay-Çerkesk Cumhuriyeti’nde geçtiğimiz yıllarda yaşanan anlaşmazlıkların, temelde, Karaçay ve Çerkesler arasındaki etnik bir çatışma olmayıp çıkar gruplarının çatışmasından ibaret olduğunu üzerinde durdu. George Washington Üniversitesinde görev yapan tarihçi ve siyaset bilimci Sufian Zhemukhov da ‘Çerkes Sosyo-Politik Dinamiklerinde İslam Etkisi’ni konu edindiği sunumunda İslam faktörünün geçmişten günümüze Çerkes toplumsal yaşamı ve siyasi hareketlerinde nasıl bir rol oynadığını ortaya koydu.Sempozyum, sonuç bildirgesinin okunmasının ardından sona erdi.




Uluslararası
“KAFKASYA’NIN GELECEĞİ” SEMPOZYUMU

SONUÇ BİLDİRGESİ

12 Mayıs 2012 - Üsküdar Bağlarbaşı Kültür Merkezi

İstanbul - TÜRKİYE

12 Mayıs 2012 tarihinde İstanbul-Üsküdar’da, Bağlarbaşı Kültür Merkezi’nde
Kafkas Vakfı ile İBB Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanlığı’nın ortaklaşa düzenlediği ve 5 ülkeden 9 tebliğci ile STK temsilcileri, akademisyenler, gazeteciler ve ilgili insanların katıldığı “Uluslararası Kafkasya’nın Geleceği Sempozyumu”, aşağıdaki hususları Türkiye ve Rusya Federasyonu başta olmak üzere dünya kamuoyunun dikkatine sunmaktadır:

1. Kafkasya’da yaşayan ve ortak pek çok kültürel öğeyi paylaşan Kuzey Kafkasya halkları, tarihsel süreçte ve son dönemde uygulanan yanlış politikalardan kaynaklanan sorunların yıkıcı sonuçlarını, gerek diasporada gerekse Kafkasya’da hissetmeye devam etmektedir.

2. Gelecekte, Kafkasya halklarının kültürel, insani ve tarihi değerlerini, kendi özgün kimlikleriyle, güvenlik, refah ve huzur içinde yaşama hakkı vardır. Bu hak başta Rusya Federasyonu olmak üzere küresel aktörlerin stratejik çıkarlarına feda edilemez.

3. Bölgede artan adam kaçırma, işkence ve yargısız infazlar, Kuzey Kafkasya’daki şiddet sarmalını daha fazla körüklemektedir. Şiddetin önüne geçmek için güce dayanan merkezi politikalardan vazgeçilmeli, bölge halklarının özgür iradelerini esas alacak ekonomik, kültürel ve medeni girişimler hayata geçirilmelidir.

4. Abhazya, Çeçenya ve Güney Osetya’da yaşanan savaşlar, yeni ve derin acılara yol açmıştır. Bu insanlık suçları uluslar arası hukuk mekanizmalarında yargılanmalı, söz konusu savaşların mağdurlarından özür dilenmelidir.

5. Rusya’da yükselişe geçen milliyetçi eğilimler, başta Kafkasyalılar olmak üzere etnik Rus olmayan tüm halklar için yeni çatışma alanları doğurmaktadır. Rus halkını da olumsuz etkileyen milliyetçi söylem ve politikalardan vazgeçilmeli, Kuzey Kafkasya halklarının iradelerini esas alacak yeni yapılanmaların önü açılmalıdır.

6. Bölgede kalıcı barış ve istikrarın sağlanması amacıyla Rusya ve Türkiye’nin yanı sıra Kuzey Kafkasya halklarının birbirleriyle kuracakları diyalog, huzur ortamının sağlanması için elzemdir.

7. Kuzey Kafkasya’da SSCB döneminde uygulanan uluslar politikasının yaraları günümüzde hala sürmektedir. Toprak ihtilafları başta olmak üzere bölge halkları arasındaki yaşanan etnik sorunların çözümünde atılacak ilk adım, başta Rus milliyetçiliği olmak üzere bölge halkları arasında görülen milliyetçi eğilimlerin bertaraf edilmesidir.

8. Kafkasya halklarının geleceğini, bugün anavatanda ve diasporada yaşayan Kuzey Kafkasyalılar belirlemelidir. Kafkas halklarının özgür iradesine saygı duyulmalı, bölgede devlet başkanlarının Moskova’dan atanması gibi anti-demokratik uygulamalardan vazgeçilmelidir.

9. Rusya Federasyonu yönetimi Kafkasya’daki baskıcı yöneticileri desteklemek ve en temel insan haklarının dahi ihlal edilmesine göz yummak yerine, insanlık adına cesur ve özgürlükçü açılımlar ortaya koymalıdır.

10. Kuzey Kafkasya halklarının dini ve kültürel değerlerini özgürce yaşama iradeleri hiç bir gerekçeyle engellenmemelidir.

11. Kafkasya dışında yaşayan Kafkasyalıların, dillerini ve kültürlerini koruyabilmeleri için Birleşmiş Milletler ve Kafkas kökenli vatandaşı olan ülkeler tarafından desteklenmeleri gerekmektedir.

12. Türkiye ile Rusya Federasyonu arasında vizelerin kaldırılması ilişkilerin gelişmesi için önemli bir adımdır. Ancak, Türkiye’de yaşayan Kuzey Kafkasyalıların, anavatanlarıyla sosyal, kültürel ve ekonomik ilişkilerini geliştirecek kolaylaştırıcı düzenlemelere gidilmesi gerekmektedir. Bu bağlamda ilk adım olarak Rusya Federasyonu diasporadan Kafkasya’ya dönmek isteyenlerin ikamet prosedürünü kolaylaştırmalı, Türkiye ise Abhazya’ya uygulamış olduğu ekonomik ambargoyu kaldırılmalıdır.

13. Çerkes Soykırımı’nın 150. Yıldönümünde yapılacak olan 2014 Soçi Kış Olimpiyatları’nı protesto için gerçekleştirilecek etkinliklerle, Çarlık Rusya’sının Çerkeslere uyguladığı soykırım dünya kamuoyuna hatırlatılmalıdır.

Kocaeli Kitap Fuarındayız



4. Kocaeli Kitap Fuarı devam ediyor... Kafkas Vakfı olarak, 12-20 Mayıs'a tarihleri arasında, Kocaeli Uluslararası Fuar Merkezi C Salonu 26 Numarada yer alan standımıza tüm halkımızı bekliyoruz.


Türk Milliyetçiliğinin Söylemlerinde Çerkesler

Kafkas Vakfı aylık konferanslarının bu ayki konuğu Yıldız Teknik Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Bölümü öğretim üyesi Dr. Setenay Nil Doğan idi. Doğan, 11.12.2011 Pazar günü düzenlediğimiz kahvaltı sonrası verilen konfreransta, "Turan'la Hıyanet Arasında: Türk Milliyetçiliğinin Söylemlerinde Çerkesler" konulu sunumu ile Osmanlı'nın son yıllarından, 1940'larda ortaya çıkan Pan-Türkist harekete kadarki ilk iki dönem (Kurucu Milliyetçilik ve Kemalist Milliyetçilik) boyunca Türk Milliyetçiliğinin söylemlerinde, genel olarak Türk olmayan Müslüman azınlıkların ve özelde Çerkeslerin ne şekilde yer aldığını ve Türkiye'deki Çerkeslerin Türk Milliyetçiliğine bakışını ele aldı.





Soğuk Savaş Sonrası Rusya-Türkiye İlişkileri

Kafkas Vakfı aylık konferanslarının bu ayki konuğu Marmara Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü öğretim üyesi Dr. Emre Erşen idi. Erşen, 11 Mart 2012 Pazar günü düzenlediğimiz kahvaltı sonrası verilen konfreransta, "Soğuk Savaş Sonrası Rusya-Türkiye İlişkileri" konulu sunumu ile bizlerle birlikte oldu.




Birleşik Kafkasya İdeali ve Kafkas Halkları Konfederasyonu

Kafkas Vakfı aylık konferanslarının bu ayki konuğu Birleşik Kafkasya Derneği eski başkanı Nail Sönmez idi. Sönmez, 12.02.2012 Pazar günü düzenlediğimiz kahvaltı sonrası verilen konfreransta, "Birleşik Kafkasya İdeali ve Kafkas Halkları Konfederasyonu" konulu sunumu ile Birleşik Kafkasya düşüncesinin temelleri, Kuzey Kafkasya Cumhuriyeti dönemi ve yakın geçmişimize damgasını vuran Kafkas Halkları Konfederasyonu'nu ele aldı




DİKİL FAİLİN KARŞISINA!
YÜKSELT DİRENİŞ BAYRAĞINI!

Çerkes aktivist örgüt ve gruplarının Çerkesya’ya ve Çerkeslere ne olduğunu Dünya’ya anlatmak için yaptıkları ortak çağrıdır:

21 mayıs 1864, Çerkesya’da uygulanan soykırımın sembol tarihidir.

21 Mayıs, modern Avrupa tarihinin ilk soykırımı, Çerkes Soykırımı’nın dünyaya hatırlatıldığı gündür. Bağımsızlık ve özgürlük yolunda acı çekenleri, mücadele edenleri ve Çarlık Rusyası elinde katledilen bir buçuk milyon insanimizi tekrar hatırladığımız ve kimliğimiz adına adalet arayışımızı tüm dünyaya ilan ettiğimiz, “biz varız” diye haykırdığımız gündür.

Her biri farklı rejim ve tarih dayatmaları altında ve gelecekleri kaygı verici durumda olan Çerkes diasporası tercihini mücadele etmekten, var olmaktan yana yapmıştır. Bugüne dek çıkar grupları ve küresel aktörlerle adeta bir cendereye sokulan toplumumuz yeni çağla birlikte küllerinden yeniden doğduğu bir mücadele sürecini başlatmıştır.

Bizim tam da bittiğimiz gün olarak tarihe geçirilen 21 Mayıs, artık direnişimizin ve dirilişimizin günüdür.

Yaşadığımız aralıksız soykırımın, Kafkasya’da süregelen insan hakları ihlallerinin, faili meçhullerin ve bitmek bilmeyen şiddet döngüsünün ardında Rusya’nın bütün bir Kafkasya’yı hedef alan kolonyal politikaları yatmaktadır. Bu politikalar doğrultusunda, anavatanımızı işgal eden, halkımıza soykırım uygulayarak vatanından eden Rusya, işlediği cürümün 150. yılında Soçi’ye sahte bir tarih ve imaj giydirme çabası içinde. Soykırımın en yoğun yaşandığı bölgelerden olan Soçi, 150 yıl sonra bugün, geçmişinde yaşanan katliamlar ve yerli halkı yok sayılarak, “Geleceğe açılan kapı” mottosuyla dünyaya tanıtılmaya çalışılıyor.

5 milyonun üzerinde Çerkes bugün sürgünde yaşıyor. Dünyanın dört bir yanında, Rusya temsilcilikleri önünde protestolar gerçekleştiriyoruz. Çerkesya’nın başkenti Soçi’de düzenlenmek istenen 2014 Kış Olimpiyatlarına yönelik itirazımızı dünyaya duyuracak ve yalanlar üzerine kurulmuş bu politikanın karşısına dikileceğiz.

Bugün, direniş kültürünün hegemonyaya verdiği en net cevabı birlikte haykırmak üzere; insanlık onurunu savunan herkesi, tüm Dünya Çerkeslerini, Kafkasyalıları ve dostlarımızı gerçekleştireceğimiz eylemlere katılmaya davet ediyor ve sesleniyoruz:

ÖZGÜR BİR ÇERKESYA İÇİN! ÖZGÜR BİR KAFKASYA İÇİN!
DİKİL FAİLİN KARŞISINA!
YÜKSELT DİRENİŞ BAYRAĞINI!
YÜKSELT ÇERKESYA BAYRAĞI’NI!

BERLİN KUZEY KAFKASYA KÜLTÜR DERNEĞİ – BİRLEŞİK KAFKASYA DERNEĞİ – ÇERKES-ADIĞE ULUSAL DERNEĞİ (C-ANA ISRAIL) – ÇERKES HAKLARI İNİSİYATİFİ – ÇERKES KÜLTÜR ENSTİTÜSÜ – DEMOKRASİ İÇİN ÇERKES GİRİŞİMİ – ESKİŞEHİR KAFKAS KÜLTÜR DERNEĞİ GENÇLİK KOM. (EsKafGencKom) – HAMBURG ÇERKES KÜLTÜR DERNEĞİ – İSTANBUL KAFKAS KÜLTÜR DERNEĞİ GENÇ (İKKD GENÇ) – JİNEPS GAZETESİ – KAFKAS EVİ – KAFKASYA FORUMU – KAFKAS VAKFI – KUZEY KAFKASYA İÇİN ADALET GRUBU (JFNC) – SAMSUN BİRLEŞİK KAFKASYA DERNEĞİ – RADIO ADIGA (ÇERKES SESİ) – ULUSLARARASI ÇERKES KONSEYİ

20 Mayıs, Pazar, saat: 13:00
Buluşma noktası: Taksim meydanı Tramvay Durağı.
Basın açıklaması: Rusya Konsolosluğu önü

Organizasyon Komitesi:
Koordinatör: Tuguj Özgür Aktekin: (05363528501)
Temsilciler: Ankara: Dilek Soykuvvet (05064728085), Bilgen Polatkan (05054884958), Tokat: Koban Hüseyin Aybuluk (05079299275), Çorum: Ülkü Solak (05336181011), Kayseri: Erkan Batır (05327356751), Bursa: Serenay Uğur (05549417137), Antalya: Oya Şimşek (05327120488), İzmir: Özlem Özel (05555645101), Murat Öztaş (05055251816), Eskişehir: Jankat Yelbaşı (05545357174), Düzce: Muhammed Salmak (05326177189)





Kafkas Vakfı Konferansları: 4

Kafkas Vakfı olarak düzenlediğimiz aylık konferansların dördüncüsünü Nisan ayında gerçekleştirdik. 10.04.2011 Pazar günü düzenlediğimiz kahvaltı sonrası verilen konfreransta konuşmacı olarak, Prof.Dr. Ufuk Tavkul'u ağırladık. Halen Ankara Üniversitesi Dil Tarih-Coğrafya Fakültesinde öğretim üyesi olarak görev yapan, Kafkasya ve Karaçay-Malkar dili, tarihi ve kültürü hakkında çok sayıda çalışması yayınlanmış olan Ufuk Tavkul, "Kafkasya'nın Etnik ve Kültürel Yapısında Karaçay-Malkarlar" adlı sunumu ve ardından gerçekleştirdiğimiz keyifli sohbetle, konu hakkındaki geniş bilgi birikimini dinleyicilere aktardı.





Alternatif Bir Yaşama Modeli olarak Xabze

Kafkas Vakfı aylık konferansları yeni dönemde de devam ediyor. 20.11.2011 Pazar günü düzenlediğimiz kahvaltı sonrası verilen konfreransta konuşmacı olarak, Yrd.Doç.Dr. Hüseyin Aykut'u ağırladık. Halen Sakarya Üniversitesi Felsefe Bölümü öğretim üyesi olarak görev yapan Hüseyin Aykut, "Alternatif Bir Yaşama Modeli Olarak Xabze" adlı sunumu ile geleneksel kültürler ile modernite arasındaki temel kavrayış farklarını ve buna bağlı olarak xabze'nin günümüz dünyasında alternatif bir yaşama modeli oluşturma yetisini ele aldı.



Soçi Olimpiyatları Karşıtı Hareket ve Çerkes Soykırımı

Kafkas Vakfı aylık konferanslarının bu ayki konuğu Kafkasya Forumu üyesi Mkanba Çağlar Konukman idi. Konukman, 8 Nisan 2012 Pazar günü düzenlediğimiz kahvaltı sonrası verilen konfreransta, "Soçi Olimpiyatları Karşıtı Hareket ve Çerkes Soykırımı Protesto Eylemleri" konulu sunumu ile bizlerle birlikte oldu. Çerkes diasporasının yoğun olarak yaşadığı ülkelerden on beşin üzerinde sivil toplum kuruluşu ve inisiyatifin içerisinde yer aldığı uluslararası May21 hareketinin nasıl ortaya çıktığı, bugüne kadar neler yaptığı ve önümüzdeki dönemde neleri hedeflediğine ilişkin merak edilen sorulara yanıt bulabileceğiniz konferansın tamamını buradan izleyebilirsiniz.





Kafkas Vakfı Konferansları devam ediyor


Kafkas Vakfı olarak düzenlediğimiz aylık konferansların üçüncüsünü Mart ayında gerçekleştirdik. 13.03.2011 Pazar günü düzenlediğimiz kahvaltı sonrası verilen konfreransta konuşmacı olarak, Sn. Fikri Tuna'yı ağırladık. Uzun yıllar Ortadoğu ve Kuzey Afrikadaki önde gelen fikir adamları ile birlikte düşünce hareketleri içerisinde aktif rol oynayan, ayrıca Kafkasya'nın hemem hemen her bölgesinde konferanslar verip önemli düşünce ve siyaset adamları ile temaslar kuran Fikri Tuna, "Sömürü ve Sömürüye Elverişlilik Durumu" adlı sunumu ve ardından gerçekleştirdiğimiz keyifli sohbetle, geniş bir yelpazedeki bilgi birikimi ve tecrübeleri dinleyicilere aktardı.







Tsıpine Bahattin'den Çerkesçe Dualar ve Ağıtlar



Putιn, Tιbιlov ιle Soç&io
So'ι/Ajans Kafkas - Rusya Federasyonu Devlet Ba?kan? Vladιmιr Putιn ve G'ney Osetya Ba?kan? Leonιd Tιbιlov m'ltecιlerιn ya?am standartlar?n?n y'kseltι


Kafkas Vakfı Kahvaltısı yine çok renkli geçti

Kafkas Vakfı geleneksel kahvaltısı bu ay da hemşehrilerimizin buluşmasına ve keyifli sohbetlere vesile oldu. 13.02.2011 Pazar günü bir araya geldiğimiz, yöresel lezzetlerimizle zenginleşen kahvaltıda, Vakfımızın dostlarından Prof.Dr. Yücel Oğurlu ve Sn. Murat Özden birer selamlama konuşması yaptılar. Sn. Murat Özden davetlilere “Çerkes Hakları İnisiyatifi”nin kurulduğunu açıkladı.

İmam Şamil anıldı

4 Şubat 1871’de Medine-i münevverede vefat eden Kafkasya’nın büyük kahramanı İmam Şamil, ölümünün 140. Yıldönümünde rahmetle ve saygıyla anıldı.Vakfımızın kurucularından Sn. Ahmet Ar’ın yaptırdığı duada her zaman olduğu gibi İmam Şamil ve dava arkadaşları da hatırlandı.

Değerli yazar, “İmam Şamil” adlı biyografinin müellifi Sn. Zübeyir Yetik de konuklarımız arasındaydı. İmam Şamil’in hayatı ve mücadelesini anlatan konuşmasıyla misafirlerimize seslenen Zübeyir Yetik, O’nun ve bütün Kafkasya halklarının mücadelesine duyduğu hayranlığını dile getirdi.


Abdüllatif Şener konuğumuzdu

Türkiye Partisi Genel Başkanı Sn. Abdüllatif Şener de Pazar günü bizlerle birlikteydi. Kahvaltımıza katılarak hemşehrilerimizle buluşan Abdüllatif Şener selamlama konuşmasında, Ankara’da yaşadığı için Vakfımızın etkinliklerine katılamamaktan duyduğu üzüntüyü ifade etti.



Kafkas Vakfı Konferansları devam ediyor


Kafkas Vakfı olarak düzenlediğimiz aylık konferansların ikincisini Ocak ayında gerçekleştirdik. 09.01.2011 Pazar günü düzenlediğimiz kahvaltı sonrası verilen konfreransta konuşmacı olarak, özellikle politik kültür, muhafazakarlık, milliyetçilik konularındaki çalışmalarıyla tanınan Prof. Dr. Süleyman Seyfi Öğün’ü ağırladık. “Kimlik ve Aidiyet Sorunları” konulu sunumunun ardından, kendisiyle keyifli bir sohbet gerçekleştirdik. Program katılımcıların yoğun ilgisiyle yaklaşık iki buçuk saati buldu.


Süleyman Seyfi Öğün konuşmasının giriş kısmını kimlik ve aidiyet kavramlarının mahiyetine ayırırken, kimliği dışarıdan edinilen, aidiyetin ise içsel kaynaklı oluşuna vurgu yaptı.

“Aidiyetler dünyası çok heterojen bir dünyadır. Yani heterojenden kastım birden fazla ve hatta çelişkili olsa bile kendi içinde bir arada yaşatabilen bir çeşitlilik gösterir, bir zenginlik gösterir. Kimlikler bizi ne kadar fakirleştiriyorsa aidiyetler o kadar zenginleştiriyor.”

Süleyman Seyfi Öğün kimlik ve aidiyetin birbirinin ikamesi olamayacağını, kimliklerin aidiyetleri tanımlamasının mümkün olmadığını söyledi.

“Mesela Basklılar şöyle bir şey söylüyorlar ispanyada, ‘bizim bir kimliğimiz var, bize dayatılan kimlik yanlıştır, bizim kimliğimiz doğrudur’. Şimdi, karşı çıktığınız bir şeyi esastan tartışmıyorsanız karşı çıktığınız şeye dönüşürsünüz. Kimliklerin dünyasında yeni bir kimlik ihdas etmiş olursunuz, zannedersiniz ki artık oraya aidiyet duyguları birebir oturacak. Oysa aidiyet duyguları öyle tuhaf, öyle çelişkili, öyle çok boyutlu bir dünyadır ki; onun tanımlayacak kimliği bulmak imkansız gibi bir şeydir.”

“Aidiyet dediğimiz zaman ben intikal eden bir şeyler ve tecrübe edilen şeyleri algılıyorum. İntikal eden şeyler dil üzerinden çeşitli metinlerdir. İster yazılı, ister şifahi, fark etmez. Onun üzerinden insanların onu tecrübe etmeleri, onu yorumlamaları ile ilgili bir başka boyutu daha vardır, aidiyet dediğimiz o duygusal kürenin içinde olup biten şeyler bunlardır. Bu da bizim yorumlarımızla ilgilidir. Ve İnsanların özgürlük talebinde bulunmasını anlamlı kılabilecek olan şey yorum dünyasında yerleridir. İnsan yorumlayan bir varlıktır.”

Süleyman Seyfi Öğün siyaseti tüketimin bir fonksiyonu olarak tanımladı ve kimlik üzerinden siyaset yapmanın tehlikelerine değindi.

“Çerkes tarafından konuşacak olursak, evet ben bu gün dilimi bilmiyorum, bunu hesabını soralım, bu ne biçim şey! Bu ne rezillik! Hakkaten rezilliktir bunlar. Hikayem çok yakıcıdır. Herkesin hikayesi çok yakıcıdır. Ve çok doğrudur. Pislik yedirmedik mi güneydoğudaki insanlara? Yaptık bunu. Diyarbakır cezaevinde canlarına okumadı devlet insanların? Evet. Size ne hikayeler anlatacaklar. Ben dinlediğim zaman insanlığımdan utanıyorum. Doğru mu, doğru. Bunlar çok doğru küçük hikayeler, Aleviler de anlatabilir, herkes anlatabilir. Canı yanmamış yok çünkü. Şimdi soru şu: ‘bu kadar küçük ve çok doğru hikayeden hangi büyük hikayeyi anlatacağız? O öyle bir hikaye olmak zorunda ki onun içinde küçük hikayeler yerini koruyacak, atlanmamış olacak. Ama o bir büyük hikaye olacak. Yoksa o hikayeleri küçülterek, o hikayeler içerisinde çok daha yakıcı bir anlatı düzeyi tutturarak en az iki üç nesli sosyalleştirebiliriz, ama buradan hiçbir şey çıkmaz. Başka bir şey söyleyeyim, daha vahim olan bir şey söyleyeyim, tüketim çağında yaşadığımızı hiç unutmayalım. Bunları bize önce söyletirler… daha da söyle derler… tüketim çağı çünkü. Eğer siyaset de tüketimin fonksiyonuysa, -bence bugün odur, başka hiçbir şey değildir- ‘Düşünüyorum o halde varım’ diyen bir ontolojiden, bugün ‘söylüyorum o halde varım’a geçiyoruz. Veya bir süre sonra artık ‘söylentiler üzerinden var olmak’, hatta bir süre sonra bunları hiç dinlemeyip ‘sadece bu söylentilerin sembolleri üzerinden var olmak’ gibi tuhaf bir sığlığa doğru gidiyoruz.”



Kafkas Vakfı’ndan 3. Arama Konferansı

Kafkas Vakfı, misyon ve vizyonunu yeniden tanımlayıp kurumsal kimliğini geliştirmek için düzenlediği arama konferanslarından üçüncüsünü 13 Haziran’da gerçekleştirdi. İstanbul-İkitelli’de Hasırlı Restoran’da düzenlenen konferansa Kafkas Vakfı’nın kurucular kurulu üyeleri, eski ve mevcut yönetim kurulu üyeleri ve vakıf çalışmalarına iştirak eden gönüllüler katıldı. Yar. Doç. Dr. Rahmi Deniz Özbay'ın moderatörlüğünde yürütülen konferansta vakfın vizyon ve misyona ilişkin sorunları tartışılıp öncelikleri belirlendi. Ajans Kafkas’ın büyütülmesi, anavatan ve diaspora kuruluşlarıyla ilişkilerin geliştirilmesi, öğrenci yurdu ve araştırma merkezi kurulması tartışılan konular arasındaydı.


Kafkas Vakfı 2. Arama Konferansı'nı İstanbul'da gerçekleştirdi

Kafkas Vakfı, kurumsal kimliğini masaya yatırıp vizyon ve misyonunu yeniden şekillendirmeye çalıştığı Arama Konferansı'nın ikincisini İstanbul'da gerçekleştirdi. 2 Mart'ta yapılan ikinci konferansta 24-25 Kasım 2007 tarihlerinde Kuzuluk'ta gerçekleştirilen birinci konferansta tespit edilen sorunların çözümüne ilişkin 52 öneri ele alındı. >>>

Kafkas Vakfı’nda yeni dönem
Kafkas Vakfı, 28 Mart’taki genel kurulunun ardından yeni yönetimini belirledi. Kafkas Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Yılmaz Tok, 2008’den beri yürüttüğü görevini İlhami Şıklaroğlu’na devretti. Başkan yardımcılığını ise Şakir Şahin üstlendi. Yeni yönetim kurulunda Ali Barut, Şahin Arıkan, Mehmet Hasdemir, Mesut Ünal, Selahattin Timur, Yusuf Altınok, Hüseyin Tok, Hasan Mevdudi Bayçora, Mücahit Elbruz Us, Taha Yasin Arslan ve Mücahit Çakır yer aldı.

KafkasVakfı vizyon ve misyonunu tartıştı

Kafkas Vakfı, 24-25 Kasım tarihlerinde iki günlük arama konferansıyla kurumsal kimliğini masaya yatırdı. Yönetim kurulu ve kurucular kurulu üyelerinin yanı sıra vakıf yakın çevresindeki isimleri bir araya getiren arama konferansında hem Kafkas Vakfı hem de Türkiye’deki Kafkas toplumunun öncelikli sorunları tespit edilip çözüm önerileri tartışıldı. >>>

Çerkeslerden demokratik deklarasyon
İstanbul/Ajans Kafkas - Demokratik açılım sürecinde var olmak için ortaya çıkan Çerkesler, taleplerini kamuoyuyla paylaştı. Demokrasi İçin Çerkes Girişimi’nin açıkladığı talepler arasında itham edici resmi tarihin reddedilip tarihin yeniden yazılması, ana dilin korunmasına yönelik önlemler alınması ve Çerkesçe isimlerle ilgili yasakların kaldırılması öne çıktı
. Haberin devamı


 
   

Sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur. Kaynak gösterilmeden kopya yapılamaz.
İmzalı yazılar yazarlarını bağlar. Copyright © 2000-2004 Kafkas Vakfı
 Uygulama: Ajans Kafkas
İrtibat Tel: +90.216 481 06 77-78 Fax:+90.216 335 72 17