Kafkas
Vakfı
aylık konferansları yeni dönemde de devam ediyor. 20.11.2011 Pazar günü düzenlediğimiz kahvaltı sonrası
verilen
konfreransta konuşmacı olarak, Yrd.Doç.Dr. Hüseyin Aykut'u ağırladık. Halen Sakarya Üniversitesi Felsefe Bölümü öğretim üyesi olarak
görev yapan Hüseyin Aykut, "Alternatif Bir Yaşama Modeli Olarak Xabze" adlı sunumu ile geleneksel kültürler ile modernite arasındaki temel kavrayış farklarını ve buna bağlı olarak xabze'nin günümüz dünyasında alternatif bir yaşama modeli oluşturma yetisini ele aldı.
Türk Milliyetçiliğinin Söylemlerinde Çerkesler
Kafkas
Vakfı
aylık
konferanslarının bu ayki konuğu Yıldız Teknik Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Bölümü öğretim üyesi Dr. Setenay Nil Doğan idi. Doğan, 11.12.2011 Pazar günü
düzenlediğimiz kahvaltı sonrası
verilen
konfreransta, "Turan'la Hıyanet Arasında: Türk Milliyetçiliğinin Söylemlerinde Çerkesler" konulu sunumu ile Osmanlı'nın son yıllarından, 1940'larda ortaya çıkan Pan-Türkist harekete kadarki ilk iki dönem (Kurucu Milliyetçilik ve Kemalist Milliyetçilik) boyunca Türk Milliyetçiliğinin söylemlerinde, genel olarak Türk olmayan Müslüman azınlıkların ve özelde Çerkeslerin ne şekilde yer aldığını ve Türkiye'deki Çerkeslerin Türk Milliyetçiliğine bakışını ele aldı.
Kafkas Vakfı Konferansları: 4
Kafkas
Vakfı olarak düzenlediğimiz aylık konferansların dördüncüsünü Nisan ayında
gerçekleştirdik. 10.04.2011 Pazar günü düzenlediğimiz kahvaltı sonrası verilen
konfreransta konuşmacı olarak, Prof.Dr. Ufuk Tavkul'u ağırladık. Halen Ankara Üniversitesi Dil Tarih-Coğrafya Fakültesinde öğretim üyesi olarak görev yapan, Kafkasya ve Karaçay-Malkar dili, tarihi ve kültürü hakkında çok sayıda çalışması yayınlanmış olan Ufuk Tavkul, "Kafkasya'nın Etnik ve Kültürel Yapısında Karaçay-Malkarlar" adlı sunumu ve ardından gerçekleştirdiğimiz keyifli sohbetle, konu hakkındaki geniş
bilgi birikimini dinleyicilere aktardı.
Kafkas Vakfı Konferansları devam ediyor Kafkas
Vakfı olarak düzenlediğimiz aylık konferansların üçüncüsünü Mart ayında
gerçekleştirdik. 13.03.2011 Pazar günü düzenlediğimiz kahvaltı sonrası verilen
konfreransta konuşmacı olarak, Sn. Fikri Tuna'yı ağırladık. Uzun yıllar
Ortadoğu ve Kuzey Afrikadaki önde gelen fikir adamları ile birlikte düşünce
hareketleri içerisinde aktif rol oynayan, ayrıca Kafkasya'nın hemem hemen her
bölgesinde konferanslar verip önemli düşünce ve siyaset adamları ile temaslar
kuran Fikri Tuna, "Sömürü ve Sömürüye Elverişlilik Durumu" adlı
sunumu ve ardından gerçekleştirdiğimiz keyifli sohbetle, geniş bir yelpazedeki
bilgi birikimi ve tecrübeleri dinleyicilere aktardı.
Kafkas Vakfı
geleneksel kahvaltısı bu ay da hemşehrilerimizin buluşmasınave keyifli
sohbetlere vesile oldu. 13.02.2011 Pazar günü bir araya geldiğimiz, yöresel lezzetlerimizle
zenginleşen kahvaltıda, Vakfımızın dostlarından Prof.Dr. Yücel Oğurlu ve Sn.
Murat Özden birer selamlama konuşması yaptılar. Sn. Murat Özden davetlilere “Çerkes
Hakları İnisiyatifi”nin kurulduğunu açıkladı.
İmam Şamil anıldı
4 Şubat 1871’de
Medine-i münevverede vefat eden Kafkasya’nın büyük kahramanı İmam Şamil,
ölümünün 140. Yıldönümünde rahmetle ve saygıyla anıldı.Vakfımızın
kurucularından Sn. Ahmet Ar’ın yaptırdığı duada her zaman olduğu gibi İmam
Şamil ve dava arkadaşları da hatırlandı.
Değerli yazar, “İmam Şamil” adlı biyografinin müellifi Sn. Zübeyir Yetik de
konuklarımız arasındaydı. İmam Şamil’in hayatı ve mücadelesini anlatan konuşmasıyla
misafirlerimize seslenen Zübeyir Yetik, O’nun ve bütün Kafkasya halklarının
mücadelesine duyduğu hayranlığını dile getirdi.
Abdüllatif Şener konuğumuzdu
Türkiye
Partisi Genel Başkanı Sn. Abdüllatif Şener de Pazar günü bizlerle birlikteydi.
Kahvaltımıza katılarak hemşehrilerimizle buluşan Abdüllatif Şener selamlama
konuşmasında, Ankara’da yaşadığı için Vakfımızın etkinliklerine katılamamaktan duyduğu
üzüntüyü ifade etti.
Kafkas Vakfı Konferansları devam ediyor
Kafkas Vakfı olarak düzenlediğimiz aylık konferansların ikincisini Ocak ayında gerçekleştirdik.
09.01.2011 Pazar günü düzenlediğimiz kahvaltı sonrası verilen konfreransta
konuşmacı olarak, özellikle politik kültür, muhafazakarlık, milliyetçilik
konularındaki çalışmalarıyla tanınan Prof. Dr. Süleyman Seyfi Öğün’ü ağırladık.
“Kimlik ve Aidiyet Sorunları” konulu sunumunun ardından, kendisiyle keyifli bir
sohbet gerçekleştirdik. Program katılımcıların yoğun ilgisiyle yaklaşık iki
buçuk saati buldu.
Süleyman Seyfi Öğün konuşmasının giriş kısmını kimlik ve aidiyet kavramlarının
mahiyetine ayırırken, kimliği dışarıdan edinilen, aidiyetin ise içsel kaynaklı
oluşuna vurgu yaptı.
“Aidiyetler dünyası çok heterojen bir dünyadır. Yani
heterojenden kastım birden fazla ve hatta çelişkili olsa bile kendi içinde bir
arada yaşatabilen bir çeşitlilik gösterir, bir zenginlik gösterir. Kimlikler
bizi ne kadar fakirleştiriyorsa aidiyetler o kadar zenginleştiriyor.”
Süleyman Seyfi Öğün kimlik ve aidiyetin birbirinin
ikamesi olamayacağını, kimliklerin aidiyetleri tanımlamasının mümkün olmadığını
söyledi.
“Mesela Basklılar şöyle bir şey söylüyorlar ispanyada,
‘bizim bir kimliğimiz var, bize dayatılan kimlik yanlıştır, bizim kimliğimiz
doğrudur’. Şimdi, karşı çıktığınız bir şeyi esastan tartışmıyorsanız karşı
çıktığınız şeye dönüşürsünüz. Kimliklerin dünyasında yeni bir kimlik ihdas
etmiş olursunuz, zannedersiniz ki artık oraya aidiyet duyguları birebir
oturacak. Oysa aidiyet duyguları öyle tuhaf, öyle çelişkili, öyle çok boyutlu
bir dünyadır ki; onun tanımlayacak kimliği bulmak imkansız gibi bir şeydir.”
“Aidiyet dediğimiz zaman ben intikal eden bir şeyler
ve tecrübe edilen şeyleri algılıyorum. İntikal eden şeyler dil üzerinden
çeşitli metinlerdir. İster yazılı, ister şifahi, fark etmez. Onun üzerinden
insanların onu tecrübe etmeleri, onu yorumlamaları ile ilgili bir başka boyutu
daha vardır, aidiyet dediğimiz o duygusal kürenin içinde olup biten şeyler
bunlardır. Bu da bizim yorumlarımızla ilgilidir. Ve İnsanların özgürlük
talebinde bulunmasını anlamlı kılabilecek olan şey yorum dünyasında yerleridir.
İnsan yorumlayan bir varlıktır.”
Süleyman Seyfi Öğün siyaseti tüketimin bir fonksiyonu
olarak tanımladı ve kimlik üzerinden siyaset yapmanın tehlikelerine değindi.
“Çerkes tarafından konuşacak olursak, evet ben bu gün
dilimi bilmiyorum, bunu hesabını soralım, bu ne biçim şey! Bu ne rezillik!
Hakkaten rezilliktir bunlar. Hikayem çok yakıcıdır. Herkesin hikayesi çok
yakıcıdır. Ve çok doğrudur. Pislik yedirmedik mi güneydoğudaki insanlara?
Yaptık bunu. Diyarbakır cezaevinde canlarına okumadı devlet insanların? Evet.
Size ne hikayeler anlatacaklar. Ben dinlediğim zaman insanlığımdan utanıyorum.
Doğru mu, doğru. Bunlar çok doğru küçük hikayeler, Aleviler de anlatabilir,
herkes anlatabilir. Canı yanmamış yok çünkü. Şimdi soru şu: ‘bu kadar küçük ve
çok doğru hikayeden hangi büyük hikayeyi anlatacağız? O öyle bir hikaye olmak
zorunda ki onun içinde küçük hikayeler yerini koruyacak, atlanmamış olacak. Ama
o bir büyük hikaye olacak. Yoksa o hikayeleri küçülterek, o hikayeler
içerisinde çok daha yakıcı bir anlatı düzeyi tutturarak en az iki üç nesli
sosyalleştirebiliriz, ama buradan hiçbir şey çıkmaz. Başka bir şey söyleyeyim,
daha vahim olan bir şey söyleyeyim, tüketim çağında yaşadığımızı hiç
unutmayalım. Bunları bize önce söyletirler… daha da söyle derler… tüketim çağı
çünkü. Eğer siyaset de tüketimin fonksiyonuysa, -bence bugün odur, başka hiçbir
şey değildir- ‘Düşünüyorum o halde varım’ diyen bir ontolojiden, bugün
‘söylüyorum o halde varım’a geçiyoruz. Veya bir süre sonra artık ‘söylentiler
üzerinden var olmak’, hatta bir süre sonra bunları hiç dinlemeyip ‘sadece bu
söylentilerin sembolleri üzerinden var olmak’ gibi tuhaf bir sığlığa doğru
gidiyoruz.”
Kafkas Vakfı’ndan 3. Arama Konferansı
Kafkas Vakfı, misyon ve vizyonunu yeniden tanımlayıp kurumsal kimliğini geliştirmek için düzenlediği arama konferanslarından üçüncüsünü 13 Haziran’da gerçekleştirdi. İstanbul-İkitelli’de Hasırlı Restoran’da düzenlenen konferansa Kafkas Vakfı’nın kurucular kurulu üyeleri, eski ve mevcut yönetim kurulu üyeleri ve vakıf çalışmalarına iştirak eden gönüllüler katıldı. Yar. Doç. Dr. Rahmi Deniz Özbay'ın moderatörlüğünde yürütülen konferansta vakfın vizyon ve misyona ilişkin sorunları tartışılıp öncelikleri belirlendi. Ajans Kafkas’ın büyütülmesi, anavatan ve diaspora kuruluşlarıyla ilişkilerin geliştirilmesi, öğrenci yurdu ve araştırma merkezi kurulması tartışılan konular arasındaydı.
Kafkas Vakfı 2. Arama Konferansı'nı İstanbul'da gerçekleştirdi
Kafkas Vakfı, kurumsal kimliğini masaya yatırıp vizyon ve misyonunu yeniden şekillendirmeye çalıştığı Arama Konferansı'nın ikincisini İstanbul'da gerçekleştirdi. 2 Mart'ta yapılan ikinci konferansta 24-25 Kasım 2007 tarihlerinde Kuzuluk'ta gerçekleştirilen birinci konferansta tespit edilen sorunların çözümüne ilişkin 52 öneri ele alındı. >>>
Kafkas Vakfı’nda yeni dönem
Kafkas Vakfı, 28 Mart’taki genel kurulunun ardından yeni yönetimini belirledi. Kafkas Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Yılmaz Tok, 2008’den beri yürüttüğü görevini İlhami Şıklaroğlu’na devretti. Başkan yardımcılığını ise Şakir Şahin üstlendi. Yeni yönetim kurulunda Ali Barut, Şahin Arıkan, Mehmet Hasdemir, Mesut Ünal, Selahattin Timur, Yusuf Altınok, Hüseyin Tok, Hasan Mevdudi Bayçora, Mücahit Elbruz Us, Taha Yasin Arslan ve Mücahit Çakır yer aldı.
KafkasVakfı vizyon ve misyonunu tartıştı
Kafkas Vakfı, 24-25 Kasım tarihlerinde iki günlük arama konferansıyla kurumsal kimliğini masaya yatırdı. Yönetim kurulu ve kurucular kurulu üyelerinin yanı sıra vakıf yakın çevresindeki isimleri bir araya getiren arama konferansında hem Kafkas Vakfı hem de Türkiye’deki Kafkas toplumunun öncelikli sorunları tespit edilip çözüm önerileri tartışıldı. >>>
Çerkeslerden demokratik deklarasyon
İstanbul/Ajans Kafkas - Demokratik açılım sürecinde var olmak için ortaya çıkan Çerkesler, taleplerini kamuoyuyla paylaştı. Demokrasi İçin Çerkes Girişimi’nin açıkladığı talepler arasında itham edici resmi tarihin reddedilip tarihin yeniden yazılması, ana dilin korunmasına yönelik önlemler alınması ve Çerkesçe isimlerle ilgili yasakların kaldırılması öne çıktı. Haberin devamı