KAFKAS
V
AKFI
 VAKIF HAKKINDA  
 BUGÜNKÜ 
 KAFKASYA
 
 ANALİZ  
 DİASPORA  
 KÜLTÜR  
 TARİH  
 İZ BIRAKANLAR  
 KAFKAS
 KİTAPLIĞI
 
 BELGELERLE 
 KAFKASYA
 
   
 SERBEST KÜRSÜ  
 MÜZİK  
 SOHBET ODASI  
 E-MAİL  
 ANA SAYFA  
 


 

İbrahim Aliyev, Dağıstan'daki din eğitiminin genel durumunu anlattı

Bir elifba bile büyük ihtiyaç

FEHİM TAŞTEKİN

Bir dönem Dağıstan Diyanet'inin Türkiye temsilciliğini yapan İbrahim Aliyev, Dağıstan'da din eğitimi konusunda yapılan çalışmaları ve karşılaştıkları sorunları Ajans Kafkas'a anlattı. Aynı zamanda Emanet Vakfı'nın kurucusu olan Aliyev'in anlattıklarına göre, Dağıstan'da öğrenciler için Kuran-ı Kerim ve Kur'an öğrenim kitabı "elifba"yı bulmak bile başlı başına bir sorun. İşte Aliyev'in ağzından Dağıstan Müslümanların karşılaştıkları sorunlar:

Sovyet Rusya'dan Müslümanlara nasıl bir miras kaldı?

Sovyetler dağıldığında 24 tane cami ayaktaydı. Halbuki İmam Şamil'in döneminde Dağıstan'da 2000 cami vardı. Şu anda 1500 civarında cami var. Mohaçkale'deki Yusuf Bey Camii 7.500 kişi kapasiteli. 1990'dan itibaren yaklaşık 1000 cami inşa edildi. Yüzlerce cami de yeniden onarıldı. Hala camiye çevrilmeyi bekleyen eski eserler var. Boş olarak bekliyorlar. Birileri beş kuruş verirse buralar da tekrar hayat bulacak.

Peki dini kitap yayıncılığı açısından yeterli imkanlara sahip misiniz?

Hayır. Kur'an-ı Kerim'i Türkiye'de bastırdık. Moskova ve Kazan'da da Kur'an-ı Kerim basıldı.

Peki halkın Kur'an-ı Kerim ihtiyacı ne durumda?

Talebelerin Kur'an ihtiyacının yüzde 25'ini Türkiye Diyanet İşleri Başkanlığı karşıladı. Türkiye'deki Kafkas Vakfı gibi diğer vakfılar da yüzde 10'unu karşıladılar. Şu anda bin adet Kur'an öğrenim kitabına yani elifbaya ihtiyaç var. Yaz döneminde özellikle çok ihtiyacımız oluyor.

Şu an Dağıstan'da din eğitimi alanında ne tür bir çalışma yapılıyor?

Rusya'nın Kafkasya'yı işgali ve Osmanlı'nın dağılmasından sonra oradaki Müslümanların buradakilerle irtibatı kesildi. Aradaki perde Allah'ın izniyle kalkmış durumda.
Diasporadaki Dağıstanlılar 1980'den sonra Mohaçkale'de bir kongre yaptı. Bu kongrede Müslümanların bir araya gelmeleri ve Dağıstanlıların birbirine el uzatması gerektiği belirtildi. Bu kongrede Vatan Derneği kuruldu. Dünyanın neresinde olursa olsun bütün Dağıstanlıların birleşmesini amaçlıyordu. Abdullah Magomedov bu derneğin başkanı seçildi.

Din eğitimi verecek yeterli kadronuz var mı?

Sözünü ettiğim Vatan Derneği, Türkiye Diyanet Vakfı tarafından Türkiye'ye davet edildi. Burada değişik vakıflarla görüşmeler yapıldı. Yapılan görüşmeler sonucunda din adamı ihtiyacını karşılamak için Dağıstan'dan Türkiye'ye öğrenci getirilmesi kararlaştırıldı.
Vatan Derneği bu işin temelini attı. Biz de 1993'te Emanet Vakfı'nın kurarak çalışmaları devam ettirdik. Dağıstan'dan 50 erkek 15 kız öğrenci Türkiye'ye getirildi. Bu öğrencilerden 11'i hafızlık eğitimi aldı. 15 kız öğrenci İmam-Hatip'te ders vermek için öğretmen olarak yetişti. Öğrencilerden bir kısmı Türkiye'deki diğer üniversitelere geçiş yaptı.

Peki bu öğrenciler şimdi ne yapıyor?

Şu anda Dağıstan'ın altı bölgesinde ders veriyorlar. Türkiye'de 11 erkek çocuğu hafızlık eğitimi aldıktan sonra geri döndü. Şu anda Dağıstan'da 27 hafız var. Bunların 11'i Türkiye'de yetişti. Yarışmalarda Türkiye'de okuyanlar ödül aldılar.
Dağıstan'a dönen 11 hafız ve 15 kız öğrenci oradaki diyanetle beraber değişik bölgelere dağıldılar.

Öğrenci potansiyeli hakkında neler söyleyebilirsiniz?

Binatlı'da 22 kız öğrenci, İnçha'da 25, Burtunay'da 150, Dilim'de 60, Karlanyurt'ta 26, Mohaçkale'da 50 adet öğrenci gündüz eğitim alıyor.

Öğrenciler nerelerde eğitim alıyor? Kur'an kursu, medrese, İmam Hatip...

Diyanet'e bağlı Kur'an kurslarında eğitim alıyorlar. Bunların arasında Dili ve Mohaçkale'deki kurslar aynı zamanda yatılı. Hafızlarımız hafız yetiştirme programı çerçevesinde Hasavyurt ve Mohaçkale'de açılan kurslarda öğretmenlik yapıyor. Hasavyurt'ta 40 kişi Mohaçkale'de 90 kişi hafızlık eğitimi almaya başladı.

Peki bu eğitim çalışmalarını kim finanse ediyor?

Buradaki öğrencilerin bütün masrafları Türkiye'deki vakıflar tarafından karşılanıyor.
Ayrıca Türkiye'den 4 hoca bu çalışmaları denetliyor. Ve her hafta koordinasyon toplantısı yaparak belirlenen programın gidişatını tartışıyoruz.
Öğrencilerimiz spor, kıraat, fen bilimleri gibi değişik dallarda düzenlenen 9 yarışmada dereceye girmeyi başardılar.

Bir de Hasavyurt'ta İmam-Hatip Lisesi'ndeki eğitim sistemini sormak istiyorum...

Hasavyurt İmam Hatip Lisesi 1998'de açıldı. Bu okul Diyanet ile halkın işbirliği ile yapıldı. Burada 32 öğrenci bulunuyor. Şu anda orta 1 ve ikinci sınıflar eğitim alıyor. Türkiye'deki İmam Hatiplerin müfredatı dikkate alındı. 6 din dersi öğretmeni var. Normal derslerin öğretmenleri ise milli eğitime bağlı diğer okullardan geliyor. Bir öğrenci iki diploma alıyor. Normal liseden aldığı diplomaya ilaveten İmam Hatip'ten de ayrıca bir diploma alıyor.
Ayrıca dağcılık gibi spor aktivitelerinden dolayı öğrencilerimiz sertifika alıyor. Bu sertifikalarla istedikleri üniversiteye gidebilirler.

Emanet Vakfı ile bu okulun ilgisi nedir?

Emanet Vakfı öğrencilerin giderlerini karşılıyor. Vakfın kurucusu benim. Öğrencilere haftada bir gün tatil veriyoruz. Çocukları o gün eve gönderiyoruz. Yaz döneminde bir ay dağda, bir ay denizde kampa gidiyoruz.

Bu okulun statüsü nedir? Mesela genel giderlerini kim karşılıyor?

Okulun bina kirası, doğalgaz, elektrik gibi genel giderleri belediye tarafından karşılanıyor. Öğretmen atamaları Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yapılıyor. Vakıf olarak öğretmen bulup onları önerme hakkımız var.

Son olarak Dağıstan'da Rusların İslam'a ilgisini merak ediyorum...

1990'dan sonra Ruslar arasında da İslam'a ilgi gösterenler artmaya başladı. Benim bildiğim 350 kişi Müslüman oldu.


Dağıstan'dan 50 erkek 15 kız öğrenci Türkiye'ye getirildi. Bu öğrencilerden 11'i hafızlık eğitimi aldı. 15 kız öğrenci İmam-Hatip'te ders vermek için öğretmen olarak yetişti.

Talebelerin Kur'an ihtiyacının yüzde 25'ini Türkiye Diyanet İşleri Başkanlığı karşıladı. Türkiye'deki Kafkas Vakfı gibi diğer vakfılar da yüzde 10'unu karşıladılar.

İbrahim Aliyev:
Öğrencilere haftada bir gün tatil veriyoruz. Çocukları o gün eve gönderiyoruz. Yaz döneminde bir ay dağda, bir ay denizde kampa gidiyoruz."

Görüş ve önerileriniz için: Fehim Taştekin (Ajans Kafkas Editörü)

 
Anasayfa | Vakıf Hakkında | Ajans Kafkas | Bugünkü Kafkasya | Analiz | Diaspora | Kültür | Tarih | İz Bırakanlar | Kafkas Kitaplığı Belgelerle Kafkasya | Müzik | Resim Arsivi | Serbest Kürsü | Sohbet Odası | Linkler