|
Çeçen dramı
unutuldu
Mashadov'un Türkiye Temsilcisi Huseyinov, başta işkence kampları
olmak üzere Rus zulmünün kasıp kavurduğu Çeçenistan'da yaşananlara
İslam dünyasının sessiz kalmasının kendilerini derinden yaraladığını
söyledi.
Savaşın ve Rus
zulmünün sürdüğü Çeçenistan'daki dram karşısında dünya kamuoyunun
başlangıçtan beri süren ilgisizliği, son zamanlarda tam anlamıyla
'üç maymun' tavrına dönüştü. Çeçenistan Cumhurbaşkanı Aslan Mashadov'un
Enformasyondan Sorumlu Türkiye Temsilcisi Halid Hüseyinov, başta
işkence kampları olmak üzere Rus zulmünün kasıp kavurduğu Çeçenistan'da
yaşananlara dünyanın ve özellikle de İslam dünyasının sessiz kalmasının
kendilerini derinden yaraladığını söyledi.
İşkence kampları
Hüseyinov, Ruslar'ın Gudermes, Çervlonnaya, Grozni Hankala, Nour
gibi Çeçenistan'ın değişik bölgelerinde kurdukları işkence kamplarında
insanlık dışı uygulamalarını sürdürdüğünü kaydetti. Huseyinov, sözlerini
şöyle sürdürdü: "Rus askerleri, gece gelip bir köyü iki üç
saat abluka altına alıyorlar. Hiç kimseyi içeri ve dışarı bırakmıyorlar.
'Temizlik yapıyoruz' diyorlar. Evlere giriyorlar, beğendikleri bir
şey olursa hiç sormadan alıyorlar, birisinin bakışını beğenmezlerse
onu alıyorlar, işkence kampına götürüyorlar. Biri sesini yükseltirse
onu da alıyorlar. Yani istedikleri gibi hareket ediyorlar. İşkence
kampına götürdükleri insanlara çeşitli işkenceler yapıyorlar. Bu
insanların yakınları, ne yapacaklarını bilmeden para toplamaya çalışıyorlar.
Çünkü askerler, para vermeyince istedikleri gibi davranıyorlar.
Yakınları topladıkları parayı askerlere verdiklerinde çocuklarını
kurtarıyorlar".
Mülteciler de zor durumda
Çeçenistan'daki Rus zulmü sürerken diğer yandan da Çeçen mültecilerin
çeşitli ülkelerde zor şartlarda yaşamaya çalıştığını anlatan Huseyinov,
özellikle İnguşetya'da bulunan 200 bin Çeçen mültecinin zor şartlarda
yaşam mücadelesi verdiklerini söyledi. İnguşetya'da 200 bin, Azerbaycan'da
12 bin, Gürcistan'da da 500 Çeçen mülteci bulunduğunu anlatan Huseyinov,
"Gürcistan ve Azerbaycan'daki mültecilerin durumları Elhamdülillah
iyi. Yemekleri, giyecekleri her şeyleri var. Ama İnguşetya'daki
mülteciler, orası da Rusya'ya bağlı olduğu için, çeşitli zorluklar
çekiyorlar. Dünyadan yardım geldiğinde Ruslar kendi ellerinden geçmeden
mültecilere vermiyorlar. Beğendikleri şeyleri ya alırlar ya satarlar.
Hatta kendi askerlerine bile gönderiyorlar" diye konuştu.
Dünya şahit olmalı
Rusya'nın son zamanlarda Çeçenistan'la anlaşma yapmaya çalıştığını
hatırlatan Huseyinov, "Onlar anladılar ki Çeçenistan'da savaşla
hiçbir şey başaramazlar. Şimdi, dünyaya haber vermeseler bile, gizli
olarak bir anlaşma yapmaya çalışıyorlar. Ama biz şahidiz ki, 1994'te
Mayıs'ın 12'inde Cumhurbaşkanımız Aslan Mashadov ile Rusya Başkanı
Yeltsin'in bir anlaşması vardı. Ruslar, o anlaşmayı uygulamadılar.
Şimdi böyle bir anlaşma olursa bile, dünya kamuoyu ve uluslararası
kuruluşların şahitlikleri önünde olabilir. Böyle bir anlaşma olmazsa,
biz İnşaallah sonuna kadar savaşacağız. Allah yardımcıdır. Savaşın
ne zaman biteceğini ise Allah bilir" dedi.
Kontrol Ruslar'da değil
Çeçenistan'da kontrolün Ruslar'da olmadığını da anlatan Huseyinov,
"Rus askerleri Çeçenistan'da her yerde olsa bile onların kontrolü
altında bir şey yoktur. Her yerdeler, ama kontrolleri altında değil.
Başta başkent Grozni olmak üzere, diğer bölgelerde bulunan Rus askerleri
kendi koydukları sınırların dışına çıkamıyorlar. Karargahı kurarlar,
o karargahtan çıkamazlar" şeklinde konuştu.
Yeni Şafak 14.01.2001
|
|