KAFKAS
V
AKFI
 VAKIF HAKKINDA  
 BUGÜNKÜ 
 KAFKASYA
 
 ANALİZ  
 DİASPORA  
 KÜLTÜR  
 TARİH  
 İZ BIRAKANLAR  
 KAFKAS
 KİTAPLIĞI
 
 BELGELERLE 
 KAFKASYA
 
   
 SERBEST KÜRSÜ  
 MÜZİK  
 SOHBET ODASI  
 E-MAİL  
 ANA SAYFA  
 
 ENGLISH
 RUSSIAN
 ARABIC
 


Kafkas-Abhaz Dayanışma Komitesi, Sezer'den Türkiye'nin Gürcistan ve Ahbazya arasında arabuluculuk yapmasını istedi

'Gürcistan'a askeri yardımlar durdurulsun'

Komite temsilcileri Cumhurbaşkanı Sezer'e, "Türkiye'nin Abhazya'yı ihmal ederek Gürcistan'a yaptığı yardımlar bizi üzüyor. Özellikle askeri yardımlardan tedirginiz. Askeri yardımların kesilmesini ya da "Abhazya'ya karşı kullanılmayacak şartı"nın konulmasını istiyoruz" dedi.


20.02.2001

Kafkas Abhaz Dayanışma Komitesi, Cumhurbaşkanı Ahmet Sezer'den Türkiye'nin Gürcistan'a askeri yardımlarını durdurmasını ya da "Abhazya'ya karşı kullanılmaması şartını koymasını istedi.

24 Ocak 2001'de Sezer'le görüşen Abhaz heyeti, Türkiye'nin Abhazya ve Gürcistan arasında 1993'ten beri çözüme kavuşmayan sorunun halledilmesi için arabuluculuk yapması gerektiğini dile getirdi.

Cumhurbaşkanlığı Köşkü'nde yapılan görüşmede Cumhurbaşkanı Sezer'in, Türkiye'nin Abhazya'yı yalnız bırakmayacağı sözünü verdiği ve kalıcı bir barışın temini için üzerine düşeni yapacağını söylediği kaydedildi.

Diaspora tedirgin

Komite adına İrfan Argun, Gündüz Yıldırım Geç, Yurdaer Erşan, Erdeşan Kobaş, Avni Sıçrar ve Bediz Tantekin'in katıldığı görüşmede şu istekler dile getirildi:
"Abhazya'da olup-bitenler Türkiye'de yaşayan 7 milyonu aşkın Kuzey Kafkasyalı'yı yakından ilgilendirmektedir. Abhazya-Gürcistan arasındaki savaşın bitiminden buyana 7 yıl geçmesine rağmen Abhazya'da kalıcı bir barışın tesisi için gerekli ortamın sağlanamamış olması, bizleri tedirgin etmektedir. Ayrıca önemle ifade etmek isteriz ki, Abhazya yönetimini tek taraflı anlaşmaya zorlamak ve Abhazya halkını cezalandırmak amacıyla uygulanan ambargonun devam ediyor olması, bizi fazlasıyla üzmektedir. Abhazya'ya uygulanan ambargo Abhazya halkı gibi Türkiye'de yaşayan Abhaz kökenli vatandaşları da zor durumda bıraktı. 1990'dan itibaren ticaret, akraba ziyaretleri ve evliliklerle gelişen Türkiyeli-Abhazyalı ilişkileri bu ambargo ile kesintiye uğradı. Abhazya'ya gidiş-gelişlerimiz imkansız hale getirildi. Bizler böyle bir cezayı haketmiyoruz. Türkiye, Gürcistan, Abhazya ve Rusya'nın bu soruna acil çözüm getirmesini bekliyoruz.

Özgürlük hakkının gaspı

Yeryüzünde yaşayan tüm halklar gibi, beş bin yıllık tarihe ve 1200 yıllık devlet geleneğine sahip Abhaz halkının da kendi yurdunda özgür ve bağımsız yaşama hakkı vardır. Özgürlük ve bağımsız hakkını yakın zamanda yeniden elde eden Gürcistan yönetiminin Abhazya halkını bu haktan mahrum bırakma çabasını anlamak mümkün değildir.

Askeri yardımlar durdurulsun

Abhazya, kendi iradesi dışında başlatılan 1992 savaşında beş bine yakın insanını kaybetmiş, milyarlarca dolar (takriben 12 milyar dolar) maddi zarara uğramıştır. Ancak, savaş yaralarının sarılması için yapılan uluslararası tüm yardımlar Gürcistan tarafından bloke edilmiştir, edilmektedir. Türkiye'nin Abhazya'yı ihmal ederek Gürcistan'a yaptığı yardımlar bizi üzüyor. Özellikle askeri yardımlardan tedirginiz. Askeri yardımların kesilmesini ya da "Abhazya'ya karşı kullanılmayacak şartı"nın konulmasını istiyoruz.

Başta Türkiye'dekiler olmak üzere dünyanın birçok ülkesinde yaşayan Abhazlar, Abhazya tarihini, geçmişte ve bugün sahip olunan uluslararası hakları, 1992 savaşını, 1993 sonrası görüşme ve anlaşma metinlerini, özellikle 1994'deki Moskova görüşmesi içeriğini ve sonuçlarını bilmekte ve gelişmeleri yakından izlemektedir. Gürcistan tarafının Moskova'da imzalanan anlaşmaya uymuş ve gereğini yapmış olsaydı, bugün barış yolunda çok büyük mesafelerin katedilmiş olacağını bilmekte ve düşünmekteyiz.

Türkiye baskı uygulasın

Gürcistan'ın imzaladığı halde uygulamadığı "saldırmazlık anlaşmaları"nın hayata geçirilmesi için Türkiye baskı uygulasın. İki yıldır Gürcistan Parlamentosu'nda bekletilen bu anlaşmaların biran önce kabul edilerek uygulamaya konulması, soruna büyük ölçüde çözüm getirecek ve nihai bir barışın sağlanabilmesine yol açacaktır.
Abhazya'nın henüz tanınmamış bir devlet olması, oradaki halkın özgürlük ortamında, huzur ve güven içinde, insan haklarına yaraşır bir tarzda yaşamasına engel olmamalıdır. Zira Abhazya'da, Abhazlarla birlikte Türkler, Gürcüler, Mingreller, Ermeniler, Ruslar, Grekler, Museviler yaşamaktadır. Bu halklar, dün olduğu gibi bugün de barış ve uyum içinde bir arada yaşamaktadır. Dışarıdan kışkırtma olmadıkça, gelecekte de barış ve güven içinde beraber yaşayacaktır.

Türkiye'nin arabuluculuk şansı

Türkiye'nin Abhazya ile köklü tarihi, kültürel, sosyal ve siyasal ilişkileri vardır. Biliyoruz ki, Türkiye ile Gürcistan arasında da benzer ilişkiler mevcuttur. Bu bakımdan, Abhazya-Gürcistan sorununda nihai bir anlaşmanın sağlanabilmesi hususunda Türkiye'nin çok önemli imkanları ve
görevleri bulunmaktadır.

Abhazya halkı, Türkiye'nin arabulucu konumunu güçlendirerek barış için ivedi adımlar atılmasına önayak olmasını istemekte ve beklemektedir. Abhazya, savaşın mağdur ettiği Gürcü halkına kucak açarak, onlara yeniden Abhazya'da barınma, yaşama ve gelişme imkanı veriyor.
Savaşta ülkeyi terkeden göçmenlerin büyük bölümü Abhazya'ya döndü ve yerleşti. Abhazya halkı savaş husumetini geride bırakmak istiyor. Bu olumlu gelişmeye başta Gürcistan olmak üzere tüm ilgili ülke ve kuruluşların destek vermesini bekliyor."

(Ajans Kafkas)

Görüş ve önerileriniz için Fehim Taştekin (Ajans Kafkas Editörü)
Anasayfa | Vakıf Hakkında | Ajans Kafkas | Bugünkü Kafkasya | Analiz | Diaspora | Kültür | Tarih | İz Bırakanlar | Kafkas Kitaplığı Belgelerle Kafkasya | Müzik | Resim Arsivi | Serbest Kürsü | Sohbet Odası | Linkler