| "Biz
silah değil aklımızı kullanarak bir araya geldik
ve çözüm önerilerimizi tartıştık. Tabi ki Ruslar
buna karşı çıkıyor. Herkesin kendi menfaatinin
peşine düşmesi ve Çeçenlerin birbirleriyle savaşması
Rusların tercih ettiği bir şey." |
|
Rus ve
Çeçen politik çevrelerinde epey zamandır bir barış planı
gündemde. Planın sahibi Çeçen asıllı ünlü politikacı Ruslan
Hasbulatov. Ekonomi profesörü Hasbulatov, kendi adını Rusya'nın
büyük politikacıları hizasına yazdırmayı başarmış bir Çeçen.
1991-1993 yıllarında Rus arlamentosu'nun alt kanadı Duma'nın
başkanı olarak Boris Yeltsin'in hemen ardından geliyordu.
Epey zamandır, eskiye oranla kendine daha pasif bir politik
grafik çizen Hasbulatov, yangınlar içindeki öz vatanı için
bir barış planı ortaya atarak her iki tarafın da gündemine
oturdu. Ancak Çeçenler Hasbulatov planıyla nereye kadar
gidebileceklerini ortaya koyarken plan Rusya'nın gizli ajandasında
yer alıyordu sanki. Putin planla ilgili renk vermemeye çalışıyordu.
Hasbulatov'a göre Çeçenistan'a geniş bir özerkli verilmeli.
Çeçenler yöneticilerini kendi oylarıyla belirlemeli ve yönetsel
sınırlar oluşturulmalı. Çeçenler Ruslara asla güvenmeyecekleri
için taraflar arasında yapılacak barış anlaşmasının garantörü
olarak uluslararası bir koruma mekanizması oluşturulmalı.
Rus askeri Çeçenistan'da görev almamalı. Ortak para birimi
kullanılmalı ve çifte vatandaşlık hakkı tanınmalı. Hasbulatov
çok büyük ilgi gördüğü kongrede Çeçenistan Devlet Başkanı
Özel Temsilcisi ve Başbakan Yardımcısı Ahmet Zakayev ile
de samimi pozlar verdi. Aslında Zakayev kendi tabiri ile
40 yıldır Moskova'da yaşayan bir Çeçen olarak sadece anavatanından
değil kendi insanında da çok uzak kalmıştı. Kongre Çeçenlerle
arasında olan mesafeyi kaldırdı. Çeçenlerin ona gösterdiği
ilgi ve saygı, özellikle Putin dönemi başlayıncaya kadar
Kremlin'e yakın duran ve Çeçenler açısından fildişi kulesindeki
adam imajından sıyrılma fırsatını verdi.
Hasbulatov kendi barış planının Kremlin'de nasıl karşılık
bulduğu konusunu sır gibi saklıyor. Çeçenleri ikna için
planda bazı değişikliklere gittiğini belirtmesine karşılık
bu konunun ayrıntılarına da girme taraftarı değil. Bana
Rusça olarak basılmış planını uzatırken yardımcısına "İngilizcesi
olmalı, bul bir tane getir" diye talimat veriyor. Ama
İngilizcesi kalmamış olmalı ki "maalesef bulamadık"
diyorlar. Hasbulatov ile ayaküstü 28 Ekim akşamı kongrenin
birinci gününün kapanışında konuşurken Moskova'daki olayları
ve bunun bu kongreyi olumsuz etkisinin olup olmadığını sordum.
Hasbulatov "Sürekli olarak zarara alışmışız. Faydası
olursa da hepimiz için olur" dedi. Kongrenin İstanbul'da
yapılmasına izin vermedikleri için Türkiye'ye biraz buruk.
"Keşke Danimarka gibi bizim barış arayışlarımıza destek
olanlar çıksaydı" diyor.
Hasbulatov ile ertesi gün yani 29 Ekim'de kongre dağıldıktan
sonra birlikte oturduk ve sorularımızı cevaplandırdı:
Sayın
Hasbulatov katıldığınız Dünya Çeçen Kongresi sizi tatmin
etti mi?
Dünyanın
değişik bölgelerinden Çeçen temsilciler burada toplandı.
Farklı kesimlerden temsilciler katılmış olmasına rağmen
ortak bir görüş ortaya çıktı. Bu da Çeçenistan'daki savaşın
durması ve barışın sağlanmasıdır.
Buradan
çıkan mesajın Moskova'da tüm Çeçenlerin ortak kanaati
olarak algılanması şansı nedir?
Çeçenistan'daki
Çeçenlerin düşüncesi bu yönde olur. Moskova'daki kimi
Çeçenler de belli görevlerde bulundukları için kongre
iyi oldu demeye korkacaklardır. Ama çoğunluk bu kongreye
birleştirici olması nedeniyle olumlu bakacaktır.
Bu
algılama Rusya tarafında nasıl olacaktır? Moskova, burada
oluşan havayı tüm Çeçenlerin ortak iradesi olarak görecek
mi?
Burada
yaptığımız iş ortadadır. Biz silah değil aklımızı kullanarak
bir araya geldik ve çözüm önerilerimizi tartıştık. Tabi
ki Ruslar buna karşı çıkıyor. Herkesin kendi menfaatinin
peşine düşmesi ve Çeçenlerin birbirleriyle savaşması Rusların
tercih ettiği bir şey.
Sizin
barış girişiminize karşı Basayev'in eleştiride bulunması
gibi bu kongreye de kimi Çeçen gruplar tarafından "bunlar
bizi temsil etmiyor" diye birtakım itirazlar gelebilir
mi?
Allah
aşkına bana Basayev'i sorma. O Dağıstan'a girmeseydi bu
savaş zaten olmazdı. Çeçenistan'a zarardan başka bir şey
getirmedi. Basayev, Basayev. Bana Basayev'i sorma. Onu
başkasına sorun.
Bu
kongrenin hem Çeçen hem de Rus tarafında etkilerini nasıl
göreceğiz?
Bunu
Ancak Allah bilebilir. Doğru bir şekilde ve iyi niyetle
çalışırsak Allah bize yardım eder.
Sizin
barış inisiyatifinizle ilgili bazı sorular sormak istiyorum.
Liechtenstein'da İvan Rıbkin ile birlikte Zakayev'le görüşmelerde
bulundunuz. Bu çalışmaların ardından hiç Kremlin ile temasınız
oldu mu?
Bir
kere şunu hemen belirteyim, İvan Rıbkin oraya kendiliğinden
geldi ve 15 dakika kaldıktan sonra ayrıldı. Sonra bunun
reklamını yapıp durdu.
Orada
neler konuştunuz?
Amerikalı
ve Avrupalı profesörler vardı. Eskiden tanıdığım Amerika
ve Avrupa'dan arkadaşlar vardı. Orada çeşitli planları
tartıştık, Brzezinski'nin planı vs. Oradaki bilim adamları
da Hasbulatov planını doğru bulduklarını söyledi. Geliştirilmesi
gerekiyordu. Ahmet (Zakayev) ve Mashadov arasında konuşmalar
oldu, bence de bunun geliştirilmesi gerekiyordu ve ben
de geliştirdim.
Mashadov'un
itirazları nelerdi?
Doğrusu
Mashadov oradaki her şeye razı değil. Bana diyor ki "Ruslan
sen 40 sene Moskova'da oturdun ve planında Rusları biraz
tolere ediyorsun gibi geliyor bana".
Ben de "Aslan böyle olma ihtimali var ama bu işi
bir başlatalım" dedim.
Çok da razı değildi ama şayet Rus tarafı da razı ise başlangıç
olması açısından barış görüşmelerini başlatalım dedi.
Ruslar da zannediyor ki Hasbulatov Çeçenci-Mashadovcu.
Ama öyle de değil.
Peki
gerçekten de Rusya'yı kayırıyor musun?
Doğruyu
söylemek gerekirse ben ne Çeçenistan'ı ne de Rusya'yı
kayırıyorum. Barış yapmaya çalışan adam b.öyle olmalı.
Bir tarafta kendi ülkemde olanlara yüreğim yanıyor. Her
iki taraf için de hayırlı olacak bir çözüm getirmeye çalışıyorum.
Keşke bunu Rusya anlayabilse. Ama Çeçenler anladı.
Mashadov'un
kesin olarak kabul edilir bulmadığı maddeler nelerdir?
Bu
ayrıntılara girmek istemiyorum. Ruslarla görüşmeler başladığında
bunlar konuşulacaktır. Ben bu planı ortaya koyarak görüşmelerin
başlamasını sağlamaya razıyım.
Daha
önce Çeçenistan'da barış çağrısı yapanlara Kremlin'den
Yestrjembski aracılığı ile Kremlin'den çok sert açıklamalar
gelirken ilk kez sizin barış planınız karşısında anlamlı
bir suskunluk sözkonusu oldu. Kremlin sizin planınıza
üstü kapalı onay mı verdi?
Yani
benim planıma itiraz edecek durumda değiller.
Peki
sorun nerede?
Ne
yapacaklarını bilmiyorlar, bozulmuş durumdalar.
Rus
parlamentosunda yada politik çevrelerde barıştan yana
hiç mi irade ortaya çıkmıyor?
Şimdi
barış için bir yol açmaya çalışıyoruz, görüşmelerin ayrıntısına
girmenin bize bir fayda getireceğini sanmıyorum.
Bu
sözünüzden barıştan umutlu olduğunuz sonucunu çıkarabilir
miyiz?
İnşallah
öyle olmasını ümit ediyoruz.
Son
olarak Moskova'daki son olaylar Çeçenistan'ın kaderini
nasıl etkileyecek?
Bunu
Allah bilir. Bekleyip göreceğiz.
Teşekkür
ederim.
|