 |
Ajans
Kafkas, Adigey seçimlerini yerinde izliyor
|
|
Slavlar
Birliği`nin başkan adayı Nina Konovalova, sorularımızı cevaplandırdı
Tek hedefi Adigey`i ortadan kaldırmak
|
|
Fehim
Taştekin Maykop'tan bildiriyor
|
11.01.2002
Maykop- Slavların
Birliğini ve üniter bir Rusya'yı savunmanın yanısıra Yahudi kökenli
olduğu söylenen Slavlar Birliği adayı Nina Konovalova, Adigey`deki
cumhurbaşkanlığı seçimlerinde bir Adige adayı en çok zorlayacak
bir politikacı. 10 yıldan beri politik çizgisini Aslan Carım aleyhtarlığı
ile belirlemiş olan Konovalova`nın olası bir seçim zaferi en fazla
Adigeleri endişelendiriyor.
Kanolavala,
seçim atmosferinde Adigeleri tamamen karşılarına alacak bir çıkış
yapmasa da politik hedefleri Adigelerin sürgün ve baskı yıllarından
sonra Boris Yeltsin`in 'istediğiniz kadar özgürlük alın' dediği
bir kaos ortamında kendi topraklarında cumhuriyet kurma imkanını
yakalamış Adigelerin tüm kazanımlarını yok edecek nitelikte.
Kanolavala ile
propaganda çalışmalarını yürüttüğü, hem Zakuban gazetesinin hem
de Slavlar Birliği`nin merkez ofisinde bir görüşme yaptık.
Kanolavala`nın
tüm argümanları Sovyetler döneminde olduğu gibi Adigey`in Krasnodar`a
bağlanması amacı üzerine kurulu. Konovalova`nın politik hedefinin
en basit tercümesi şu: `Ben Adigey`e cumhurbaşkanı olduğum zaman
bu cumhuriyeti ortadan kaldıracağım.Bu nedenle de bütün ekonomik
hedefleri de Krasnodar`la birleşmeye endeksli. Konovalova`nin argümanına
göre, birleşme fikri Adigeler arasında da rağbet görüyor. Krasnodar`daki
Adigelerin ekonomik refah düzeyi buradakilerden daha iyi çünkü.
Adigey`in cumhuriyet olarak ortadan kaldırılması aslında 450 bin
nüfuslu cumhuriyetin yüzde 20`sini oluşturan Adigeler açısından
özünde ağır bedelleri barındırdığı bir gerçek. Şimdi ekonomik sıkıntılar
bu gerçeğin önüne geçmiş durumda.
Adigey etnik
dengeleri açısından sürekli olarak kritik bir eşik üzerinde duruyor.
Adigey`de Adigelere ayrıcalık tanıyan yasalara rağmen etnik bir
huzurdan bahsetmek mümkün. Ancak Rusya`daki gelişmelere paralel
olarak Adigey`de de Rus şovenizmi giderek palazlanıyor. Parlamentonun
yarısının Adigelerden olmasını sağlayan kota yasası ve bir süre
önce kaldırılan cumhurbaşkanı adaylarının Adigece bilme zorunluluğu
Rus şovenizmini tetikleyen unsurlardır.
Kanolavala,
Carım`ın icraatlarına getirdiği eleştirilerle popülaritesini artırdı.
Ancak şimdi hiç denenmemiş bir adayla muhatap. Sovmen en fazla Slavlar
Birliği`ne şok etkisi yaptı belki de. Çünkü Ruslar arasında Adige
asıllı Sovmen`e destek büyük.
Daha önceki
konuşmalarında Adigeler'in kendi vatanlarından sürüldüğünü hatırlatan
ve tarihi gerçekleri neden göz önünde bulundurmuyorsunuz diye soranlara
"Ruslar burayı almak için çok can verdiler" diye cevap
veren Konovalova, Adigey yöneticilerini suçlayarak "Bizim için
'bunlar bu ülkenin halkı değillerdir, sonradan geldiler' diyorlar.
Bu tavırları hala devam ediyor. Biz birlikte yaşadık, halklar kendi
aralarında evlilikler yaptı. Etnik problemlerimiz olmadı" şeklinde
konuştu.
Carım yürüttüğü
politikalar ile iyi şeyler yapmadı. Sadece Adigeler değil Rusların
da kendisine arkalarını dönmelerine sebep oldu. Ekonomi giderek
kötüleşirken Carım'ın barış ile ilgili sözleri ikna edici gelmemeye
başladı`` diyerek bir Carım kritiği yapan Kanolavala`nın cevapları
şöyle:
-Adigey`in
Krasnodar`a bağlanmasına endeksli bir politika yürüttünüz. Adigey'in
Krasnodar'a bağlanması etnik bir çatışmaya neden olmaz mı?
-Biz nasıl 80
öncesinde birlikte yaşıyor idiysek bundan sonra da birlikte yaşamaya
devam edeceğiz. 80'li yılların ortası ve sonunda etnik problemler
yaşanmaya başlandı. Biz birlikte yaşadık, halklar kendi aralarında
kız alıp verdi. Bizim yapmak istediğimiz şey zaman istiyor. Bir
anda her şeyin olmasını istemiyoruz. Bir referandum yapılabilir.
Mesela insanlar Avrupa`da da referanduma gidiyor ve halkın ne düşündüğünü
öğreniyor. Burada da aynısı yapılmalı.
Ancak ne zaman ki etnik problemlerden bahsetmeye başladıysak yıkıcı
bir iş yapıyormuşuz gibi bir atmosfer oluşturuldu. Etnik sorunların
ortaya çıkmasından ne Adigeler ne Ruslar sorumlu değildir. Bu ayrımcılığı
üstteki yöneticiler ortaya çıkardı.
-Adigelerin
Adigecenin resmi dil ve Rusça ile birlikte eğitim olması gibi mevcut
hak ve kazanımları böylesi bir gelişme ile ortadan kalkacak. Buna
ciddi bir direnç olmayacak mı?
- Adigeler'in
kendi dillerini ve kültürlerini korumak için illa cumhuriyet olması
gerekmiyor. Önemli olan bölge yahut cumhuriyet olmak değil, yönetimin
politikaları ve yaklaşımlarıdır. Tek bir devlet içinde halkların
kendi kültürlerini geliştirmeleri için yol gösterilmesi önemlidir.
Adigeceyi insanlara dayatmanın bir anlamı yok. Adige dilinin sadece
iletişim dili olduğunu Adigeler de kabul ediyor. Eğitim dili Adigece
olsun diye ısrar etmiyorlar. İyi bir eğitimin ancak Rusça ile mümkün
olacağını Adigeler de biliyor. Rusça bilmek Adigeler için artıdır.
Sadece Adigece eğitim almış olanlar sadece Adigey'de yaşarlar. Rusya'nın
diğer bölgelerindeki imkanlardan yararlanamazlar.
-Putin ile
başlayan merkezileşme politikasını tamamen paylaşıyor musunuz?
-Merkezileşmeyi
şu anda olduğu haliyle doğru buluyorum. Bütün cumhuriyetlerin federasyon
anayasasına uymaları gerekiyor ve bununla beraber federasyon
anayasası cumhuriyetlere bazı ayrıcalıklar da veriyor. Adigey'in
bütçesinin yüzde yetmişi Kremlin`den geliyor. Bu nedenle Adigey
ayrı bir cumhuriyet olarak ele alınamaz. Bizim cumhuriyet olarak
bir ordu kurma sansımız yok mesela. Kremlin`e iyi gözle bakmak orada
olanların doğru olduğunu kabul ettiğimiz anlamına gelmez.
-Cumhuriyeti
ortadan kaldırmak için cumhurbaşkanı olmak politik bir paradoks
sayılmaz mı?
- Rusya Federasyonu
yasalarına göre Adigey Krasnodar'a çok farklı statülerle bağlanabilir.
Mesela bölge ya da otonom bölge olarak katılabilir. Adigey'in hakları
ortadan kalkmayacaktır. Dil, kültür ve gelenekler gerekçe gösterilerek
Adigey`in Krasnodar'dan ayrı kalmasını hala anlayabilmiş değilim.
Krasnodar`dan ayrılmak Adigey'in ekonomisini parçaladı.
-Kendi şansınızı
nasıl görüyorsunuz?
-Her aday kendisinin
şanslı olduğunu söylüyor. Ama ben gerçekçi olmaya çalışıyorum. İkinci
tura yüzde yüz kalacağım. Tek turda cumhurbaşkanı çıkmayacak.
-Sizin gazetenizdeki
ankette de Sovmen önde. Sovmen gücünü nereden alıyor?
-İnsanlar Sovmen'in
dağıttığı afişlerden onun güçlü olduğu sonucunu çıkarıyor.
Parasından alıyor.
Altının tartışılmaz gücünü kullanıyor. Çok fakir olan halk başkasının
parasının kendisini zengin edeceğini sanıyor.
-Şimdiye
kadar bütün politikalarınızı Carım`ın icraatlarını eleştirerek yaptınız.
Carım`la hesaplaşıyordunuz ama hesapta olmayarak Sovmen rakip oldu
size. Sovmen`in çıkışını kendi açınızdan bir şanssızlık olarak algılıyor
musunuz?
-Sovmen olmasaydı
da sanırım benim alacağım oylar değişmezdi. Bizim seçmenimiz bellidir.
Ajans
Kafkas
|