| Öfke
ve gazap
KABARDEY-BALKAR
"SEÇİM" YADA "SEÇTİRME" OYUNU
Fehim
Taştekin
Nalçik- "Burada
tek bir adamın rejimi var. Yasama, yürütme ve yargı onun elinde"
diyerek başlıyor söze, muhalefetin önde gelen isimlerinden Adıge
Ülkesi adlı gazetenin direktörü Hatıjıko Valeri.
Kabardey Balkar
Cumhuriyeti'nin başkenti Nalçik'te son derece dağınık bir gazete
ortamında bizi kabul etti ve nereden geldiğimize dair ahret sualleri
sormadan sorularımızı cevaplandırmaya başladı. İktidara öfkeli olduğu
her halinden belliydi. Ona göre Valeri Kokov, baskı ve hilelerle
üçüncü kez koltuğunu sağlamlaştırmakla kalmadı, seçimden önce sürdürdüğü
"muhalefeti yoketme" operasyonlardan hala vazgeçmedi.
Odadaki dağınıklığı
göstererek "Şimdi bizi buradan atıyorlar" dedi.
"Burası devlete ait bir bina mı" diye sordum hemen. "Hayır,
özel mülk. Yeni yer de bulamıyoruz. Sahibini polis ve maliye sıkıştırıyor,
'cesaretin varsa bunları çıkarma' diyorlar. Dolayısıyla mahkemeye
gitme şansımız da yok" diye karşılık verdi Valeri.
Sandığın
dikkat çeken rakamları
Tarih 17 Ocak 2002. Seçimler ise 13 Ocak'ta yapılmıştı.
Valeri Kokov oyların yüzde 87.9'unu alarak iktidarını 5 yıllığına
daha uzattı. İktidarın en güçlü ismi General Muhammed Batırov yüzde
7.67, Moskova'da avukatlık yapan genç aday Albert Kajarov 1.25,
diğer adaylar Çegem Başyargıcı Ruslan Muraçayev, Metov ve Yuhayev
yüzde 1'in altında kaldı. Katılım oranı ise Rusya ve Kafkasya genelinde
alışık olmadığımız oranda yüksekti. Adıgey'de hakikaten bir seçim
ortamının oluşturulmasına rağmen katılım yüzde 60'ı geçmezken burada
sandığa gidenler yüzde 83'tü. Tabi bu sonuçlar olayları uzaktan
izleyen insanların kafasında bile Suriye, Irak gibi rejimlerinin
seçim usullerini canlandırdı gayri ihtiyari.
Bu tablodan üç sonuç çıkar: Ya muhalefet güçlü aday çıkaramadı,
ya Kokov halkın vazgeçemeyeceği bir adamdı ve şimdiye kadar gösterdiği
yararlılıklarla oyları topladı, ya da bu seçimde hile var.
Valeri "muhalefet güçlü değildi" eleştirisine karşılık
şunları söyledi:
"Burada politik bir çalışma yürütebilmek için yasal olarak
bir organizasyonun kurulmasına müsaade edilmiyor. Ortaya çıkamıyorsun,
çünkü seni eziyorlar, herşey bir kişinin inisiyatifinde. Bütün iktidarın
bir kişide toplanması nedeniyle bağımsız basına da izin yok. Bunlara
rağmen 95 kişilik bir grupla 6 aday çıkardık. Aklın kabul edemeyeceği
şekilde baskılar yapıldı.
Seçim gününde olan olaylar Rusya'nın bir başka bölgesinde bu denli
yaşanmadı. Her sandığın başında iktidarın adamları dikilmişti. Bütün
olaylar bunların kontrolü altında. Hepsinin belgeleri ilimizde.
Her seçim bölgesinde 15'er polis ve mafyanın adamları vardı.
Gözlemcilerin hepsi satın alınmış kişilerdi ve oy pusulalarını desteler
halinde sandıklara attılar.
Bizim gözlemcilerimiz Kokov'un işaretli olduğu 600 oy pusulasını
ele geçirdi. Bunların hepsi sandık başında yaşandı.
İktidarın usulsüzlüklerine engel olmak isteyen gözlemcilerimiz polis
zoruyla dışarı atıldı. Seçimler işte böyle oldu. Bunun böyle bu
kadar rahat yapılabilmesinin nedeni Kokov'un ne gerekiyorsa yapın
emriydi."
Kuçukov'un
çekilmesi
Peki Kuçukov
neden çekildi?
Valeri'nin cevabı:
"Evini bastılar, üzerine mafyayı saldılar. O da adaylıktan
çekilmek zorunda kaldı."
Adıge Ülkesi
gazetesi, geçen Mayıs ayından beri ayda 2 kez çıkıyor, daha doğrusu
çıkmaya çalışıyor. Gazete seçim döneminde fazlasıyla baskı görmüş.
Seçim bölgelerine gazetenin sokulmaması için her yol denenmiş. Ve
yayınlarından dolayı mahkeme işyerinin ikinci adresi gibi. Bir ayakları
sürekli duruşma salonlarında. Bağımsız bir basın oluşturulamamasından
yakındı Valeri.
Sorduk: "Peki
bundan sonra ne yapacaksınız? Hukuk yollarından umutlu musunuz?"
Cevap: "Bu
koşullar altında yargı bağımsız olmadığı için demokratik bir seçim
beklenemez. Normalde bu seçim geçerli değildir. İnsanlar oy kullanmak
için sandıklara gelmediler. Dolayısıyla seçim yapılmış da sayılmaz.
Seçmenin yüzde 25'e geldi. Bunun da yüzde 30'u Kokov'a oy verdi.
Bu sandıktan Kokov'a nasıl oy çıkar? 600 oy pusulası ele geçirdik.
Şu anda arkadaşlarımız mahkemeye başvurmaya çalışıyor. Sandığa gelenleri
bizim gözlemcilerimiz saydı, 300 kişi geldi, sandık açıldı 2000
oy çıktı.
Çegem yöneticisi hakkı ve yetkisi olmadığı halde beraberinde 50
adamla sandık başına gelmiş. Mafya, sarhoş, sportmen hepsi yanında.
Adamları sandığın başına üşüşüp oyların rengine yön veriyorlar.
Gözlemci bir bayan buna engel olmak istiyor ama Çegem yöneticisi
kolundan tutup dışarı atıyor. Bütün bu olayları zapta geçirdik."
Konu seçim olunca konuşmaları yan odadan duyan yaşlı bir adam ardından
25 yaşlarında bir genç girdi odaya. Dikkatli bir şekilde izlemeye
koyuldular. Önce adının B. Anatoly olduğunu söyleyen ihtiyar konuşmaya
başladı:
"Baksan'da 14 Çerkes köyü var. Ben de orada görevliydim. Denetleme
yetkim var. Sandıkların başında kara kara askerler bekliyordu. Kayıtlı
2500 seçmenden 600 kişi sandığa geldi. Ama sandıklar açılınca 2400
oy çıktı. Biz bunu komisyona bildirdiğimizde bize 'oylar ortada.
Yapılacak bir şey yok' diye cevap verdiler. Hayatta olmayanlar için
de, hastanede yatan insanlar için de oy kullanıldı. Baksan'da hastanede
92 kişi yatıyor. Onlar adına oy kullanıldı. Bir kadının kazağının
altından deste halinde 150 oy pusulası düşüverdi. 10-20 oy pusulasını
bir seferde bir kişi atıyordu. Kokov bütün bölge idarecilerine emir
verdi: Sandıktan benim çıkmamı sağlayacaksınız. Gerçekten Batırov
oyların yüzde 80'iin aldı ve bunları Kokov çaldı."
Adı Valera olan bu genç başladı konuşmaya:
"Ben usulsüz oy atıldığını görünce müdahale ettim. Polis beni
tehdit etti. Oyların sayımı sırasında bizi sandıklara yaklaştırmadılar,
önümüze elinde silah polisi diktiler ve 3 metre uzaktan olup bitenleri
seyrettik. Batırov'a giden oyları iptal edip yerlerine Kokov işaretli
oyları koydular."
Muhalefetin diğer adayları ikinci turda general Batırov'u desteklemeyi
planlıyordu. Ancak çok sayıda kişiden işittiğim gibi Moskova, "Kokov
ile devam" dedi. Bu seçim ısmarlama bir seçimdi. Muhalefet
en azından muhalefetliğini göstermek için ortaya çıktı. Sonucu onlar
da biliyordu.
|