|
Şövmen'den
öfkeli açıklamalar
"EN
ZORU ÇALIŞACAK ADAM BULAMIYORUM"
"Bu denli suç işleme seviyesinde çalışmak çok zor. (Kamu görelileri)
benim yanımda düzeni sağlamalı ve kanunları savunmalıydılar. Ama
ne yaptıkları belli değil. Zor, çok zor, özellikle bu mesele...
Tabi ki tedbirleri alacağız."
ALTIN
KRALI'NIN HAZMEDEMEDİĞİ
"Biri orman üzerinden para kazanıyor, şahsi uçakla geziyor.
Bunun yanında aynı şehirde, Maykop'ta çıplak ve ayakkabısız çocuklar
dolaşıyor. Ben buna karşıyım. Özel sektör tabi ki gelişmelidir,
ama medenice gelişmeli. Şu an bunu yapacak adam yetiştirmemiz lazım."
04.07.2002
Maykop-
Adıgey Cumhurbaşkanı Hazret Şövmen, 26 Haziran'da Rus ve Adıge medyasının
sorularını cevaplandırdı. 12 Ocak'ta yapılan seçimlerle işbaşına
gelen Hazret Şövmen, Rusya'da özel sektörün ve kamunun nasıl çalıştığını
çok iyi bilen isimlerden birisi. Zaten kendisi de cumhurbaşkanı
olmadan önce Adıge kökenli olarak tüm Rusya'da büyük bir başarı
göstermiş ünlü bir işadamı olarak biliniyordu. Birçok çevrede onun
ismi Altın Kralı. Hazret Şövmen, devlet başkanı seçildikten sonra
da "cesaretli" üslubundan bir şey kaybetmemiş gibi gözüküyor.
Bürokrasiye karşı savaş açmış durumda. Hatta zaman zaman kendi bakanlarına
ilişkin ağır suçlamalarda bulunmaktan da kaçınmıyor. Adıgey Devlet
Başkanı ne düşünüyor, ne tür sorunlarla yüzyüze ve dahası bu küçük
cumhuriyette neler yapmak istiyor. İşte daha önce "Şövmen'den
icraatın içinden" başlığı ile özet olarak verdiğimiz basın
toplantısından ayrıntıları:
-Yeni istihdam
alanlarının açılması konusunda neler söyleyebilirsiniz?
Bu
çok acil bir problem. Ancak toplumsal bir düzen oluşturmadan ve
girişimlere öncülük edecek yetenekte insanlar bulmadan bu meseleyi
halledemeyiz.
Biz şu an ne yapıyoruz? Yaptığımız suçu iktidarla özdeşleştirmektir.
Aynı durum güvenlik birimlerinde de sözkonusu. Toplumda ihlaller
mutlaka oluyor. Ama en kötüsü insanların kamu otoritesinden koruma
görememeleridir. İşe buradan başlamalıyız. Bana birçok yatırımcı
başvuruyor. Ama ben derdi sadece para kazanmak olanlara yardımcı
olamam. Mesela birileri 2 milyar ruble yatırım teklifinde bulundu.
Ona söyledim: git yatırımını yap, sana her konuda yardımcı olacağım.
Daha sonra bana bir adam gönderdi. Bana dedi ki "Bu paranın
700 milyonu bize geri dönecek(otkat yapılacak)." Ben bu kelimeyi
Adıgey'de öğrendim. Ben bu suç işleyen insanlarla neden görüşmek
durumunda olayım? Temiz yatırımcılarla; insanlara hak ettiği maaşı
veren, onları köle olarak görmeyen, vergileri ödeyen girişimcilerle
birlikte çalışacağım ve onlara yardım edeceğim.
-Siyasete
özel sektörden girdiniz ama şu an belediye ve devlete ait yeni kuruluşların
kurulması taraftarısınız. Bu bir çelişki değil mi?
Güzel bir soru.
Bir şey belirtmek istiyorum, ben iktidarı şahsım için kullanmaya
gelmedim, toplum için iktidarı kullanmak için geldim. Adıgey'de
bir çok gözü aç ekonomik sektörlere el koymuş durumda. Onlar ekonomiği
geliştirmiyor tam tersi yok ediyor. Kendi paralarını dışarıda tutuyorlar,
bunların adlarını sayabilirim. Tabi ben de paramı Rusya'da tutuyorum,
çünkü bu parayı Rusya'da kazanıyorum.
Biri orman üzerinden para kazınıyor, şahsi uçakla geziyor. Bunun
yanında aynı şehirde, Maykop'ta çıplak ve ayakkabısız çocuklar dolaşıyor.
Ben buna karşıyım. Özel sektör tabi ki gelişmelidir, ama medenice
gelişmeli. Şu an bunu yapacak adam yetiştirmemiz lazım. O zamana
kadar (özel sektöre verilenler arasında) etkili olmayanları daha
sonra tekrar özel sektöre vermek amacıyla geri almalıyız. Bu ağır
bir tedbirdir, ama kaçınılmazdır. Hala çalışır durumda olmayanları
halka geri döndürmeliyiz.
-Adıgey
Başkanı olduktan sonra bir çok problemle karşı karşıya kaldınız.
Size göre hangisi en zoruydu?
En zor olanı
ülkenin hayrını isteyen adamı bulmaktır. Onlar var ama şu an çok
az. Gençliğe dayanmak...Ekonomi Bakanı, Gayri Menkuller Dairesi
ve daha 2 ya da 3 isim daha sayabilirim. Federal kuruluşlardaki
bu denli suç işleme seviyesinde çalışmak çok zor.
Onlar benim yanımda düzeni sağlamalı ve kanunları savunmalıydılar.
Ama ne yaptıkları belli değil. Zor, çok zor, özellikle bu mesele...
Tabi ki tedbirleri alacağız.
- Maykop
şehrinin suları çok sık kesiliyor. Bu konuda ne tür tedbirler düşünüyorsunuz?
Bize çok kütü
bir miras bırakıldı. Herşey harap olmuş durumda. 65 kilometrelik
su hattından Maykop ile beraber 20 yerleşim merkezi su alıyor. Bu
hattın yeniden değiştirilmesi gerekiyor. Maykop'un su aldığı baraj
yakınlarındaki ağaçlar kesildi. Bundan bazı 'şahıslar' sorumludur.
Bu nedenle burada ağaç kesme yasağı getirdim.
Ormanın ağaçlarının kesilmesi nedeniyle çevrenin dengesi bozuldu.
Şimdi en azından geri kalanlar korunmalıdır. Bu insanlar önüne gelen
ağacı kesiyor. Su hattı meselesini Moskova'da Putin ile de görüştüm
ve su hattının tamamını tamir etmek için para ayrıldı. Bu paranın
amaç doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığının özel olarak denetimi
yapılacak.
- Adıge
aydınları toplumsal yaşamda yeterli derecede rol alıyorlar mı sizce?
Aydınlarımızın
neden eski rejimi desteklediklerini anlayamıyordum. Hala da anlamıyorum.
Bu konuda çok endişeliyim. Her bir toplumun geleceği aydınlardır.
Sanırım aydınların etkisiz kalmalarının nedeni sömürülmekten korkmalarıdır.
Tabi bu konuda çok iddia sahibi değilim, bu onların demokratik seçimi.
Ancak aydınlar olmaksızın bir toplumun gelişmesi mümkün değil. Bu
problemle yakından ilgilenmemiz gerekiyor.
Eğer bilim alanında gelişirsek, genç neslimizi yetiştirirsek, halkımızın
geleceği bunlar olacaktır. Büyük insanlar büyük işler için yaratıldı,
biz de onlar için çalışmalıyız.
-Adıge
diasporası ile ilişkileriniz nasıl? Bu konuda Adıgey hükümetinden
ne hangi inisiyatifleri bekleyebiliriz?
Adıge
diasporasıyla ilişkilere değer veriyorum. Çünkü soyadım Şövmen,
'bin erkek' olarak tercüme ediliyor. Tüm Adıgeler kardeşimdir. Tüm
normal adamlar kardeşimdir. O yüzden herkese yardım ediyorum. Adıge
diasporası çok büyük, zannedersem sayı olarak Rus diasporasından
sonra ikinci geliyor. Onlar 4 milyondan fazla. 19. yüzyılda 900
binden fazla idik. Kafkasya'da en büyük halktık. Fakat birçoğu doğduğu
topraklardan ayrıldı. Ama o artık tarihtir. Affetmek ve unutmak
lazım. Ve geleceğe bakan nesli yetiştirmek gerekiyor. Dışarıdaki
diaspora ile ise bağlantılarımızı mutlaka muhafıza edeceğiz. Ataların
topraklarına dönmek isteyen biri varsa biz sevinçle yardım edeceğiz.
Bu konuda Rusya Federasyon hükümeti de bizi destekliyor.
- Abhaz
problemine nasıl bakıyorsunuz?
Abhaz ihtilafı
ancak barış yoluyla çözülür ve bu yolla da çözülmelidir. Ve Rusya
Başkanı'nın bu konudaki görüşü de bu yöndedir.
Görüşmeler 10-20 sene sürse de 1 günlük savaştan daha iyidir. Ben
bu konuda Gürcistan'ı suçluyorum. Abhazya, Rusya içerisine gönüllü
olarak dahil oldu, daha sonra SSCB zamanında onu Gürcistan'la birleştirdiler.
SSCB dağıldıktan sonra kendi gelişme yolunu seçti. Tabi ki, Abhazya
Rusya'ya yakınlaşmaya çalışıyor. Ve doğru yapıyor. Halkın tutumu
böyledir. Demek ki bir uzlaşma aranması gerekiyor. Tabi ki Tiflis'te
aşırıya kaçan insanlar durumu gerginleştiriyor, bu o ülkenin insanlarını
korkutuyorlar. Bu normal değil, medenice değil. Ben bu meselenin
barışçıl olara çözülmesi ve Abhazya'nın kendi seçimini yapma olanağına
sahip olması taraftarıyım.
-Şehrimize
yardım projesi kabul edilmişti. Fakat hiçbir şey değişmedi. Her
hangi bir yardım sözkonusu mu?
-Evet, tabi.
Rusya başkanıyla olan görüşmemde bu meseleyi halettik. Şehir yakın
zamanda hissedilir bir şekilde finans yardımı alacak. Sözgelimi
benim şahsi kaynaklarımdan 14 milyon ruble ayırmış bulunuyorum.
Evleri tamir edeceğiz, hastaneler, okullar, yeni su hattı yapacağız,
kısacası hepsi olacak. Bir de kredi ile inşaat yapımını geliştireceğiz.
Aksi halde gençlerin barındırılmasına yardımcı olmamız zor olacak.
Ajans
Kafkas
|