KAFKAS
V
AKFI
 VAKIF HAKKINDA  
 BUGÜNKÜ 
 KAFKASYA
 
 ANALİZ  
 DİASPORA  
 KÜLTÜR  
 TARİH  
 İZ BIRAKANLAR  
 KAFKAS
 KİTAPLIĞI
 
 BELGELERLE 
 KAFKASYA
 
   
 SERBEST KÜRSÜ  
 MÜZİK  
 SOHBET ODASI  
 E-MAİL  
 ANA SAYFA  
 
 ENGLISH
 RUSSIAN
 ARABIC
 

Abhazya'nın çocukları Türkiye'de

Merve Dağıstanlı
Ajans Kafkas-İstanbul

20.07.2002
Abhazya'da yaşayan Abhaz, Gürcü ve Ermeni ailelerin çocukları Birleşmiş Milletler tarafından 6 yıldan beri düzenlenen bir organizasyon ile Türkiye'ye geldiler.

Çocukları savaş psikolojisinden kurtarmak ve acıları unutturmak amacıyla düzenlenen programa katılan 7Abhaz, 2 Ermeni ve bir Gürcü çocuk Bulgaristan üzerinden gemiyle İstanbul'a geldi.

Çocuklara Abhazya'nın Tkuarçal şehrinde öğretmenlik yapan Ajba Margarita ile fizik tedavi ve rehabilitasyon uzmanı Agirba Arzadın eşlik ediyor.

1992-1993 Abhaz-Gürcü savaşını bebek denecek yaşta yaşayan çocuklar, yeni neslin temsilcileri olarak büyüklerine "savaşı istemediklerini" mesajını veriyorlar.

Ajans Kafkas'a araştırmacı-tarihçi Vladimir Ayuzba'nın tercümanlığı ile konuşan çocuklar, Abhaz-Gürcü sorununa ilişkin düşüncelerini açık yüreklilikle dile getirdiler.

14 Ağustos 1992'de başlayıp 30 Eylül 1993'de sona eren savaş 5 bin Abhaz gencinin canını aldı. Savaşı minik birer çocukken gören çocukların ortak inancı barış etrafında kümeleniyor.
Ne Gürcü çocuklar ne de Abhaz çocuklar yeniden bir savaş çıkmasını istemiyor. İleride savaşın çıkmaması için alınabilecek önlemlerin olduğunun farkındalar.
Abhazya'nın bağımsızlığı ile pek yakından ilgililer. Abhaz çocuklardan biri "Savaş dışında çözümler var. Bizim için bağımsızlık ve barışın başka bir alternatifi yok" diyor. Çocukların geneli "nasıl bir Abhazya arzu ediyorsunuz" sorusuna "Abhazya'nın Gürcistan'la eşit devlet muamelesi görmesi gerektiği"ne inanıyorlar.

Abhaz ailenin kızı Aksba Esma, "Savaş sırasında Agudzera'da 13 ay abluka altında kaldım" diyerek "bir daha o günlere geri dönmek istemediğini" söylüyor ve ekliyor: "Biz annesiz ve babasız kalan çocuklara üzülüyoruz. Savaş değil barış istiyoruz."
14 yaşındaki ortaokul öğrencisi Kristina Zakaray de Tkuarçal'da 14 ay boyunca savaşın minik tanığı olarak Esma ile aynı tepkiyi verenlerden.

Gal bölgesinde Gürcü okulunda okuyan ve bir Gürcü ailenin kızı olan 13 yaşındaki Gergidava Hatuna, ailesinin anlattıklarının da yardımıyla hafızasından o döneme ilişkin şunları aktarıyor: "Sabah erken saatlerde helikopter sesleriyle uyanmışız. Dedem inşaatta çalışıyormuş. Adı Caciko. Bombardıman nedeniyle inşaat çökmüş ancak kendisine bir şey olmadı. Bizi toplayarak Gürcistan'a götürdü."

Gagra'da ortaokul öğrencisi Ermeni asıllı Mayromyan Valeri "Savaş çıktığında ağabeyim 15 yaşında idi. Gönüllü olarak katıldı ve ölmedi. Ben 14 yaşındayım. Savaş çıkarsa ben de ağabeyim gibi kendimizi savunacağım" diyor.

Abhaz çocuklardan biri Gürcü okullarında Abhazya'ya ilişkin öğretilenlerden rahatsızlığını dile getirirken "Biz Gürcistan'dan ayrıldık ama hala kimi Gürcüler Abhazya'ya kendi toprakları gibi bakıyorlar. Ama bu onların yanlışı değil, ailelerin yanlışı" diyor.
Abhaz-Gürcü sorununun nasıl çözüleceğine ilişkin çocukların önerileri de var.
Novi Afon'dan programa katılan Abhaz Ketsba Batal(14) " İlk önce Gürcistan Abhazya'nın bağımsızlığını tanıyacak" diyor. Gagralı Ermeni asıllı Mayromyan Valeri(14) halklar arasındaki güven bunalımına dikkat çekerek "Biz birbirimize güveneceğiz" diyor.
Sohum Abhazlarından Lagulaa Madına(13)'nın görüşü şöyle: "Biz 10 seneden beri bağımsısız. Bunun ne demek olduğunu gördük. Hiçbir güç bizi Gürcistan'a bağlayamaz".
Tkuracal'dan Abhaz ailenin kızı Kristina Zakaray(14) "Gürcistan ve Abhazya eşit devlettir, eşit devlet olarak kalacaktır."

14 yaşındaki Oçamçıra'dan Abhaz Amitchba "Gürcü hocalar çocuklara Abhaz sorununun sadece silahla çözüleceğini öğretiyorlar. Fakat bu düşünce yanlıştır ve ileride problemler yaratacaktır" diyor.

Kendi aralarında Abhazca ve Rusça konuşarak anlaşan çocukların hepsi gelecekte iyi birer meslek sahibi olmak istiyor. Lagulaa Madina İngilizce mütercim, Esma ekonomist, Sohumlu Lagulaa Dagur hukukçu, Amitçba Amiran bilgisayar mühendisi ve Gergidava Hatun doktor olmak istiyor.

Çocuklar, Abhaz Derneği yetkilisi İlhan Kıymet'in yoğun ilgisiyle bir de İstanbul turu yaptılar.
Boğaz Köprüsü'nü çok büyülü bulan çocuklar bir gün kaldıkları İstanbul'da Sultanahmet Camii gibi tarihi mekanları gezdiler.

Abhaz Derneği'nde aralarında Kafkas-Abhaz Dayanışma Komitesi Başkanı İrfan Argun'un da bulunduğu Türkiyeli Abhazlarla tanışan çocuklar daha sonra Kafkas dansı oynayarak maharetlerini sergilemeden edemediler.

Görüş ve önerileriniz için
Anasayfa | Vakıf Hakkında | Ajans Kafkas | Bugünkü Kafkasya | Analiz | Diaspora | Kültür | Tarih | İz Bırakanlar | Kafkas Kitaplığı Belgelerle Kafkasya | Müzik | Resim Arsivi | Serbest Kürsü |
Sohbet Odası
| Linkler