|
Çeçenistan
Devlet Başkanı Aslan Mashadov, Çeçenistan'daki savaşın ne Kafkasya'ya
ne de Rusya'nın diğer bölgelerine sıçramasına taraftar olmadıklarını
söyledi.
"Savaşın
Kafkasya'ya yayılmasını istemiyoruz"
"Çeçenistan'ın
etrafı kardeş halklarla çevrilmiştir; Dağıstanlılar, İnguşlar,
Kaberdeyler, Osetinler. Bizim onların bölgesine yapacağımız
herhangi bir operasyon, bu kardeşlerimiz için acı ve yıkım demektir.
Ben şahsen bütün Kuzey-Kafkasya devletlerinin hiçbir şey yapamazlarsa
da bu savaşın karşıtı olduklarına inanıyorum."
Çeçenistan
Devlet Başkanı Aslan Maskhadov, Çeçen-Rus savaşı, referandumlar
ve Çeçenistan'ın geleceği konusunda çarpıcı açıklamalarda bulundu.
21.03.2003 tarihinde "Kommersant" gazetesinde yayınlanan
bu röportaj Özlem Güngör tarafından Ajans Kafkas için Rusça'dan
Türkçe'ye çevrildi. İşte Maskahov'un açıklamaları:
Çeçenistan'da
savaş başlayalı 3.5 yıl oldu. Bu savaş nelere mal oldu? Rus
ordusunun Çeçenistan'da kontrolü ele geçirdiğini söyleyebilir
miyiz?
Bu savaş
Çeçen halkına muazzam kayıplar verdirdi. Yüzbinden fazla cana
mal oldu ve onlarca yerleşim bölgesinin silinmesine sebep oldu.
Hasar bütün köy ve şehirlere hatta, yurttaki tüm evlere ulaştı.
Yarım milyona yakın Çeçen savaştan ve zulümden kaçmak için dünyanın
her bir yanına dağıldı. Çeçenler'in büyük çoğunluğu öz varlıklarından
mahrum bırakıldılar ve şu an yarı aç, yarı tok yaşamlarını devam
ettirmeye çalışıyorlar. Elbette bu savaşın başka bir yönü de
var. Bununla saldırganları kastediyorum. Onlar birçok şey kazandıklarını
düşünüyorlar. Şunu söyleyebilirim ki; Savaş tahrikçilere başka
bir zamanda rüyalarında bile göremeyecekleri şeyler kazandırdı.
Bu, baş döndürücü kariyer, hırsızlık ve yağmacılıkla ele geçirilişmiş
zenginlik. Onlar bunun arkasındaki yüz binlerce Çeçen sivilin
ve onbinlerce Rus askerinin kanından dolayı herhangi bir rahatsızlık
duymuyorlar ve bu onları korkutmuyor. Kontrol ile ilgili olarak
şunu söyleyebilirim; Rus ordusunun kontrolü sadece yüz-iki yüz
yıl önce savaşla yerleştiği bölgelerdedir. Çeçenler için Rus
askeri düşman, tahrikçi, ceza verici ve işgalcidir. Bu düşman
yüzünden toprak yandı ve yanmaya devam ediyor.
Geçenlerde
Chechenpress, sizin Gudermes'te bir toplantı yaptığınızı ve
Caharkale'yi ziyaret ettiğinizi açıkladı. Bu doğru mu? Sizin
Çeçenistan'da dolaşma imkanınız var mı?
Bilmiyorum,
Çeçenistan'da hiç işgalci grubun hareketlerini gözlemleme fırsatınız
oldu mu? Tamamen zırhlı araçlar ve birkaç helikopter eşliğinde
ordu birlikleri şeklinde hareket ediyorlar. Bu şekilde oluyor,
çünkü onlar savaşçılarımdan korkuyor. Bu birliklerin herhangi
bir patlama ve yarılmaya maruz kalmadan geçebildikleri azdır.
Havada da onlara güven hissi bırakmıyoruz. Örneğin, geçen sene
yirmiye yakın helikopter düşürülmüştü. Evet, Chechenpress zerre
kadar abartmadı. Benim sık sık devletin güneyinden kuzeyine,
doğusundan batısına gitmem gerekiyor. Ziyaret etmediğim ve bulunmadığım
bir yer söylemek benim için zor. Kontrol sorusuna geri dönersek,
düşman ordusunun konakladıkları yerler hariç tüm yurtta kontrol
bizim elimizde. Elbette ziyaretlerimi açıktan ilan etmiyorum,
çünkü böyle bir şeyi yaparsam onların bizleri bombalarla takip
etmemeleri ve yanımdaki kişilere fiziksel işkencelerde bulunmamaları
mümkün değil ve ben bu tür olayları önlemek için ziyaretlerimi
gizli tutuyorum.
Bugün
Çeçen mücadelesinin gücü ne durumdadır? Onlar ne derece size
itaat ediyorlar?
Sizlerle
benim gözlemlerimi paylaşayım. Rus haber kaynakları savaşın
başından beri kalan savaşçıların sayısını iki-üç bin olarak
veriyor. Bu kaynaklara göre her hafta Çeçenistan'da ortalama
onlarca Çeçen askeri, onların dilinde eşkıya öldürülüyor. Çeçenler
için bu savaş milli bir davadır. Amacımız bu savaşı durdurmaktır.
Burada öldürülen, yaralanan ve hastalanan kişilerin yerini yenileri
alıyor.
Onların bana ne kadar itaat ettikleri sorunuza cevap olarak
şunu söyleyeyim ki, Çeçen ordusu, gelecekteki vatanına inancı
olan ve onu korumak için şereflice savaşan gönüllülerden, vatanseverlerden,
vatanın en iyi evlatlarından oluşuyor. Askerlerimiz için ben
Çeçen halkının seçimiyim. Birçok taleplinin arasından ben seçildim.
Çeçen savaşçılar, bana, hepimizin Çeçenistan'ın ilk Devlet Başkanı
Cohar Dudayev'e itaat ettiğimiz gibi itaat ediyorlar. Benim
emirlerimi itirazsız kabul ediyorlar. Şunu söylemek zorundayım
ki, devlette işgalcilerden başka balta vuran gruplar da var.
Bunlar FSB'nin tüm desteği ile Kadırov benzeri gruplar, OMON
birlikleri ve Çeçenlerden özel askeri istihbarat gruplarıdır.
Bu, farklı bayraklar altında savaş şartlarında artarak ağır
cürümler işleyen kriminal elementlerdir. Adı geçen gruplar askerlerimizle
her tarzda çarpışıyorlar.
Çeçenler'in Çeçenler'i öldürmeleri büyük bir başarı kabul ediliyor
ve her tarzda mükafatlandırılıyor ve teşvik ediliyor. Ve maalesef
biz buna karşı koyamıyoruz.
Bu
savaş daha ne kadar sürecek?
Elbette
en kısa zamanda bitmesini isterdim. Savaş, savaşla gelenlerin
gitmesiyle biter. Ve ben şuna inanıyorum ki bizim meselemiz
güçle çözümlenmeyecek.
23
Mart'ta yapılması tasarlanan referandum ile ilgili neler söyleyebilirsiniz?
Nasıl bir sonuç bekliyorsunuz?
(Referandum planlandığı gibi 23 Mart'ta gerçekleşti. Kremlin
anayasanın yüzde 96 oranında kabul gördüğünü açıkladı. Editörün
Notu)
Bu ilkel,
olgunlaşmamış kaba bir şaka. Bu halkla alay etmektir. Herhangi
bir referandum gerçekleşmeyecek, ancak hazırlanmış sonuçlar
açıklanacak. Biz bunun gibi bir hadiseyi, Aralık 1995'teki başkan
seçiminde oynadıkları oyun sonucunda yaşamıştık. Moskova'nın
şu şartlarda niyeti anlaşılır ve belirgindir. Bazı uluslararası
organizasyonlar Rusya açısından biraz duruma endişeli bakıyorlar.
Onların çok iyi bildiği bir şey var ki, o da referandumda alternatif
bir önergenin olması gerekir. Eğer bu, uluslararası kuruluşlarca
da tanınmış 1997'deki bizim seçimlerimizi ve her gün Çeçenistan'da
savaşın olduğunu görmezlikten gelmek ise çifte standarttan bahsediyorlar
demektir. Bana göre biz gerçek ırkçılıkla karşı karşıyayız.
Çeçenler'i kural dışı bırakarak zararlı ilan ediyorlar. Biz
buna hiçbir zaman boyun eğmeyeceğiz.
Direnen
savaşçılar bu referandumun gerçekleşmemesi için herhangi bir
eylemde bulunacaklar mı?
Olmayacak
bir şeye nasıl engel olunabilir? 23 Mart direnen savaşçılar
için normal savaş günlerinden biri olacak. Bakalım onlar bugünde
diğer günlerden fazla veya az ne yapacaklar? Savaş son işgalci
de vatanı terk edinceye kadar sürecek.
Eğer,
Vladimir Putin'in söz verdiği gibi bu sene sonunda devlet başkanlığı
seçimleri olursa katılmayı düşünüyor musunuz?
Putin istediği
şey hakkında söz verebilir, ama sene sonunda ne olacağını hiçbir
fani bilemez. Ben şundan eminim ki Putin 1999 yılında savaşa
başlarken bu kadar uzayacağını bilmiyordu. Sayılı haftalardan
ve aylardan söz ettiler, ancak sizin de başta söylediğiniz gibi
savaş 3.5 senedir devam ediyor. Eğer Putin Rusya'nın geleceğinde
sorumluluğunun olduğunu bilme kabiliyetinde ise bu akılsızca
devam eden savaşı da bitirmesi gerektiğini anlar.
Sizin
başkanlığınızın süresi Ocak 2002'de bitti. Şu anda sizin hükümetinizin
yasallığı nedir?
Benim hükümetim,
1997 yılında yapılan seçimlerden sonraki gibi halen hukukidir.
Dediğiniz gibi devlet başkanlığı süresi Ocak 2002'de bitti.
Ancak, aynı anayasa eğer devlette seçim şarları mevcut değilse
var olan hükümetin süresinin uzatılmasını öngörüyor. Parlamentomuz
bu kararı savaşın başında almıştı. Ayrıca şu anki durumun benzerini
Dudayev'in devlet başkanlığında da yaşamıştık. Onun görev süresi
de 1995 yılında bitmişti, ancak parlamento onu 1996 yılına kadar
uzatmıştı ve bu dönemde Rus hükümetinin Dudayev ile yaptığı
anlaşmaları da bulunmakta. Ve 1992 yılında kabul edilen Çeçenistan
Anayasası gereğince gerekli şartlarda yeni bir seçim yapılıncaya
kadar benim hükümetim yasal olarak görevini sürdürecek.
Geçenlerde
FSB sizin "Nord- Ost"ta yapılan terörizm eylemine
ortaklığınız ve uluslararası terörizm ile bağlarınız olduğu
yönünde açıklama yapmıştı. Bunun hakkında ne söyleyebilirsiniz?
Daha önceleri
bunun hakkında defalarca söylediğim gibi, bu sadece FSB'nin
saçmalıklarındandır. Ben ve Ahmet Zakayev bu olay hakkında açıklamalarda
bulunduk. Terör bizim metodumuz değil. Biz hiçbir zaman meselelerin
çözümü için teröristsi eylemlere baş vurmadık. Vatanın korunması
şerefli bir iştir. Diğer taraftan Moskova'da rehineler alınması
tamamen Rusya'nın güce dayalı eylemlerinin Çeçenistan'daki neticesidir.
Bu olayda rehineler ve onları rehin alanlar da Çeçen halkının
esaretine yönelik yürütülen, insanlığa sığmayan savaşın kurbanlarıdır.
Uluslararası arenada uluslararası terörizm ve bizim takip ettiğimiz
amaçlar tamamen taban tabana zıt şeylerdir. Uluslararası teröristler
nüfuz sahalarından birini ele geçiriyorlar, yitirdikleri pozisyonun
intikamını alıyorlar, rakiplerine iftira atıyorlar, kargaşa
çıkarmaya çalışıyorlar vs. Çeçenler'in tek bir talebi var, yaşamamızı
normal olarak sürdürmek. Bizim uluslararası arenada, uluslararası
haklara sadece aşırılıklar yapan eşkıyaların yatıştırılması
ve bir halkın kıyamının durdurulması yönünde başvuruyoruz. Bana
her zaman savaşı Rusya'nın bölgelerine götürme teklifini getiriyorlar.
İlk bakışta bu gerçekten cazip bir teklif, yani bu sen hareketlerinde
tamamen özgürsün, senin ve düşmanın açısından her türlü hareket
düşmana zarar verecektir. Bizim savaşçılarımız şöyle diyor;
Bırakın onlar kendi köylerini ve şehirlerini bombalasınlar.
Ancak şimdiye kadar benim delillerim daha ikna edici oldu. Onlar
oldukça çok, ancak bir kaçını sayıyım. Birincisi, bizim Rusya'ya
veya onun ordusuna galip olma gibi bir tasarımız yok. Bu hayal
aleminde olmak demektir. İkincisi, Çeçenistan'ın etrafı kardeş
halklarla çevrilmiştir: Dağıstanlılar, İnguşlar, Kaberdeyler,
Osetinler. Bizim onların bölgesine yapacağımız herhangi bir
savaş operasyonu bu kardeşlerimiz için acı ve yıkım demektir.
Ben şahsen bütün Kuzey-Kafkasya devletlerinin hiçbir şey yapamazlarsa
da bu savaşın karşıtı olduklarına inanıyorum. Genel fikir bu.
Benim kanaatim şu ki, er yada geç Moskova'da biri bu Çeçenistan'daki
savaşın perspektifsizliğini ve onun Rusya'ya olumsuz etkilerini
anlayacak.
Rusya'nın
Ahmet Zakayev ile ilgili davanın neticesinin ne olacağını düşünüyorsunuz?
Uzun bir
yoruma gerek yok, Ahmet Zakayev'in Rusya'da mahkeme edilebileceğini
zannetmiyorum. Ben kesin olarak biliyorum ki Ahmet Zakayev'in
suçlandığı konuyla hiçbir alakası yok. 1994 yılından beri Ahmet
Zakayev'in faaliyetleri basın ve siyasi bir özelliği beraberinde
taşıyor. O da diğer halkımız gibi savaşa zorlanıyor. Danimarka
ve İngiltere bağımsız hukuk sistemine sahip ülkeler olarak biliniyor.
Ve İngiliz hükümeti siyasi bütünlüğü gereğince hukukuna aykırı
bir karar vermez.
Rusya
ile görüşmelerin başlayacağına inanıyor musunuz? Ve sizin taraftan
kim vazifelendirilecek?
Elbette
inanıyorum ve umut ediyorum. Baştan beri söylüyorum, Rusya Federasyonu
ve Çeçenistan arasındaki mesele sadece görüşme ve anlaşmalarla
çözülür ve bu meseleler hiçbir zaman savaş alanında çözülemez.
Biz herhangi bir şartımız olmadan görüşmeye hazırız. Seçim Moskova'nın
olsun. Bütün savaşlar bitiyor ve devam eden bu savaş da bitecek.
Görüşmeler olmasa da Rusya SSCB döneminde Afganistan'dan çekilmek
zorunda kaldığı gibi Çeçenistan'dan da gidecek. Şunu da söyleyeyim
ki Afganistan'dan çıkışları hiç de güzel bir örnek değildi.
Yaşayalım, göreceğiz. İnsan daha iyisine inanmak istiyor. Rusya
ile görüşmelerde yetkili kişi olarak Ahmet Zakayev kalacak.
Bizim tezimize karşı koyanlar her ne kadar aksini göstermeye
çalışıyorlarsa da şunu belirteyim ki tek taraflı görüşme olmaz.
Onlar bir savaşı, karşı koyanları görmezlikten gelerek bitiriyorlar,
şimdi de barış sürecini referandumun ardından özerklik olarak
düşünmeye başladılar.
Eğer
görüşmeler başlayacak olursa Çeçen tarafı ne elde edecek?
Eğer ki
görüşmeler başlayacak olursa, bizim hedefimiz barış ve Çeçen
halkının güvenliği olacak. Kimse kimseyi "bağımsızlık"
kelimesiyle ürkütmesin. Biz gerçekçiyiz ve kimsenin tamamen
bağımsız olmayacağını biliyoruz. Eğer görüşmeler başlarsa biz
savaşın ne kadar anlamsız bir şey olduğunu göstereceğiz ve o
zaman bütün sorunların çözümü bulunur. Benim görüşüm şu ki Çeçenler
seçim haklarının olmayışından dolayı savaşıyorlar, Ruslar ise
asılsız şeyler için, savaşmış olmak için savaşıyorlar.
Ajans
Kafkas
|