|
KAFKASYA'YA
DÖNENLERİN DÜŞ KIRIKLIĞI
Çerkesler'in
tam daire dönüşü
Zarina
Kanukova'nın IWPR'da "CIRCASSIANS TURN FULL CIRCLE"
başlığı ile yayınlanan bu yazısı Didem Baş tarafından Ajans
Kafkas için Türkçe'ye çevrildi.
Zarina Kanukova
- Nalçik
*
Kafkas göçmenlerinin
torunları, ata topraklarına dönerek yeni hayatlar kurma umudundaydılar
ancak bunların çoğu hayal kırıklığına uğrayarak dönüşten vazgeçiyor.
Çerkesler,
19. yüzyılda vatanları Kafkasya'dan çok uzaklara göç ettiklerinde,
Çerkes toplumunun torunlarının 150 yıl sonra topraklarına geri
dönecekleri mümkün gözükmüyordu.
Ortadoğu
ülkelerine yerleşmiş göçmenlerin torunlarından bir kısmı, komünizmin
düşüşünün ardından damla damla Kafkasya'ya dönerek yerleşmeye
başladılar. Ne var ki onların romantik hayalleri bugünün Rusya
Federasyonu'ndaki hayatın gerçekleriyle yüzleşince paramparça
oldu. Şimdi bunların çoğu geri dönüyor.
Tahmini
olarak Türkiye ve Ortadoğu'da 3.5 milyon Kuzey Kafkasya kökenli
insan yaşıyor. Bunların 3 milyonundan fazlası ataları 19.yüzyılda
Kafkas savaşları sonunda Kafkasya'dan zorla sürülen Çerkesler.
Diasporada
yaşayan Çerkeslerin sayısı, bugün Kuzey Kafkasya'da başlıca
Adıgey, Kabardey-Balkar ve Karaçay-Çerkes Cumhuriyetleri'nde
yaşayan Çerkesler'in sayısından çok daha fazla.
Dinamis
Tausultan 11 yıl önce Suriye'den anavatanına dönerek Kabardey-Balkar'ın
başkenti Nalçik'e yerleşen Çerkesler'den biri. Şu an ebeveyni
ve 2 erkek kardeşi ile açmış oldukları kafeler zincirini işletiyor.
"En azından buradayız, bir zamanlar zorla sınır dışı edildiğimiz
anavatanımızdayız" diyor.
"Hala
Suriye'deki akrabalarımı ziyaret ediyorum ama kesinlikle artık
burada, Kafkasya'da
hayatımı sürdürmek istiyorum. Annenizin, büyük annenizin sizin
için özenle korumuş olduğu ana dilinizi, kendi dilinizi konuşmak
için ödemeniz gereken büyük bir bedel yok. Anavatanımız kutsal
bir yer. Dönüşümüzle atalarımızın ruhlarının huzura kavuştuğunu
hissediyorum" diyor.
Buna karşın
son yıllarda Kafkasya'ya geri dönüş planları içinde olanların
sayısı giderek azalmaya başladı. Ayrıca gidenlerden yüzlercesi
anavatanda sadece birkaç yıl kalabildi. Kafkasya'ya dönenlerin
yapmış oldukları hesaba göre Kabardey-Balkar'a 1992'den bu yana
Suriye'den 600 Çerkes dönüş yaptı, bunlardan 200'ü bir süre
kaldıktan sonra gelmiş oldukları ülkelerine geri gitti. Yine
Türkiye'den Kabardey-Balkar ve Adıgey Cumhuriyetlerine 500 kişi
döndü. Şu an Adıgey'de dönüş yapmış 350 kişi yaşıyor.
Ortadoğu'da
yaşayan Çerkesler, Sovyet yönetiminin günlük hayata ve kültüre
verdiği şekil karşısında fazlasıyla anlayışa sahip değiller.
"Buraya
gelmeden önce hepimiz atalarımızın Kafkasya'sını hayal ettik"
diyor Türkiye'den 13 yıl önce dönmüş olan Macit Utij. "Eskiden
Çerkeskalar giymiş atlıları, kaynaktan testileriyle su alan
kızları canlandırırdım zihnimde" diye ekliyor.
IWPR, Suriye'den
Nalçik'e yerleşmiş ve burada 3.5 yıl yaşadıktan sonra tekrar
Ortadoğu'ya dönme hazırlıkları içinde olan bir Çerkes aileyle
görüştü. Aile isimlerinin kullanılmamasını istedi.
"Suriye'de
kendi işim vardı ama çocukluk hayalim atalarımın vatanı Kafkasya'ya
dönmekti" diyor baba ve devam ediyor: "Evlenmeden
önce nişanlımdan evlendiğimizde benimle birlikte Kafkasya'ya
taşınması için söz aldım. İş kurabilmek için tüm birikimimi
harcamış durumdayım, buna karşın şimdiye dek güvenebileceğim
bir iş ortağı bulamadım."
Eşi ise
"Ben dindar bir insanım ve İslam'ın gereklerine uygun bir
şekilde yaşamaya çalışıyorum. Kaberdey-Balkar'ın Müslüman bir
cumhuriyet olduğunu zannediyordum. Ve açıkçası burada karşılaştığım
şeylere pek de hazırlıklı değildim. Burada İslam'ı doğru şekilde
yaşayan gerçek Müslüman ailelerin sayısı oldukça az ve Adıge
kültürü unutulmuş durumda. Ben torunlarımın Müslüman bir ülkede
yetişmelerini isterim. Eşimin anavatanda ölmek hayali gerçekleşemeyecek.bunun
için üzgünüm" diyor.
Dönen Çerkesler
kültürel şokun yanısıra Rus bürokrasisinin zorluklarıyla da
yüzleşiyorlar. Bunların sonuncusu Haziran 2002'de yürürlüğe
giren vatandaşlık yasası oldu.
Kabardey-Balkar
Parlamentosu ve Dünya Çerkes Birliği Başkanı Zaurbi Nakhuşev,
"Dört yıl boyunca, herhangi bir yabancı ülke vatandaşı
çifte vatandaşlık alma hakkına sahipti ve uzakta yaşayan pek
çok hemşerimiz bu haktan yararlandı" diyor ve ilave ediyor:
"Ama yeni Rusya vatandaşlığı yasası buna izin vermiyor."
Yeni yasa vatandaşlık için başvuran kişinin Rusya vatandaşlığına
geçmesi için vatandaşı bulunduğu ülkenin vatandaşlığından ayrılmasını,
akıcı bir şekilde Rusça konuşuyor olmasını ve 5 yıl boyunca
Rusya topraklarında yaşamasını öngörüyor. Pek çok Çerkes bahsedilen
yeni yasanın Ortadoğu'dan Kafkaslar'a göçü tamamen durduracağına
inanıyor.
"Tüm
vatanseverliğime rağmen bu şartları kabul edemem, kimse edemez"
diyor Utij.
Kabardey
Balkar Rodina (Anavatan) Derneği Başkanı Vladimir Nakatsev,
IWPR'a
"Yeni yasa uzakta yaşayan 3.5 milyon gerçek Çerkes'e karşı
yapılan bir ayrımcılık hareketidir. Ürdün'de yaşayan diaspora
liderlerimizden Başkan Putin'e bu konuyla ilgili bir dilekçe
göndermelerini istedik. Putin cevabında yasanın bir dogma olmadığı
ve değişime açık olduğunu yazdı" diyor.
Kabardey-Balkar'a
dönenlerin yüzleştiği ilk problem ülkede 5 yıl gerekli ikametgah
için izin almak. Nalçik Vize ve Kayıt Ofisi eski Polis Müfettişi
Aslan Betrozov, IWPR'a izin alma sürecinin 6 ay kadar sürebileceğini
söyledi. Betrozov, "Yabancı ülke vatandaşları istenen belgeleri
bir araya getirmede güçlük çekebilirler. Ardından bu belge paketinin
bir dizi kontrol işleminden geçmesi gerekiyor" diyor.
Adıgey'e
kısa bir süre öncesine kadar Rus pasaportu ve oturma izni işlemlerinde
daha kolay bir prosedür takip ediliyordu. Pek çok kişi bu avantajdan
yararlandı ve bu nedenle yerel yönetime minnettarlar. Buna karşın
Adıgeyli memurların daha çok rüşvet aldıklarını söylüyorlar.
Dönen ilk
Çerkesler'den biri olan ve aynı zamanda bugün resmi olarak Mayop'ta
ikamet eden Nihat Berzeg "Problemlerimi çözmek için rüşvet
veya ekstra paralar ödemek istemiyorum" diyor.
"Biri diğerinin haklarını kanun altında korumalı. Eğer
rüşvet ödersek bu, sadece yeni dönenlerin işlerini daha da zora
sokacaktır."
Diasporadan
gelenlere karşı memnuniyetsizliklerini belirtenler sadece Rus
otoriteleri değil. Bazıları 1990'ların başında da Çerkes kültürünü
geliştirmek amacıyla kurulan derneklerden de şikayetçiler.
"Adıge
Khase ve Dünya Çerkes Birliği, bizimkiler de dahil olmak üzere
etnik meselelere yön vermek için kuruldu ama işlerini yapmıyorlar"
diyor Utij.
Suriye'de
doğmuş ama bugün bir Rusya vatandaşı olan Ahmet Staş da söylenenlere
katılarak, "Bu organizasyonlara güvenmemeliyiz, 10 yıldır
bize vermiş oldukları tek sözü bile tutmadılar" diyor.
Tanınmış
Çerkes liderlerinden bahsederek "10 yıl önce toplantılarda
konuşanlar, 'Adıgeler birleşin' diye çağrı yapanlar iz bırakmadan
kayboldular ortalıktan. Böyle şeyleri söylemeye başladığımızda
otoriteler bizi susturmak için çok çabuk tepki verdiler"
diyor.
Rus pasaportu
almaktaki bürokratik zorluklar, iş bulma ve köklerini keşfetme
gibi hususlar yeni dönenlere bunların üstesinden gelmeleri için
güçlü olmaları gerektiğini ve Kuzey Kafkasya'da hayatta kalmak
için şartlara uyum sağlayabilmeyi öğütlüyor. Ayrıca bunlar,
Kuzey Kafkasya'da hayata dair olumsuz söylentiler yaydığı için
de suçlama konusu.
"Eğer geri dönerseniz sadece hayatta kalmak için bir yol
bulmak zorunda değilsiniz, aynı zamanda başarılı olmanız, akrabaları
bulmak dışında kendinize arkadaşlar da edinmeniz gerekiyor "
diyor 10 yıl önce Nalçik'te bir ticari firması açan İmdat Kip.
Kuzey Kafkasya
ve Ortadoğu'daki 2 halk birbirlerinden tecrit edilmiş bir şekilde
yaşarken tarihçiler ve dil bilimciler, bir taraftan da dışarıdaki
Çerkesler'in anadillerini günden güne kaybetmekte olduklarını
söylüyorlar. Önümüzdeki 20-30 yıl içerisinde Türkiye, Ürdün
ve Suriye'de Çerkes dilinin öleceğine dair uyarıda bulunuyorlar.
*Zarina
Kanukova, Nalçik'te çıkan Oşkhamakho dergisinin editörü
SOURCE: IWPR- CAUCASUS REPORTING SERVICE, No. 177, May
1, 2003
Ajans
Kafkas
|