|
KAMUOYUNA
AÇIKLAMA!
23 Nisan 2001
Bugün 13 silahlı eylemcinin, Rusya'nın Çeçenistan'a yönelik saldırılarını
protesto etmek amacıyla Maçka'daki Swiss Otel'e baskın düzenlemeleri
ve 100'e yakın insanı 12 saat süreyle rehin aldıkları eylem 'ikna
yoluyla' kansız bir şekilde sona erdirildi. Eylemciler, 'maksatlarının
hasıl olduğunu' belirterek silahlarıyla birlikte güvenlik kuvvetlerine
teslim oldular.
Eylem sonrasında
kamuoyuna yaptığım açıklamaların bazı saptırmalara uğraması nedeniyle
bu açıklamaları bir kere de yazılı olarak yapmam icap etmiştir:
Gece geç saatlerde
başlayan eylemden yayın kuruluşları vasıtasıyla haberdar oldum.
Olayların başlangıç ve gelişimini televizyonlardan takip ettim.
Eylemcilerin Kafkasya'daki Çeçen soykırımını protesto etmek için
böyle bir yol seçtiklerini yine televizyonlardan öğrendim. İlerleyen
saatlerde devletin güvenlik güçlerince arandım; Kafkas Vakfı Başkanı
sıfatıyla eylemcilerle konuşarak eylemlerini bitirmeleri için kendilerine
telkinde bulunmam istendi. Faydalı olabileceğimi düşünerek görevi
kabul ettim. Sabah saat 8.00 sularında devletin güvenlik güçlerince
olay mahalline götürüldüm ve İçişleri Bakanı sayın Saadettin Tantan
ve İstanbul Emniyet Müdürü sayın Kazım Abanoz'un bilgileri doğrultusunda
eylemcilerin lideri Muhammad Tokcan'la görüşerek yanlış bir iş yaptıklarını,
devletin kendileriyle pazarlık yapmayacağını, eylemlerinin zararından
başka kimseye bir faydası olmayacağını, derhal bu eyleme son vermeleri
gerektiğini söyledim.
Eylemciler de, kan dökmeye, kimseye kötülük yapmaya niyetleri olmadığını,
bazı otel müşterilerini zorunlu olarak misafirliğe tabi tuttuklarını,
Çeçenistan'da işlenen Rus zulmünü dünyaya duyurmak için başka bir
şansları kalmadığı için böyle bir yola tevessül ettiklerini söyleyerek
kendilerine bir basın konferansı yapma şansı verirlerse eyleme son
vererek teslim olabileceklerini söylediler. Bunun mümkün olma şansı
bulunmadığını defalarca söylememe rağmen bunda ısrar ettiler. Ben
de bu taleplerini olay yerindeki ilgili makamlara ilettim. Cevabın
menfi olması üzerine bunu da eylemcilere ileterek, taleplerinin
mümkün olamayacağını, hemen teslim olmaları gerektiğini, yaptıklarının
tasvip edilecek bir iş olmadığı gibi Kafkasyalı terbiyesine ise
hiç mi hiç sığmayacağını söylemek suretiyle kendilerini ikna etmeye
çalıştım. Bana Çeçenistan'da yapılan zulmün kendilerine verdiği
rahatsızlıktan bahsederek, uzun uzun bu eylemi düzenleme sebeplerini
anlattılar ve bunları dışarıdaki basın mensuplarına aynen aktarmamı
istediler. Ben de güvenlik birimlerinin müsaade etmesi halinde bunu
yapacağıma söz vererek hemen silahlarını bırakmalarını istedim.
Uzun konuşmalar sonrasında ikna oldular. Bilahare de silahlarını
bıraktılar ve tek tek emniyet güçlerine teslim oldular..
Daha sonra olay yerinde bulunan en yetkili makamlardan izin almak
suretiyle, dışarıda hazır bulunan medya mensuplarına eylemcilerin
bu eylemi niçin düzenledikleri hakkında söylediklerini aktardım.
Olayla ilgim sadece ve sadece bundan ibarettir.
Kaldı ki, Kafkasya'nın hürriyet mücadelesine gönül vermiş bir insan
olarak böylesi bir eylemi hiç bir şartta tasvip edebilmem de mümkün
değildir. Şahsım ve Başkanlığını yaptığım vakıf olarak, kanunlar
çerçevesinde meşru yollardan yapılacak mücadelenin dışındaki bütün
metotları reddettiğimizi de açık yüreklilikle belirtirim.
Kamuoyuna saygıyla
duyurulur.
MEHDİ
NÜZHET ÇETİNBAŞ
KAFKAS VAKFI BAŞKANI
|