KAFKAS
V
AKFI
 VAKIF HAKKINDA  
 BUGÜNKÜ 
 KAFKASYA
 
 ANALİZ  
 DİASPORA  
 KÜLTÜR  
 TARİH  
 İZ BIRAKANLAR  
 KAFKAS
 KİTAPLIĞI
 
 BELGELERLE 
 KAFKASYA
 
   
 SERBEST KÜRSÜ  
 MÜZİK  
 SOHBET ODASI  
 E-MAİL  
 ANA SAYFA  
 
 ENGLISH
 RUSSIAN
 ARABIC
 

Muhammed Emin Tokcan'ın kız kardeşi Ayşe Tokcan, eylemi değerlendirdi

Muhammed bizi de atlattı

FEHİM TAŞTEKİN

12 arkadaşı ile birlikte Çeçenlerin sesinin duyurmak için 22.04.2001 gecesi İstanbul'daki Swissotel'i basarak 12 saat boyunca eylem yapan Muhammed Tokcan'ın kız kardeşi Ayşe Tokcan, eylemi Ajans Kafkas'a değerlendirdi. Son derece sakin konuşmasıyla dikkat çeken Ayşe Tokcan, Muhammed Tokcan'ın dört ay önce cezaevinden çıktığını hatırlatarak "Her şeye yeniden başladık" dedi.

Böyle bir eylemin olacağından haberdar mıydınız?

Kesinlikle haberim olmadı.

Sizce bu planlı bir eylem miydi?

Kendisiyle en son on gün önce bir aradaydık. Bu nedenle de planlı bir şey olmadığına kanaat getiriyorum.

Pek hiç mi kuşkulanmadınız?

Bana söylemeseler bile benim bir şeyler hissetmem gerekirdi. Bir gün önce telefonla görüştük ancak hiçbir şey hissettirmedi. Olağanüstü bir durum yoktu. Feribot eyleminde olduğu gibi bu sefer de bizi atlattı. Nihayetinde o benim kardeşim ve kendisini çok iyi tanıyorum. Şayet böyle bir plan olsaydı anlardım.
Tahmin ediyorum ki 1996'daki gemi olayında olduğu gibi önceden planlanmadı. Bir iki gün içinde karar verilmiş bir olay.

Bu da bir plan sayılmaz mı?

Böyle bir olay için mi? İki gün çok kısa bir süre. Benim plandan anladığım; yer tespit edeceksin, oraya gidip inceleme yapacaksın, başıma ne gelir, ben ne yaparım diye hesaplar yapacaksın. Bunlar hadi bu olayı yapalım demişler ve gitmişler.

Sizin eylemden ne zaman haberiniz oldu?

Saat 12.00'de haberim oldu. Yakınlarım televizyonu seyrediyor musun diye aradılar. Ben de herkes gibi televizyondan öğrendim.

Muhammed Tokcan'ın eylemciler arasında olduğunu ilk saatten beri biliyor muydunuz?

Uzun bir süre kendisinin orada olup olmadığından emin olamadım. Sabah saatlerine kadar kendisinden haber alamayınca ben de artık Muhammed orada dedim. Çünkü kendisinin adı geçiyordu, dışarıda olsa mutlaka beni arardı diye düşündüm.

Siz ona ulaşmaya çalıştınız mı?

Kendisi cep telefonu taşımaz, genelde o beni arar. Dediğimi gibi kendisi beni aramayınca artık kesin olarak Muhammed'in orada olduğundan emin oldum.

Kardeşinizin geleceğe ilişkin ne tür planları vardı?

Dört senesini cezaevinde geçirdi. Bir süre de kaçak kaldı. Kendisi gibi biz de çok sıkıntılar geçirdik. Herkes gibi bizim de gelecek planlarımız vardı. Ama bizim gelecek planlarımız içinde her zaman Kafkasya vardır. Kafkasya'dan ayrı bir gelecek düşünmüyoruz.

Bundan neyi kastediyorsunuz?

Ben Türkiye'de doğup büyüyen Kafkas kökenli bir insan olarak atavatanımı düşünmem gerektiğinin bilincine vardığımdan beri ve oralarla da ilişkilerimiz olduğu için Türkiye ve Kafkasyasız bir yaşam düşünemiyorum. Türkiye de çok önemli bizim için.

Muhammed Tokcan da böyle düşündüğü için mi ikinci kez eylem yaptı?

Evet. Kendisi de daha önce röportajlarında belirtmişti: Kafkasya'nın geleceği Türkiye'den gerçekleşecek. Nüfus olarak Türkiye'de az da değiliz. Türkiyesiz de yapamayız, çünkü burayla gönül bağımız var. Türkiye zamanında kapılarını açtı bize.

Muhammed Emin, bu düşünceleri nedeniyle bir gün yine böyle bir eylem yapacağının sinyalini veriyor muydu?

Sinyal demeyelim de, herkesin bunu yapamayacağı ortada. Siz bir eylem yapıp dört senenizi cezaevinde geçiriyorsunuz ve aynı şeyleri tekrar göze alıp eylem yapıyorsunuz. Herkes bunu göze alamaz. Kendisine bunun nelere mal olacağını bilerek ikinci bir kere bunu yapacak kadar halkını seven biridir.

Birinci eylemle ilgili olarak hiç pişmanlık ifadesi gördünüz mü kendisinde?

Hayır. Ailesi olarak da biz de hiçbir pişmanlık duymuyoruz. Allah'a şükür yüzümüzü kızartacak bir olay değil. Aksine ben son derece gururlanıyorum.

Düzceli hemşerileri Tokcan'ı kınadılar diye bir takım açıklamalar yayınlandı.

Olaylara biraz objektif bakmak gerekir. Kendisi için terörist denildi. Tamam sözcük anlamına bakılınca bu bir terörist eylemdir. Türkiye terör eylemlerinin ne olduğunu bilen bir ülkedir. 14 yıl süren Güneydoğudaki kanlı olaylar, Mavi Çarşı olayı vs. Ama Muhammed'in yaptığı bir eylemi dünya görmemiştir. Rehine tabir edilen insanları üzmeden, sıkmadan, zarar vermeden böyle bir eylemi gerçekleştiren başka bir kişi var mıdır? Dünyada var mı bunun örneği.

Siz ailesi olarak çevrenizden nasıl tepki alıyorsunuz?

Tabi ki tepki verenler de var destekleyenler de.

Dışlanma gibi bir durum oldu mu?

Yüzümüzü kızartacak bir durum yok ortada, devletin parasını hortumlamamış, zimmetine bir şey geçirmemiş, kimseye hakaret etmemiş. Bu yüz kızartıcı bir olay değil.

Muhammed'in Kafkasya'ya yerleşme gibi bir düşüncesinden bahsediliyordu.
Oraya yerleşip buraya gelmeyeceğim diye bir şey yok. Burası da bizim vatanımız.
İkili bir yerleşim sözkonusuydu.

Bunu ne zaman gerçekleştirmeyi düşünüyordunuz?

Yakın bir gelecekte planlarımız bu yöndeydi. Ama nedense planlarımız bir anda ani bir şekilde değişti.

Hangi plan daha gerçekti?

Birinci plan gerçekti. Eylem çok spontane oldu.

Zamanlama açısından soruyorum, Muhammed'i hadi böyle bir eylem yapalım dedittiren şey nedir? Ne oldu da herşey bir anda değişti.

Onu kendisine sorun. Biliyorsunuz Dudayev'in ölüm yıldönümüydü. Çeçenistan unutulmuştu. Sadece Çeçenistan demek de yanlış olur aslında. Gözönünde olan Çeçenistan. Bugün Abhazya meselesi var. Bizim orada kardeşlerimiz buraya gelmek istese Türkiye kabul etmiyor. Kafkasya'nın her yerinde sıkıntılar var.

Yani ses getirmek için bunu yaptı...

Evet. Kafkasya'nın bütün problemlerine dikkat çekmek için yaptı bunu.

Bu sonucu elde etti mi sizce?

Kesinlikle. Amaç dünyaya duyurmaktı. 1996'da da Çeçen ismini duymayanlar duymuş oldu.

Fakat şöyle bir durum da var: Avrupa'da Çeçenistan meselesi aslında sürekli gündemde. Ancak gündemin içeriğini Ruslar dolduruyor. Önemli olan gündemi Çeçenler lehine çevirmek değil mi? Eylem bu içeriğe nasıl bir katkıda bulundu?

Siyasi anlamda bir şeylerin değiştiğini zannetmiyorum. Yani devletler düzeyinde. Zannediyorum ki insan hakları örgütleri gibi organizasyonların dikkatlerini çekmiştir.
Siviller Çeçenistan'da olan katliamların haberlerini nereden alacak? İnsanların dikkatini çektiğini sanıyorum. Unutanlar olduysa onlara hala katliamların devam ettiği mesajı verilmiş oldu.

Bu eylemin basında dendiği gibi tolera edilmiş bir eylem olduğunu düşünüyor muzunuz?

Muhammed Tokcan'ın şahsında bir iltimas sözkonusu değil. Devlet yetkililerinin Kafkasyalılar bizim kardeşlerimizdir, oradaki olaylar bizi üzmektedir şeklindeki açıklamaları sözkonusuydu zaten.

Size göre tolera edilen Kafkas meselesi.

Evet. Ama burada sadece Muhammed Tokcan'ın adını öne çıkarmak da doğru değil. Diğer 13 kişinin de büyük fedakarlık yaptığını düşünüyorum. Kişilikleri ve karakterleri onlara tolerans geçilmesine daha ziyade iyi niyetli davranılmasına yol açtı.

Bundan sonra da aynı iyi niyetli davranışı bekliyor musunuz?

Kesinlikle bekliyorum. Ben sayın İçişleri Bakanımız Sadettin Tantan'a, Emniyet Müdürümüz Kazım Abanoz'a, Valimiz Erol Çakır'a ve bütün emniyet mensuplarına sağduyulu davranışlarından dolayı teşekkürlerimi sunuyorum. Zaten Muhammed de Mehdi Bey aracılığı ile Türk halkına özürlerini iletti. Ben de kardeşi olarak aynı özrü sunuyorum. Böyle bir zamanda, Türkiye'nin ekonomik kriz yaşadığı bir dönemde insanlara belki çok ters gelmiştir, ama Çeçenistan'ı ve Kafkasya'yı görmezden gelmemiz de mümkün değildir. Türkiye zannedildiği gibi çok basit bir ülke de değildir, güçlüdür, bu olayın da turizm sektörüne çok büyük darbe indireceğini de zannetmiyorum. Bu eylemleri diğerlerinden ayıran da bu yönüdür.

Eylemin sürdüğü 12 saat boyunca hiç şiddet yaşanır diye tedirginlik duydunuz mu?

Tabi ki tedirgin oluyoruz, insan sonucun ne olacağını bilemiyor. Türkiye devletinin yetkililerinin bu konuda sağ duyulu olacaklarını biliyorduk. Suudi Arabistan'daki olaya da şahit olduk. Kendi kardeşlerimize toleranslı davranmasalar bile içerdeki insanlara zarar gelmesin diye emniyet güçlerinin operasyon yapmayacaklarını düşünüyordum. Kardeşlerim de operasyon yapılmasına zemin hazırlayacak bir davranışta bulunmadılar.

Neden bu eylemi Moskova'da değil de Türkiye'de yaptılar diye serzenişler var. Buna ne diyorsunuz?

Kafkasyalılar kanlı bir eylemi kesinlikle tasvip etmez. Orada eylem olsa kesinlikle kanlı biter. Ruslar kendi halkına bile değer vermiyor. Budanosk baskınında kendi insanlarını nasıl öldürdüklerini herkes gördü. Ama Türkiye'de böyle olmaz. Şunu da gözden kaçıramazsınız: Türkiye'de Kafkasyalı nüfusu az değil. Elbette diğer ülkelerde de Kafkasyalılar var. Ancak burada yaşayanlar Kafkasyalılarla çok daha fazla irtibatlılar. Türkiye toplumu da Kafkasyalıları son derece sevmekte, kendine yakın bulmaktadır.

Bu eylem Feribot eylemi kadar Türk kamuoyundan sempati toplayabilir mi sizce? İşte ekonomik açıdan sıkıntılı bir dönemden geçilirken turizme darbe vurulduğu kaygısı var. Kamuoyu bu kaygıları paylaşıyor sonuç itibarıyla.

Ekonomik sıkıntılar bizim için de geçerli. Biz de çok endişeliyiz. Doğru, insanların bunalımlı olduğu bir zaman. Dürüstçe söylüyorum, ilk anda şimdi bunun sırası mıydı diyebilirler. Ama insanlar yine de bize farklı bakıyorlar.

Peki Mahammed'in yine eylem yaptığını duyduğunuz da ilk tepkiniz ne oldu?

Tabi benim de tepkim vardı.

Neydi tepkiniz?

Hapisten çıkalı dört ay oldu. Özgürlüğünü seven bir halkız. Cezaevi hayatı hem içerde olana hem dışarıda olana zor. Dediğimi gibi bu bir utanç değil. Ama dört duvar arasında olmak zor.

Ağzınızdan ilk çıkan kelime neydi?

"Herşeye yeniden başlıyoruz".

Yani "Allah kahretsin" demediniz mi?

Hayır herşeye yeniden başlıyoruz, döndük başa dedim. Tabi ki kardeşi olarak üzüntü duyuyorum.

Muhammed Emin nasıl bir karaktere sahiptir?

Muhammed Tokcan günlük halatında o kadar sakin insan ki ben bile şaşırıyorum. Muhammed bunları bu sakin haliyle nasıl yapıyor diye soruyorum kendi kendime. Ama Kafkas halkının ruhunda savaşçılık vardır. Ancak bunu günlük hayatına yansıtmayan, agresif olmayan bir insandır.

Sizinle ilişkileri nasıldı?

Biz birbirimize bağlı insanlarız.

Muhammed Tokcan okur mu?

Evet, çok okur.

Neleri okur?

Tarihe çok meraklı. Liderlerin hayatlarını okur, biyografilere meraklı.

Liderlerin hayatlarına ilgisi kendisinin de lider olma isteğine sahip olduğu şeklinde yorumlanabilir mi?

Hayır, hayır, kesinlikle...Sadece onların nelere katlandığını öğrenmek ister o kadar.

Bu son olayda hiç beklemediğiniz tepkiler aldınız mı?

Tabi Muhammed'i sevenler de tepki gösterdi. Ancak onun adına üzüldüklerini söyleyerek tepki gösterdiler.

Muhammed'in hayattan bir beklentisi yoktu da böyle bir eylem yaptı şeklinde eleştiri gelirse ne dersiniz?

Psikolojik olarak son derece sağlam ve dirayetli bir insandı. Sağlam bir kişiliğe sahip olmasaydı böyle bir yelme yapamazdı. Ama şunu biliyorum ki kendi rahatından çok o tarafı düşünen bir insandır.

Muhammed'le karşılaştığınız da ona ilk olarak ne diyeceksiniz?

Onunla gurur duyduğumu söyleyeceğim.



(Ajans Kafkas)

Görüş ve önerileriniz için Fehim Taştekin (Ajans Kafkas Editörü)
Anasayfa | Vakıf Hakkında | Ajans Kafkas | Bugünkü Kafkasya | Analiz | Diaspora | Kültür | Tarih | İz Bırakanlar | Kafkas Kitaplığı Belgelerle Kafkasya | Müzik | Resim Arsivi | Serbest Kürsü | Sohbet Odası | Linkler