|
Çeçenistan'dan
ne(t) haber
30.01.2001
Grozni düştü, ardından Çeçenistan gündemimizden buharlaşıp silindi
adeta. Ruslar'ın Çeçenistan'a girmesi ve tüm ülkeyi işgal etmesiyle
sonuçlanan ikinci Çeçen savaşı resmi ilgisizlikle karşılandı Türkiye'de.
Resmi tavrın medyaya yansıması ise; Çeçenler'i "Rus ağzı"
ile suçlamaktan çekinmeyen duyarsız bir tavırdı.
1996 yılında Çeçenler'in zaferiyle sonuçlanan ilk savaşta özgürlük
ve bağımsızlık savaşçısı Çeçenler nasıl olmuşsa bir anda fanatik
Vahhabiler'e dönüşmüşlerdi..
Bütün bu olumsuz propagandadan halk da etkilendi. Çeçenistan'a destek
ve yardım kampanyaları sönük kaldı ya da yansıtılmadı. Yapılan yardım
girişimleri resmi kanallardan engellemeye tâbi tutuldu. Konjonktür
değişmiş, Rusya ile yakınlaşma, dengeleri kollama gibi statükodan
yana geleneksel tavır öne çıkmıştı. Bu tavır Ruslar'ın işlediği
cinayetler karşısında sessiz kalma, tepki göstermeme boyutlarına
vardı. Türk diplomasisinin bu tavrı, sürekli statükoyu koruma refleksiyle
geliştirdiği edilgen özelliğinin bir yansımasından başka bir şey
değildir.
Grozni'nin düşmesinden sonra resmi çevreler adeta Ruslar'ın bir
an önce bu işi bitirip kendileri de kamuoyu baskısından kurtulmak
istercesine tavır takınarak orada yaşananları adeta hiçliğe mahkum
ettiler. Oysa orada savaş hâlâ devam ediyor ve Çeçenler toprakları
üstündeki haklarından vazgeçmediklerini gösteriyorlar.
Bir avuç mafya babasının savaşı Batıyı ve İslam ülkelerini tehdit
eden Vahabi fanatiklerin savaşına dönüştürülmüş, bastırılmasından
dolayı insanlık adına rahat bir nefes alınmıştı adeta.
Savaş bitti
mi?
Dünya medyası, son Rus Çeçen savaşını dünya medyası bir internet
sitesinden takip edebildi. Ruslar'ın her türlü haber akışını engellediği,
iletişimin hiç kurulamadığı, gazetecilerin bölgeye girmesini Ruslar'ın
tümüyle yasakladığı yoğun savaş dönemlerinde gelişmeler Kavkaz isimli
bir internet sitesinde anında dünyaya duyuruldu. Önde gelen haber
ajansları bile bu siteyi kaynak göstererek savaş hakkında bilgi
aktarabildiler. En vahşi saldırıların sürdüğü, konvansiyonel bir
savaşın yapıldığı bölgede aynı anda elektronik ortamda bir iletişim
savaşı da veriliyordu. Tıpkı Filistin İntifadası sırasında taş atan
çocukların İsrail'le internet savaşı vermeleri gibi.
Elektronik medya geleneksel medya anlayışlarını yıkma imkanı tanıyor.
Türkiye'deki medyatik suskunluğa karşı internet aracılığıyla alternatif
medya alanlarının açılmasına imkan tanıyor.
Türkiye ve dünyadan gizlenmek istenen bir savaş sürüyor Kafkaslar'da.
Olup bitenlerden yine internet ortamında haberdar olabiliyoruz.
Kavkaz sitesinin Türk internet kullanıcıları açısından önemli bir
zorluğu dil probleminin olmasıydı. Ancak Türkiye'de yapılan yeni
bir çalışma dil sorununu ortadan kaldırıyor. Kavkaz sitesi adeta
alternatif yayıncılık yaparak Kafkaslar ve özellikle Çeçenistan'daki
gelişmeler konusunda şimdiden alternatif haber kaynağı olmaya aday.
Her gün birinci elden gelişmeler aktarılıyor. En küçük ayrıntı bile
kaçırılmadan bölgedeki gelişmeleri takip edebilme imkanı sunuyor.
Haberlerin yanısıra analizler, bölge tarihi ve kültürü hakkında
geniş bilgiler bölgeyi daha iyi tanımamıza imkan tanıyor. Siteye
girenler bir yanda bölgedeki gelişmeleri takip ederken aynı zamanda
Çeçen şarkılarını dinleyerek bir anda Kafkas dağlarının hür havasını
teneffüs edebiliyor. Sitenin görsel tasarımında gösterilen başarıyı
ayrıca belirtmeliyim.
Mütevazı imkanlarla gazeteci Fehim Taştekin'in hazırladığı site
(www.kafkas.org.tr) sivil inisiyatifin gücünü göstermesinin yanısıra
toplumun sadece siyasi anlayış değil teknolojik imkanları kullanma
açısından da resmilerden çok daha ilerde olduğunu gösteriyor. Denge
arayışları gibi statükonun dayattığı resmi mülahazalar ancak sivil
girişimlerle aşılabilir. Site yöneticilerini kutluyorum.
Akif
Emre
Yeni
Şafak
|