|
Ölüm
kusan silahlar
Rusya'nın kullandığı
özel silahların sebep olduğu vahşet
| Çeçenistan
Sağlık Bakanı, Umar Khambiev, Rusya'nın Çeçenistan topraklarında kullandığı
özel silah ve cephanenin neticelerini araştırdı. Bu analizin önemi, Khambiev'in
bu silahlarla yaralananları direkt olarak bizzat kendisinin gözlemleyip
tedavi etmiş olmasıdır. Rusya'nın silahlı kuvvetleri, klasik silahlara
ilave olarak Çeçenistan'ın işgal ettiği bölgelerinde, Cenevre Konvansiyonu'nca
yasaklanmış olan toplu imha silahlarını da kullanmıştır. |
Dr.Umar
Khambiev *
28
Mart 2001
Karadan
karaya taktik füzeler
Havada infilak eder. Saçtığı parçalar büyük bir alanda büyük bir kitleyi
bir defada yokeder. Saçtığı parçaların isabet ettiği insanın vücut hücreleri
tahrip olur, birkaç dakika içinde ölür. Yaralı ve ölü oranı, 2 ölü bir
yaralı şeklindedir.
21 Ekim
1999'da Rusya devletinin attığı karadan karaya taktik füze:
Grozni'nin Pazar yerine, doğum evine, benzin istasyonuna ve bir camiye
isabet etmiş, 400 insan ölmüş, 200 insan yaralanmıştır: Ölü sayısı yaralıları
aşmıştır. Bu füzelerin saçtığı şarapnel parçaları keskin kenarlı olup isabet
ettiği insan vücudunun hücrelerine büyük zarar vererek, öldürücü şok tesiri
yapar. yaralıların % 70'i bu nedenle öldü.
Basınç bombası veya
vakum bombası
Bu tip
bombalar, Grozni'ni haricindeki yerlerde ve özellikle yeraltında uygulandı.
Şimdi de Çeçenistan'ın güneyindeki dağlık alanda kullanılıyor. Bu bombaların
insan vücuduna verdiği zarar farklıdır. İnfilak alanındaki insanlar 8-10
saat zarfında şiddetli zehirlenme sebebiyle ölür. Ölüm, hücre tahribatı
sebebiyle hayati fonksiyonların kaybından olur. Hücre kana zehir boşaltır
ve organizma zehirlenir ve hayati fonksiyonlar yitirilerek ölüm vuku bulur.
Vakum bombasına maruz kalanlar, nadiren hayatta kalır. Bu kişilerin vücutlarının
dış görünümü ipucu vermez, deri de normal görünümde olmasına rağmen, kemikler
kırılmıştır, iç tahribat vardır. Uluslararası toplum, bu tür silahların
sivillere ve daha doğrusu hiçbir canlıya karşı kullanılmasını yasaklamalıdır.
Top ve iğne bombalar ve mermiler
Cenevre
konvansiyonlarınca yasaklanmasına rağmen bu silahlar Çeçenistan'da Rusya
devleti tarafından Kalaşnikof tabancasının kullanım sıklığında kullanıldı.
Bu silahlar insanlara acı çektirerek, yavaş yavaş öldürmesi amacıyla tasarlandı.
Bu tür bombalar, havada infilak ederek, milyonlarca küçük iğne ve metal
misket saçar. Küçük yaralanmalar belirgindir fakat iğne yaralanmaları sonradan
tezahür eder: Hastanelerimize ulaşanların % 30'unu aşan kısmı felç olduktan
sonra öldü. Top bombalar da, aynen iğne bomba tesirini yapar.
Salvo atışları için:
Grad, Smerch, Uragan ve Skelet silahları
Kitlelerine
karşı kullanılan bu silahlar çok can alır. Rusya devleti bu silahları,
Çeçenistan'ın istisnasız her yerinde kullanmıştır. 'Skelet' silahı yakın
zamanlarda daha sıklıkla kullanılmıştır. Biz burada 2 metreden daha uzun
olan mermilerden bahsediyoruz. Karadan ateşlendiğinde 500-600 metrelik
alanda sayısız şarapnel saçar ki, kare şeklinde keskin kenarlı metaller
her yöne 4-5 dakikada yayılır. Etki alanındaki ölüm oranı % 100'dür. Bizim
hastanemize getirilen 46 'skeleton' kurbanından yalnız birini kurtarabildik.
Mayınlar
Rusya silahlı
kuvvetleri, Çeçenistan'da her tür mayını kullanmaya devam etmektedir. Mayın
kurbanlarının tedavisi çok zordur, zaman ve çok ilaç gerektirir. Mayınların
içinde en vahşi ve gayri ahlaki olanı, gizli mayınlardır ki bunlar çocukları
felç etmek için tasarlanmıştır. Bizim hastanemize Bachi-Yurt'dan getirilen
bir elini kaybetmiş bir çocuk, oyuncak şeklindeki mayını tutmak isterken
elini kaybetmişti. Tsatsan-Yurt'dan diğer bir çocuk da, tuttuğu şeyin çalar
saat olduğunu zannetmişti.
Bilinmeyen
zehirli gaz ile doldurulmuş bombalar ve mermiler
Bunlar
gaz zehirlemeleri gibi sinir sistemini felç etme özelliğine sahiptir. Temmuz
2000 ve Ağustos 2000 başında, zehirli gaz dolu bomba ve mermiler, Çeçenistan'a
üç yönden atıldı: Starie-Atagi, Vedeno ve Tsentoroy Nozhai-Yurt. Ben şahsen
Vedeno ve Tsentoroy kurbanlarını muayene ve tedavi ettim. 27 Temmuz 2000'de
Benoj hastanesinde yaptığım araştırmada, ölen kişilerin ağızları kanlı
salya ve yüzlerinde morarma vardı. Bilahare köylerde yerinde yapılan tespitlerde,
kritik durumdakilerin başağrısının dışında delirmiş gibi bağırdıkları,
hayaller görmeye başladıkları, ağladıkları ve hemen sonra gülmeye başladıkları
tespit edildi. Aşikardı ki bunlar bulaşıcı hastalık değildi. Ortada bir
zehirlenme olayı vardı fakat zehirleyenin ne olduğu belli değildi. Bütün
hastalarda görülenler şunlardı: Şiddetli başağrısı, mide sancısı, tüm vücutta
rahatsızlık, baygınlık hissi, sıcak basması, aşırı beniz sarılığı, soğuk
terleme, ekstremitelerde ve gövdede oluşan ve kaybolan lekeler, adale spazmı,
salyada artma, göz bebeklerinin büyümesi, dakikada 140-150 nabız atışı
ve dalgalanan kan basıncı, hızlı soluk alıp verme, solunum sesinde değişme.
Hastaneye
ulaşabilenler yaşayabilirdi. Kurbanlar 17-30 yaş gurubundaydı.
Hastaları hastaneye ulaştırmak çok riskliydi çünkü Rus askerleri yolları
tutmuşlardı. Bunlar diyordu ki, "İşgalcilerin eline esir düşmektense,
ölmeyi tercih ederiz."
Aracılar vasıtasıyla Dağıstan ve Inguşetya'daki toxicologist (Zehirlenme
uzmanlarıyla) temas kurdum. İki hafta içinde yaygın bir şekilde zehirlenme
tedavileri yaptık ve sonuç aldık.
En önemlisi
şu: Rusya devleti, bu bombaların yapacağı tesiri bildiği için askeri faaliyetlerini
tatil ile bölgeden askerlerini çekerek daha güvenilir yerlere çekmesiydi.
Takriben 25 Temmuz'da, Rus askerleri bölgeden aniden çekildiler. Bu Rus
tatili 20 Ağustos'a kadar devam etti. Bölgedeki Rus subayları olan biteni
tamamen biliyorlardı. Bölgede yol ve ulaşım kontrolünden aşina olduğumuz
bir Rus subayı bu olaylar öncesinde bir arkadaşımıza "Sen ve ailen
evlerinizde oturunuz, ağaçlık alana yaklaşmayınız" diye uyarmıştı.
Bilahare ağaçlık alanın zehirlenmelerin kaynağı olduğunu anladık. Ümit
ediyorum bir tane namuslu Rus subayı çıkar da bu konuda şahitlik yapar.
Rusya
devleti bu olayları çarpıtmak için envai türlü dezenformasyon yaptı. Gıda
zehirlenmesinden başlayan bir sürü senaryo yaydı. İzleri silmek için sayısız
tertip düzenledi.
Uluslararası
toplum, bu olaylara duyarsız kalmamalıdır. Bağımsız uzmanlar konuyu araştırmalı,
bu ve benzeri silahların kullanıldığının ipuçları araştırılmalıdır. Şayet
bu bağımsız kurumlar bizden hastaları ve şahitleri isterlerse, biz bunları
sunmaya hazırız.
*Dr.Umar
Khambiev
Çeçenistan
İçkerya Cumhuriyeti Sağlık Bakanı
|