Rus provokasyonunun belgesi
FSB
böyle çalışıyor
Fehim
Taştekin
FSB'nin
dosyalarından basına çok özel ve gizli bir belge sızdı. Moskova'daki
bombalama ve fidye almak için adam kaçırma olaylarının faturası
Çeçenlere kesilince bu işte bir bit yeniği var diyenlerin sayısı
giderek arttı. Propaganda için provokasyon, egemen devletlerin
gizli servisleri eliyle yaptıkları en klasik taktik. Rusya bu
taktiğe geçmiş yıllarda KGB ve Rus mafyası aracılığı ile en sık
başvuran devletlerden birisi olduğu için Çeçenistan ile ilişkilendirilen
olaylarda da haklı olarak "Yine bir provokasyon mu"
soruları soruldu.
"Çok gizli" ve "özel hizmet" kaydını taşıyan
FSB'ya ait bu belge, Rusya'nın birinci Çeçen savaşından sonra
Çeçenistan'da başlattığı ahlaksız mücadeleyi açık bir şekilde
ortaya koyuyor. İşte Kafkazsky Vestnik'te yayınlanan FSB'nin cinayet
ve provokasyon planları:
HİZMETE
ÖZEL
Kuzey
Kafkasya'da ayrılma cereyanına kapılan bölgeleri yatıştırmak için
yapılan özel girişimler
İsyancı
bölgeyi yatıştırmak ve adım adım merkeze bağlamak için Rusya Federasyonu
yönetimince Çeçenistan halkı arasında ayrılıkçılarla yaptığı ve
oldukça uzun süren görüşmeler istenen sonuçları vermiyor.
Dünya siyasetinde yaşanan globalleşme eğilimleri sonucu, diğer
ülkelerin bizim için milli bir öneme sahip olan bölgelerimize
özel ilgi göstermeleri nedeniyle Rusya'nın "2000 Yönetimi"
konusunda herhangi bir kararın olmamasına ilaveten şu anki çözülmemiş
Çeçenistan meselesi Rusya Federasyonu'nun milli güvenliğini tehdit
ediyor.
Şimdiki yönetim hala bir şeyler yapacak gibi görünmüyor ve bu
konuda gerekli tedbirlerin alınmaması toplumun rahatsız olmasına
neden oluyor.
Dünyadaki jeopolitik gelişmeler, Müslüman ve Hıristiyan medeniyetinin
karşı karşıya geldiğini net olarak gösteriyor.
Bu global ayırımın bir kenarında ise Kafkasya duruyor. Ve Kafkasya
21'nci yüzyılda askeri ve siyasi çatışmaların meydan bulacağı
bir alan olarak algılanıyor.
Realite şu ki, İslam'ın giderek güç kazanması Katolik ve Protestan
dünyasını Rusya ile işbirliğine itiyor.
Bizim problemimiz Çeçenistan'dır. Bunu sadece bizim değil bize
yakın ülkelerin de ortak problemi haline getirmemiz gerekiyor.
Bizim yapmamız gereken, özerklik isteyen İslamcı terörist oluşumun
ne kadar tehlikeli olduğunu herkese anlatmak ve göstermek olmalıdır.
Bu bölgede böyle bir devletin ortaya çıkarak güçlenmesi, Trans-Kafkasya
ve Orta Asya'yı zamanında doların egemenliğine sokan Batı Avrupa'nın
siyasi varlığının pekişmesini engelleyici bir faktör olacaktır.
Şunu da biliyoruz ki, istikrarsız bölgeye yatırım yapılmaz. Bu
yüzden Kuzey Kafkasya'da meydana gelen cereyanların yatıştırılıp
kontrol altına alınmasında ve Çeçenistan'daki faaliyetimizde Batılı
dost ülkelerden anlayışı ve destek beklemek hakkımızdır.
Her
şeyden önce çekingenliği bırakıp sorunun adını koyalım:
-Rusya askeri girişiminde Çeçenistan'a mağlup oldu.
-Kafkasya'da
Rusya'nın saygınlığı kritik seviyeye düştü.
-Dağıstan ve İnguşetiya Çeçenlerin nüfuzu altındadır.
-Rusya'nın Kafkasya'da askeri olanakları sınırlıdır.
-Çeçen devletinin kurulması Rusya'nın Dağıstan ve İnguşetya'yı
kaybedeceği ve etnopolitik (ırk-siyaset) durumunun Kuzey Kafkasya'da
değişeceği manasına gelir. Bu durumda Rusya'nın hudutları Hazar-Kafkas
bağlantı yollarından 400 km geri çekiliyor. Bugün Rusya'nın Kafkasya'daki
çıkarları Çeçenistan'daki gelişmeler bağlıdır.
Yarın Moskova'daki durum (2000 yılı seçimleri) Çeçenistan'a bağlı
kalabilir.
Bir avuç anarşist ve cani için çok fazla değil mi?
Ayırımcılara
karşı askeri ve psikolojik etki bakımından etkin bir şekilde hayata
geçirilebilecek birtakım uygulamalarımız var.
Amaç, dünyanın siyasi haritasında "İçkeriya" denen devletin
hayat bulmasını engellemektir.
Fazla seçeneğimiz yok. İnsaftan söz açacak isek ancak şu şekilde
düşünmeliyiz: Bizim için Rusya'yı kaybetmek insafsızlıktır, vatan
bütünlüğünü korumak Rus milleti ve onun siyasi önderleri için
en büyük değerdir. Çeçenistan'da yapmaya mecbur olduğumuz birkaç
insafsızca davranışımızdan dolayı ülke bütünlüğünü korumaktan
geri durmak ve vazgeçmek suçtur, çünkü bizzat Rusya'ya darbedir.
Bizim yapacaklarımız:
1. Ne pahasına olursa olsun Çeçenistan'ın yönetim kadrosunu
ayrılığa düşürmek. Mashadov Basayev'den nefret etmeli, Basayev
Arsanov'dan, Arsanov Udugov'dan, Udugov Barayev'den v.s. Hepsi
birbirine düşmanlık etmeli.
2. Çeçenistan parlamentosunu, (ki orada oturanlar smokin giymiş
parlamenterlikten bir şey anlamayan dünün haydutlarıdır), Mashadov'un
yönetimine karşı koyacak şekilde yönetme ve yönetimi ele geçirme
isteklerini körüklemek lazım. Çeçenlerin gösterişe ve riyaya pek
eğilimli oldukları çoktan beri bilinir. Onların bu temel güdülerini
kullanmalıyız. Kendilerini milletin kurtarıcıları hissetmeleri
için Çeçen parlamentosu spikeri veya Raduev hakkında Rus televizyonunda
dikkati çekecek birkaç tele-röportaj yeterli olur.
3. Basın-yayım organlarımızı çok etkin kullanmamız gerekiyor.
Çeçenistan'da Rus televizyonunun önemli kanalları daima izlenir.
Çeçen halkının ve önderlerinin şuuraltına nüfuz etmeliyiz. Basının
dikkatini yönetime talip olmak isteyenlerin üzerine çekmeliyiz.
Mashadov, yönetimin elinden gitmek üzere olduğu hissini duymalı.
4. Özel propaganda operasyonlarımızı daha sık yapmalıyız.
Söz yürütme ve dedikodu Çeçen toplum hayatının en temel faktörlerinden
biridir. Çeçenlerin bu karakteristik özellikleri onları kontrol
altında tutmak için her zaman Çar generalleri daha sonra da Sovyet
yönetimi tarafından kullanılmıştır. Bu yüzden olumsuz haberler
çoğalmalı. İnsanlar tabii olarak hayalperesttirler ve gerçeği
gözlerinde büyütmeye meyillidirler. Bu yüzden dedikodu ne kadar
inanılmaz olursa o kadar iyi. Bunun yanında söylentilerin sürekliliği
kesilmemeli. Bugün Mashadov'un hastalığı hakkında konuşsunlar,
yarın Basayev ile Udugov arasındaki bozuşma hakkında, öbür gün
Arsanov'un astronomik gelirleri hakkında dedikodu yapsınlar. Zaman
zaman Mashadov'un kaçmaya hazırlandığı hakkında söylentiler çıkarmalı,
ki bu başkanın yurtdışı turlarını azaltmasına sebep olur. Barayev
ile Yandarbiyev'in darbe girişimine hazırlandıkları gibi haberler
ortaya atılmalı.
5. Basım-Yayım organlarımız vasıtası ile Çeçen liderlerinin
hıyanete ne kadar yatkın olduklarını emin ve kararlı bir şekilde
iddia etmeliyiz. Telsiz ve telefon konuşmalarının dinlenmesinden
elde edilen bilgileri kullanarak liderleri lekeleyen makaleler
hazırlamalıyız. Uygun bir şekilde konuşma parçalarını birleştirerek
itibarlarını düşürecek kaliteli çalışmalar hazırlayabiliriz.
6. Özel propaganda için en uygun vasıta olan din faktörünü
kullanmalıyız. Çeçenistan'da birbirini pek sevmeyen, bazen de
birbirine düşmanlık eden çeşitli kollara ayrılmış İslâm yapısı
var. Savaş esnasında İslâm fundamentalizmi oraya iyice yerleşmiştir.
Bu akımların farklılıklarını ve anlaşamadıkları mevzuları kullanarak
birbirine karşı kışkırtmalıyız. Şunu iyice bilmeliyiz ki, farklı
İslâm akımlarını birbirine saldırttırsak Çeçenistan'da kontrolü
uzun süre için elde edebiliriz. Bu yüzden milletin içinden birbirini
en az seven Çeçen liderlerini tespit etmeliyiz ve her birine uygun
tanım ve isim vermeliyiz. Çeçenlerin zihnini en çok etkileyen
Vahhabizm fikridir. Şunu da unutmamalıyız ki, bu mesele (Vahhabizm)
Çeçenistan ve Dağıstan'da mükemmel işliyor. Basın-yayım organlarımız
uygun ve etkili bir şekilde vahabistleri ve vahabizmi söylentiler
ve ajanlar vasıtası ile daima gündemde tutmalı. Bu strateji sonuçta
tarikatçıların ve diğer islamistlerin anlaşmalarını mümkün kılmayan
bir kavga ile sonuçlanacak.
Yani
bu ileride Çeçen milliyetçileri ve fundamentalist İslamcıların
çatışmasını meydana getirecek. İslâm fundamentalistlerin Çeçen
milli değer ve geleneklerine tehdit teşkil ettikleri propagandasını
çok aktif yürütmeliyiz. Çeçen milliyetçiliğini uyararak kışkırtıp
İslamizme karşı yönlendirmemiz çok önemli. İslamizme karşı en
etkili yol milliyetçilik yöntemi olduğunu Kemal Atatürk ve gençtürklerin
tecrübesi ile görüyoruz. Arapların Çeçenleri Araplaştırmak istediklerini
sürekli iddia edip durmalıyız. Çeçenleri, diğer milletlerden aziz
ve üstün oldukları fikri ile kışkırtmalıyız. Geçen savaşta önde
olan İslâm faktörünü şimdi arka planda bırakmaya çalışmalıyız
ve üstünü örtmeliyiz. Milletin beynine "Çeçen milli savaşı"
fikrini, Çeçenlerin ne kadar cesur ve kahraman olduklarını ve
bu özelliklerinin diğer milletlerde olmayıp sadece Çeçen ırkına
mahsus olduğunu beyinlerine kazımalıyız. İslamcıları hilekarca,
gizli bir şekilde Çeçenleri Araplaştırmakla suçlamalıyız. İslâm
ve Araplaştırma ibareleri Çeçenlerde aynı manaya gelmeli.
Adam
kaçırma organizasyonu
Geniş
çaplı fikri ve ideolojik propaganda Çeçen topraklarında somut
ve aktif harekatlar ile birlikte yürümelidir:
Birinci aşama: Çeçenistan'ı enformasyon yapamayacak hale sokmak.
İkinci aşama: Tam tecride ulaşma
Birinci aşamada yapılacak iş basittir: Sefil cumhuriyette kısa
zamanda ve çok miktarda para kazanmak isteyen insanları bulmak
zor değil. İnsan kaçırmaktan bahsediyoruz. Bunu ise gazeteci ve
uluslar arası insan hakları kuruluşları üyeleri vasıtası ile yapmak
mümkün. Onlar ticari bir mal haline gelmeli. Sonraki aşamada parası
olan herkes aynı hüviyeti kazanmalı (yani ticari mal gibi para
kazanma unsuru olmalı).
Çeçenistan'ın komşuları kaçırma eylemlerinin hedef alanı içine
girerse bu plan kesin bir sonuç verecektir.
Önerilen operasyonların hayata geçirilmesinin Federal Yönetime,
Çeçenleri dağıtma ve liderlerini ayrılığa düşürme ve itibarlarını
zedeleme yolunda zaman kazandırır. Bu durumda bizim vazifemiz
liderlerin ve teşkilatların birbirine karşı düşmanca hareketlerini
organize etmektir.
Ortalığı karıştırmak için temelinde İslâm ve ideoloji ayrımcılığı
yatan cinayetler işlemek ile İslami düşüncelerine hakaretler yapmak
en etkili ve kullanışlı yoldur. Örnekler:
Kutsal mekanların kundaklanması (camiler, türbeler, mezarlar...),
liderlerin millet önünde birbirleri ile tartışması, mitinglerde
ve basında birbirlerine hakaret yağdırmaları ve sonra da bunların
kaynağı birbiri ile anlaşamayan grup ve teşkilatların olduğunu
söyleyerek suçu onlara atmaları iyice karışıklığa sebep olur.
Bizim basın-yayım organlarımız, cereyan eden hadiselere bizim
tarafsız olduğumuza ve olayların bu gruplar ve liderler arasında
cereyan ettiğine dair haberler yaymalı. Mesela spiker "Çoğu
vatandaş kutsal mekanlara yapılan saldırıların vahabistlerin işi
olduğunu düşünüyor..." der, hemen de arkasından hiçbir mukaddesat
kabul etmeyen Vahabizm ideolojisinin kısa bir tanıtımı verilebilir.
Veya "Şeriat mahkemesi binasında meydana gelen patlama Raduev'in
askerlerinden birisinin akrabalarının intikam teşebbüsü olduğu
tespit edildi. O asker daha önce Çeçen kurallarına göre ehemmiyetsiz
fakat şeriata göre ağır bir davranıştan dolayı suçlu bulunmuş
ve şeriat mahkemesince cezaevine gönderilmesine hüküm verilmiş
idi" tarzında haberler verilebilir.
Akabinde de şeriat kanunlarının Çeçenlerin hürriyetini çok sınırladığından
bahsedilebilir.
Çeçenistan'daki bu operasyonların nihai hedefi, başkaldıran bölgenin
kontrolünü Rusya'ya geri kazandırmaktır. Bu sebepten her türlü
bahane ile anlaşmaları 2001 yılına kadar çekmeliyiz ve böylece
ciddi operasyonlara iyice hazırlanmış oluruz.
Şunun altını çizmeliyiz ki, gerekli finansmanı sağlayamaz isek
tüm gayretimiz boşuna gidecektir. Çeçenistan için "İdarelerarası
Özel Grup" oluşturulmalı ve gerekli şartları hazırlayarak
bu planın uygulanmasından sorumlu olmalıdır.