|
Çeçenistan
ve Irak savaşı arasındaki benzerlik ve farklılıklar
Matruskadan
çıkan dost
Karabağ
için çalsın sazlar
Moskova
Batı'yı kandırdı
Çeçensiz
bir Çeçenya mı: "ASLA!!!"
Kabardeylere
ve Kabardeyce'ye dair - 1
Amerikalı
uzmanlardan George W. Bush’a çağrı
‘Putin’i, Çeçenistan için sıkıştır
Çeçenler’e
Çiller morali
Bu
da Rusya'ya bağımlılık
Diplomatik
atışma
İŞBİRLİĞİ
ARAYIŞI
Kafkaslara
Türk gücü
Organ mafyası işbaşinda
Putin'e Rus tokatı
Rusya ile işbirliği
Yeni
Hazar Beşlisi
Rusya'da banka operasyonu
Rusya'nın işi silah
Rusya'da enerji krizi bakan devirdi
Kuzey
Osetyalılar'dan birlik çağrısı
Brezinski'nin Guuam ısrarı
Ümitler de tükeniyor...
Üçlü ittifak
Rus
NTV'sinin talipleri artıyor
Gerçekler
mutlaka ortaya çıkar
Gazeteciler Putin'i sorguya çekti
Kafkaslarda Bermuda Şeytan Üçgeni
Rusya'ya
Mavi Akım teminatı
Çeçenistan'dan
ne(t) haber
Avrupa Çerkezler'e göz kırpıyor
Rusya
Savunma Bakanı: Şubat'ta 80 bin asker çekeceğiz
Putin
medya flörtüne sıcak
Ardahan-Ahıska
arasında ticari köprü
Abhaz-Gürcü
barış görüşmeleri yeniden başladı
Marneuli
Askeri Havaalanı hizmete giriyor
Ruslar,
Mavi Akım'da torpil istiyor
Eski
ajanın anılarına yasaklama girişimi
Rus
ve Çin pakt peşinde
Orta Asya'da Rus oyunu
Çeçen dramı unutuldu
Rusya
dine yöneliyor
Almanya'nın
Ruslarla güç oyunu
Eski
süpergücün yeni düşleri
Sürgün acıları tazelendi
Rusya
batağa gömülüyor
Yeltsin: Kararları
tek başıma alırdım
Uzunyayla atları yeniden kişneyecek
Kremlin'in
umudu ek bütçeye kaldı
Türkiye'den
Çeçenlere 100 bin dolar
Rusya'nın
savunma stratejisi
Çeçenlere
aydın desteği
Çeçenistan
meselesi nereye gidiyor?
Rus şahinleri yumuşuyor
Rusya'nın askere yatırım planı
Uzunyayla atları yeniden kükreyecek
Rusya bataklığa gömüldü
PUTİN'İN
PUTLARI Putin, heykelsever Lenin
ve Stalin'e özendi
******************
Rusya
bataklığa gömüldü
MOSKOVA- Rusya'nın önde
gelen gazetelerinden Nezavisimaya, ''Çeçenistan'da düşülen batağa,
her geçen gün giderek daha da saplanıldığını'' belirtti. Siyasi
konulara müdahalesi ile ünlü işadamı Boris Berezovski'nin sahibi
olduğu gazetenin bugün manşetinden verilen haberde, ''Rusya, Kafkasya
savaşı batağına saplanıp kaldı'' başlığı kullanıldı. Çarpışmaların,
siyasi bir sonuç getirmediğinin belirtildiği yazıda, askeri operasyonların
teknik olarak da başarısız olduğu belirtildi. Yazıda bu konuda,
''askerler savaşa hazırlıklı değillerdi. Savaşın dağlarda geçeceği
bilinmesine rağmen, bu iş için özel olarak hazırlanmış birlikler
kullanılmadı. Rus ordusunun temelini, acele ile askere alınmış
gençler oluşturdu. Küçücük bir savaş için bile bütün ordu seferber
edilmek zorunda kalındı, çünkü eskimiş savaş makinamızın yapısı
böyle olmasını gerektiriyordu'' denildi. Yazıda, Çeçenistan'da
şu andaki durum şöyle özetlendi: ''Çeçenler küçük gruplara bölündüler,
ele geçirilemez hale geldiler. İyi haber alan kaynaklara göre,
önümüzdeki aylarda da Çeçenler güçlerini koruyacaklar. Çeçenlerin
saldırıları, Rus ordusunun etkinliğinin o kadar da fazla olmadığını
ortaya koydu. Bazı verilere göre, Çeçenler güçlerini daha da artırabilecek
yetenektedirler. Rus ordusunun şu andaki operasyonları, Moskova'nın
istediği sonucu getirmekten uzak durumda. İsyancıların ise morali,
savaş azmi ve komuta heyeti ayakta. İnsan ve silah kaynakları
kesilmedi. Çeçenistan'daki savaş, Rus askerlerini ve silahlarını
sürekli öğütüyor. Düşülen batağa, her geçen gün daha da saplanılıyor.''
Gazete, Moskova'nın, Çeçenistan'da durumunu toparlayacak yeni
''askeri-politik'' çözümlere ihtiyacının olduğunu kaydetti, ancak
bu konuda açık bir öneride bulunmadı.
04/10/00 (AA)
***********************
Rusya'nın
eski lideri Boris Yeltsin anılarını yayınladı
Kararları
tek başıma alırdım
Eski Rus lideri Boris Yeltsin'in anılarının özeti, bugün Rus basınında
yayımlandı. Yeltsin, anılarında ''bomba gibi düşen'' istifa kararını
nasıl aldığını anlatıyor. Argumenty i Fakty gazetesinde yayımlanan
özete göre, Yeltsin 31 Aralık'ta açıkladığı istifa kararını ''çok
yorgun'' olduğu için aldığını anlatıyor. ''Sekreterimi çağırdım,
Putin'in saat 09.30'da yanıma gelmesini istedim'' diye anlatan
Yeltsin, istifa kararnamesini ''gönül rahatlığı içinde'' imzaladığını
belirtiyor. ''Putin'e baktım; duygularını belli etmiyordu. Biraz
sıkılgan tavırla gülümsedi. Uzanıp elini sıktım (Tebrik ederim)
dedim'' diye anlatan Yeltsin, ''Bundan böyle nükleer düğmeden
sorumlu değilim. Belki artık daha rahat uyurum...'' diye konuşuyor.
Yeltsin, istifa kararından sadece bir kişinin haberdar olduğunu,
onun da dönemin başbakanı Vladimir Putin olduğunu anlatıyor. Eski
Rus lideri, anılarında yerine geçecek kişi için çok düşündüğünü
belirtiyor ve ''benden bayrağı alacak, reformları sürdürecek ve
devlet iktidarını güçlendirecek kişinin adı Vladimir Putin'di''
ifadesini kullanıyor. Yeltsin, başkanlık yaptığı sürece hep tek
başına karar almayı tercih ettiğini belirtiyor, yakın çevresiyle
ailesinin kararları hep son son dakikada öğrendiğini vurguluyor.
04/10/00 (AA)
***********************
Kremlin'in
umudu ek bütçeye kaldı
Rusya'nın
askere yatırım planı
Rusya'nın 2001 yılı bütçesinde ek gelirler sağlanması halinde,
askeri harcamaların payı yüzde 25'e varan oranda artırılacak.
Interfax Haber Ajansı'nın haberine göre, Rusya Maliye Bakanı Alexei
Kudrin, bütçede ek gelirlerin harcanmasına dair kararların dışında
bırakıldıklarından yakınan parlamenterlere hitaben konuşmasında,
ek bütçe gelirinin yüzde 50'sinin Rusya'nın ağır dış borç ödemelerine
gideceğini, yüzde 20-25'nin ise askeri harcamalara ayrılacağını
bildirdi. Rusya Parlamentosu Temsilciler Meclisi, hükümetin gelecek
yılki bütçe gelirleri tahminlerini çok düşük bulup, bu tahminlerin
değiştirilmemesi halinde 2001 yılı bütçesini kabul etmemekle tehdit
etti. Parlamento, bütçede ekstra gelirlerin nasıl kullanılacağı
hususunda daha fazla söz sahibi olmak ve ek gelirlerin, son yıllarda
kaynak sıkıtısı çekilen sosyal ödemeler ve askeri harcamalara
ayrılmasını istiyor. Dünya genelinde petrol fiyatlarının yükselmesiyle,
petrol ihracatından bütçeye sağlanacak ek gelirlerin nasıl harcanacağı
konusunda Parlamento'ya daha fazla söz hakkı tanınacak. Rusya,
Eylül ayında 5.7 milyar ruble (200 milyon dolar) bütçe fazlası
sağladı.
05/10/00
(AA)
***********************
Uzunyayla
atları yeniden kükreyecek
Sahibine
sadakatıyla ünlü Uzunyayla atlarının yeniden üretimi için çalışmalar
başlatıldı.
KAYSERİ-
Kayseri'nin Pınarbaşı ilçesindeki Uzunyayla bölgesinde yetişen,
yıllarca Osmanlı Devleti'nin top ve süvari birliklerinin vazgeçilmez
elemanı olan, kilometrelerce uzağa yolcu taşıyan Uzunyayla atlarının
yok olan neslinin yeniden ortaya çıkarılması için çalışma başlatıldı.
Edinilen bilgiye göre, 19. yüzyılın sonlarında Kafkaslardan Kayseri'nin
Pınarbaşı ilçesine gelen göçmenlerin beraberlerinde getirdikleri
Kafkas ırkı atlar ile yük atı olarak bilinen Macar ırkı (nonius)
atların çiftleşmesi ile ortaya çıkan Uzunyayla at ırkı, sürati,
çevikliği, hiç durmaksızın çok uzun mesafe yol katedebilmesi,
çok zeki, hisli olması ve sahibine karşı ''ateşli bir aşk ile
bağlı'' olma özelliği ile Türk insanının yıllarca ''can dostu''
oldu. Uzunyayla'ya yerleşen göçmenler, Mısır'da yenildiği Türk
ordusuna hitaben ''Beni Türk askeri değil, Türk atı yendi'' diyen
Napolyon ve ''Türk'ü yenebilmek için attan indirmek gerekir''
ifadelerini kullanan batılı yazarları haklı çıkarırcasına, yetiştirdikleri
yeni ırka karşı büyük sevgi beslediler ve gelişmesi için onlarca
yıl emek verdiler.
Osmanlı'nın vazgeçemediği atlar
Uzunyaylalıların
yetiştirdikleri yeni at ırkı, 1. Dünya Savaşı'na kadar Osmanlı
ordusunun vazgeçilmez elemanı oldu. Gücü ve uzun menzil kabiliyeti
ile top arabası ve süvari birliklerinde kullanılan, bunun dışında
Samsun, Amasya, Tokat, Sivas, Kayseri, Malatya hattında yolcu
taşımasında kullanılan Uzunyayla atlarının sayısı 1920'lere kadar
16 bin iken, savaşın bitmesi ve yerlerini arabaların alması ile
1960'larda 3 bine kadar düştü. Diğer atların aksine 7 günden fazla
sevgi ve sabır gösterildikten sonra sahibinden başkasına alışabilen,
çok uzun mesafeden bile evinin yolunu bulabilen ve koç kafalı
görünümüyle diğer atlardan kolayca ayırt edilebilen Uzunyayla
atları, bugün sadece 1960'larda düzenlenen yarış ve festivallerde
çekilmiş siyah-beyaz fotoğraflarda görülebiliyor.
Fransız ilgisi
Erciyes Üniversitesi Veteriner Fakültesi öğretim üyeleri Doç.
Dr. Tayfur Bekyürek ve Doç. Dr. Kaan İşcan, bu atların yeniden
yetiştirilebilmesi için ''Uzunyayla Atlarını Yaşatma ve Geliştirme
Projesi'' adı altında çalışma başlattı. Doç. Dr. Bekyürek, proje
çalışmasına başladıktan sonra gittikleri Pınarbaşı ilçesinde,
köylülerden ''birçok yabancının defalarca Uzunyayla'ya gelerek
bu atlardan satın almak istediğini'' öğrendiklerini bildirdi.
Son on yıl içinde bir Fransız profesörün Erciyes'te Uzunyayla
atlarına benzer özellikteki 50 yılki atını soğuğa dayanıklı ve
güçlü olmaları nedeniyle Fransa'ya götürdüğünü anlatan Doç. Dr.
Bekyürek, ''Özellikle Fransızlar, Uzunyayla ırkını kendi ırklarına
katmak için Pınarbaşı yöresinde çalışma yapıyorlar. Mafsalı güçlü
olan inanılmaz kuvvette bir incik ve bileğe sahip Uzunyayla atlarını
araştırıyorlar'' dedi.
Göçü durdurabilir
Doç. Dr. Bekyürek, projelerinin, Uzunyayla ırkı özelliğine yakın
9 dişi bir aygır at bularak ya da Kafkaslar'dan Uzunyayla ırkının
temelini oluşturan at getirip, Macar ırkı atla birleştirerek yeniden
Uzunyayla ırkını yaratmaya dayandığını kaydetti. Uzunyayla bölgesinin
toprak, bitki örtüsü ve rakım olarak at yetiştiriciliğine çok
elverişli bir bölge olduğunu belirten Bekyürek, şunları söyledi:
''Sürekli göç veren Pınarbaşı ilçesinde at aşığı Kafkas asıllı
köylüler var. Bu potansiyel kullanılmalı. Osmanlı Devleti'nin
at ihtiyacını karşılayan bu bölgeye uzun mesafe koşuların yapılacağı
bir hipodrom ya da çiftliklerin yapılması hem göçün durmasını
önler hem de yöreye önemli maddi destek sağlar. Uzunyayla atını
yeniden yetiştirebilirsek, 200 milyar liraya kadar yüksek fiyatlarla
satılabilen atların yetiştirildiği bir bölge için zemin oluştururuz.''
05/10/00 (AA)
***********************
Bu
da Putin'in AET'si
Dört
Orta Asya ülkesi ve Rusya, Avrupa Birliği'ne rakip olmasını planladıkları
bir yeni ekonomik ticaret birliği kurdu. Birlik, Rusya, Belarus,
Kazakistan, Kırgızistan ve Tacikistan tarafından oluşturulan ancak,
bir türlü istenen sonuca ulaşamayan Bağımsız Devletler Topluluğu
(BDT) Gümrük Birliği'nin, Avrasya Ekonomik Topluluğu'na (AET)
dönüştürülmesiyle gerçekleşti.
BDT ülkeleri liderlerinin dün Astana'daki buluşmasında, BDT Gümrük
Birliği'nin AET'ye dönüşmesini öngören anlaşma imzalandı. Zirveye
Kazakistan Devlet Başkanı Nursultan Nazarbayev, Rusya Devlet Başkanı
Vladimir Putin, Belarus Devlet Başkanı Aleksander Lukaşenko, Kırgızistan
Devlet Başkanı Askar Akayev ve Tacikistan Devlet Başkanı İmamali
Rahmanov katıldı. Kazakistan Devlet Başkanı Nazarbayev, AET için
Moskova ve Almatı'nın merkez seçildiğini belirtti. Nazarbayev,
topluluğun Orta Asya ülkeleri dahil olmak üzere eski Sovyetler
Birliği ülkelerinden oluşabileceğini ve zamanla genişleyeceğini
ifade etti.
Nazarbayev, "Ancak, bu kuruluş siyasi egemenliklere zarar vermeyecektir"
dedi. AET'nin kuruluşu için imzalanan anlaşmanın, 1 Nisan 2001
tarihine kadar, üye ülkeler tarafından hayata geçireleceği bildirildi.
Rusya, BDT'de olduğu gibi AET'de de yüzde 40 oy hakkına sahip
olurken, Belarus ve Kazakistan'ın yüzde 20'şer, Kırgızistan ve
Tacikistan'ın ise yüzde 10'ar oy hakkı bulunuyor. Zirvede imzalanan
anlaşma çerçevesinde atılan ilk adımınsa, Rusya, Kazakistan ve
Kırgızistan arasında çifte vergilendirme uygulaması sona erdirilmesi
olacağı bildirildi. Rusya, Belarus, Kazakistan, Kırgızistan ve
Tacikistan devlet başkanlarının bugün, Kırgızistan'ın başkenti
Bişkek'te yeniden bir araya gelecekleri bildirildi. BDT Ortak
Güvenlik Konseyi toplantısına söz konusu ülkelerin dışında Ermenistan
Devlet Başkanı Koçaryan'ın da katılacağı ifade ediliyor.
11/10/00 (Yenibinyıl)
Türkiye'den
Çeçenlere 100 bin dolar
ANKARA
- Türkiye, Çeçenistan, İnguşetya ve Dağıstan'da geçici yerleşim
merkezlerine yerleştirilen Çeçen mültecilere para yardımında bulunacak.
Dışişleri Bakanlığı'ndan alınan bilgiye göre Türkiye, sayıları
200 bini aşan Çeçen mültecilerin zor koşulları nedeniyle, BM Mülteciler
Yüksek Komiserliği (UNHCR) ve diğer BM kuruluşlarının çağrılarını
dikkate alarak, mültecilere UNHCR kanalıyla kullanılmak üzere
100 bin ABD Doları tahsis etme kararı aldı. Bu arada Türk hükümeti
ve hayırsever vatandaşlar tarafından Çeçen mültecilere gönderilen
ayni yardımların, 188 tona ulaştığı öğrenildi.
05/10/00 (AA)
|