Uzunyayla
atları yeniden kişneyecek
Sahibine
sadakatıyla ünlü Uzunyayla atlarının yeniden üretimi için çalışmalar
başlatıldı.
KAYSERİ-
Kayseri'nin Pınarbaşı ilçesindeki Uzunyayla bölgesinde yetişen,
yıllarca Osmanlı Devleti'nin top ve süvari birliklerinin vazgeçilmez
elemanı olan, kilometrelerce uzağa yolcu taşıyan Uzunyayla atlarının
yok olan neslinin yeniden ortaya çıkarılması için çalışma başlatıldı.
Edinilen bilgiye göre, 19. yüzyılın sonlarında Kafkaslardan Kayseri'nin
Pınarbaşı ilçesine gelen göçmenlerin beraberlerinde getirdikleri
Kafkas ırkı atlar ile yük atı olarak bilinen Macar ırkı (nonius)
atların çiftleşmesi ile ortaya çıkan Uzunyayla at ırkı, sürati,
çevikliği, hiç durmaksızın çok uzun mesafe yol katedebilmesi,
çok zeki, hisli olması ve sahibine karşı ''ateşli bir aşk ile
bağlı'' olma özelliği ile Türk insanının yıllarca ''can dostu''
oldu. Uzunyayla'ya yerleşen göçmenler, Mısır'da yenildiği Türk
ordusuna hitaben ''Beni Türk askeri değil, Türk atı yendi'' diyen
Napolyon ve ''Türk'ü yenebilmek için attan indirmek gerekir''
ifadelerini kullanan batılı yazarları haklı çıkarırcasına, yetiştirdikleri
yeni ırka karşı büyük sevgi beslediler ve gelişmesi için onlarca
yıl emek verdiler.
Osmanlı'nın vazgeçemediği atlar
Uzunyaylalıların
yetiştirdikleri yeni at ırkı, 1. Dünya Savaşı'na kadar Osmanlı
ordusunun vazgeçilmez elemanı oldu. Gücü ve uzun menzil kabiliyeti
ile top arabası ve süvari birliklerinde kullanılan, bunun dışında
Samsun, Amasya, Tokat, Sivas, Kayseri, Malatya hattında yolcu
taşımasında kullanılan Uzunyayla atlarının sayısı 1920'lere kadar
16 bin iken, savaşın bitmesi ve yerlerini arabaların alması ile
1960'larda 3 bine kadar düştü. Diğer atların aksine 7 günden fazla
sevgi ve sabır gösterildikten sonra sahibinden başkasına alışabilen,
çok uzun mesafeden bile evinin yolunu bulabilen ve koç kafalı
görünümüyle diğer atlardan kolayca ayırt edilebilen Uzunyayla
atları, bugün sadece 1960'larda düzenlenen yarış ve festivallerde
çekilmiş siyah-beyaz fotoğraflarda görülebiliyor.
Fransız ilgisi
Erciyes Üniversitesi Veteriner Fakültesi öğretim üyeleri Doç.
Dr. Tayfur Bekyürek ve Doç. Dr. Kaan İşcan, bu atların yeniden
yetiştirilebilmesi için ''Uzunyayla Atlarını Yaşatma ve Geliştirme
Projesi'' adı altında çalışma başlattı. Doç. Dr. Bekyürek, proje
çalışmasına başladıktan sonra gittikleri Pınarbaşı ilçesinde,
köylülerden ''birçok yabancının defalarca Uzunyayla'ya gelerek
bu atlardan satın almak istediğini'' öğrendiklerini bildirdi.
Son on yıl içinde bir Fransız profesörün Erciyes'te Uzunyayla
atlarına benzer özellikteki 50 yılki atını soğuğa dayanıklı ve
güçlü olmaları nedeniyle Fransa'ya götürdüğünü anlatan Doç. Dr.
Bekyürek, ''Özellikle Fransızlar, Uzunyayla ırkını kendi ırklarına
katmak için Pınarbaşı yöresinde çalışma yapıyorlar. Mafsalı güçlü
olan inanılmaz kuvvette bir incik ve bileğe sahip Uzunyayla atlarını
araştırıyorlar'' dedi.
Göçü durdurabilir
Doç. Dr. Bekyürek, projelerinin, Uzunyayla ırkı özelliğine yakın
9 dişi bir aygır at bularak ya da Kafkaslar'dan Uzunyayla ırkının
temelini oluşturan at getirip, Macar ırkı atla birleştirerek yeniden
Uzunyayla ırkını yaratmaya dayandığını kaydetti. Uzunyayla bölgesinin
toprak, bitki örtüsü ve rakım olarak at yetiştiriciliğine çok
elverişli bir bölge olduğunu belirten Bekyürek, şunları söyledi:
''Sürekli göç veren Pınarbaşı ilçesinde at aşığı Kafkas asıllı
köylüler var. Bu potansiyel kullanılmalı. Osmanlı Devleti'nin
at ihtiyacını karşılayan bu bölgeye uzun mesafe koşuların yapılacağı
bir hipodrom ya da çiftliklerin yapılması hem göçün durmasını
önler hem de yöreye önemli maddi destek sağlar. Uzunyayla atını
yeniden yetiştirebilirsek, 200 milyar liraya kadar yüksek fiyatlarla
satılabilen atların yetiştirildiği bir bölge için zemin oluştururuz.''
05/10/00 (AA)