KAFKAS
V
AKFI
 VAKIF HAKKINDA  
 BUGÜNKÜ 
 KAFKASYA
 
 ANALİZ  
 DİASPORA  
 KÜLTÜR  
 TARİH  
 İZ BIRAKANLAR  
 KAFKAS
 KİTAPLIĞI
 
 BELGELERLE 
 KAFKASYA
 
   
 SERBEST KÜRSÜ  
 MÜZİK  
 SOHBET ODASI  
 E-MAİL  
 ANA SAYFA  
 


pORTAJ
Ahmet Zakayev:
'Silahı bırakırsak kökümüzü kazırlar'
Basayev'i kahreden sessizlik
Soykırımı tatmış bir İrlandalının Çeçenya savunması

MEdYADAN
PUTİN'İN PUTLARI Putin, heykelsever Lenin ve Stalin'e özendi
Almanya'nın Ruslarla güç oyunu
Eski süpergücün yeni düşleri
 

dAĞARCIK
Putin'in gizleyemediği dram
Rus provakasyonunun belgesi
Ruslar'ı İslam'a çağıran kadın
İlk ezana komplo
Ecevit'ten peşkeş
Çeçenlere bir darbe daha
 
Çeçenistan'ın Türkiye temsilcisi Rahman Duşuyev, Ajans Kafkas'ın sorularını cevaplandırdı
İstesek Grozni'yi
üç saatte alırız
GROZNİ GECE BİZİM GÜNDÜZ RUSLARIN
Grozni'ye geniş çaplı bir operasyon başlatmak mümkün. Hatta bu şehri üç saatte ele geçirebiliriz. Orada savunma yapmak işe yaramayacaktır. Grozni gece bizim kontrolümüzde gündüz Rusların.

FEHİM TAŞTEKİN

Çeçenistan'ın Türkiye temsilcisi Rahman Duşuyev, Çeçenistan'da son durumu Ajans Kafkas'a değerlendirdi. Duşuyev, özellikle Şamil Basayev ve Cumhurbaşkanı Aslan Mashadov arasında fikir ayrılıklarına ilişkin düşüncelerini aktardı. İşte Duşuyev'in açıklamaları:

Çeçenistan'da ciddi bir soykırım yaşanmasına rağmen Çeçen hükümeti kendini dünya kamuoyuna neden yeterince anlatamadı?

Özellikle enformasyon eksikliği genel bir sorun. Ruslar Çeçenistan'ı her taraftan kuşatmış durumda. Kendi istedikleri insanları içeri sokuyorlar. Kendi işlerine gelen haberleri dünyaya duyurmuş oluyorlar böylece.

Şu anda savaşta gelinen nokta nedir, ibre kimden yana?

Bugün Çeçenistan'da gerilla savaşı yaşanmaktadır. Bu şartlarda başka türlü bir savaş mümkün değildir. Bu savaş bir sene dört aydan beri gece gündüz devam etmektedir.

Bugün savaşın içinde en çok mağdur olan sivil halktır. Cephede hayatını kaybeden fazla insanımız yok ama sivillerden kaybımız çok. Ruslar işin başında ağır bombardıman yaparak savaşı başlattılar. Ve bu uzun süre devam etti. Daha sonra gerilla savaşı tam olarak başladığında Ruslar "dişe diş taktiği" adı altında sivil halka yönelik operasyonlar düzenlemeye başladılar. Ne zaman mücahitler bir Rus konvoyuna saldırsa hemen sivillere yönelik bir operasyon başlatılıyorlar.

RUSLAR ACZE DÜŞTÜ

Ruslar şu anda ülkenin kaçta kaçını denetimleri altında tutuyorlar?

Çeçenistan'ın her köşesinde Rus askerleri bulunuyor. Ancak büyük bir askeri güce sahip olmasına rağmen Rusya, Çeçenistan'ı tam olarak kontrol altına alamadı. Bu da Rusya'nın aczini gösterdi.
Mücahitler küçük gruplar halinde Rus askeri noktalarına saldırılar düzenliyor. Bu saldırılarda onlarca Rus askeri öldürülüyor ve birkaç Rus askeri aracı yok ediliyor. Rusların Çeçenistan'da kontrolü sağladık iddiasına rağmen Çeçenler her zaman her yerde saldırılar düzenleyebilmektedirler. Bu da Çeçenlerin gerçek gücünü ortaya koymaktadır.

BAĞIMSIZLIKTAN TAVİZ VERMEYİZ
Barışa her zaman açığız. Ancak temel konularda Çeçenler taviz vermeyecektir, bunlar bağımsızlık ve özgürlüktür. Komutanlar arasında değişik görüşlere sahip olanlar olabilir. Esasen Mashadov ile Basayev arasında bir problem yok. Basayev onun komutasındadır. İstediğimiz barış Çeçenistan'ın bağımsızlığından vazgeçtiği bir barış olmayacaktır.

SAVAŞ YÜZYIL BİLE SÜREBİLİR

Ekonomik darboğazda olan Rusya, Çeçenistan'da askerlerini ne kadar daha tutabilir? Şayet Ruslar çekilmezse Çeçenler ne kadar dayanabilir?

Bu savaşı sadece Çeçenistan hükümeti ya da mücahit gruplar sürdürmüyor. Savaşın gerçek aktörleri halktır. Çeçen halkı var oldukça savaş devam edecektir. Halkla birlikte bu mücadeleyi sonuna kadar götüreceğiz. Bu savaşta yer alan komutanların birçoğu dün öğrenci olan gençlerdi. Birinci savaşta yer almamışlardı bile. Cephelerde gösterdikleri kahramanlıklarıyla birliklerin başına geçtiler. Bugünkü gençler mücadelenin içinde yetişiyorlar. Yarın eli silah tutanlar da buna katılacaklardır. Savaş, bu nedenle beş yıl da sürebilir yüz yıl da.

Görebildiğimiz kadarıyla Çeçenistan'da savaşacak insan bulmak zor değil ancak savaşın nasıl finanse edileceği meselesi önemli...

Elbette Rusya gibi bir devlet karşısında mücadele etmek kolay değil. Bu sürekli cephane gerektirmektedir. Bu açığımızı diğer Müslüman ve Kafkasya'daki kardeşlerimizin yardımlarıyla kapatmaya çalışıyoruz.

Birincisine oranla bu savaşta dünya Müslümanlarının Çeçen sorununa ilgisinin azaldığı ve buna bağlı olarak desteklerinin asgariye indiği tespitine katılıyor musunuz?

Özellikle savaşın başında Ruslar birtakım tedbirler aldılar. Birinci savaştan sonra Çeçenleri karalama kampanyası başladı. Çeçenler için "isyancı", "eşkıya", "Vahhabist" dediler.
Bu da doğal olarak diğer kardeşlerimizin bize olan bakışlarını değiştirmişti. Fakat kardeşlerimiz gerçekleri gördü ve yardımlar yeniden başladı. Bunlar bölgesel çıkarlardan kaynaklanan yardımlar değil kardeşçe ve karşılıksız yardımlardır.

Peki uluslararası kamuoyunda Çeçen mücahitlere ilişkin oluşan olumsuz imaja Çeçenlerin katkısı ne oldu?

RUS GİZLİ SUÇ ORGANİZASYONLARI YAPIYOR

1996'da savaşın bitmesiyle Rusya ile bir dizi barış anlaşmaları yapıldı. Bu anlaşmalarda Rusya'nın taahhütleri, ülkenin sınırları ve Rusya ile ekonomik ilişkiler gibi savaş sonrasında yapılacaklar yer alıyordu. Bunlar tamamen iki devlet başkanının eşit statüde yaptıkları anlaşmalardı. BU anlaşmalarla beş sene içerisinde Rusya ile Çeçenistan arasındaki ilişkilerin nasıl olacağına ilişkin bir çerçeve oluşturuldu. Ama madalyonun öteki yüzünde şu vardı: Rus gizli istihbaratı Çeçenistan'a karşı bir takım komplolar hazırlığındaydı.
Olaylar ardı ardına geldi ve fidye karşılığı adam kaçırma, kaçırılan rehinelerin öldürülmesi, petrol kaçakçılığı gibi olaylar gerçekleşmeye başladı. Bütün bunları Rus istihbaratı organize ediyordu. İnsanlara adam kaçırarak fidye istemenin kolay bir şekilde para kazanmanın yolu olarak gösterilmek istendi. Çeçenler içinde de özellikle SSCB döneminde KGB ile birlikte çalışan insanlar bu işe alet oldular.
Rusya'nın içinden bir kişinin alınıp onlarca kontrol noktasından geçirilerek Çeçenistan'a getirilmesi birtakım insanların yardımı olmadan mümkün mü? Türkiye'den birinin Çeçenistan'a götürülüp oradan fidye istendiğini düşünebiliyor musunuz?
Açıkça Rus gizli servisleri çeçteler oluşturdu. Ve suç organizasyonları yapıldı. Rus muhabirler kaçırılmıştı. Fidye karşılığında serbest bırakıldılar. Konu araştırıldığında bu insanları kaçıranların ve yine fidye verenlerin de Rus istihbaratından kişiler olduğu anlaşıldı.
Öte yandan Rusya'nın yurtdışı temsilcilikleri ve bunların bağlantılı oldukları medya organları bu olayları Çeçenistan aleyhine kullanmayı başardı. Üstelik Çeçen hükümeti ve polis teşkilatımız bu hukuksuz olayların önüne geçilmesi için Ruslara işbirliği önerdi. Bu tekliflerin hiçbirine cevap verilmedi.

SAVAŞ YÜZYIL BİLE SÜREBİLİR
Bu savaşı sadece Çeçenistan hükümeti ya da mücahit gruplar sürdürmüyor. Savaşın gerçek aktörleri halktır. Bu savaşta yer alan komutanların birçoğu dün öğrenci olan gençlerdi. Savaş, bu nedenle beş yıl da sürebilir yüz yıl da.

AĞIR BEDEL ÖDEDİK

Çeçenistan gerek bağımsızlığın ilanından gerekse 1996'da savaşın sona ermesinden sonra hukuk, ekonomi ve politik alanda devlet olmanın gereklerini yerine getirebildi mi?

Çeçenistan'da meşru bir iktidar vardı. Yapılan cumhurbaşkanlığı seçimlerine 42 ülkenin gözlemcisi ve uluslararası kuruluşlar katıldı. Birinci savaşın bitmesinin ardından hükümet bir dizi kalkınma ve reform programları hazırladı. Ancak sanayimizin yüzde 80'i yerle bir olmuştu. Bir ülkenin kendi belini doğrultabilmesi için en azından bu yıkıntının yüzde 50'sini yeniden ayağa kaldırmak gerekiyordu. Bunu yapmak mümkün olmadı. Bir istikrar sağlamak ve düzen oluşturmak zaman gerektiriyordu. Aşamalı olarak bu problemler karşısında bazı çalışmalar yapıldı. Ve dış güçlerin baskıları ve Rusya'nın kendi taahhütlerini yerine getirmemesi nedeniyle bu programları istenildiği şekilde yürütmek mümkün olmadı.
Fakat bunun dışında bir devletin var olduğunu kanıtlayan anayasa, parlamento ve halk iradesi bütün dünyaya gösterilmişti.

"BAĞIMSIZLIKTAN HİÇBİR LİDER TAVİZ VERMEZ"

Özellikle Ruslarla barış masasına hangi şartlarda oturulacağına dair Aslan Mashadov ve Şamil Basayev'den gelen açıklamalar, iki lider arasında ciddi bir görüş ayrılığı olduğu izlenimi veriyor. Hakikaten ayrılık bu kadar derin mi, yoksa bu bir politik manevra mı? Mesela Mashadov Ruslarla önkoşulsuz barış masasına oturabileceklerini söylerken Basayev son açıklamasında böyle bir şeyin sözkonusu olamayacağını ve siyasetçilerin Çeçenistan adına açıklama yapmadan önce cephedekilere danışmaları gerektiğini bildirdi.

Şahsi konularda her iki kişi farklı görüşlere sahip olabilirler. Şamil Basayev bu mücadele içerisinde önemli bir yer almaktadır.
Savaşın başında önce Ruslara karşı yürütülecek savaş taktikleri tespit edildi. Ardından cephe komutanları belirlendi ve bu kişiler belli merkezlere ve bu merkezler de Genel Karargah Komutanlığı'na bağlandı. Karargah Komutanı ise Cumhurbaşkanımız Aslan Mashadov'dur. Bütün cephelerdeki gelişmeler her gün ona rapor edilmektedir. Herkes merkeze bağlı olarak mücadele ediyor. Diğer taraftan bazı siyasi çalışmalarımız var. Bu bir savaştır. Savaş da bir hiledir. Bazı siyasi konularda üstünlük sağlamak için bu tür çalışmalar söz konusudur. Bazı insanlar silahlı mücadeleden yanalar. Ama "mücadelenin siyasi yönü de ihmal edilmemelidir" diyenler de var. Bir de mücadeleye tamamen karşı çıkanlar söz konusu. Komutanlar arasında değişik görüşlere sahip insanlar da olabilir. Netice olarak barış anlaşmasına her zaman açığız. Bu hiçbir zaman Çeçenistan'ın kendi bağımsızlığı ve istikrarından vazgeçebileceği bir barış değildir. Yeni gelişmeler karşısında tutumlar da değişebilecektir ancak temel konularda Çeçenler taviz vermeyecektir, bunlar da bağımsızlık ve özgürlüktür.

Basayev ile Mashadov arasındaki ilişkilerin düzeyi sizi tatmin ediyor mu?

Mashadov ile Basayev arasında bir problem yok. Anlaşmazlığın var olmasını isteyen Ruslar ve Çeçenler arasındaki bazı vatan hainleridir. Basayev onun komutasındadır ve sürekli olarak haberleşiyorlar. Her ikisinin de Çeçenistan açısından yeri büyüktür. Basayev'in savaş deneyimi çok önemlidir bizim için. Askeri stratejiler iki isim arasında sürekli olarak görüşülmektedir. Basayev'in görüşünü almadan hiçbir strateji çizmiyor. Aralarında bir polemik varsa o da şudur: Mashadov daha fazla operasyon yapması için Basayev'e baskı yapmaktadır.

Aralarında ciddi bir görüş ayrılığı olduğu izlenimini veren liderlerin açıklamalarının nedenini tekrar sormak istiyorum...

Aralarında bazı farklılıklar yok değil. SSCB döneminde Mashadov topçu birliklerinin komutanlığını yapmış. Bu konuda önde gelen 5 isimden biri. Askeri deneyimleri var. 1994'ten itibaren de siyasetin içinde. Bu konuda da deneyimler kazandı. Basayev de mücadelelerde yer aldı. Her ikisinin de olaylara bakışları farklı. Ama sonuç olarak temel prensiplerde her ikisi de aynı düşüncelere sahip. Netice olarak aynı hedef için mücadele veriyorlar bu nedenle de aralarında işbirliği ve beraberlik var. Bu ihtilaflar hiçbir zaman aralarını açacak derecede değil.

Peki sizce barış yakın mı, ufukta ne görünüyor?

Barışın ne zaman olacağını söylemek zor ama artık bu günlerde bunun geciktirilmeden gerçekleştirilmesini isteyenlerin sayısı artmaktadır. Hatta Rusya tarafından da bu görüşü destekleyenler var. Onlarda çıkmaz bir yolun içinde olduklarını gördüler. Bir çıkış yolu arıyorlar.

"İSTESEK GROZNİ'YE ÜÇ SAATTE ALIRIZ"

Çeçenlerin Grozni'ye yönelik operasyonları artırmasının özel bir anlamı var mı?

Rusların Grozni'ye girdiği andan itibaren çatışmalar hiç bitmedi. Ancak Ruslar son zamanlarda bu çatışmaları gizleyemez oldular. Rusların son zamanlarda sivil halka yönelik saldırıları artınca biz de Grozni'ye biraz ağırlık verdik.
Grozni'ye yönelik geniş çaplı bir operasyon başlatmak mümkün. Hatta bu şehri üç saatte ele geçirebiliriz. Ancak daha sonra Grozni'nin savunmasını sürdürmek mümkün değildir. Bu tamamen kendi kendini imha anlamına gelir. Orada savunma yapmak işe yaramayacaktır. Grozni gece bizim kontrolümüzde gündüz Rusların.
Biz gerilla taktiğini tercih ediyoruz. Bu bizim daha az kayıp vermemizi sağlıyor. Bu şekilde Ruslara büyük kayıplar verebiliyoruz.

 

Ajans Kafkas Editörü: Fehim Taştekin
Anasayfa | Vakıf Hakkında | Ajans Kafkas | Bugünkü Kafkasya | Analiz | Diaspora | Kültür | Tarih | İz Bırakanlar | Kafkas Kitaplığı Belgelerle Kafkasya | Müzik | Resim Arsivi | Serbest Kürsü | Sohbet Odası | Linkler