|
Çeçenistan'ın
Türkiye temsilcisi Rahman Duşuyev, Ajans Kafkas'ın sorularını
cevaplandırdı
|
İstesek
Grozni'yi
üç saatte alırız |
GROZNİ
GECE BİZİM GÜNDÜZ RUSLARIN
Grozni'ye
geniş çaplı bir operasyon başlatmak mümkün. Hatta bu şehri üç
saatte ele geçirebiliriz. Orada savunma yapmak işe yaramayacaktır.
Grozni gece bizim kontrolümüzde gündüz Rusların. |
|
FEHİM
TAŞTEKİN
Çeçenistan'ın
Türkiye temsilcisi Rahman Duşuyev, Çeçenistan'da son durumu Ajans
Kafkas'a değerlendirdi. Duşuyev, özellikle Şamil Basayev ve Cumhurbaşkanı
Aslan Mashadov arasında fikir ayrılıklarına ilişkin düşüncelerini
aktardı. İşte Duşuyev'in açıklamaları:
Çeçenistan'da
ciddi bir soykırım yaşanmasına rağmen Çeçen hükümeti kendini dünya
kamuoyuna neden yeterince anlatamadı?
Özellikle enformasyon eksikliği genel bir sorun. Ruslar Çeçenistan'ı
her taraftan kuşatmış durumda. Kendi istedikleri insanları içeri
sokuyorlar. Kendi işlerine gelen haberleri dünyaya duyurmuş oluyorlar
böylece.
Şu anda savaşta
gelinen nokta nedir, ibre kimden yana?
Bugün Çeçenistan'da
gerilla savaşı yaşanmaktadır. Bu şartlarda başka türlü bir savaş
mümkün değildir. Bu savaş bir sene dört aydan beri gece gündüz devam
etmektedir.
Bugün savaşın
içinde en çok mağdur olan sivil halktır. Cephede hayatını kaybeden
fazla insanımız yok ama sivillerden kaybımız çok. Ruslar işin başında
ağır bombardıman
yaparak savaşı başlattılar. Ve bu uzun süre devam etti. Daha sonra
gerilla savaşı tam olarak başladığında Ruslar "dişe diş taktiği"
adı altında sivil halka yönelik operasyonlar düzenlemeye başladılar.
Ne zaman mücahitler bir Rus konvoyuna saldırsa hemen sivillere yönelik
bir operasyon başlatılıyorlar.
RUSLAR ACZE
DÜŞTÜ
Ruslar
şu anda ülkenin kaçta kaçını denetimleri altında tutuyorlar?
Çeçenistan'ın
her köşesinde Rus askerleri bulunuyor. Ancak büyük bir askeri güce
sahip olmasına rağmen Rusya, Çeçenistan'ı tam olarak kontrol altına
alamadı. Bu da Rusya'nın aczini gösterdi.
Mücahitler küçük gruplar halinde Rus askeri noktalarına saldırılar
düzenliyor. Bu saldırılarda onlarca Rus askeri öldürülüyor ve birkaç
Rus askeri aracı yok ediliyor. Rusların Çeçenistan'da kontrolü sağladık
iddiasına rağmen Çeçenler her zaman her yerde saldırılar düzenleyebilmektedirler.
Bu da Çeçenlerin gerçek gücünü ortaya koymaktadır.
BAĞIMSIZLIKTAN
TAVİZ VERMEYİZ
Barışa
her zaman açığız. Ancak temel konularda Çeçenler taviz vermeyecektir,
bunlar bağımsızlık ve özgürlüktür. Komutanlar arasında değişik
görüşlere sahip olanlar olabilir. Esasen Mashadov ile
Basayev arasında bir problem yok. Basayev onun komutasındadır.
İstediğimiz barış Çeçenistan'ın bağımsızlığından vazgeçtiği
bir barış olmayacaktır. |
SAVAŞ
YÜZYIL BİLE SÜREBİLİR
Ekonomik
darboğazda olan Rusya, Çeçenistan'da askerlerini ne kadar daha tutabilir?
Şayet Ruslar çekilmezse Çeçenler ne kadar dayanabilir?
Bu savaşı sadece
Çeçenistan hükümeti ya da mücahit gruplar sürdürmüyor. Savaşın gerçek
aktörleri halktır. Çeçen halkı var oldukça savaş devam edecektir.
Halkla birlikte bu mücadeleyi sonuna kadar götüreceğiz. Bu savaşta
yer alan komutanların birçoğu dün öğrenci olan gençlerdi. Birinci
savaşta yer almamışlardı bile. Cephelerde gösterdikleri kahramanlıklarıyla
birliklerin başına geçtiler. Bugünkü gençler mücadelenin içinde
yetişiyorlar. Yarın eli silah tutanlar da buna katılacaklardır.
Savaş, bu nedenle beş yıl da sürebilir yüz yıl da.
Görebildiğimiz
kadarıyla Çeçenistan'da savaşacak insan bulmak zor değil ancak savaşın
nasıl finanse edileceği meselesi önemli...
Elbette Rusya
gibi bir devlet karşısında mücadele etmek kolay değil. Bu sürekli
cephane gerektirmektedir. Bu açığımızı diğer Müslüman ve Kafkasya'daki
kardeşlerimizin yardımlarıyla kapatmaya çalışıyoruz.
Birincisine
oranla bu savaşta dünya Müslümanlarının Çeçen sorununa ilgisinin
azaldığı ve buna bağlı olarak desteklerinin asgariye indiği tespitine
katılıyor musunuz?
Özellikle savaşın
başında Ruslar birtakım tedbirler aldılar. Birinci savaştan sonra
Çeçenleri karalama kampanyası başladı. Çeçenler için "isyancı",
"eşkıya", "Vahhabist" dediler.
Bu da doğal olarak diğer kardeşlerimizin bize olan bakışlarını değiştirmişti.
Fakat kardeşlerimiz gerçekleri gördü ve yardımlar yeniden başladı.
Bunlar bölgesel çıkarlardan kaynaklanan yardımlar değil kardeşçe
ve karşılıksız yardımlardır.
Peki uluslararası
kamuoyunda Çeçen mücahitlere ilişkin oluşan olumsuz imaja Çeçenlerin
katkısı ne oldu?
RUS GİZLİ SUÇ
ORGANİZASYONLARI YAPIYOR
1996'da savaşın
bitmesiyle Rusya ile bir dizi barış anlaşmaları yapıldı. Bu anlaşmalarda
Rusya'nın taahhütleri, ülkenin sınırları ve Rusya ile ekonomik ilişkiler
gibi savaş sonrasında yapılacaklar yer alıyordu. Bunlar tamamen
iki devlet başkanının eşit statüde yaptıkları anlaşmalardı. BU anlaşmalarla
beş sene içerisinde Rusya ile Çeçenistan arasındaki ilişkilerin
nasıl olacağına ilişkin bir çerçeve oluşturuldu. Ama madalyonun
öteki yüzünde şu vardı: Rus gizli istihbaratı Çeçenistan'a karşı
bir takım komplolar hazırlığındaydı.
Olaylar ardı ardına geldi ve fidye karşılığı adam kaçırma, kaçırılan
rehinelerin öldürülmesi, petrol kaçakçılığı gibi olaylar gerçekleşmeye
başladı. Bütün bunları Rus istihbaratı organize ediyordu. İnsanlara
adam kaçırarak fidye istemenin kolay bir şekilde para kazanmanın
yolu olarak gösterilmek istendi. Çeçenler içinde de özellikle SSCB
döneminde KGB ile birlikte çalışan insanlar bu işe alet oldular.
Rusya'nın içinden bir kişinin alınıp onlarca kontrol noktasından
geçirilerek Çeçenistan'a getirilmesi birtakım insanların yardımı
olmadan mümkün mü? Türkiye'den birinin Çeçenistan'a götürülüp oradan
fidye istendiğini düşünebiliyor musunuz?
Açıkça Rus gizli servisleri çeçteler oluşturdu. Ve suç organizasyonları
yapıldı. Rus muhabirler kaçırılmıştı. Fidye karşılığında serbest
bırakıldılar. Konu araştırıldığında bu insanları kaçıranların ve
yine fidye verenlerin de Rus istihbaratından kişiler olduğu anlaşıldı.
Öte yandan Rusya'nın yurtdışı temsilcilikleri ve bunların bağlantılı
oldukları medya organları bu olayları Çeçenistan aleyhine kullanmayı
başardı. Üstelik Çeçen hükümeti ve polis teşkilatımız bu hukuksuz
olayların önüne geçilmesi için Ruslara işbirliği önerdi. Bu tekliflerin
hiçbirine cevap verilmedi.
SAVAŞ
YÜZYIL BİLE SÜREBİLİR
Bu
savaşı sadece Çeçenistan hükümeti ya da mücahit gruplar sürdürmüyor.
Savaşın gerçek aktörleri halktır. Bu savaşta yer alan komutanların
birçoğu dün öğrenci olan gençlerdi. Savaş, bu nedenle beş yıl
da sürebilir yüz yıl da. |
AĞIR BEDEL ÖDEDİK
Çeçenistan
gerek bağımsızlığın ilanından gerekse 1996'da savaşın sona ermesinden
sonra hukuk, ekonomi ve politik alanda devlet olmanın gereklerini
yerine getirebildi mi?
Çeçenistan'da
meşru bir iktidar vardı. Yapılan cumhurbaşkanlığı seçimlerine 42
ülkenin gözlemcisi ve uluslararası kuruluşlar katıldı. Birinci savaşın
bitmesinin ardından hükümet bir dizi kalkınma ve reform programları
hazırladı. Ancak sanayimizin yüzde 80'i yerle bir olmuştu. Bir ülkenin
kendi belini doğrultabilmesi için en azından bu yıkıntının yüzde
50'sini yeniden ayağa kaldırmak gerekiyordu. Bunu yapmak mümkün
olmadı. Bir istikrar sağlamak ve düzen oluşturmak zaman gerektiriyordu.
Aşamalı olarak bu problemler karşısında bazı çalışmalar yapıldı.
Ve dış güçlerin baskıları ve Rusya'nın kendi taahhütlerini yerine
getirmemesi nedeniyle bu programları istenildiği şekilde yürütmek
mümkün olmadı.
Fakat bunun dışında bir devletin var olduğunu kanıtlayan anayasa,
parlamento ve halk iradesi bütün dünyaya gösterilmişti.
"BAĞIMSIZLIKTAN
HİÇBİR LİDER TAVİZ VERMEZ"
Özellikle Ruslarla
barış masasına hangi şartlarda oturulacağına dair Aslan Mashadov
ve Şamil Basayev'den gelen açıklamalar, iki lider arasında ciddi
bir görüş ayrılığı olduğu izlenimi veriyor. Hakikaten ayrılık bu
kadar derin mi, yoksa bu bir politik manevra mı? Mesela Mashadov
Ruslarla önkoşulsuz barış masasına oturabileceklerini söylerken
Basayev son açıklamasında böyle bir şeyin sözkonusu olamayacağını
ve siyasetçilerin Çeçenistan adına açıklama yapmadan önce cephedekilere
danışmaları gerektiğini bildirdi.
Şahsi konularda
her iki kişi farklı görüşlere sahip olabilirler. Şamil Basayev bu
mücadele içerisinde önemli bir yer almaktadır.
Savaşın başında önce Ruslara karşı yürütülecek savaş taktikleri
tespit edildi. Ardından cephe komutanları belirlendi ve bu kişiler
belli merkezlere ve bu merkezler de Genel Karargah Komutanlığı'na
bağlandı. Karargah Komutanı ise Cumhurbaşkanımız Aslan Mashadov'dur.
Bütün cephelerdeki gelişmeler her gün ona rapor edilmektedir. Herkes
merkeze bağlı olarak mücadele ediyor. Diğer taraftan bazı siyasi
çalışmalarımız var. Bu bir savaştır. Savaş da bir hiledir. Bazı
siyasi konularda üstünlük sağlamak için bu tür çalışmalar söz konusudur.
Bazı insanlar silahlı mücadeleden yanalar. Ama "mücadelenin
siyasi yönü de ihmal edilmemelidir" diyenler de var. Bir de
mücadeleye tamamen karşı çıkanlar söz konusu. Komutanlar arasında
değişik görüşlere sahip insanlar da olabilir. Netice olarak barış
anlaşmasına her zaman açığız. Bu hiçbir zaman Çeçenistan'ın kendi
bağımsızlığı ve istikrarından vazgeçebileceği bir barış değildir.
Yeni gelişmeler karşısında tutumlar da değişebilecektir ancak temel
konularda Çeçenler taviz vermeyecektir, bunlar da bağımsızlık ve
özgürlüktür.
Basayev ile
Mashadov arasındaki ilişkilerin düzeyi sizi tatmin ediyor mu?
Mashadov ile
Basayev arasında bir problem yok. Anlaşmazlığın var olmasını isteyen
Ruslar ve Çeçenler arasındaki bazı vatan hainleridir. Basayev onun
komutasındadır ve sürekli olarak haberleşiyorlar. Her ikisinin de
Çeçenistan açısından yeri büyüktür. Basayev'in savaş deneyimi çok
önemlidir bizim için. Askeri stratejiler iki isim arasında sürekli
olarak görüşülmektedir. Basayev'in görüşünü almadan hiçbir strateji
çizmiyor. Aralarında bir polemik varsa o da şudur: Mashadov daha
fazla operasyon yapması için Basayev'e baskı yapmaktadır.
Aralarında
ciddi bir görüş ayrılığı olduğu izlenimini veren liderlerin açıklamalarının
nedenini tekrar sormak istiyorum...
Aralarında bazı
farklılıklar yok değil. SSCB döneminde Mashadov topçu birliklerinin
komutanlığını yapmış. Bu konuda önde gelen 5 isimden biri. Askeri
deneyimleri var. 1994'ten itibaren de siyasetin içinde. Bu konuda
da deneyimler kazandı. Basayev de mücadelelerde yer aldı. Her ikisinin
de olaylara bakışları farklı. Ama sonuç olarak temel prensiplerde
her ikisi de aynı düşüncelere sahip. Netice olarak aynı hedef için
mücadele veriyorlar bu nedenle de aralarında işbirliği ve beraberlik
var. Bu ihtilaflar hiçbir zaman aralarını açacak derecede değil.
Peki sizce
barış yakın mı, ufukta ne görünüyor?
Barışın ne zaman
olacağını söylemek zor ama artık bu günlerde bunun geciktirilmeden
gerçekleştirilmesini isteyenlerin sayısı artmaktadır. Hatta Rusya
tarafından da bu görüşü destekleyenler var. Onlarda çıkmaz bir yolun
içinde olduklarını gördüler. Bir çıkış yolu arıyorlar.
"İSTESEK
GROZNİ'YE ÜÇ SAATTE ALIRIZ"
Çeçenlerin
Grozni'ye yönelik operasyonları artırmasının özel bir anlamı var
mı?
Rusların Grozni'ye
girdiği andan itibaren çatışmalar hiç bitmedi. Ancak Ruslar son
zamanlarda bu çatışmaları gizleyemez oldular. Rusların son zamanlarda
sivil halka yönelik saldırıları artınca biz de Grozni'ye biraz ağırlık
verdik.
Grozni'ye yönelik geniş çaplı bir operasyon başlatmak mümkün. Hatta
bu şehri üç saatte ele geçirebiliriz. Ancak daha sonra Grozni'nin
savunmasını sürdürmek mümkün değildir. Bu tamamen kendi kendini
imha anlamına gelir. Orada savunma yapmak işe yaramayacaktır. Grozni
gece bizim kontrolümüzde gündüz Rusların.
Biz gerilla taktiğini tercih ediyoruz. Bu bizim daha az kayıp vermemizi
sağlıyor. Bu şekilde Ruslara büyük kayıplar verebiliyoruz.
|