Özet: Rumeli Fener nahiyesi muhtarı Çerkes Mustafa'yı öldürmelerinden dolayı göçmen Muhammed ile çiftçi Yunus'un idamları hususunda İstanbul Cinayet Mahkemesi'nin verdiği kararın Temyiz Mahkemesi'nden onaylanarak Adalet Bakanlığı'na gönderildiği, Başbakan tarafından padişahın onayına sunulan bu idam kararının sultan tarafından müebbet hapse çevrildiği hakkında saltanat genel sekreterinin şerhi ve ekleri (1902 tarihli).

Belge: 12- BOA, İr.Adl. 1320 Ca/2-1*
Bab-ı Ali
Daire-i Sadaret
Amedî-i Divan-ı Humayun
1013


Bihi
Atufetlu Efendim Hazretleri

Rumeli Fener nahiyesi muhtarı Çerkes Mustafa'yı katl iden Osmanpazarlı muhacir Muhammed bin Abdullah ve rençber Yunus bin Ali'nin idam olunmalarına dair Dersaadet Cinayet Mahkemesi'nden lâhık olan hükmün tasdikini hâvî Mahkeme-i Temyîz Ceza Dairesi'nden ita kılınan ilamın gönderildiğini şamil Adliye Nezaret-i Celilesi'nin tezkiresi mezkur ilam ile ma'an arz u takdim olunmuş olmağla ol babda her ne vecihle irade-i seniyye-i hazrat-i hilafetpenahi müteallik buyurulur ise mantuk-ı alisi infaz idileceği bayanıyla tezkire-i senaveri terkim kılındı efendim.
Fi ğurre-i Cumadelûla sene 320 ve fi 23 Temmuz sene 318


Sadr-ı A'zam
İmza



[Derkenar] Maruz-ı çaker-i kemineleridir ki
Reside-i dest-i tazim olan işbu tezkire-i samiyye-i sadaretpenahileri melfuflarıyla manzur-ı âlî oldukta merkuman Muhammed ve Yunus'un idamına bedel müebbeden küreğe vaz' idilmeleri hususunda irade-i seniyye-i cenab-ı hilafetpenahi müteallık buyurulmuş olmağla ol babda emr u ferman hazret-i men lehu'l-emrindir.
Fi 7 Cumadelûla sene 320 ve fi 29 Temmuz sene 318
Bende Serkatib-i Hazret-i Şehriyari
İmza (Tahsin)



BOA, İr.Adl. 1320 Ca/2-2
Adliye ve Mezahib Nezareti
Mahkeme-i Temyiz
Baş Müdde'î-i Umumiliği
301

Bihi
Huzur-ı Samî-yi Hazret-i Sadaretpenahiye

Maruz-ı çaker-i kemineleridir ki
Rumeli Fener nahiyesi muhtarı Çerkes Mustafa'yı katl etmelerinden dolayı Osmanpazarlı muhacir Muhammed bin Abdullah ve rençber Yunus bin Ali'nin Ceza Kanunname-i Humayunu'nun kırkbeşinci ve yüzyetmişinci maddelerine tatbiken idam olunmalarına ve maktulün veresesinin mahkemeye müracaatla hakk-ı şahsi talebinde bulunmadıklarına dair Dersaadet Cinayet Mahkemesi'nden lâhık olan hükmün tasdikini hâvî Mahkeme-i Temyîz Ceza Dairesi'nden tanzim ve ita kılınan 13 haziran 318 tarihli ve bindörtyüzaltmış numaralı ilam atabe-i ulya-yı hazret-i hilafet-penahiye lede'l-arz her ne vecihle emr ve ferman-ı humayun-ı ma'delet-makrûn-ı Cenab-ı Şehinşahî şeref-müte'allik buyurulur ise ol vecihle hükm-i celîli infaz kılınmak üzere evrak-ı esasiyesiyle ma'an ve leffen huzur-ı samî-i sadaretpenahilerine takdim kılınmış olmağın olbabda emr u ferman hazret-i men lehu'l-emrindir.
Fi 18 Rabiulahir sene 320 ve fi 19 Temmuz 318
Adliye Nazırı
İmza


BOA., İr. Adl. 1320 Ca/2-3
Adliye ve Mezahib Nezareti
Mahkeme-i Temyiz
Ceza Dairesi
Aded: 1460

Dersaadet Cinayet Mahkemesi'nden verilen 28 mayıs 310 tarihli ve otuz numaralı ilam ile evrak-ı müteferriası Baş Müdde'î-i Umumilik memuriyet-i aliyyesinden 20 temmuz 310 tarihli ve sekizyüz seksenaltı numaralı tebliğname ile Mahkeme-i Temyiz Ceza Dairesine gönderilmekle lede'l-mutalaa mezkur ilamın idam hükmünü havi olduğu halde mürafaa-i şer'iyyesinin icra kılındığına dair bir sarahat görülmediğinden bu babdaki ilamın 26 temmuz 316 tarihli derkenarıyla iade edilmiş ve maktulün vereseleri Mahkeme-i Şer'iyyeye müracaatla hakk-ı şahsi talebinde bulunmadıklarından nâşî evrak-ı dava canib-i celil-i Fetvahane'den gönderilmiş olduğundan tekrar daireye
10 Nisan 318 tarihli derkenar ile tevdî kılınmakla mütalaa olundu.

Mezkur ilamın hülasa-i meali Rumeli Fener nahiyesi muhtarı Çerkes Mustafa'yı katl eyledikleri iddia kılınmasından dolayı cinayetle itham olunan nahiye-i mezkûre sekenesinden Osmanpazarlı otuzbeş yaşlarında muhacir Muhammed bin Abdullah ve rençber Yunus bin Ali'nin icra kılınan mahkemeleri neticesinde vak'adan evvel Tahir namında bir şahsın "Çerkes Mustafa'nın vûcûdu kalkmadıkca bize rahat yoktur" demesi üzerine müttehemlerden Yunus'un "acele etme, sırası var. Mustafa'dan yediğin tokadın acısını unutmadım" demiş olduğunu ve o sırada diğer müttehem Muhammed'in dahi hazır bulunduğunu şahidlerden Süleyman'ın kasemle haber vermesine ve merkum Mustafa'nın kendisine bir tokat vurmuş olduğunu muttehem Yunus itiraf etmekte olmağla beraber merkumun müteveffa Mustafa ile dargın olup bayramda merkum Mustafa barışmak teşebbüsünde bulunduğu halde Yunus'un barışmamış olduğu cümle-i ihbarattan olmasına ve merkum Mustafa'nın kable'l-vefat carihlerinin Yunus ve Muhammed olduklarını tüfenklerinin ziyasından gördüğünü istima' olunan şahid Bekir ve Abdi ve İbrahim çavuş taraflarından muhlifen ihbar edilmiş ve müttehemlerin hîn-i derdestinde bunlardan Yunusda çifte tüfenkle Muhammedin biraderi nezdinde bulunup kendisinin aldığı Muhammed tarafından itiraf edilen tek tüfengin henüz atılmış olmağla beraber gerek maktelde ve gerek maktulün üzerinde bulunan paçavralar yek diğerine mutabık olduğu merkum İbrahim Çavuş tarafından beyan edilmiş ve merkumun eser-i cerhden müteessiren vefatı muayene raporu ile sabit olmasına nazaran merkumanın mezkur katl fiilini bittasavvur ika' ettikleri tahakkuk etmiş ve atılan tüfeğin ziyasıyla atan şahsın görülemiyeceğine ve saireye dair dermeyan olunan mudafaat esbab-ı sûbûtiye-i mesrûde ile mecruh bulunmuş olduğundan merkûmanın ol vecihle mücrimiyetlerine ve Ceza Kanunname-i Humayûnu'nun kırkbeşinci ve yüzyetmişinci maddelerinde bir cürmün müşterek failleri kanunun sarahati olmayan mevadde ol cürmün fail-i müstakilli gibi mucazat olunur ve bir kimsenin teammüden kâtil olduğu kanunen tahakkuk eylerse kanunen idamına hüküm olunur deyu muharrer bulunmasına binaen merkumanın maddeteyn-i mezkureteyn ahkâmına tatbikan idamlarına hüküm olunduğundan ve mezkur derkenarda dahi maktulun veresesinin mahkemeye müracaatla hakk-ı şahsi talebinde bulunmadıklarından evrak-ı davanın iade kılındığı beyanından ibarettir.

Müttehem-i merkumanın vekili Hantr Simon tarafından verilen temyiz layihasında müttehemlerden Yunus'un "ben yediğim tokadı unutmadım" deyû Tahir'e vaki olan ifadesi ve bu esnada Muhammed'in orada bulunması aleyhlerinde medar-ı hükm olamayacağı gibi tüfenk ziyasından, atan şahsın tayini dahi mümkün olamayacağından ve maktel ile maktülde bulunan paçavraların yek diğerine mutabakatı haber veren şahs-ı vahid olduğundan ve Muhammed'in köy içinde bulunduğu hakkındaki mudafaa şuhûdunun ifadeleri mucrimiyet kararında meskutun anh kaldığından ve mezkur çifte tüfengin kimin yedinde bulunduğu hakkında ta'mik-i tedkikat edilmediğinden bahisle ilam-ı mezkûrun nakzı istid'a kılınmıştır.

Tebliğnamede dahi lahiya-i temyiziyenin birinci ve ikinci ve üçüncü bendleri heyet-i hakimenin takdir-i vicdanına aid olup ancak dördüncü ve beşinci bendlerinde beyan olunan nevakıstan dolayı ilam-ı mezkûrun nakzı taleb olunmuştur.
Tedkikat-ı temyiziye icra olundukda layiha-i temyiziyede ber-minval-i muharrer serd olunan itirazat kısmen takdire aid ve kısmen münderecat-ı ilama nazaran ğayr-i varid olup merkuman Muhammed ve Yunus haklarında cereyan eden tahkikat ve muhakematın usûl-i muhakemat-i cezaiye ve lâhik olan hûkm-i idamın dahi Ceza Kanunname-i Humayunlarına mutabık olduğu anlaşılmağla ilam-ı mezkûrun tasdikına ve yüz ğuruşun temyiz ilamı harcının tahsiline ve usul-i mezkûrun üçyüz sekizinci maddesinde Mahkeme-i Temyiz temyizen ru'yet eylediği cinayat ilâmâtını tasdik eylediği halde Müdde'î-i umumiye tebliğinden üç gün zarfında hükmü icra olunur. İlâmât-ı mezbûreden idama dair olanlar Ceza Kanunname-i Humayunu'nun onaltıncı madesi mucebince irade-i seniyyenin sudurundan sonra mevki-i icraya konulur. Ve mezkur onaltıncı maddede dahi idam cezasına müstehık olacak cânînin cinayetinin sübutunu ve hükmünu havî bâlası tuğra-yı ğarra ile müveşşah olarak sadır olan emr-i âli evvel-i emirde meydan-ı siyasette alenen kıraat olunmadıkca ol cânî katl olunmaz deyû muharrer bulunmağla husus-ı mezkûre dair olan ilamın atebe-i celile-i hazret-i hilafetpenahiye arz ve takdimine 4 mayıs 318 tarihinde karar verildi.

Fi 20 Rabiulevvel sene 320 Fi 13 haziran sene 318

Mukabele olundu
Sa'duddîn
Mühür

İr.Adl.1320 Ca/2-4
Bab-ı Âli Hazîne-i Evrakı
İradat-ı seniyyeye mahsus melfufat cedvelidir

İrade-i seniyye nomrosı Tarihi İrade-i seniyyenin hulasası
845 fi 7 Cumadelûla sene 320 Katil Osmanpazarlı muhacir Muhammed bin Abdullah ile rençber Yunus bin Ali'nin idamlarına dair verilen kararın tasdik olunduğuna dair


Aded-i melfufat Melfufat nomrosı Bâlâdaki irade-i seniyyenin melfufu bulunan evrakın enva'ı
1 301 Adliye Nezareti'nin tezkeresi
½ 1460 Mahkeme-i Temyiz ilamı

* İclal Görücü'nün transkribe ettiği bu belge, Fethi Güngör tarafından tashih edilerek yayına hazırlanmıştır.

 

BU BELGENİN HER TÜRLÜ YAYIN HAKKI AJANS KAFKAS'A AİTTİR. KOPYALANAMAZ, ÇOĞALTILAMAZ ve KAYNAK GÖSTERİLMEDEN AKADEMİK YADA DİĞER YAZILI ÇALIŞMALARDA İKTİBAS EDİLEMEZ.

Copyright © 2000-2003

 

 

 

Anasayfa | Vakıf Hakkında | Ajans Kafkas | Bugünkü Kafkasya | Analiz | Diaspora | Kültür | Tarih | İz Bırakanlar | Kafkas Kitaplığı
Belgelerle Kafkasya | Müzik | Resim Arsivi | Serbest Kürsü | Sohbet Odası | Linkler