|
ÇERKES
İTTİHAD VE TEAVUN CEMİYETİ
BEYANNAMESİ*
ÇERKES İTTİHAD VE TEAVUN CEMİYETİ
10 Temmuz 1324 İstanbul Merkezi
Hemşehriler;
İstikbalin
daire-i necahda güzeranı esbabının maziden istinbatı zaruridir.
Mâsebakini öğrenmek efradın da, akvamın da çare-i felahıdır.
Seadet-i atiyemizi temin edecek salim bir hatt-ı hareket tayini
içün mazimize atf-ı nazar edince muşarun bilbenan ulemamız, alem-i
islamiyete mâbihi'l-iftihar olacak bunca umeramız zuhur etmiş olduğunu,
ancak bunların ekserisi vatan-ı aslileri haricinde memalik-i mütemeddineden
vatan-ı sani ittihaz eyledikleri memleketlerde yetişmiş bulunduğunu
görürüz.
Çerkeslerin metanet, salabet, celadet ve daha nice nice mekârim-i
ahlak-ı fıtriyelerine rağmen bir çok felaketlere ve nihayet terk-i
dar u diyar ile perişaniye dûçar oluşu esbabını taharri edince Kafkasya'da
maarifin fıkdanı ve aşiretler arasındaki ittihadın noksanı gibi
iki hata-yı azimden başka bir sebep görmeyiz.
Filhakika erbab-ı 'ukul nazarında seyf ile kalem idare-i umûrda
tev'emdir. Yalnız seyfe isnad eden bir kuvvetin akıbet muhacemat-ı
irfana dayanamayacağı da bir emr-i müsellemdir.
Çerkeslerin ilm u irfan ve ittihaddan mahrumiyetleri vatan-ı aslilerinden
mehcuriyetlerini intac edince derhal kıblegâh-ı Alem-i İslam olan
ve her müslim nazarında dâru'l-eman addedilen Osmanlı ülkesine iltica
eyledikleri malumdur.
Esna-yı hicretde akvam-ı Osmaniyeden müşahade eyledikleri şefkat
ve muavenet cidden sezâvâr-ı takdir u tebcil ise de teessüf olunur
ki Osmanlı nam-ı mübecceli altında toplanan akvamın melce' ve penahı
olan şu koca sefine-i devleti istibdad ve bunun netice-i tabiiyyesinden
olan zulüm ve bîdad dehşetli bir girdâb-ı izmihlale doğru sevk ederek
bittab' Çerkesleri de o akıntıya saldı. Seyyiatlarını gördükleri
şu iki hata-yı azimi tashih etmeleri Çerkeslerce idare-i sabıkada
mümkün mü idi? Asla. Çünki esasen istibdadın mesleği intişar-ı ilim
ve her ne suretle olursa olsun ittihad ve teavun ve teaduda adem-i
muvafakat idi.
Şükürler olsun ki bugün meşrutiyet ve hürriyete nail olduk. Artık
hatalarımızı tashihin atiyen iktisab-ı seadet içün takibi lazım
gelen turuk-i mesâ'iyi tayin ve tasrihin zamanı gelmiş dimektir.
Bu ise pek basit bir keyfiyyet yani ahkâm-ı şer'iyyeye harfiyyen
riayettir. Zira medeniyetin künhü mesâvî-i ahlakdan nefret, hulasatu'l-hulasası
insaniyete hizmettir. Cenâb-ı Hâkim-i Mutlak "Te'awenû ale'l-birri
we't-takwa" ve Hazret-i Rasul-i Rabbi'l-Felak "Bu'istu
liutemmime mekârime'l-ahlak" buyurmuş olduklarına nazaran kavânîn-i
mukaddesemiz metîn medeniyyet olduğu inkâra mecal bırakmaz bir hakikattir.
İşte aramızda vezâif-i dîniyyeyi, mekârim-i ahlakı, kavâid-i meşrutiyeti
telkin, münâsebat-ı ticariyye ve sına'iyye ve zira'iyyeyi te'sis
ve tahkim iderek ve 'anâsır-ı Osmaniyye ile hem-âhenk olarak şehrah-ı
terakkiyenin evc-i bâlâsına su'ûdumuzu temin maksadıyla "Çerkes
İttihâd ve Te'âvün Cem'iyyeti" teşekkül eyledi.
Diyar-ı gurbete tek başına göçen ve bîkeslik denilen o kuvvet-i
kâhirenin tazyîk-i müdhişi altında baygın düşen bir çok efradımızın
ikdam ve gayretleri ve mihen ve meşâkka adem-i iltifatları sayesinde
ne çabuk kalkmış ve ne kadar yükselmiş olduğunu teemmül edersek
ittihad ve teavun denilen o kuvve-i 'uzmânın zıll-i zalîlinde edilecek
mesâ'i neticesinde refah ve seadetimizin ne dereceye varacağını,
şan ve şeref-i milliyemizin ne mertebe i'tila eyleyeceğini pek kolaylıkla
idrak ederiz. Yeter ki ashâb-ı hamiyyet cemiyetimizi maddeten ve
manen ikdara himmet itsün ve çün sürüden ayrılan koyunun velisi
kurttur, cemiyetin telkinat-ı hayırhahanesine umumumuz itaat iylesün.
Hemşehriler!
Terakki ve te'âlimizi, refah ve seadetimizi, hatta bekamızı, idame-i
hayatımızı arzu ediyorsak habl-i metîn-i ittihada bütün varlığımız
ile sarılalım ve "Leyse li'l-insani illa ma se'â"yı bir
dakika, bir lahza olsun hatırdan çıkarmayalım "we minallahi't-tewfîk."
_________________________________________
*Cumhur
Kuş tarafından transkribe edilen bu belgeyi, Fethi Güngör tashih
edip sadeleştirerek yayına hazırlamıştır.
ÇERKES
İTTİHAD VE TEAVUN CEMİYETİ
DEKLARASYONU
(Mühür)
ÇERKES
İTTİHAD VE TEAVUN CEMİYETİ
10 Temmuz 1324 (1908) İstanbul Merkezi
Hemşehriler;
Geleceğin başarıyla
yürütülebilmesinin yolları geçmişten çıkarılmak zorundadır. Geçmişini
öğrenmek hem bireylerin, hem de toplumların kurtuluş çaresidir.
Gelecekteki mutluluğumuzu garanti altına alacak sağlam bir strateji
belirlemek maksadıyla geçmişimize göz attığımızda parmakla gösterilen
ilim adamlarımız, İslam dünyasına övünç kaynağı olacak bunca yöneticilerimiz
çıktığını, ancak bunların çoğunluğunun ata yurtları dışında yaşadıkları
ve ikinci vatan edindikleri gelişmiş ülkelerde yetişmiş olduğunu
görürüz.
Çerkeslerin dayanıklılık, direnç, yiğitlik gibi doğuştan gelen nice
üstün ahlaki özelliklerine rağmen bir çok felaketlere uğramalarının
ve en sonunda yurtlarını terk ederek darmadağın olmalarının sebeplerini
araştırınca, Kafkasya'da eğitim-öğretimin yokluğu ve aşiretler arasındaki
birlik ve beraberliğin yetersizliği gibi iki büyük hatadan başka
bir sebep göremeyiz.
Gerçekte entelektüeller nazarında kılıç ve kalem yönetim alanında
ayrılmaz bir ikilidir. Yalnız kılıca dayanan bir kuvvetin düşüncenin
hücumlarına dayanamayacağı ve sonunda pes edeceği su götürmez bir
gerçektir.
Çerkeslerin eğitim ve öğretim ile birlik ve beraberlikten mahrum
olmaları ata yurtlarından uzak düşmeleri sonucunu doğurunca, doğruca
İslam dünyasının merkezi olan ve Müslümanlar için güvenlik yurdu
sayılan Osmanlı ülkesine sığındıkları herkesçe bilinir.
Göçler esnasında Osmanlı topluluklarından gördükleri şefkat ve yardım
cidden takdire şayan ise de üzücüdür ki, baskı ve bunun doğal sonucu
olan zulüm, ulu Osmanlı adı altında toplanan kavimlerin sığınağı
olan şu koca devlet gemisini dehşetli bir çöküş girdabına sürükledi,
tabiatıyla Çerkesleri de o akıntıya saldı. Çerkeslerin, kötülüğünü
gördükleri şu iki büyük hatayı düzeltmeleri geçmiş dönemde mümkün
müydü? Asla! Çünkü, birlik, dayanışma ve kaynaşmaya hiçbir şekilde
imkân tanımamak baskıcı düzenlerin temel karakteridir.
Şükürler olsun ki bugün meşrutiyet ve hürriyete ulaştık. Artık hatalarımızı
düzeltmenin, gelecekte mutluluğu elde etmek için izlenmesi gereken
çalışma yöntemlerini belirlemenin ve uygulamanın zamanı gelmiştir.
Bu da gayet basit bir durum olup şer'i hükümlere harfiyen uymaktan
ibarettir. Zira medeniyetin özü kötü ahlaktan nefret, özün de özü
insanlığa hizmet etmektir. Cenab-ı Allah "iyilik ve takva konusunda
yardımlaşın", Hazret-i Peygamber ise "güzel ahlakı tamamlamak
için gönderildim" buyurmuş olup, kutsal kanunlarımızın sağlam
bir medeniyet kurduğu inkâr edilemez bir gerçektir.
İşte aramızda dini görevleri, güzel ahlakı, meşrutiyet kurallarını
yaymak, ticari, endüstriyel ve tarımsal ilişkiler kurmak ve güçlendirmek;
Osmanlı topluluklarıyla uyum içinde ilerlemenin doruğuna tırmanma
hedefini gerçekleştirmek maksadıyla "Çerkes İttihad ve Te'âvün
Cem'iyyeti" (Çerkes Birlik ve Yardımlaşma Derneği) kuruldu.
Diyar-ı gurbete tek başına göçen ve kimsesizlik denilen o ezici
duygunun dehşetli baskısı altında baygın düşen bir çok bireyimizin,
ısrarlı gayretleri ve sıkıntılara aldırmamaları sayesinde ne çabuk
kalkmış ve ne kadar yükselmiş olduğunu düşünürsek, birlik ve dayanışma
denilen o büyük gücün koyu gölgesinde verilecek mesai sonucunda
refah ve mutluluğumuzun ne dereceye varacağını, şan ve milli şerefimizin
ne kadar yükseleceğini kolaylıkla kavrarız. Yeter ki, milli onur
taşıyan herkes derneğimizi maddi ve manevi açıdan desteklesin. Çünkü
sürüden ayrılan koyunun velisi kurttur. Derneğimizin hayırlı çağrılarına
hepimiz uyalım.
Hemşehriler!
İlerleme ve yükselişimizi, refah ve mutluluğumuzu, hatta var olmayı,
hayatımızı sürdürmeyi arzu ediyorsak, birlik ve beraberliğin sağlam
ipine bütün varlığımızla sarılalım ve "insana ancak emeğinin
karşılığının verileceği"ni bir an olsun unutmayalım. "Başarı
Allah'tandır."
BU
BELGENİN HER TÜRLÜ YAYIN HAKKI AJANS KAFKAS'A AİTTİR. KOPYALANAMAZ,
ÇOĞALTILAMAZ ve KAYNAK GÖSTERİLMEDEN AKADEMİK YADA DİĞER YAZILI
ÇALIŞMALARDA İKTİBAS EDİLEMEZ.
Copyright
© 2000-2003
|