Abhazları
Gürcüleştirme çabaları
1937-1953 tarihleri
arasındaki dönem, Stalin ve Beria'nın Abhazya'ya yönelik karakteristik
baskıların uygulandığı yıllar olarak tarihe geçmiştir. Bu süreç
içerisinde Abhazya paralelindeki diğer küçük cumhuriyetlerde ise
Abhazya'dakinin tersine değişik bir uygulama gelişmiştir. Beria
ve Stalin'in baskı ve zorla göç ettirme yöntemleri sonucu zaten
karışık olan Abhazya'nın demografik sorunları giderek karmaşık
hale gelmiştir. Tarih boyunca, kültürü, dili, sosyal yaşamı hep
farklı olagelmiş olan Abhazya ve Gürcistan, zorla kıyılmış bir
nikah ile birbirlerine bağlanmış olan eşler gibi idi. Abhaz ve
Gürcü halkının bu farklılığı açık ve bilinen bir gerçektir. 1877
yılında Gürcistan'da yayımlanan "Tiflis Vestnik" gazetesinin
açıkça belirttiği gibi, "Abhazlar, etnografik, sosyal, ekonomik
yaşamları ve dünya anlayışları ile komşusu oldukları uluslardan
çok farklıdırlar."
19.yy'ın
70'li yıllarına kadar bu ülkede nüfus çoğunluğunu, ülkenin yerli
halkı olan Abhazlar oluşturmakta idi. 1926 yılına gelindiğinde
ise 60 değişik etnik grup yaşar olmuştur. Aşağıdaki 1896 sonlarında
Abhazya'da nüfus dağılımını gösteren tablo Gürcü yönetiminin yavaş
yavaş Abhaz halkını yok edişini açık bir şekilde ortaya koymaktadır:
|
Abhazlar
|
58,961
|
| Mingreller
|
3,414
|
| Gürcüler
|
515
|
| Yunanlar
|
2,056
|
| Ruslar
|
972
|
|
Ermeniler |
1,337
|
Estonlar
|
637
|
| Diğerleri
|
1,460
|
Bu şekilde
görülen en bariz, en çarpıcı husus 1896'da Abhazya'da 515 Gürcü
yaşarken 1992 de nüfusun 240 bine ulaşmasıdır. 1870 yılından itibaren
ülke nüfusunun karmaşıklığı derhal etkisini göstermiştir. Bir
grup Abaza'nın Osmanlı topraklarına sürülmesi üzerine boş araziler
yağmalanmıştır. 1877'deki birinci nüfus sayımı kayıtlarına göre
ülke nüfusunun yüzde 53 kadarı Abhaz iken 1926 yılında Abhaz nüfusu
yarı yarıya azalmıştır. 1979 yılında yapılan sayım ise Abhaz nüfusunun
yüzde 17'ye düştüğünü göstermektedir. Gürcü nüfusu ise aksine
büyük bir artış göstermektedir.
Batı Gürcistan topraklarından Abhazya'ya ailelerin yerleştirilmesi,
Çar yönetimi döneminde başlamıştır. Gürcü Menşeviklerin uyguladıkları
ulusları birbirine düşürme, terör ve Abhazların zorla Gürcüleştirilmesi
politikası, Menşevik devlet adamı Ş. Z. Eliara'nın ağzından belgelenmiştir.
Eliara 1926 yılında Gürcistan'da S.I.K. teşkilat toplantısında
"Hiç ara vermeden Abhaz Halkının hak ve hürriyetlerini yok
ediyorduk" demektedir.
Stalin'in baskı yönetimi süresince Abhaz halkının yaşamı giderek
bir trajediye dönüşmüştür. Bir gece içerisinde yüzlerce Abhaz
köylerinden toplanarak götürülmüş, bir çoğu katledilmiş, aydınlar
kökten silinmiştir. Baskı rejimi yıllarında Abhazya'nın en seçkin
insanları yok edilmiştir. Bu toplu katliamlar, nüfusu az olan
Abhazya için büyük yıkım olmuştur.
Not:
Bu yazı Özdemir Özbay'ın Nart Dergisi (Sayı 3, 1997)'nde yayınlanan
çalışmasından derlenmiştir.