Kafkasya'nın etnik mozaiği
Çerkesler
Abhaz-Abazalar
Gürcüler
Svanlar
Çeçen-İnguşlar
Dağıstanlılar
Osetler (Asetinler)
Tatlar (Padarlar)
Kumuklar
Karaçay-Balkarlar (Malkarlar)
Nogaylar
1-ÇERKESLER
Başlıca
kabileleri Kabardeyler, Besleney (Besni)ler, Kemirguvey (Temirgoy-Çemguy)ler,
Şapsığ (Şapsuğ)lar, Janeler, Natukhaçlar, Ubuh (Ubıh-Vubıh-Ubukh)lar,
Abzah (Abzakh)lar, Bjedug (Bjedukh)lar ve Mahuş (Makhoş)lardır.
XIX. yüzyılın ortalarında Çerkeslerin toplam nüfusunun ne kadar
olduğu hakkında kesin bir sonuca varmak pek mümkün değildir. Çeşitli
kaynaklarda verilen rakamlar 400.000 ile 1.500.000 arasında değişiyor(1).
Çerkes kabilelerini Metçunatuka dil yönünden üç ana gruba ayırıyor(2).
1- Kuzey Çerkesleri (Abzah, Hatukuay, Kemirguvey, Adamey,
Mahoş, Şapsığ, Natukhaç ve Ubuh kabileleri),
2- Büyük ve Küçük Kabardeyler ile Besleneyler,
3- Abazalar.
Dil bakımından Kuzey Çerkesleri (Ubuhlar hariç olmak üzere) birbirlerini
anlayabilirler. Ancak bunlar ile Abhaz-Abazalar anlaşamazlar.
Ubuhlar da Abhaz-Abazalar'a daha yakın oturdukları için onların
tesirleri altında kalarak Kuzey Çerkeslerinden dil yönünden farklılaşmışlardır.
Bu nedenle dilciler genellikle Ubuhları Çerkesler ile Abhaz-Abazalar
arasında ara yerde bulunan ve ayrı bir kabile olarak ele alırlar.
Aslında bütün Çerkes kabileleri ile Abhaz-Abazalar aynı kökten
çıktıkları halde iki grup birbirlerinden genel olarak Kafkas Dağları
ile ayrılmışlardır. Kuzey Çerkeslerinin yüzleri kuzeye, yani Kuban
Nehri'ne doğru dönük olduğu halde, ikincilerin yüzleri ve ilişkileri
daha çok Karadeniz'e ve Gürcistan istikametine dönüktü. Abhazların
iç kesimlerde ve dağlar arasındaki vadilerde oturanları (Abazalar)
Çerkesler ile köprü görevini görmüşlerdir. Karadeniz kıyılarında
oturan Abhazlar Gürcüler'le yakın ilişkiler içerisinde oldukları
gibi, aralarında onların tesiriyle Hırıstiyanlık dahi yayılmıştı(3).
a)
Kabardeyler
En
kalabalık Çerkes kabilesidir. Büyük ve Küçük Zelençuk havzalarından
güneydoğuya doğru Vladikafkas'a kadar uzanan ve Kuma ile Terek'in
yukarı kollarının suladıkları geniş bölgede otururlar.
Batı komşuları Besleneyler (ki Kabardey'in bir kolu olarak kabul
edilirler), Abazalar, doğu komşuları Çeçen-İnguşlar, güney komşuları
ise Karaçay-Balkarlardır(4). Büyük ve Küçük Kabardeyler olmak
üzere iki gruba ayrılırlar. Büyük Kabardeyler Nalçik ve çevresinde,
Küçük Kabardeyler ise Mozdok (Mazdek veya Mezdegü) çevresinde
otururlar.
Bu kabile Kafkasya'nın en hassas noktalarından birini tutar (ki
Daryal geçidinin ağzıdır burası) ve aynı zamanda Doğu ve Batı
Kafkasya arasında köprü görevini yapar, burası. Ancak XVI. yy.dan
itibaren genellikle Kabardey'in Rusya ile ilişkileri iyi olmuştur.
Hatta Kabardeylerin prens sülalesi ile Rus çarları arasında akrabalık
bağları dahi kurulmuştu. Arazilerinin Rusların saldırılarına açık
olmasının onları Ruslarla iyi geçinmek mecburiyetine sürüklediğini
dikkate almak lazımdır.
Bu nedenlerle Kabardeyler Ruslar'la mücadelelere diğer kabileler
kadar katılmamışlardır. Ancak, bazı grupların soydaşlarının mücadelesine
seyirci kalmamak için Abzahların yanında yer almış oldukları da
görülmüştür.(5)
b)
Besleneyler
Büyük
ve Küçük Laba vadileri ile Urup (Varpa) havzasında otururlardı.
Ayrıca Kuban Ovası ile Çegen, Fars ve Psefır vadilerine kadar
da yayılmışlardır(6). Genellikle Kabardeyle birlikte zikredilirler.
Zaten yukarıda belirttiğimiz gibi Kabardeylerin bir kolu oldukları
söylenmektedir(7). Kafkas kabilelerinin en asili ve fiziksel yapı
bakımından en güzel insanların çıktığı bir kabile olarak kabul
edilirler. Batılarında Kemirguveyler ve Abzahlar bulunur. Güneybatı
ve güneylerinde ise Barakay, Kazılbeğ, Segerey ve Başılbeğ gibi
Abaza oymakları bulunur. Kuzeyden ise Besleneylerin arazisi Kuban
Nehri tarafından sınırlanır(8).
c)
Kemirguveyler
Kuban
Nehri ile Laba ve Şagvaşe nehirleri arasındaki bölgede otururlar.
Üç gruptan meydana gelirler.
1- Kuban Nehri'ne doğru Adameyler,
2- Ciraki ve Ratazay civarında Yegerkoylar,
3- Kiraylar, Kemirguveyler'in yaşadıkları bölge kuzeyden
Kuban, doğudan Besleneyler, batıdan Bjeduğlar, güneyden ise Abzahlar
tarafından çevrilir(9).
d)
Şapsığlar
Kuban
Nehri'nin güneyindeki düzlük ile Kafkas Dağları'na kadar uzanan
bölgede ve doğudan Bjeduğlar ve Abzahlar, batıdan ise Natukhaçlar'la
çevrilidirler(10). Yurtlarını başlıca Psekups, Psehiş ve Pşeha
ırmakları gibi Kuban'a dökülen akarsular sularlar. Şapsığların
bir grubu Kafkas Dağları'nın güney eteklerinde Psizuy Vadisi'nde
oturur(11). Natukhaçların da Şapsığlar'dan ayrılmış bir kitle
oldukları da ileri sürülüyor(12).
Bunların Tuapse yakınlarında oturan kolonilerine "Küçük Şapsığlar",
dağların kuzeyinde Kuban'a doğru oturan ana kütlelerine ise "Büyük
Şapsığlar" denir(13).
e)
Janeler
1778'e
kadar Kuban'ın sağ sahilinde oturan Janeler, Ruslar'ın yaklaşması
üzerine bu nehrin sol sahiline çekilmişlerdir. 1864'e kadar Adegum
Irmağı boyunca ve Pşets ile Kholay vadilerinde, Karakubanski Adası'nda
yaşadılar. Doğudan Şapsığlar, güneyden de Nakuthaçlar ile komşu
idiler(14). Ancak büyük ölçüde bu iki kabileye karışarak erimiş
olduklarından, göç devresinde nüfusları çok azaldı.
f)
Natukhaçlar
Karadeniz
kıyılarında, Taman Yarımadası'ndan kıyı boyunca Şapsığ, Ubuh ve
Abzah bölgelerine kadar uzanan alanda yaşıyorlardı. Adegum, Tsemez,
Taşıps, Bakan, Lieşepsin, Kudak, Nefılh (Nepif), Psıf, Khups,
Prebeps vadileri Natukhaçlara ait idi. Anapa ve Novorossiski çevrelerinde
daha yoğun olarak bulunuyorlardı(15). Kafkasya'da Rusya'ya karşı
en faal bir biçimde karşı koyan kabileler arasında yer almışlardı.
g)
Ubuhlar
Natukhaçlar,
Şapsığlar, Abzahlar ve Abhaz-Abazalar arasında ve Karadeniz kıyılarına
doğru uzanan bölgede oturmaktaydılar. Şagvaşe (Byelaya) ile Pşeha
ırmaklarının kaynakları ve Ziguebze (Zuebze) Lou (Lon), Nige,
Bath, Dagomeps, Psıkh, Şaşe (Sakhe) ve Hamiş ırmaklarının vadileri
de Ubuhların bölgesinde idi. Ruslar'a en son teslim olan kabiledir.
Tamamı 1864'de göç etmiş olduğundan Kafkasya'da hiç Ubuh kalmamıştır(16).
h)
Abzahlar
Kabardeylerdan
sonra en kalabalık Çerkes kabilesidir. Bu kabilede Ruslara karşı
mücadelelerde Natukhaçlar ve Ubuhlarla birlikte en ön saflarda
yer almıştır. Bu kabile içinde diğer kabilelere göre asillerin
nüfuzu daha az ve sınıf farklılıkları daha az belirgindir.
Bu kabile, Kafkas Dağları'nın kuzey eteklerinde ve Kuban'ın orta
mecrasına katılan kollarının suladıkları bölgede yaşarlar (Burası
Batı Kafkasya'nın merkezi kesimi olduğu için tabii olarak Abzahlar
da denebilir ki Ruslara karşı en önemli ve etkili mukavemet gösteren
kabile olmuştur). Başlıca, 1- Şagvaşe (Khurçips, Pşeha, Pkhats,
Tfiseps kolları, 2- Laba, Psizun (Psızuy-Malaya Laba) Şegupsin,
Hagur, Fars kolları, 3- Psıj, Mat (Mari), Pças (Pçah) kolları,
4- Psekups ırmağı vadilerinde oturmaktaydılar(17).
i)
Bjeduğlar
Doğudan
Kemirguveyler, batıdan Şapsığlar, güneyden Abzahlar, kuzeyden
de Kuban Nehri tarafından sınırlanırlar. Rusların XIX.yy. başlarındaki
baskılarına kadar Kuban Nehri'nin kuzeyinde otururlardı. Kuban'ın
güneyine göç ettikten sonra Psıkh, Mart (Psıkhomat), Pçah, Psekups,
Çebi, Unabat ve Sup vadilerine yerleşmişlerdi(18). Nisbeten küçük
bir kabile idi.
j)
Hatıkoylar (19)
Küçük
bir kabiledir. Osmanlı topraklarına göç eden nüfus içerisinde
bu kabileye mensup kişilerden de söz edilmektedir. XVIII. yy.ın
sonlarında Bjeduğlar'ın batısında ve Kuban
Nehri'nin sol tarafı ile Şagvaşe'nin sağ tarafında oturuyorlardı.
Ancak XIX. yy.ın ilk yarısında daha doğuya kayarak Bjeduğlar ve
Kemirguveyler'in arasına yerleşmişlerdir(20).
k)
Makhoşlar
Bu
kabile de küçüktür. Ancak bunlardan da bilhassa 1858-1859 yıllarında
bu tarafa bir çok grubun göç etmiş olduğuna dair kayıtlara Osmanlı
Arşiv belgelerinden rastlanmıştır.
Bu kabile Laba ve Şagvaşe ırmaklarının orta mecraları arasında
ve Fars'ın yukarı boylarında oturuyordu. Daha önceleri ise Batınkoy'un
kuzeyinde ve Laba'nın batısında oturmaktaydı(21).
2-
ABHAZ-ABAZALAR
Genel
olarak kıyı kesiminde oturanlar Hıristiyan iken, iç kesimlerde
ve dağlar arasındaki vadilerde oturanlar (Abazalar) Müslümandır.
Dilleri Çerkes kabilelerinin dillerinden oldukça farklılaştığından,
Kafkas dilleri arasında ayrı bir dil grubu olarak ele alınırlar(22).
Kıyı kesiminde oturan ana Abhaz kitlesinden ayrı olarak dağlarda
ve Kabardeyler ile Besleneylere yakın olarak oturan Abaza (veya
Abazin)ların şivelerinde farklılıklar ortaya çıkmış ise de ana
kitle ile zorluk çekmeden anlaşabilirler(23). Ancak ilişkileri
ana kitleden çok Kabardeyler ve Besleneyler ile daha kuvvetli
olmuştur.
Abhazlar İngur Irmağı'ndan kuzeye doğru Kafkas Dağları'nın zirvelerine
ve Karadeniz kıyıları boyunca Adler'in ötesine kadar uzanan geniş
bir bölgede yaşarlar. XIV.yüzyıla kadar Kuban boylarına kadar
olan sahada da kolonileri vardı. Ancak kuzeyden inen Kabardeylerin
baskısı sonucunda yerlerini tümüyle onlara bırakarak ana kitleleriyle
Karadeniz kıyılarına inmek zorunda kaldılar. Bununla beraber Kafkas
Dağları üzerinde ve Kuban Nehri ile bu nehre katılan ırmakların
kaynaklarında bir kısmı kalmaya devam etti. Bunlar (yani Abazalar)
kendilerini kuzey ve kuzey batıdan çeviren Kabardeyler ve Besleneylerin
tesiri altına girmişler ve birincilerin egemenliğini kabul etmişlerdir(24).
Abhaz-Abazalar güney ve güney-doğudan Gürcülerle, kuzey-doğudan
(aşağıdan, yukarıya doğru) Svanlar, Karaçay-Balkarlar ve Kabartaylar
ile komşudurlar. Kuzeyden ise Besleneyler, Abzahlar ve Ubuhlar
ile çevrili idiler(25).
İki ana kitleye ayrılırlar: Abhazlar (Kendilerine Apsuva derler),
Abazalar (Abazinler, kendilerine Aşuva derler) (26).
1-Abhazlar:
Karadeniz kıyıları boyunca İngur Nehri'nden, Adler'in ötesine
ve hatta Soçi yakınlarına kadar uzanan kıyı şeridinde ve İngur
Vadisi boyunca iç kesimlerde otururlar. Belli başlı oymakları
beş tanedir; Kıyı boyunca kuzeyden güneye doğru Ciget (Ziget)ler,
Abzıblar, Ahçipsular (Ahçipsa). İç kesimlerde ise kuzeyde Zamballar
(Hırps veya Tzaballar), güneyde ise Aybğa(27). Bu kıyı Abhazlarının
bir kısmı Rusya ile iyi geçinme politikasını benimsemiş, bir kısmı
ise Çerkes kabileleri ile birlikte veya ayrı olarak Rusya'ya karşı
mücadele etmiştir ki bunlar genellikle Müslüman Abhazlardır.
2- Abazalar: Kuban'ın kaynaklarına yakın olan bölgede ve
yukarı boylarında otururlar. İki ana gruba ayrılırlar; I- Tapanta
(Altı Kesek Abaza): Kuban kaynakları, Büyük ve Küçük Zelençuk
vadilerinde otururlar. Yurtları Kuma ve Podkumuk sularına kadar
uzanır. İsimlerini beylerinden alan altı gruba bölünürler. Dudaruk,
Lo, Kliiç, Kyeç, Biberd ve Cantemir. II-Şkaraya (veya Aşkar):
Yedi oymakdan meydana gelir: Mudavey, Kazılbeğ, Şegerey, Tam,
Başılbeğ, Barakay ve Bağ(28). Bu Abazalar Rusya ile savaşa en
şiddetli bir biçimde katılmışlardır(29).
3-GÜRCÜLER
Çoruh
Vadisi'nden doğuda Alazan Irmağı ve Zakatali Mıntıkası'na kadar,
kuzeyde Kafkas Dağları'nın güney eteklerinden güneyde Gümrü-Elizavetpol
hattında kadar uzanan geniş bölgede yaşarlar. Kuzeyden Abhazlar,
Svanlar, Ossetler, Çeçenler ve Lezgilerle komşudurlar. Güney-doğuda
ise Azerilerle sınırları aşağı yukarı Nuha yakınlarından geçer.
Güneylerinde Ermeniler bulunur.
Dil bakımından "Güney-Batı Kafkasya Dilleri Grubu"nu
oluşturmakla birlikte 9 gruba ayrılırlar(30).
1- Asıl Gürcüler: Tiflis çevresinden ibaret olan Kartli ile doğusunda
bulunan Kakheti'de otururlar. Zakatali civarında oturan İnguiller'de
bu gruba dahil edilirler.
2- İmeretler: Riyon ile Yukarı Kura ırmakları arasında otururlar.
3- Gurienliler: Kutais yakınında yaşarlar.
4- Acaralar: Batum civarında yaşarlar.
5- Kevsurlar
6- Tuşlar
7- Pşavlar: Tiflis'in kuzey doğusunda otururlar,
8- Mengreller: İngur ve Riyon Irmakları arasında otururlar.
9- Lazlar: Çoruh Vadisi'nde otururlar(31).
Bunların en kalabalık grupları Asıl Gürcüler, İmeretler ve Mingrellerdir.
Lazlar ve Acaralar tamamıyle Müslüman olup, Gürcüler arasında
da Müslüman olanlar vardır.
Malte Brun, Gürcüler'in 1832 civarında 300.000 nüfusa sahip olduklarını
ileri sürmüştür(32). A. Cevdet Paşa ise Kırım Savaşı esnasında
onların 100.000 haneye yakın olup, 66.000 hanesinin Hırıstiyan,
6.000 hanesinin Müslüman, 8.000 hanesinin de putperest olduklarını
belirtmektedir(33). Öte taraftan E. Orsolle (1885 civarında) yaklaşık
olarak Asıl Gürcüler 1.500.000, Pşavlar 8.000, Tuşlar 5.000, Khevsurlar
7.000 nüfus olarak belirtiliyordu(34). Von Thielmann ise (1872
de) "aşağı, yukarı 900.000 nüfus" diyor (Ancak bu hesaba
yalnız Kartli ve Kakheti Gürcüleri'ni dahil etmiş olacak)(35).
Bryce 1877 de 550.000, 1896 da ise 800.000 rakamlarını vermiştir(36).
1897'deki resmi Rus nüfus sayımına göre ise Gürcüler'in nüfusları
1.339.100 kişi olarak hesaplanmıştır.
Gürcülerin büyük kısmı Ortodoks Hıristiyan oldukları için Müslümanlara
karşı kendilerini korumak amacıyla önce Bizans İmparatorluğu ile
XVII. yüzyılın başlarından itibaren de Rusya ile işbirliği yapmışlardır.
Batıdan Osmanlıların, güneyden de İranlıların sıkıştırmaları karşısında
Rusya'nın yardımını sağlamaya çalışmışlardır. Gürcistan'da gittikçe
artan Rus nüfuzu nihayet II. İrakli zamanında (1783 de) bu ülkenin
Rusya'nın himayesi altına resmen girmesine yol açmıştır. 1801
de ise I. Jorj'un saltanatı esnasında Rusya, Gürcistan Krallığı'nı
ortadan kaldırarak, bu ülkeyi Rusya'ya ilhak etmiştir. Bu olay,
milliyetçi Gürcülerin ayaklanmalarına yol açmışsa da Ruslar XIX.
yy.ın ilk çeyreğinde çıkan bu ayaklanmaları bastırarak bu ülke
üzerinde tam bir kontrol kurmuşlardır. Bundan sonra Gürcistan
hem Kafkasya'yı güneyden kuşatmak, hem de Anadolu'ya saldırmak
için mükemmel bir üs görevini görmüştür.
Ancak Müslüman Gürcüler ve Acaralar Rus egemenliğine boyun eğmek
istememişler, sık sık ayaklanmışlardır. Çerkeslerin göçlerinden
etkilendiklerinden bunların da (herhalde) çoğunluğu Osmanlı topraklarına
göç etmişlerdir.
4-
SVANLAR
Elbruz
Dağı'nın güney eteklerinde yaşayan ve daha Strabon'un dahi bahs
etmiş olduğu bu kabile XIX. yy.ın ikinci yarısında (herhalde)
15-20.000 nüfusa sahıpti(37). Dilleri Gürcüce'ye bağlanmakla beraber
farklılıkları da vardır. Küçük ve çeşitli yönlerden önemi az olan
kabile idi. Gerek Kafkasya'daki savaşlarda ve gerekse göçlerde
herhangi bir rolleri olduğuna dair bir bilgimiz yoktur. Aralarında
Hırıstiyanlık ve putperestlik yayılmış idi. 1856 da Rus egemenliği
altına girmişlerdir(38).
5-
ÇEÇEN-İNGUŞLAR
Esas
yurtları; Vladikafkas'ın doğusuna düşen ve Terek Nehri'nin kolları
olan Sunja ve Argun'un suladıkları bölgedir. Kuzeyde Terek Nehri'ne,
doğuda Andi Koysu ve Argun ırmaklarının arasındaki arazinin ortalarına
kadar yayılırlar. Güneyde Gürcüler'le irtibatları vardır. Batıda
Daryal Geçidi ve daha güneye doğru Osetlerle komşudurlar. Doğuda
ise Avarlar ve Andiler bulunur.
Genel olarak Çeçen-İnguşlar Kafkasya'nın stratejik önemi en büyük
noktalarından birine sahiptirler ve bu sayede Daryal Geçidi'ni
tehdit edebildikleri gibi, Doğu Kafkasya ve Batı Kafkasya arasında
irtibatı korumak veya sağlamak için Kabartayların sahip oldukları
avantaja bunlar da sahiptirler. Yurtları sarp, dağlık ve ormanlık
olduğu için, içine girilmesi zor ve tehlikelidir (Elbette düşmanları,
şimdi de özellikle Ruslar için). Ayrıca bunlar son derece savaşçıdırlar.
Bilhassa arazi şartlarından yararlanarak Rus birliklerine karşı
giriştikleri çete savaşı ile çok başarılı olmuşlardır(39). Dinlerine
ve hürriyetlerine olan düşkünlükleri nedeniyle Şeyh Şamil'in en
sadık taraftarları olmuşlardır. Sonuna kadar onun yanında savaşmışlardır.
Doğu Kafkasya'nın düşmesinden sonra dahi bir çok defa Rus idaresine
karşı ayaklanarak, onları uğraştırmışlardır.
Üç gruba ayrılırlar;
1- Çeçenler (Kendilerine Nokhçi derler),
2- İnguşlar (Kendilerine Galğay derler),
3- Kistler, Çeçenler ana kitleyi meydana getirirler. Argun
ve Aksay havzaları ile Grozni çevresinde otururlar.
İnguşlar
ikinci öneme sahiptirler ve Asa ile Sunja ırmakları arasında ve
Terek Nehri'ne doğru kuzeye yayılırlar. Kistler ise hem sayıca
ve hem de siyasi ve askeri yönlerden önemli değildirler. Bunlar
Tuşa ve Alazan ırmaklarının kaynaklarında otururlar ve Gürcü unsurları
tarafından çevrilidirler(40).
Dulaurier'ye göre (1861 de) Çeçenler (herhalde diğer gruplar da
dahil olarak) 198.000 nüfusa sahip olduklarını belirtiyor(41).
Orsolle 150.000 diyor (1885 de) (42). Bryce (1877 için) 115.000W
Lettres..'. nin yazarı ise (1859 da) 60.000 erkek demişti(43).
1897 nüfus sayımına göre Çeçen-İnguşlar 473.906 kişi idiler. 1939
da da Çeçenler 408.000, İnguşlar 92.000, Kistler 2.000 nüfus olarak
hesaplanmıştır.
Çeçen-İnguşlar'ın bir özelliği de asilzadelerin fazla bir nüfuza
sahip olmayışıdır(44).
6-
DAĞISTANLILAR
Tüm
Doğu Kafkasya'yı kaplarlar. Ancak Kafkasya'nın yerlisi olanları
(Avarlar, Lezgiler, Gazi-Kumuklar ve Darginler) daha çok dağlık
bölgede yaşarlar. Hazar Denizi'ne doğru uzanan veya kuzeydoğuda
Sulak ve Terek nehirlerinin aşağı mecralarını da içine alan ovalık
ve düzlük (hatta daha kuzeyde step görünümü alan) kesimde Türk
asıllı kabileler (Kumuklar, Azeriler, Türkmenler ve hatta Nogaylar)
yaşarlar. Dağlı kabilelerin aralarında bulunan engeller (dağlar,
tepeler, derin vadiler, vs.) batıdaki kadar olmasa da buradaki
kabileler arasında da farklılıklar doğurmuştur. Ovaya doğru (kuzey,
doğu veya güney doğu istikametinde) olan yerlerde yaşayan kabilelerin
mensupları genellikle Türk kabileleri ile sıkı ilişkiler içerisinde
bulunmalarından dolayı Türkçe de bildiklerinden, bu dil Doğu Kafkasya'da
ortak bir anlaşma vasıtası olarak kullanılmaktadır.
Siyasi ve askeri yönden bütün dağlı kavimler gibi Dağıstanlılar
da savaşçı, aktif ve hürriyetlerine düşkündürler. Bu nedenle bu
bölgede (yani bütün Dağıstan'da) ovalık kesim, dağlık kesime tabi
olmuştur(45). Şeyh Şamil'in Dağıstan'da en fazla dayandığı kabileler
(bilhassa) Lezgiler ve daha az olmakla beraber Avarlar da dağlı
kabilelerdirler.
Dağıstan'ın nüfusunu A. Cevdet Paşa (1878 de) 270.000 hane olarak
tesbit ediyor(46). Allen-Muratoff ise "Mürid Savaşları"
sırasında Doğu Kafkasya kabilelerinin nüfusunu tahminen 500.000
olarak veriyor(47). Binbaşı Nazmi ise 1956 da Dağıstan'ın Müslüman
nüfusunu 1.450.000 olarak veriyor(48).
A-
Avarlar
Dağıstan'ın
kuzey-batısındaki Koysu Irmağı'nın Andi, Avar ve Kara kollarının
kaynakları civarındaki bölgeler ile kuzeye doğru Kumuklar'ın oturdukları
alçak ovaya doğru uzanan kesimde (Çir-Yurt'a kadar) yaşarlar.
Güneyde ise Zakatali Mıntıkası'na kadar olan bölgede bulunurlar.
Doğularında kuzeyden, güneye doğru Kumuklar, Darginler ve Gazi-Kumuklar
(Laklar) güney doğularında ise Lezgiler bulunur. Kuzey-batılarında
Çeçenler, güney batılarında ise Gürcüler bulunurlar.
Lezgilerden sonra Dağıstan'ın en kalabalık kabilesı Avarlar'dır.
Dil yönünden üç gruba ayrılırlar;
1- Avar,
2- Andi,
3- Dido (Tsez)(49).
En
kalabalık grubu esas Avarlar meydana getirirler. Bunlar kuzeyde
Sulak Irmağı'ndan (orta kesimleri) güneye doğru Zakatali yöresine
kadar uzanırlar. Andiler ise Bottlih, Godoberi, Karatin, Bagvalal,
Çamalal, Tindi ve Açvaçiş gibi alt gruplara ayrılırlar. Dido grubuna
ise Hinuk, Çvarşin ve Kapuçinler dahildirler(50). Nüfusları ise
1939 nüfus sayımına göre (bir fikir vermek amacıyla veriyoruz)
Avarlar 170.000, Andiler 30.000, Didolar 10.000 kişi olarak sayılmıştır.
Avarlar aslında Avar Hanlığı'na bağlı idiler. Hamzat Bek ve sonra
da Şeyh Şamil Avarları Müridizm'e bağlamışlarsa da, Şeyh Şamil'in
hakimiyetinin ortadan kalkacağının anlaşılması üzerine onu terk
etmişlerdir.
B-
Lezgiler
Dağıstan'ın
güney-doğusunda yaşarlar Samur Nehri'nin orta ve yukarı mecralarında
ve Şamahı yöresine kadar uzanan alanda yayılmışlardır. Doğu ve
güney-doğuda Azeriler ile karışmışlardır. Kuzey ve kuzey-batıda
Dargin, Lak ve Avarlarla komşudurlar. Türkçe bilhassa Lezgiler
arasında geniş ölçüde yayılmıştır(51). Rutul, Kütin, Agul, Budukh,
Dzekh, Tabasaran, Tsakhur, Udi ve Khinalug gibi alt kollara ayrılırlar(52).
Kürinler ve Tabasaranlar en kalabalık gruplardırlar. Lezgiler'in
toplam nüfusu hakkında ise A. Cevdet Paşa içlerindeki Türk nüfusu
ile birlikte 50.000 hane derken(53), Orsolle 560.000 kişi olduklarını
ileri sürmüştür(54).
Lezgiler, Çeçenlerle birlikte Şeyh Şamil'in en sadık taraftarları
olmuşlardır. Ancak göç etmeleri konusunda Rusların bir baskısı
ile karşılaşmadıkları gibi bunlardan çok az nüfusun göçüne dair
kayıtlara arşiv belgelerinde rastlanmıştır.
C-
Gazi Kumuklar (Laklar)
Dağıstan'ın
merkezinde otururlar. Doğuda Darginler, batı ve kuzeyde Avarlar,
güneyde de Kuralılar vardır. Kendilerine Lak (veya Lek) diyorlar(55).
Bugün Akuşin, Şoradin, Kurakh, Rutul ve Dakhadayev kazalarında
ve ayrıca Makhaçkale, Buynakski, Hasavyurt ve Kaspiiski'de otururlar(56).
1886 da 51.000 kişi olduklarını Orsolle ileri sürüyort.(57)
D-
Darginler
Derbent
Geçidi'nin kuzey-batısında, Hazar Denizi kıyılarına kadar yayılmışlardır.
Kuzeylerinde Kumuklar, batılarında Avarlar en aşağıda Gazi Kumuklar,
güneylerinde de Kaytaklar bulunurlar. Konuştukları dil Lezgiler'in
konuştuklarına yakındır. Bu nedenle Lezgi kabileleri arasında
da sayılırlar. Akuşa, Sutkur, Sırhal, Urkarak, Horakan, Kaytak
(Haydak) ve Kubaçi gibi oymaklara ayrılırlar(58). Merkezleri Lavaşi
kasabası idi.
Darginler'in en önemli oymakları (daha doğrusu grupları)
Kaytaklar ve Kubaçiler'dir. Bunlardan birinciler Hazar Denizi
kıyılarında Buynakski ve Derbent arasında otururlar ve Türkçe
konuşurlar. İkinciler ise Kubaçi Kasabası'nda ve çevresinde otururlar.
Maden işçiliği ve el dokumacılığından büyük bir şöhret sahibidirler.
Bilhassa geçen yüzyıllarda Kubaçi işleri Ön Asya'da büyük değer
taşırdı.
7-
OSETLER (ASETİNLER)
Aslen
Alanlardan geldikleri kabul edilmektedir(59). Dilleri de İranlıların
diline çok yakındır(60). Ancak Kafkas dillerinin etkileri altında
önemli değişiklikler geçirmiştir(61).
Kafkasya'da Daryal Geçidi'nin güney ağzında otururlar. Doğularında
Çeçenler, kuzeylerinde İnguşlar ve Kabartaylar, batılarında Abazalar
ve Gürcüler bulunur. Güneyden de yine Gürcülerle komşudurlar.
Onlara Çerkesler Kuşha, kendileri ise Iron derler.
Daryal Geçidi'nden başka Liakkva ve Ksa vadilerinde, güneyde Kura'ya
doğru Uruk, Fiag-Don ve Ardon ile Yukarı Terek boylarında da yaşarlar.
İki gruba ayrılırlar;
1- İron,
2- Digor.
Bir ayrı grupları da Yukarı Kura'nın sağ kıyısı ile Trialet Dağı'nda
ve Borjom'un doğusunda oturuyor.(62)
Ossetlerin çoğunluğu Hıristiyan olduğu için ne Rusya'ya karşı
olan mücadeleye, ne de göç hareketine etkili bir şekilde katılmamışlardır.
Yalnız Müslüman olanları (ki sayıca çok az oldukları anlaşılıyor)
aslen Osset olan Gen. Musa Kundukhov ile birlikte göçe katılmışlardır.
Nüfusları konusunda Orsolle'de (p.20) 110.000, Bryce de (p.54,
1877) yalnız İronlar 30.000, Mülter-Hyvarnat'da(63) ise 60.000
ile 110.000 rakamları veriliyor. 1897 nüfus sayımına göre 67.300
kişidirler.
8-
TATLAR (PADARLAR)
Safeviler
tarafından Bakü, Kuba, Şamahı, Derbent ve Zakatali mıntıkalarında
yerleştirilmiş olan İranlılardır. Pehlevi Dili'ni konuşurlar.
1877'den önce 64.656 kişi, 1897 de ise 91.300 nüfusa sahip oldukları
ileri sürülüyor(64).
9-
KUMUKLAR
Kuzeyde
Terek Nehri'ne kadar, güneyde de Makhaçkale'nin güneyine kadar
uzanan alçak arazide otururlar. Genel olarak Dağıstan'ın kuzey-doğu
ve doğusundaki Hazar Denizi'ne kadar uzanan düzlükleri işgal ederler.
Kafkasya'ya ne zaman ve nasıl geldikleri kesin olarak bilinmemektedir.
Onları Hazarlara, Kimaklara, Gazi-Kumuklara ve hatta Karaçay-Balkarlara
bağlayanlar bulunmaktadır(65). Ayrıca Hazar Denizi kıyılarında
oturdukları ve kıyıdaki "kum"dan kaynaklanan "Kumuk"
ismini aldıklarını ileri sürenler dahi vardır (66). Makhaçkale,
Kaspiiski, Hasavyurt, Babayurt, Buynakski ve hatta İzberbaş şehirleri
Kumukların yaşadıkları alana dahildirler.
Kumuk Türkçesi üç lehçeye ayrılıyor;
1- Buynak,
2- Hasavyurt,
3- Kaytak(67).
Nüfusları ise 1880 de 80.000, 1926 da yaklaşık 150.000 olarak
hesaplandığı halde 1959'daki resmi sayımda 134.967 nüfus çıkmıştır(68).
10-
KARAÇAY-BALKARLAR (MALKARLAR) (69)
XIII.-XV.yüzyıllar
arasında Kabartayların doğuya doğru yayılmalarına kadar Kuban,
Terek ve Kuma nehirlerinin orta ve yukarı mecralarında ve onlara
katılan akarsuların boylarında geniş bir sahada yaşıyorlardı.
Ancak Kabartayların baskısı ile Kafkas Dağları'nın zirvelerine
doğru çekilmek zorunda kalmışlar ve Elbruz Tepesi'nin etrafındaki
sarp ve yüksek araziye yerleşmişlerdir.
Bunların da kaynakları pek belli değildir. Her iki boy da genellikle
bir arada zikredilirler. Zaten aralarında çeşitli yönlerden bakıldığında
pek bir fark yoktur. Hazarlar, Bulgarlar veya Kıpçaklardan geldiklerine
dair çeşitli görüşler vardır(70).
Bunlar çevrelerinin genel olarak Çerkes-Abaza kabileleri tarafından
çevrili olmasından dolayı, geniş ölçüde onların etkileri altında
kalmışlar ve yarı Çerkesleşmişlerdir. Ruslara karşı da mücadele
etmişler ve önemli oranda nüfusları da Anadolu'ya göç etmiştir.
1866 da Karaçaylar 13.400, Balkarlar ise 10.100 kişi idi. 1897
de birinciler 27.000, ikinciler 23.100 kişi olmuştur.(71) 1959
da Karaçaylar 81.000, Balkarlar ise 42.000 kişiye yükselmişlerdir.
11-
NOGAYLAR
Aslında
Nogaylar Kafkasya'da XVIII.yüzyılın sonlarında ortaya çıktılar(72).
Daha XV.yy.ın ortalarında Küçük Nogay Ulusu Kuban Nehri'nin kuzeyine
gelmişse de daha güneye inmemişti. 1771 de Ruslar Yedisan ve Bucak
Nogaylarından üç kabileyi daha Kuban boylarına sürdüler. Daha
sonra bir kabile daha bunlara katıldı. Burada General Suvorov'un
katliamından kurtulabilenler Soğucak Kalesi'nde bulunan Ferah
Ali Paşa'ya başvurdular. Kendilerinin Kabartay arazisinde ve Osmanlı
topraklarında yerleştirilmelerini istediler. Ferah Ali Paşa'da
onlardan (gerektiğinde) hem Çerkeslere ve hem de Ruslara karşı
yararlanabileceğini düşünerek onların bu isteklerini kabul etti.
Bunlardan 10.000'i Hacılar Kalesi yanında, 10.000'i Hatukuay arazisinde,
10.000'i Laba Nehri boyunda, 10.000'i de Anapa Kalesinin liman
başında ve iki saatlik mesafede yerleştırildiler(73).
Nogayların Dağıstan dahilinde kalanlarının 1959'daki mevcutları
38.582 kişi idi. Bugün Dağıstan'ın dışında Krasnodar ve Stavropol
eyaletlerinde oturanlar da bulunmaktadır. Bunlar Kazak ve Karakalpaklarla
aynı Türkçeyi kullanırlar(74). Nüfuslarının büyük kısmını göçlerde
kaybetmişlerdir.
Dipnotlar:
(1) 1834 de İstanbul'da İngiltere'nin elçisi olan
ve Kafkasya ile yakından ilgilendiğini bildiğimiz Lord Ponsonby
gönderdiği bir raporda Çerkeslerin nüfusunun 4-6.000.000 arasında
olduğunu ileri sürmüştü (Ancak Kafkasya meselesine hükümetinin
dikkatini çekmek için kasten böyle aşırı bir rakam vermiş olabilir).
(2) Metçunatuka: s.245-247.
(3) Abhazlar'ın Gürcüler'le yakın ilişki içerisine girmeleri sonucunda
onlar gibi Bizans hakimiyeti altına girmişlerdir. Hatta Justinien
(527-565) zamanında Gürcülerin tesiriyle Ortodoksluğu kabul etmişlerdi.
Daha sonraları da Abhaz-Gürcü krallığı Bizans İmparatorluğu'nun
yıkılışına kadar, bu devlet ile sıkı ilişkilerini sürdürmüş ve
Müslüman baskı ve saldırılarına karşı Bizans ile ittifak içinde
birlikte hareket etmişlerdir (Louis Brehier: Vie et mort de Byzance,
Paris (Albin Michel), 1969 (2. ed.), s.11 ve Georg Ostrogorsky:
Bizans Devleti Tarihi (Çev. F. Işıltan), Ankara, (TTK yay.), 1981,
s.95
(4) Berkok : S.225. Dulaurier (Mars-Avnl 1861), s.960. Malte-Brun:
Geo. Uni. T.2, s.16.
(5) İstoriya Kabardi, Moskova, 1957, s.36-39. Lettres (s.95) de
1851'den sonra Kabardey'in bir kısmının (5.000 erkek) Kuban'ın
sol tarafına geçerek Abzahlar'la birleşerek Ruslar'a karşı savaşlara
katıldıkları belirtiliyor. Aynı yerde, kalan Kabardeylerdan Büyük
Kabardeylerin 25.000, Küçük Kabardey'in ise 13.000 erkek nüfusa
sahip oldukları da kaydediliyor.
(6) Baschmakoff:s.18.
(7) Metçunatuka: s.242-243.
(8) Berkok: s.224. Baytugan: s.9. Malte Brun: Geo. Uni. T.2, s.15.
(9) Berkok: s.223. Nogumuka: s.91. Baschmakoff: s.18 (Fars ve
Belaia nehirleri arasında...). Metçunatuka: s.240 (Kemirguveyler'in
bölümleri olarak Yegerkoy, Hatukvey, Mehvoşve Mamtheğlervar).
(10) Abin, Cubga ve Çakhe vadilerinde (Başchmakoff: s.18).
(11) Berkok: s.222.
(12) Metçunatuka: s.242.
(13) Baytugan: a.yer. Nogumuka: s.40. Lettres, s.105 (Şapsığlar'ın
40.000 ailede 160.000 nüfusa sahip oldukları belirtiliyor.
(14) Berkok: s.222. Baschmakoff: s.18. Baytugan: a.yer. Lettres,
s.105 de 5.000 ailedirler deniyor.
(15) Berkok: s.222. Baschmakoff: s.18. Baytugan: s.9. Lettres:
s.105 (5.000 ailedirler).
(16) Berkok: s.221. Baytugan: a.yer. T. Tatlok (Çev. E. Aşueyba)
: Ubuhlar, Kafkasya Dergisi, İstanbul, 1966, sayı:10. Lettres:
s.106 (2.500 ailedirler).
(17) Berkok; s.223. Baytugan: a. yer, Baschmakoff: p.18. Lettres:
s.104 (12.000 ailedirler).
(18) A. yerler. Nogumuka: s.103 "Kerkati ve Khamişi adlarında
iki kola ayrılırlar".
(19) Osmanlı belgelerinde Hatukay veya Hatukvay diye geçiyor (Mesela:
Yıl. E.E.No:18, 553/151, 93, 34 de).
(20) Louis Vivien (J.S.-Bell'in Journal d'une Residence en Circassie,
Paris, 1841'e yazdığı önsözde, s.XXXV). Nogumuka ise (s.90) Hatıkoyların
1860'lı yıllarda Kuban Nehri'nin sol kıyıları ile şagvaşe'nin
sağ tarafında oturmaya devam ettiklerini ileri sürmüştür. Berkok'da
(s.222) onların şapsığ, Natukhaç ve Kemirguveylere karıştıklarını
iddia ediyor.
(21) Berkok: s.224. Nogumuka: s.103. Yukarıda bilgi verdiğimiz
kabileler XIX. yüzyıl ortalarında ve göç döneminde varlıklarını
sürdürmekte olan ve bilhassa arşiv belgelerinde isimlerine rastladıklarımızdır.
Ayrıca Berkok'da Natukhaçlar'a karıştığını söylediği Çebınlar
ve Kabardeylera karıştığını ileri sürmüş olduğu Aguveyter'in isimleri
de var. Aynca Jane ve Natukhaçlara karıştığını belirttiği bir
Hatko (Hetuk) kabilesi daha var (ki Hatıkoylar'dan ayrı bir kabile
olarak bahs ediyor) (s.222).
(22) Deeters'de ve A.H. Kuipers-B. Geiger-T.H. Kun-K.H. Monges:
Peoplesand Langüages of the Caucasus, Leiden (Columbia Uni. Press-Mouton),
1959 da, İsayev'de vs.
(23) Baytugan:s.10. Deeters: s.8-11.
(24) Lavrov: s.9. Dulaurier (Mars-Avril 1865):s.960. Türk Ans.
C.1, s.14-15 "Aslında Abaza kelimesi Osmanlılar tarafından
bütün Abhazlara verilen ortak isimdir".
(25) Baschmakoff:s.18-19.
(26) Her ne kadar Türkiye'de bütün Abhazlar için Abaza deniyor.
Aslında bu kelime tamamen Müslüman olan iç kesimlerdeki ve dağlardaki
Abhazlar için kullanılmalı idi. Ancak Osmanlılar (herhalde Kafkasya'daki
Türklerden alarak) bu kelimeyi bütün Abhazları da içine alacak
şekilde kullanmışlardır. Bunda kıyı kesimindeki Abhazların çoğunluğunun
Hıristiyan oluşu ve Müslüman Abhazları (Abazaları) Osmanlıların
daha önce tanımış olmalarından dolayı onların Kafkasya'da yayılmış
olan isimlerini benimsemişlerdir. Bu kelimenin Türkçe'nin harf
dizilişine (Abhaz kelimesine nazaran) daha uygun oluşunun da herhalde
kolayca yaygınlaşmasında önemli rolü olmuştur.
(27) Berkok: s.219-220. Baytugan: a.yer. Şerafettin Terim: Kafkas
Tarihinde Abhazlar ve Çerkeslik Mefhumu, İst. 1976, s.40. Lavrov:
a. yer. Dil yönünden Abhazlar bugün üç gruba ayrılıyorlar (kuzeyden
güneye); 1- Bzıb, 2-Abjuy (Abjav-Abzhu), 3-Samurzakan (isayev,
p.163 de Samurzakan yok) (Türk Ans. C:l, s.74.).
(28) Berkok yukarıda belirttiklerimizden başka daha bir çok kabile
veya oymak isimleri veriyor (s.220-221). Ancak onlara başka yerlerde
rastlayamadık. Belki de daha önceki yüzyıllarda var olup da XIX.
yy.ın ikinci yarısında ortadan kalkmış olanları da vermiş olabilir.
L. Vivien'de (Fondon'dan nakl ederek) Tamukhai ve Vordan (veya
Urdana) kabilelerinin isimlerini veriyor (yuk.yer).
(29) Öyle olduğu için de oran olarak bunlar, kıyı Abhazlarına
nazaran çok daha yüksek oranda göç etmek zorunda kalmışlardır.
Özellikle Şkaraya grubuna mensup olan Tam, Kızılbeğ, Başılbeğ
ve Şegerey (veya Kazılbek, Başılbek ve Çegerey)lerin büyük kısmı
bu tarafa göç etmiştir (Bu oymakların isimlerine göç eden gruplara
dair olarak bir çok arşiv belgesinde rastladık). Bu nedenle Kafkasya'da
kalan Abazalarıın çoğunluğu Tapanta Grubu'na mensuptur (Lavrov:
s.16. Burada 30.000 Abaza'nın göç etmiş olduğunu yazıyor)
(30 ) Arthur Byhan: La Civilisation Caucasienne, Paris (Payot),
1936. sah. 20-21. Yalnız dil bakımından olan taksimat için bakz.
İsayev, s.161 ve Deeters, s.4-7 (Dört ana gruba ayırıyor; 1- Gürcüce,
2-Mingrelce, 3-Lazca ve 4-Svanca. diğerlerini Gürcüce'ye bağlıyor).
Ayrıca Baschmakoff, s.14-19.
(31) Byhan, Deeters ve İsayev Svanlar'ı da Gürcüler'e bağlıyanlar
ve onların bir grubu olarak kabul ediyorlar.
(32) Malte Brun: Uni. Geo. Cilt: I, s.302.
(33) Onbirinci Tezkirede ve "Kırım ve Kafkas Tarihçesi'nde
(s.54) (Burada 14.000 hanesi müslüman diyor. Yoksa yirmi yıldaki
nüfus artışı ve müslümanlığın daha fazla yayılması nedeniyle mi
6.000 haneden bu miktara çıktılar).
(34) Orsolle:s.17-20.
(35) Thielmann: s.35.
(36) Bryce: (1877 baskısında) s.105, (1896 baskısında) s.109 da.
(37) Malte Brun: Qeo. Uni.T.11, s.16ve Uni. Geo. VOI.1, s.304
Baschmakoff: s.9. Orsolle (s.20) Svanlar'ın 12.000 kişi olduklarını
yazıyor.
(38) Mirza Bala: Gürcistan, İslam Ans. C:IV, s.843.
(39)Lettres:s.138-142.
(40) Deeters: s.12 (Yalnız Kist yerine Bats var ve Karabulaklar'ın
da aslında Çeçenler'den olmakla beraber Dağıstan'da yaşadıkları
belirtiliyor). Berkok: s.228-230. Erel: s.35-36. Malte Brun: Geo.
Uni. T.11, s.16 ve Uni. Geo. Vol: 1, s.310-311 (Kist, inguş, Çeçen,
Karabulak ve Tuşlar diyor). Dil bakımından İsayev: s.404. Baschmakoff:
s.19 (Çeçenler; 1- Grozni etrafındakiler, 2- Argun Havzası'ndaki
dağlı grubu, 3- Vedeno etrafından oturan İçkeriler, 4- Daryal
Boğazı'nın kuzey ağzı ile Vladikafkas yakınlanndaki inguşlar olmak
üzere dört gruba ayrılıyor). Dulaurier: (Mars-Avril 1861). s.972-973.
(41) Dulaurier: a.yer.
(42) Orsolle: s.20.
(43) Bryce: s.57(1877).
(44) Lettres:s.110-111.
(45) Lettres:s.110-111.
(46) Allen-Muratoff: s.468-469. Mirza Bala: Dağıstan, İslam Ans.
C:111, s.449. Dağıstan va Dağıstanlılar hakkında daha geniş bilgi
için bakz. Narodi Dağestana, Moskova (Aka-demiya Nauk USSR), 1955
A.F. Viktorov: Dağestanskaya ASSR, Makhaçkale, 1958.
(47) A. Cevdet Paşa: II. Tezkire ve Kırım ve Kafkas Tarihçesi'nde
(s.52-53).
(48) Allen-Muratoff:s.15.
(49) Binbaşı Nazmi: Kafkasya ve Türkistan. İst. 1334, s.67. Von
Thiel mann da Kafkasya'da Bottlih'den Tkhlok'a giderken kendisine
refakat eden iki Avar'dan, Şamil'in otoritesi altındaki halkın
yarım milyonu geçmediğini söylediklerini naklediyor(s.227 de).
(50) Deeters: s. 15-16 Arçiler Avarlar'a dahil edilerek dördüncü
bir grup olarak veriliyorlar. Avarca da iki lehçeye ayrılır; 1-
Kuzey (Zalatav ve Khunzakh'da, 2-Güney: Hidatl, Andelal, Şçar
ve Ankuk'da, s.13)
(51) a. yer. İsayev:s.171-173 (Aslında bugünkü Kafkasya'nın durumunu
esas alıyor. Ancak Doğu Kafkasya'nın (ve tabii Dağıstan'ın etnik
durumu yüzyıl öncesindeki halini korumakta olduğundan verdiği
taksimat o zaman için de doğru olarak kabul edilebilir) Dağıstan'ın
etnik durumu, için ayrıca bakz. Erel: s.34, Metçunatuka 388-389
(Andiler'in Avar kabile grubuna dahil olduklarını ve bunların
Hazarlar'ın Kafkasya'ya sığınmış kalıntıları olduklarını ileri
sürüyor).
(52) Gökçe: s.8 ve Erel: s.17-19.
(53) İsayev: s.173-178 (Lezgi lehçeleri üç tanedir; 1- Kurin,
2- Samur, 3-Kuba). Metçunatuka: s.390 (Udiler'in eski Albanyalılar'dan
geldiğini söylüyor). Erel: s.16,51 ise Udi (Odin)lerin Sakalar'dan
geldiğini ileri sürüyor.
(54) K.K. Tarihçesi, s.53.
(55) S.19 Bryce de (s.52, 1877) 560.000 diyor. 1959 da Sovyet
nüfus sayımına göre 223.129, 1970 de ise 400.000 idi. Yıne 1959
da Rutullar 6732, Tabasaranlar 34.700, Agullar 6709, ve ayrıca
aynı sayıma göre Avarlar 270.394, Darginler 158.149, Laklar 63.529
ve Kumuklar ise 134.967 kişi idiler.
(56) Erel:s.38-39
(57) İsayev: s.180. Mirza Bala: Kazi-Kumuk, İslam Ans. C:6, s.523-525b
(58) Mirza Bala: yuk.yer.
(59) Erel: s.43-44. Deeters: s.16 (Darginler üç gruba ayrılıyorlar;
1- Urak Grubu, 2- Akuşa Grubu, 3- Çudakan (Kubaçi) Grubu.
(60) Z. Velidi Togan: Allan, İslam Ans. C:1, s.377. Allen-Muratoff:
s.12. B. Batırhan: Osetin Milletinin Menşei, Kuzey Kafkasya Der.
Sayı:7-8 (1971), s.5-7, 12-14. İsayev: s.66.
(61) Malte Brun: Geo. Uni. T11, s.17 ve Uni. Geo. Vol.1, s.309.
(62) Isayev:yuk.yer.
(63) Baschmakoff: s.23. Erel: s.50 (Dört gruba ayırıyor; 1- Tağavur,
2-Digur, 3-Alagir, 4-Kartalin).
(64) P. Müller-Simonis-M.M.H.I-lyvarnat: De Caucase au Golfe Persique
a travers L'Armenie, Le Kurdistan et la Mesopotamie, Paris, s.31
(dipnotda).
(65) V. Minorski: Tat, islam Ans. C:12/1, s.48-49. Erel: s.51-52.
Baschmakoff: s.22. Tatlar'dan başka İran sınırına doğru oturan
Talişler ve Kuba mıntıkasındaki Lahiçler de iranlıdırlar. Bunlar
1897 de 35.000 kişi idiler. Ancak göç konusunda bunlardan herhangi
bir nüfusun katıldığına dair bir kayda rastlamadık.
(66) Mirza Bala: Kumuklar, İslam Ans. C:VI, s.986. Z.Velidi Togan:
Umumi Türk Tarihine Giriş, ist. (İÜE Fak.yay.), 1970 (2. Bas.),
s.133-161.
(67) İsayev: s.103.
(68) Mirza Bala: yuk. yer. s.988 ve İsayev: a.yer.
(1ı) Von Thielmann Aziriler dahil Kafkasya'daki Türklerin sayısını
(göçebeler de dahil) 1.100.000 olarak kayd etmiştir (s.37).
(69) Mirza Bala: Karaçay-Balkarlar, İslam Ans. C:VI, s.217-221.
Daha geniş bilgi Kav-kazskiy Etnagrafiçeskiy Sbornik, C:IV, Moskova,
1969 da var (s.55-119). Aynca Balte Brun: Uni. Geo. Vol.1, s.308
(Baslar diyor ve Çegem, Balkar ve Karaçaylar olmak üzere üç gruba
ayırıyor).
(70)Kav. Etn. Sbornik, IV, a.yer.
(71)
a. eser, s.56.
(72) A. Nimet Kurat: Türkiye ve İdil Boyu, Ank. 1966, s.63-64.
Nogaylar tarih sahnesine XIV.yy.ın ikinci yarısında ve Sirderya'nın
kuzeyindeki bozkırlarda çıktılar. XVI. yy.da şimdiki Kazakıstan'ın
batı bölümüne hakim oldular. Daha sonra batıya, Aşağı Idil (Volga)
boyları ve hatta Kırım'ın kuzeyine kadar uzanan bozkıra yayıldılar.
bu arada 1643 de Kalmuklar onları batıya doğru iterek onların
yerlerine (yani İdil-Yayık arasına) yerleştiler. Nogaylar da Kırım,
Kafkasya ve Rumeli taraflarına doğru kaydılar (Z. Velidi Togan:
Bugünkü Türkili-Türkistan ve Yakın tarihi, İst. 1981, 2. Baskı,
s.35-36-38). Bunlara batı ve kuzeylerindeki komşuları Nogay, doğu
ve güneylerindekiler ise Mangıt diyorlardı.
(73) A. Nimet Kurat: IV-XVIII.yy.larda Karadeniz kuzeyindeki Türk
Devletleri ve Kavimleri, Ank.1972, s.287. Gökçe: s.69. A.Cevdet
Paşa: Tarih, C:3, s. 181-182.
(74)İsayev:s. 106-107.
Kaynak : Kafkasya'dan Anadoluya Göçler. Bedri Habiçoğlu.
Nart Yayıncılık. İst.1993