SURİYE
Golan'ın
gerçek sahipleri
Cevad
Anzor'un zor savaşı
Nüfusta hızlı düşüş
Kültüre ağır ceza
İsrail işgaliyle yeniden sürgün
Golan'ın
gerçek sahipleri
Suriye'de
30 bin dolayında Çerkes varlığından söz ediliyor. Halep'te 2,
Hama'da 3, Humus'ta 6, Colon'da 11 Çerkes köyü var.
Çerkesler
iki farklı tarihte Suriye'ye göçetmişler. İlk gelenler Kafkasya'dan
Samsun'a, oradan Kayseri Uzunyayla'ya, buradan da Suriye'ye geçmişler.
Başlarında Jölen Bey isminde bir lider bulunuyordu. İsrail'in
1967 yılında Arap İsrail Savaşı sırasında işgal ettiği Suriye'ye
ait Golan tepelerinde 12 Çerkes köyü vardı.
Golon tepeleri isminin Jölen'den geldiği söyleniyor. Bu grupla
ve 1872 yılında gelenlerin sayısı bin dolayındaydı. Bunlar iki
bölgede iskan edildi.Bir grup o zaman küçük yerleşim birimleri
olan Hama ve Humus'a bir grup da Golan tepelerine yerleştirildi.
İkinci
aşamada gelenler ise 22 Ağustos 1878 yılında Balkanlar'da yerleşik
haldeyken İstanbul ve Selanik'te toplanan adından Suriye'ye gönderilen
1200 dolayındaki Çerkesdi.
Önce Beyrut, Trablusşam, İskenderun'a gelen bu grup bir süre sonra
daha önce gelenler gibi Hama ve Humus'a yerleştirildiler. Bu göçmenleri
ardarda yeni kafileler izlemiş ve o dönemde Suriye'deki Çerkeslerin
sayıları 70 bini bulmuştur.
Cevad
Anzor'un zor savaşı
1948
yılındaki Arap-İsrail Savaşı'nda Arapların geri çekilmelerine
karşılık Çerkesler, Suriye yönetiminden izin isteyerek Cevad Anzor
liderliğinde özel bir birlik oluşturup Yahudilere karşı savaşmışlar
ve 200'ün üzerinde şehit vermişlerdir.
İşgal edilen toprakları geri alıp Suriye yönetiminin emrine vermelerine
karşılık Arapların direnmemesi sonucu bu topraklar tekrar İsrail'e
geçmiştir. Bu savaşta büyük yararlılıklar gösteren Çerkeslerin
özel birliği dağıtılmıştır.
Nüfusta
hızlı düşüş
1960'lı yıllarda Suriyede'ki Çerkeslerin toplam nüfusu 38 bine
gerilemiştir. Bu yıllarda Halep'te Hanasır'da yerleşen Kabardeyler,
Mumbuş'da Abzahlar, Humus Tel Amıri, Tılil, İnnnasır ve Anzat'ta
Abzahlar ve Aynil Hamra'da Çeçenler, Derfur'da Dağistanlılar,
Şam'da mahalle kuran diğer Çerkesler can attıkları bu yerlerde
hastalıklar nedeniyle büyük bir yıkıma uğramış ve yeniden Kuneytre'ye
diğer soydaşlarının yanına sığınmışlardır. Kuneytre'deki başlıca
Çerkes köyleri de şunlardı: Mansura (Abzah, Bjeduğ), Mudariye
(Kabardey) Selmaniye (Bjeduğ), Enzivan, Mumsiye, Biracem, Berika,
Cueyza (hepsi Abzah), Hışniye (Kabardey), Fahan (Oset-Abaza).
İşte bu durum Suriye'deki soydaşlarımızın anavatanları Kafkasya'ya
geri dönme isteklerini kamçılamış ve bu amaçla Sovyet Kabardey-Balkar
Cumhuriyeti'nden bir temsilci ve yazar kadrosu konuyla ilgilenmek
üzere Suriye'ye gelmiştir. Çerkeslerin Kafkasya'ya topluca geri
dönmeleri yolundaki istekleri olumlu karşılık bulmamıştır. Burada
Suriye yönetiminin örtülü bir ambargo uyguladığından bahsedilmektedir.
Kültüre
ağır ceza
1920'li yıllarda sınırlı sayıdaki Çerkes aydını milli kültürün
canlanması yolunda önemli katkılarda bulunmuşlardır. Çoğunluğu
Kunaytre'de olmak üzere Çerkesçe eğitim veren 40'ın üzerinde Çerkes
İlkokulu açılmıştır.
Daha sonra 1928 yılında Şam'da Çerkesçe (Latin alfabesi kullanılarak),
Arapça, Fransızca olarak haftalık Marc gazetesi çıkarılmıştır.
Fakat bu çalışmaları yürüten aydınlar Suriye hükümetince politik
ve ideolojik davrandıkları gerekçesiyle sorgulanmışlar ve Çerkes
okulları, Kuneytre'deki Çerkes Yardımlaşma Derneği ile Marc gazetesi
kapatılmıştır.
İsrail
işgaliyle yeniden sürgün
1967'de
İsrail-Suriye savaşında Golan'daki köyler İsrail tarafından işgal
edilince buradaki Çerkesler ikinci bir sürgün yaşadılar adeta.
O tarihte Çerkeslerin yeni adresi Şam oldu. Halep'teki iki köyden
biri Abzah, diğeri Kabardey'dir.
Raka şehrinde, Rasulayn ve Kamıslı civarında Çeçenler yaşıyor.
Suriye'deki Adıgelerin çoğu Abzah olmakla birlikte, Bjedug, Sapsıg,
Hatıkoy da bulunmaktadır. Az miktarda olan Abhazların dillerini
unuttuğu belirtiliyor.
İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra Suriye'nin Sovyetler Birliği'ne
yakınlık göstermesi sonucu Çerkeslerin Kafkasya ile ilişkisi özellikle
1960'lı yıllarda artış kaydetmiş. O dönemlerde anayurttan çok
sayıda kitap, dergi ve kaset getirilebilmiş. Fakat zaman içinde
Suriye Çerkeslerinin kültürel kimliklerini ve dillerini yitirdikleri
ifade ediliyor. Suriye'de çerkeslerin dernekleri dışında kültürel
bir etkinliklerine rastlamak güç.
Derleyen:Fehim
Taştekin