|
Ürdün'ün direnen
yüzleri: Çeçenler
1994'de yaralı
Çeçen savaşçılar bu çöl krallığına gelince Yunus Ashab'ın hayatı
değişti. Televizyonlar 70 genç savaşçının bir Amman hastanesinde
tedavi edildiğini gösteriyordu. Bu gençler Moskova'ya karşı verdiği
savaşta yaralanmış ve bir İslami hayır kurumunca Ürdün'e getirilmişlerdi.
Bir İslam hukuku yargıcı olan 53 yaşındaki Ashab bu gençlerden etkilendi,
kızını bunlardan biriyle evlendirdi ve sonuçta Çeçenistan'a gitti.
"Bunlar
bizim insanımız. Dilimizi konuşuyorlar" diyordu Ashab ve ekliyordu:
"Biz onlara baktık, destekledik, elimizden gelen herşeyi yaptık".
Ashab, Ürdün'de
yaşayan 8 bin Çeçen'den biri. Ataları Rus zulmünden kurtulmak için
geldiği andan itibaren geçen yüzyılı aşkın bir zamandır bir Arap
denizinde, azınlık olarak dillerini ve adetlerini koruyabilmişler.
Rusya'nın güneyindeki
savaş, Ürdün'deki ve atayurttaki Çeçenler arasında farklı düşüncelere
yol açmış. Bunlardan bir kısmı Çeçen liderlerini suçlayarak "Rus
zulmünü tahrik ettiniz" diyor. Diğer bir kısmı ise yardım topluyor,
yabancı ülke hükümetlerinden destek almaya çalışıyor. Bir kısmı
ise evlatlarını cepheye gönderiyor.
Çeçenlerin Ürdün'e
gelişi
Çeçenler Ürdün'e
1895-1905 yılları arasında geldiler. Zarka, Sweileh, Azraq Cenubi
ve Sukhna'ya yerleştiler. 1879'da Çarlık Rusyasının güneye doğru
yayılma politikası sonucunda, Ürdün'deki 80 bin Çerkes gibi Kafkasya'nın
Müslüman halkları, o zamanki Osmanlı İmparatorluğu topraklarında
kendilerine yurt edindiler.
Çeçenlerin kendine
özgü bir toplum olduğu biliniyor. Bedeviler gibi değiller; kalpak
giyiyor, erkek-kadın bir aradalar. "Muhafazakar Ürdünlüler
yanlış anlamasın" diyerek düğünlerine Arap dostlarını çağırmıyorlar.
Bütün bunlara rağmen Ürdün'e uyum sağlamışlar. Polis ve askeri teşkilatın
yanısıra devletin diğer kademelerinde çalışıyorlar. (Çerkesler de
öyle. Kral Hüseyin'in saray muhafızları Çerkeslerden oluşuyor.)
Ürdün Parlamentosu'ndaki 80 koltuktan birinde bir Çeçen oturuyor.
Ürdünlü Çeçenler
atayurtlarından Rus İhtilali sebebiyle kopmuşlar. Ancak 1962 yılına
gelindiğinde ilk Ürdün Çeçen Delegasyonu Sovyetler Birliği'ni ziyaret
etmiş. Demir Perde kalkınca, Ürdünlü Çeçenler bağlarını yenilemiş
ve uzak akrabalara ziyaretler başlamış.
Katıksız Çeçence'yi
kim konuşuyor
Abdulbaki Jamu
75 yaşında bir Çeçen. 45 yıllık siyasi hayatında senatör ve bakanlık
yapmış. "Katıksız, saf Çeçen dilinin konuşulduğu tek yer Ürdün'dür.
Biz kültür ve adetlerimizi koruduk. Çeçenistan'a gittim, oradaki
Çeçence'ye Rusça kelimeler karışmış" diyor.
Abdulbaki Jamu feylesofça konuşuyor; İslam'da kadının rolünden,
yaşlılara saygıdan söz ediyor. Bizimle konuştuğunda Ramazan ayındaydık.
Jamu, Moskova'ya karşı verilen savaştan ümitsiz. 1991'de Çeçenistan'da
bir dizi konferans vermiş. "Bağımsızlık peşinde koşmayın"
demiş. "Dudayev ve diğer liderlere savaşmayın dedim. İmha olacaksınız.
100 yıl geri gideceksiniz. Kendinize gelmeniz 100 yılınızı alacak
dedim, ama dinlemediler" diyor.
Ürdünlü birçok Çeçen için Abdulbaki Jamu muhafazakarlıktan epey
uzak.
Badrettin İzzettin
Bin Şişani, Ürdünlü bir profesör. Bağımsız Çeçenistan devletinin
elçisi olduğunu söylüyor. Endonezya'dan Fas'a kadar gezerek Çeçenistan
için 2 milyon dolar "insani yardım" toplamış.
"Bu paralarla
silah mı alınıyor" diye sorunca, sert bir şekilde "hayır"
dedi. Bu görüşmede birlikte olan kardeşi Rifat Şişani, "Silaha
ihtiyaç yok. Silahı Ruslardan ele geçiriyor ya da satın alıyorlar"
dedi.
Badrettin Şişani,
Fas Kralı Lal Malika'nın 250 bin dolar değerindeki bir hastaneyi
hibe etmesine vesile olmuş. Savaş sebebiyle bu hastane Çeçenistan'a
gönderilememiş. Yaralı asker ve sivillere Ürdün'de protez takılıyor.
Profesör Şişani şimdilerde uluslararası mahkemenin, Putin'i savaş
suçlusu olarak yargılaması için uğraşıyor.
Badrettin Şişani,
konuşurken bize savaş fotoğrafları gösteriyor ve Çeçenistan'ın bağımsızlığının
hukuki ve tarihi argümanlarını anlatıyor. "Çeçen halkı, Rusya'nın
yaptığı gibi Sovyet Anayasası'nın 64. Maddesi'nin verdiği hak ile
1991 yılında Sovyetler Birliği'nden ayrıldı. Rusya şimdi bunu niye
kabul etmiyor?" diyor Şisani.
Masraflarını
karşılamak ve yardım sağlamak amacıyla 3 dolara teyp kaseti satıyor.
Tarihi, Çeçen perspektifinden anlatıyor. Bandın üzerinde "Çeçen
halkına yardım" edilmesi öneriliyor ve dünya Müslümanlarından
Çeçen kardeşlerini unutmamaları isteniyor.
"Son dört
ayda hafif silahlı 5 bin Çeçen savaşçı düz ve açık bir arazide,
160 bin hava destekli, zırhlı ve topçu Rus birliklerine karşı savaşıyor.
Rus birlikleri ağır silahlar, füzeler ve savaş helikopterleriyle
destekleniyor. Kara-hedeflerini vuran uçaklar, binlerce tank ve
zırhlı araç bu 5 bin iman kalesi önünde çakılıp kalmış. Çeçenistan'ın
tüm dünya ile bağları kopuk. Bağımsızlığını tanıyan yalnız cesur
Estonya ve Afganistan. Her iki ülke de Rus işgalinin dehşetini çok
iyi biliyor."
Başkan Vladimir
Putin, Rusya ile dışarıdan gelenlerin savaştığını iddia ediyor.
Şişani ise "Biz dışardan savaşçı toplamıyoruz. Savaşmak isteğiyle
bana müracaat edenleri Ürdün makamlarına bildiriyorum. Bunların
faydadan çok zararı var" diyor. Bu durumda, böyle kişilerin
pasaportları iptal ediliyor ve seyahat etmeleri yasaklanıyor.
Bazı Ürdünlü
Çeçenler için, bu savaşın kişisel anlamı var. Ashab ve eşi 1998
yılında Çeçenistan'a göçmüş. Tercüme yapmış. Okullarda İngilizce
ve Arapça öğretmiş. Şeriat Mahkemesi Hakimliği yapmış. Davalar daha
ziyade, uyuşturucu satıcıları, sarhoşlar ve karısını-dövenlerle
ilgiliymiş.
1999' da savaşı
başlatan hadiseler olduğunda Ashab ve ailesi Çeçenistan'da kapana
sıkışmışlar. Savaşın tüm dehşetini yaşamışlar.
Bütün acılara
rağmen Çeçenler Rus halkına karşı öfkeli değil. Rusya'yı yönetenlere
kızıyorlar. Bazı Çeçenler yaralı Rus askerlerine yardım ediyor.
Ve Rus halkı da Çeçenistan cehenneminden çıkmaya çalışanlara yardım
konusunda hiç de cimri değil.
Editörün Notu: The Moscow Times'ta 15 Ocak 2002 tarihinde Nonna
Chernyakova'nın katkılarıyla Russell Working imzasıyla yayınlanan
"A People Apart in Jordan" başlıklı bu çalışma Ajans Kafkas
tarafından özetlenerek Türkçe'ye çevrilmiştir. Yazının orijinalini
şu adresten temin edebilirsiniz:
http://www.kafkas.org.tr/english/DIASPORA/_A_People_Apart_in_Jordan_.html
|