Dudayev ve Çalı İhtilali

1986'da Estonya'ya tabur komutanı görevine gelen Cahar Dudayev, kendini hızla gelişmeye başlayan olayların içinde buldu. Yeniden yapılanma sürecinin başlamasıyla Estonya Millî Cephesi, Sovyetler'de kurulan ilk millî cephe oldu ve bağımsızlık mücadelesi başlatan bütün Sovyet halkları için siyasî okul haline geldi. Sovyetler'in içinde ikinci millî cephe Ukrayna'da "Ruh" adı altında kurulmuştu. Siyasî gazeteler anında tükeniyordu. Litvanya'da "Sayudis" adıyla çıkan gezete bütün Baltık Cumhuriyetlerinde siyasî mücadelenin el kitabı haline gelmişti.

Cahar'ın ofisi (ünlü komutan Barklay de Tolli'nin eski ofisi) Tartu şehrinin merkezindeydi, çünkü Leningrad ve Beyaz Rusya'da onun komutasında birer alay bulunuyordu. Bir gün Cahar'ı Listonya'nın başkenti Vilnus'ta bulunan Hava Kuvvetleri Genel Karargah Komutanlığı'da davet etmişlerdi. Bu olaydan sonra Cahar isyancı yerli halka karşı acı hissetmeye başladı: "Rusya onları kolay bırakmaz" diyordu. Diğer taraftan birileri bilinçli bir şekilde burada bulunan askerlere halka karşı düşmanlık aşılıyordu. Cahar da bu durumun farkındaydı ve hep yerli halkla dostluk ilişkileri kurmaya çalışıyordu. Onun insiyatifinde bulunan alay bir Estonya'lı okulu himayesi altına almıştı. Spor bayramında ise bütün bütün Tartu sakinlerine askerî havaalanını ziyarete açarak yemekli şenlikler düzenlemişti. Estonya bayrağı direğe çekilmişti. O zaman Estonya bağımsız bir devlet olarak kabul edilmiş dahi değildi. Göklerde dalgalanan Listonya bayrağını gören Estonyalı'lar sevinçten biribirlerine sarılıyorlardı ve şaşkınlıklarını gizlemiyorlardı. Bu ilkbahar gününde her taraf yemyeşildi ve herkes mutluluk içindeydi. Sanki savaşlar sonsuza kadar bitmişti.

Cahar'ın doğum günü 15 Mayıs'ta (resmî evraklara göre) sabahtan akşama kadar onu kutlamak için gelen Estonyalılar'ın akınına uğramıştık ve her gelen kırmızı gül getirmişti.
Fakat her geçen gün durum kızışıyordu...

Bir gün Moskova'dan gelen uyarı notasını protesto olarak, küçük büyük demeden, Rusya ile olan sınır boyunca insanlar elele canlı bir set oluşturmuşları. Yan yan duran insanlar şarkı söyleyerek protesto gösterileri yapıyorlardı. Ve herkes bu olaydan "Çalı İhtilali" diye bahsediyordu.

Cahar'a tuğgeneral rütbesini vermişlerdi ve yine Estonyalılar kutlamak için kırmızı güllerle akın etmişlerdi.
Fakat Moskova'nın bağımsızlık yoluna giren cumhuriyetlerine yeni politika uygulaması beklentisi fazla sürmedi. Tiflis'teki göstericilere karşı Rus askerlerin kürek kullanması sonucunda 14 kişinin hayatını kaybetmesi, Sumgaiti'deki ve en son Litvanya'daki olaylar bu beklentileri yok etmişti. 12 Ocak 1989 Vilnus'taki mitingi dağıtmak için savunmasız insanların üzerine Rus tanklarının sürülmesi bir rastlantı sonucunda bir Japon televizyonu tarafından çekilmiş ve bu korkunç olay bütün Baltık Cumhuriyetleri'nde gösterilmişti. Bu olay insanlardaki Rus demokrasisi ve bağımsızlık ışığı inancına büyük bir darbe olmuştu. Cahar'ın Estonya'da yapmaya razı olmadığını başkaları başkaları Litvanya'da yapmıştı. Tanklari Litvanya Şeym'i (meclisi) meydanındaki savunmasız insanları eziyordu. Meydandaki erkekleri çıplak elleriyle tankları durdurmaya çalıştılar; fakat tanklar insanları ezerek kalabalığı dağıtmıştı. O gece nefret, kin ve imdat çığlıkları birbirine karışmıştı. İnsanlar tanklara taş atıyorlardı, çaresiz... büyükler çocukların gözlerini kapatıyordu, meydandaki vahşeti göstermemek için. O günlerde bütün Baltık'ta insanlar tek bir kelimeyi tekrarlıyorlardı; faşistler... faşistler... faşistler...

Cahar büyük adımlarla odanın bir köşesinden bir köşesine yürüyüp duruyordu. Aklında bir tek şey vardı; bu vahşetin karşısındaki çaresizliği. Litvanya'daki kanlı olaylar ona büyük ders olmuştu. İşte o dakikalarda onun anladığı tek bir şey vardı: vahşi hayvan karşısına ancak silahla çıkılır.

"Çalı İhtilali" Ocak ayının bembeyaz kar örtüsünün altında ezilmişti...

Ücretsiz abone olmak için lütfen adresinizi bildirin bulten@kafkas.org.tr