İNTERNET KAŞIFININ SEYIR DEFTERI Yıl: 2020
İLETİŞİM VE KÜLTÜR

KANDUR Şakir Şahin
Merhaba yeniden...

Bugün sizinle iletişimin toplumdaki etkileri üzerine konuşacağız.

Dünya fertlerden oluşur, her fert ise birer ayrı dünyadır derler. Bir insanı tek başına ele aldığımızda ne kadar güçlü bir varlık olduğunu görürüz. Yapabildikleri, aktiviteleri, elinin uzandığı yerler ve hele hele düşünceleri, fikir üretme kabiliyeti, çözüm üretme gücü... Tüm bu ve bunun gibi insana özgü nitelikler herkeste olmakla birlikte her bir kişi, ayrı güçleri, özellikleri ve farklı tarzıyla ortaya çıkar.

İşte insanı insandan ayıran bu özelliklerin diğer fertlere de aktarılması sonucunda toplumlarda da fertler gibi karakterler ortaya çıkmakta. Burada da belirleyici olan insanlar arası iletişimin gücüdür. Geçmiş dönemlerde haberleşme ve iletişim kanalları daha yavaş-zayıf olduğundan toplumsal karakterlerin gelişmesi, değişmesi, dönüşmesi, bir toplumdan diğer topluma aktarılması çok uzun zamanlar alıyordu.

Günümüzde iletişim, teknolojik gelişmelerin etkisiyle öyle bir mesâfe kat etmiştir ki dünya üzerinde herhangi iki nokta veya fert arasında diyalog kurmak elimizin içindeki bir telefona konuşmak veya karşımızdaki ekrana bakmak yeterlidir. Bunun diğer bir anlamı, bundan 500 yıl önce anlatılması ve yayımlanması istenen konuya ayrılması gereken 100 yıllık süre yerine günümüzde birkaç dakikalık çalışma yeterlidir. Konu merkezindeki insanın niteliklerinin aynı kaldığı, ama etkileşimin milyonlarca defa daha kolaylaştığı düşünülürse bunun insanlar üzerindeki psikolojik ve toplumlar üzerindeki sosyal sonuçlarını da varın siz hesap edin. Dünya üzerinde haberleşme sınırları hızla genişlemekte (neredeyse kalkmakta) ve kapalı toplumlar yok olma veya dışa açılma seçenekleri ile karşı karşıya bırakılmaktadır. İletişim, veri verme-alma ve bilgileri zenginleştirme sonuçlarını getirdiğinden bunu daha iyi yapabilen kişi ve toplumların dünya üzerindeki etkinlikleri de artmakta, buna gerekli yatırımı yapamamış, bu konularda zayıf kalmış olanlar üzerinde karşı konmaz bir baskı oluşturabilmektedir.

Şu anda bu geçiş sürecinde yaşayan dünyada, mevcut siyasi ve ekonomik sınırlar ve bu sınırların temsil ettikleri ülkeler, bir yandan bu konuda bir birleri üzerine ağırlık kurmaya çalışırlarken diğer yandan kendilerini çevreleyen bu sınırları kaldırmaktalar. Diğer bir deyişle dünya haritasında görmekte olduğumuz sınır çizgileri, bu hızlı toplumsal değişimin sonucunda bana öyle geliyor ki sâdece haritalarda kalacaklar. Globalleşmekte olan ekonomi, askerî güçler ve en önemlisi idarî yapılanma, dünyayı siyasî yönden tek bir parça olmaya doğru götürüyor. Bunun nihâî noktasında siyaî etkinliklerini kaybetmiş "ÜLKE" kavramının yerini doldurmak üzere yeni yeni güç odakları oluşması ise kaçınılmaz. Artık belirleyici olan unsur siyasî güç ve bölge değil, fert ile ilgisi daha çok olan toplumsal güç, yani "KÜLTÜR" olacaktır.

Kültürün daha çok belirleyici olduğu bir dünyada, ferdin gücü de şimdikine oranla çok daha fazla olacaktır. Bunun bir sonucu olarak bir fert ve temsil ettiği kültür, diğer kültürlerle bu iletişim imkânlarını kullanarak karşılaştıkça ortaya çıkacak müthiş reaksiyonun sonunda kültürler güçleri oranında etkileşecekler, sonuçta yeni bir biçim ortaya çıkaracaklar. İşte bu noktada insanlar arasındaki etkinlik, bir kişinin hem kişisel becerileri, hem de kültürünün ona kazandırdığı güç ile doğru orantıda olacak.

Sonuç: İçinde bulunduğumuz iletişim çağı, bizi hem fert olarak, hem de kültürümüz açısından büyük bir imtihana doğru götürüyor. Biz Kafkasyalı'lar genelde kültürel gücümüze çok güveniriz. Haksız da sayılmayız. Dünyanın bir çok ülkesine dağılmış olarak yaşamak, hem kültürümüzü korumak, hem de onu içinde olduğumuz toplumdan aldığımız değerlerle güçlendirme fırsatı verdi bize. Diğer bir deyişle biz toplumlar arası iletişim ve etkileşim sürecinde önemli ölçüde tecrübeliyiz.

Bakarsınız önümüzdeki yıllarda giderek olgunlaşacak olan bu dünyâ ortak kültürünün en çok etkilendiği toplumsal gurup Kafkasyalılar olur... Belki 2020 yılında Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri üzerinde Çerkeska ve başında bir kalpak ile demeçler verir.. Ne dersiniz, hoş olmaz mi?

Ücretsiz abone olmak için lütfen adresinizi bildirin bulten@kafkas.org.tr