1917 Şubat'ında
başlayan Sosyalist İhtilâl, esaret altındaki bütün milletlerin ayaklanmasına
sebep oldu. Kafkasyalılar da yüzyıllardır hasretini çektikleri istiklâlleri
için harekete geçtiler. Hazar'dan Karadeniz'e kadar kültür ve medeniyetleri
bir olan bütün Kafkas halklarından toplam 500 resmî temsilcinin katıldığı
1. Büyük Halk Kurultayı 3 Mayıs 1917'de Terekkale'de toplandı. 5 gün
süren heyecanlı toplantılar sonucunda "Birleşik Kafkasya Dağlıları
Birliği Geçici Yönetimi" oluşturuldu.
Bağımsızlığa uzanan süreci ifade eden 2. Kurultay 18 Eylül 1917'de Andi'de
toplandı. Yirminci yüzyıl Kuzey Kafkasya tarihinde önemli bir siyasî
nitelik taşıyan ve bağımsızlık hareketinin en önemli referansı sayılan
kurultaya, Dağıstan, Kumuk, Terek vilâyeti, Çeçen-İnguş, Osetya, Kabatdey,
Karaçay-Balkar, Adıgey, Abhazya, Şetkale bölgelerinden 1500 delege katılmıştı.
Anayasa niteliğinde kararlar alındı:
1) Kuzey
Kafkasya ve Dağıstan halkları tek bir siyasî çatı altında birleşmiştir.
2) Bu birlik dahilinde bütün milletler tam bir otonomiye sahiptir.
3) Bu birlik iki yasama meclisinden oluşacaktır. Milletin egemenliği
ilkesine dayalı yukarıdaki meclislerden ilki genel nüfûsun otuzbini
tarafından birer temsilciden müteşekkil Millet Meclisi'dir. Diğeri,
birlik düşüncesinin gerçekleşmesi için her otonom unsur tarafından belirlenen
ikişer temsilcinin katılımıyla oluşan senatodur.
4) Yasama Meclisi kendi arasında Yürütme Kurulu, bu kurul da kendi içinden
bir başkan seçer. Seçilen başkan aynı zamanda bütün birlik teşkilâtının
da başkanıdır.
5) Birlik anayasasının korunması ve sürdürülmesi, kanunların, Yürütme
Kurulu'nun ve her millete ilişkin yönetsel ve yargısal işlerin anayasaya
uygunluğunu denetlemek üzere bir Yüksek Denetleme Kurulu oluşturulur.
Millî Meclis, bakanlar kurulunu seçerek tam yetki verdi. Çeçen Abdülmecid
Çermoy Devlet Başkanı seçildi ve Bakanlar Kurulu, çalışmalarına başladı.
20 Kasım 1917'da Rusya'dan ayrıldığını îlân eden yeni hükûmet; askerî,
mâlî, zirâî ve idârî sahalarda gerekli devlet düzenlemelerine hızla
başladı. Çarlığın sömürgeci siyaseti doğrultusunda Kafkasya'ya yerleştirdiği
Kazaklar, Rus köylüleri ve Ukraynalılar gelişmelerden endişelenerek
yeni hükümete karşı cephe oluşturdular.
Diğer taraftan, komünist ajanlar da oluşan birliğin bozmak için propaganda
başlatmışlardı. Bu zorlamalar ve tahrikler karşısında dışarıdan güçlü
bir desteğe ihtiyaç duyan fakat irtibat da sağlayamayan millî hükümetin
durumu giderek ağırlaşıyordu.
Devlet Başkanı Abdümecid Çermoy ve Dışişleri Bakanı Haydar Bammat başkanlığında
yola çıkan bir heyet; Tiflis, Batum ve Trabzon'da görüşmeler yaptıktan
sonra nihayet 6 Mayıs 1918 günü İstanbul'a ulaştı. Osmanlı dış politikasının
şekillenmesinde büyük rolü olan muhaceret çevrelerinin oluşturduğu "Çerkes
Teavün Cemiyeti"nin aracılığıyla Osmanlı Hükümeti ile görüşmeler
yaparak yardım anlaşmaları da imzalayan heyet, 11 Mayıs 1918 Cumartesi
günü bir nota ile, Kuzey Kafkasya'nın bağımsız bir devlet olduğunu bütün
hükümetlere duyurdu:
"Aşağıda imzaları bulunan bizler, Kuzey Kafkasya'nın yetkili millet
temsilcileri olarak şu konuları bütün dünya hükümetlerine duyurmayı
şeref telâkki ederiz:
Kuzey Kafkasya halkları, yasal ve olağan seçimlerle bir millî meclis
oluşturmuşlardır. 1917 yılı Mayıs ve Eylül aylarında toplanan bu meclis
Kuzey Kafkasya Birliği'ni îlân etmiş ve vekiller heyetini kurmuştur.
Alınan kararlar şunlardır:
1) Birleşik Kuzey Kafkasya halkları Rusya'dan ayrılarak bağımsız bir
devlet kurmuştur.
2) Yeni devleti hudutları, kuzeyden Dağıstan, Stavropol, Terek, Kuban
ve Karadeniz; doğudan Hazar denizi; güneyden ise Traskafkasya hükümetleri
ile yapılacak anlaşmalarla tesbit edilecek sınırlardan oluşmaktadır.
Bu kararların bütün dünya hükümetlerine duyurulması ve bilgilendirme
görevi aşağıda imzaları bulunan yetkili delegasyona verilmiştir. Bu
çerçevede, imzaları aşağıda yer alan bizler, bugünden itibaren bağımsız
Kuzey Kafkasya Devleti'nin yasal şekilde kurulduğunu hür dünyaya beyan
ederiz."
Kuzey Kafkasya'nın bağımsızlığı, Türk, Alman ve diğer batılı ülkelerin
basınında büyük geniş yankılar uyandırdı. Osmanlı Hükümeti, Kuzey Kafkasya
Devleti'ni tanımakta gecikmedi.
Kuzey Kafkasya'nın hemen ardından 26 Mayıs'ta Gürcistan, 28 Mayıs'ta
Azerbaycan ve Ermenistan bağımsızlıklarını îlân ettiler.
Aynı yıl 8 Haziran günü Batum'da Osmanlı Devleti ile "Dostluk ve
yardımlaşma anlaşması" imzalandı.
Bütün bu gelişmelerden oldukça rahtsız olar Rusya, Osmanlı Devleti'ni
sert bir dille eleştirdi ve ilişkiler gerginleşti. Bunun üzerine Rusya,
Bağımsız Kuzey Kafkasya Devleti'nin tanınmasını engellemek için önde
gelen Avrupa ülkelerine notalar verdi.
Osmanlı Devleti, yeni cumhuriyeti tanımakla beraber müttefiklerinden,
beklediği siyasî destek karşılıksız kaldı. Enver ve Talât Paşalar'ın
Almanya nezdindeki girişimlerinden de sonuç alınamamıştı.
Lenin, Astrahan yolu ile Kuzey Kafdasya'ya kızılordu tümenlerini sevketmeye
başlamıştı bile. Kızlar ve Şamilkale'yi ele geçirmek üzere harekete
geçen üç tümen Kafkasyalılar tarafından bozguna uğratıldı. Ancak Beyaz
ve Kızıl ordular tarafından tamamen kuşatılan Kuzey Kafkasya'nın acilen
yardıma ihtiyacı vardı.
Nihayet İstanbul'daki muhaceret çevrelerinin yoğun çabası ile Osmanlı
Devleti harekete geçti. Büyük çoğunluğu Çerkes gönüllülerden oluşan
yaklaşık 20.000 kişilik "Kafkas İslâm Ordusu" Nuri Paşa komutasında
Kafkasya'ya girdi. Diğer taraftan Osmanlı Ordusu'nda görevli Çerkes
Subaylardan İsmail Berkok, Mithat Şhaplı ve Muzaffer Beyler, teşkilât
taburları ile dağ yolundan Kafkasya'ya ulaşmışlardı. Bu genç subaylar,
yerli kuvvetleri organize etmeye başladılar. Yeni kurulan Kuzey Kafkasya
Ordusu'da komutan tayin edilen Met Çunatıko Yusuf İzzet Paşa, Kafkas
İslâm Ordusu Kumandanı Nuri Paşa ve Kuzey Kafkasya Cumhuriyeti Devlet
Başkanı Abdülmecid Çermoy düşmandan temizlenen Derbent'te bir araya
geldiler. 13 Ekim 1918 günü yapılan büyük merasimden sonra top sesleri
arasında Kuzey Kafkasya Cumhuriyeti'nin yedi yıldızlı bayrağı şehrin
burçlarına çekildi.
Devlet Başkanı Abdülmecid Çermoy, Şamilkale'de bulunan Beyaz Rus kuvvetlerine,
şehri terk etmeleri için sert bir ültimatom verdi. Taraflar anlaşmaya
varamayıca 15. tümen harekete geçti. Şiddetli savaşlardan sonra 7 Kasım'da
Şamilkale şehri kurtarıldı. Biçerahof'un kumanda ettiği Beyaz Rus kuvvetleri
perişan olarak kuzeye doğru çekildiler. Kızıl ve Beyaz Rus birlikleri
Kuzey Kafkasya'nın önemli bir bölümünden çıkarılmıştı. Dağıstan ve Çeçenistan
bölgelerinde büyük ölçüde huzur sağlanmıştı. Kuzey Kafkasya'nın tüm
bölgelerinde devlet teşkilâtlanmasını sağlamlaştırmak için Osmanlı subayları
ile Millî Hükümet sıkı bir işbirliği içinde çalışıyorlardı. Dağıstan'da
Şamil Alayları kurulmaya başlanmıştı. Herşeyin iyiye gittiği, Millî
Hükümet'in güvenli bir çalışma ortamı bulduğu bir sırada, İstanbul'da
gelen bir haber bütün planları alt üst etti. 1. Dünya Savaşı'ndan yenilgiyle
çıkan Osmanlı Devleti Mondros Mütarekesi'ni imzalamış, mütareke gereği
Kafkas Orduları, Başkumandanlığa dönüş için emir almıştı. Kuzey Kafkasya'ya
son derece olumlu hizmetler veren ordu, emir gereği 28 Aralık 1918'de
gözyaşları arasında Kafkasya'dan ayrıldı.
Kafkas İslâm Ordusu'nun çekilmesi, Kuzey Kafkasya Cumhuriyeti için yıkım
olmuştu. Genç devletin, biri beyaz biri kızıl iki düşman cephe karşısında
durumu gittikçe ağırlaşıyordu. Yeni durum karşısında Devlet Başkanı
Abdülmecid Çermoy istifa etti. Yerine Pşimaho Kosok 2. Devlet Başkanı
seçildi. Kosok Hükümeti askerî ve siyasî iki sahada harekete geçti.
Bütün millet seferber îlân edilerek mücadeleye hız verildi. Çarcı General
Denikin kuvvetleriyle kanlı savaşlar biribirini izleyerek sürdü. Adıgey,
Karaçay, Kabardey ve Oset bölgeleri düşman tarafından işgâl edildi.
Millî Kuvvetler Dağıstan ve Çeçenistan'a çekilerek savaşa devam ettiler.
Alhanyurt ve Gudermes'te savaş bir hafta sürdü. Kuzey Kafkasyalılar
üstün kuvvetler karşısında tutunamadılar; Çeçenistan içlerine, Vedeno'ya
çekildiler. Bu şiddetli savaşlar sonunda Kuzey Kafkasyalılar, bin kadarı
kadın olmak üzere 20.000 şehit vermişlerdi.
Bu sırada büyük ümitlerle ve hırsla göreve başlayan Pşımaho Kosok hükümeti
de 1919'da istifa etti. General Mikail Halil hükümeti kurmaya memur
edildi.
İngilizler'in de Denikin'i desteklemeleri, cephanesiz ve yardımsız kalan
Kuzey Kafkasyalılar'a diranç imkânı bırakmamıştı. Ağustos 1919'da, uygun
şartlar oluşuncaya kadar Millî Meclis tatil edildi, buna karşılık gerilla
savaşı başlatıldı. Dağıstan'da İmam Necmeddin Gotsinski, Çeçenistan'da
Uzun Hacı, mücadele başyraklarını açtılar.
Çar Generali Denikin 1920 başlarında Bolşevikler'e mağlûp olarak sahneden
çekildi. Avrupa'ya kaçarak hatıralarını yazdı. En büyük hatasının Kafkasya'lılarla
savaşmak olduğunu itiraf etti.
Denikin ordularını bertaraf ederek Kafkasyalılar'la başbaşa kalan Sovyet
Hükümeti, General Lahof idaresindeki 11. Kızılordu'yu tamamen imha ettiler.
Bu beklenmedik yenilgi komünist liderleri şok etti. Çarlık ordularından
çekmediklerini bir avuç Kafkasyalı'dan çeken komünistler yeniden propaganda
yolunu seçtiler. Savaşı bırakmaları hâlinde Kafkasya'nın bağımsızlığını
tanıyacaklarını söylüyorlardı.
Ancak Kafkasyalılar "kıyafet değiştirmekle karakter değiştirilmez.
Çarlık veya Sovyet, kızıl veya beyaz, Rus Rus'tur." İlkesiyle mücadeleye
devam kararı alarak, herşeye rağmen başeğmeyeceklerini bildirdiler.
6 Mayıs 1920'de Çeçenistan Kayışyurt'ta Bolşevik toplarının tehdidi
altında büyük bir kurultay toplandı. Kurultaya Türkiye'den İsmail Berkok,
Aziz Meker ve Mustafa Şahin Beyler de katıldı. 65 yaşındaki Uzun Hacı
hasta olduğu için toplantıya gelememiş, görüşlerini yazılı olarak bildirmişti.
Uzun Hacı, mücadelenin devam edebilmesi için İmam Şamil'in hayatta kalan
tek oğlu Kâmil Paşa'nın Türkiye'den getirilerek reis yapılmasını kurultaya
tavsiye etti. Uzun müzakerelerden sonra and içilerek mücadeleye devam
kararı alındı, yeni bir temsilciler meclisi seçildi. Yayınlanan bir
bildiri ile bütün Kuzey Kafkasya'lıların bağımsızlık bayrağı altında
toplanmaları istendi. Meclis Uzun Hacı'nın tavsiyesine uyarak Kâmil
Paşa'yı göreve çağırdı. Ancak Paşa gidemeyecek kadar hasta ve yorgun
olduğundan oğlu Said Şamil'i Kafkasya'ya gönderdi.
Kafkasyalılar Said Şamil'in önderliğinde mücadeleyi sürdürdüler. Önemli
başarılar sağlandı. Birbiri ardına gönderilen Bolşevik kuvvetlerini
bozguna uğrattılar.
Bu arada Rusya'da içi savaş sona ermiş, çarlık taraftarlarını tamamen
yok eden Bolşevikler durumlarını sağlamlaştırıp Brestlav Antlaşması
ile de Avrupa sınırlarını güvenceye almışlardı. Bu sâyede bütün kuvvetleriyle
Kafkasya üzerine saldırabildiler. Güneyden Azerbaycan ile Gürcistan'ı
işgâl ederek Şubat 1921'de Kuzey Kafkasya'yı çembere aldılar.
Sovyetlerin sayısız silah ve teçhizatla donanmış üstün kuvvetlerine
karşı Kafkasyalılar, 4 ay kadar daha dayanabildiler.
Nihayet 1921 Haziran'ında son direniş de çöktü ve Kuzey Kafkasya tamamen
işgâl edildi.
Bu bağımsızlık mücadelesinde Abdülmecit Çermoy, Pşımaho Kosok, Mikâil
Halil Paşa, Haydar Bammat, Vassan Giray Jabağı, İbrahim Haydaroğlu,
Nuh Bek Tarkolu, Uzun Hacı, Necmettin Gotskinski, Said Şamil, Met Çunatıko
Yusuf İzzet, General İsmail Berkok, Ali Han Kantemir, Mehmet Kadı Dibir,
Ahmet Nabi Magoma, Aytek Namitok, Mareşal Tuğa Fuat Paşa, Aziz Meker,
Hüseyin Tosun Şhaplı, Reşit Kaplan, Zübeyir Temirhan, Tausultan Şakman,
Tugan Alkhaz, Gappo Bayattı, İbrahim Haydar, Cemil Cahit Toydemir ve
Mürsel Bakü gibi yurtseverler bilfiil yer almışlardır.
11 Mayıs 1918 hareketi içeriği ve ruhuyla sadece bir "devletleşme"yi,
bir "devlet kurma"yı değil, sosyolojik ve siyasî anlamda o
coğrafyaya ihtiyaç duyduğu kimliği vermeyi amaçlayan bir harekettir.
Bütün o coğrafyayı, "Kafkasyalı" kimliği altında toplamayı
hedef alan bir hareket.