Abhaz
asıllı yazar, şair, dilbilimci Ömer Büyüka 26 Şubat Pazartesi günü İstanbul'da
vefat etti. Cenazesi öğle namazını müteakip Kızıltoprak Zühdü Paşa Camii'nden
kalktı, Kanlıca Mihrabad Mezarlığı'nda toprağ verildi.
ÖMER BÜYÜKA
1901'de
Düzce'de doğdu. 1930'da Orman Yüksek Mektebi'ni birinci dereceyle bitirdi.
Çeşitli yerlerde memuriyetlerde bulundu. 64'te emekliye ayrıldı. Gazete
ve dergilerde makaleler yazdı, şiirlerini yayımladı. Abhazca üzerine
inceleme ve tezlerini kitaplaştırdı. 1991'de hayatı bir belgesele konu
olan Büyüka, 92'de Abhazya Cumhuriyeti Hükümeti'nce "Dırmıt Gulya
Devlet Ödülü" ile mükâfatlandırıldı. Gerek menşur kitapları ve
dergilerde kalmış makaleleri; gerekse yayımlanmamış kitapları büyük
bir yekûn tutar.
Eserleri:
Abhaz Mitolojisi Anaç mı?(1971), Hazret-i İbrahim'le Awubla ve Kafkaslılar(1975),
Kafkas Kaynaklarına Göre İlk Yaradılışlar-İlk İnsanlık-Kafkas Gerçekleri(2
Cilt, 1985-1986), Astampılıtıy Apsıva Bjı(Abhzca şiirleri, 1992-biyografisiyle
beraber), Kafkas Aahları(Türkçe şiirleri, 1992), Abhaz Tarihinin İskeleti(1993),
Abhazca İlk Dil mi?(1994)
HAYATI
Aslında
Ömer Büyüka'nın kendi ağzından da bir biyografisi var. Bir gün Akuşba
Erol ziyaretine gider, çıkaracakları dergide kendisine de yer vermek
istediklerini söyler. Beygua Ömer anlatır, Akuşba Erol yazar. Üç bölümlük
bir otobiyografi bu: "Babam", "Annem", "Ve
Ben". Büyük dedesinin dedesinden başlar anlatmaya.
Büyük dedesinin dedesi, Ruslar'ın Osmanlı'ya karşı kışkırtmaları sonucu
devrim teşebbüsünde bulunan, fakat başarıya ulaşamayınca hapse mahkûm
edilip daha sonra bir şekilde kurtulan Beygua Mamagul'dur. Sonra onun
oğulları Şermet ve Sabatay; ve Şermet'in oğlu Mac doğar. Mac, Ömer Büyüka'nın
büyük dedesi. Onun oğlu Beygua Hasan.
Kafkasya karışıktır. Rus baskısı ve savaşlar sürüyor... Nihayet tehcir...
Hasan Beygua 1878 Türkiye muhacirlerinden. Düzce'nin Efteni Hacı Süleymanbey
köyüne yerleşir.
Beygua Ömer 1901'de burada doğar. Daha sonra babası Bayram Usta, "çok
idealist" Çkalapuva Şirin Efendi ile beraber "halkımızı istedikleri
yönde aydınlatamadıklarından yakınarak 'hiç olmazsa çocuklarımızı kurtaralım'
" düşüncesiyle ilçe merkezine göç ederler.
İlk tahsiline dinî bilgilerle başlar Ömer Beygua. Okumayı da Arap alfabesiyle
yazılan Abahzca metinlerden öğrenir. İlk hocaları "Abhaz kızı Canıpha
Hasibe ve kocası Abhazca da konuşan Şapsığ Reşit Efendi". 'Şapsığ
Müderris' İsmail Efendi'den Arabiyyat dersi alır.Sonra TBMM hükûmetinin
Düzce'de kurduğu Medari-i İlmiyye'ye girer. 8 yıl Arapça okuyanlar sınıfına
girse de, Medaris-i İlmiyye kapanınca tahsiline İdadi Mektebinde devameder.
Fakat orada da fazla okuyamaz. Çünkü fiyatı çok yükseltilen aidatını
ödeyemez olmuşur. İdadinin dengi olmasa da açılan orta okula girer,
bitirir.
Sonra yüksek okul imtihanı. Çalışır, kazanır fakat istediği bölümü değil.
Alındığı bölüm; veterinerlik. Orman mühendisliğinde ısrar eder ve İstabbul'daki
Yüksek Orman Mektebi'ne gönderilir.
Nihayet 1930'da birinci derecede başarıyla mezuniyet.
Biraz Rusça'nın yanında Arapça, Farsça, Fransızca, Almanca; okuduğu
diller. Ama bu dillerin hiç birinde kendini yeterli görmez, pratik bilgisini
eksik bulur. Ancak, 'bir dilci sıfatıyla' onların da gramerlerini ve
'kısmen' lûgatlarını bilir.
Kütüphanesi dil bakımından oldukça çeşitli; Arnavutça, İngilizce, Rusça,
Hırvatça, Gürcüce, Ermenice, Abhazca, Adigece, Yunanca kitaplar...
Büyüka'nın fikrî dünyası da en az kütüphanesi kadar zengin: Hz. İbrahim'in
Abhazca konuştuğu, Abhazca'nın ilk dil olduğu ve diğer dillere anaçlık
ettiği iddiaları hep ona ait.
Hayatı boyunca Abhazca'nın sırlarını çözmeye çalıştı Ömer Beygua. Tâ
ki Şubat 26'da vefat edinceye dek.