Sürgündeki Tarihimizden
"ÇERKES KARDEŞLİĞİ CEMİYETİ" (Kahire , 1923)
(CEMİYET-EL İKLA EŞ-ŞERKESİYYE- AMİCALE CİRCASSİENNE
)

Sefer E. BERZEG

Çerkes Kardeşliği Cemiyeti, 1923 yılında Mısır'ın başkenti Kahire'de, o yıllarda Varşova (Polonya) merkezli olarak çeşitli ülkelerde faaliyet göstermekte olan "Kafkasya Dağlıları Halk Partisi"nin bir yan kuruluşu olarak kurulmuştur.

Adı geçen partinin yayın organı olarak Varşova'da yayımlanmakta olan "Gortsı Kavkaza" (Kafkasya Dağlıları) adlı Rusça-Türkçe derginin Eylül 1933'te çıkan sayısında yayımlanan bir haberde, bu konuda şu bilgiler verilmektedir(1):

"Bilindiği gibi muhacirlerimizin yoğun olarak bulunduğu merkezlerden biride Mısır'dır. Buradaki muhacirlerimiz sayıca Türkiye'deki ve Suriye' deki kadar olmamakla birlikte, denebilir ki sadece Kahire'de ve İskenderiye'deki muhacirlerimizin sayısı 15-20 bin kişiyi bulmaktadır. Bolşevik istilâsından sonra hicret edenlerin sayısı çok azdır.

Yakın zamana kadar muhacirlerimizin kültürel yaşam merkezini eski İslâm Üniversitesi olan El-Ezher oluşturuyordu. Burada öteden beri ayrı bir Çerkes şubesi bulunuyordu. Bir süre sonra Kahire'de ikinci bir kültür ocağı vücuda gelmiştir. Muhacirlerimizi etrafına toplayan bu ocak geçen yıl kurulan "Çerkes Kardeşliği" adlı dernektir. Bu derneğin esas gayesi Çerkes gençliğinin eğitimini sağlamaktır. Dernek , Kahire'deki Çerkes toplumunun ileri gelen temsilcilerinden Reşit Bey Rüstem ( 2 ), Abdülhamit Bey Huşt ( 3 ), Şeyh Abdülhamit , Musa Bey Hağundoko , Şeyh Ömer Beytugan ve diğerlerinin girişim ve hizmetiyle kurulmuştur. Adı geçen kişiler, hiç kuşkusuz büyük bir yurtseverlik eseri göstererek, bu suretle Çerkes gençlerinin yabancı etkisinden kurtulmalarına ve milli bir terbiye altında yetişmelerine büyük bir yardımda bulunmuşlardır.

Derneğin oluşumundan sonra, girişimcilerden Reşit Bey Rüstem , Suriye ve Filistin'deki muhacir merkezlerimize kadar bir seyahat yaparak oralarda Çerkesler'in Mısır'daki yaşamı hakkında bilgi vermiş ve çeşitli yerlerdeki Çerkes kardeşlerimizin birbiriyle sıkı bir ilişki sağlamaları gereğini ileri sürmüştür. Raşit Bey'in bu hayırlı önerisi her yerde büyük bir memnunluk duygusuyla karşılanmıştır. Aldığımız bilgilere göre, Raşit Bey Rüstem, şimdi "Çerkes Kardeşliği"nin en aktif yol göstericilerinden biridir.

Bir süre önce El-Ezher'in yönetim kurulu, Çerkes şubesini bütünüyle kapatmaya karar vermişti. Fakat daha sonra eski öğrencilerden Şeyh Abdülhamit ve Şeyh Ömer Beytuga'nın müdahalesiyle karar yeniden incelenmiş ve sonuçta şubenin kapatılması fikir ve kararından vazgeçilmiştir. Bu surette eski Darülfünun (üniversite) nezdinde ve kendine mahsus bir geleneğe sahip milli kültür ocağımız korunmuştur".

Aynı derginin Mart 1934'de çıkan bir sayısında ise "Kahire'deki Çerkes kolonisinin bir izci örgütü kurmaya karar verdiği ve bu münasebetle girişimci kurulun sanatçı Kafkaslı'lara baş vuruşarak izciler için bir forma resmedilmesini istediği, düzenlenecek forma projelerinin Kahire'ye gönderilmek üzere ( Varşova'daki ) dergi idarehanesine de teslim edilebileceği" bildirilmektedir.( 4 ) Sadece bu küçük ilân bile , Şam ve Amman'da kurulmuş bulunan Çerkes Yardımlaşma Cemiyetleri gibi Kahire'deki Çerkes Kardeşliği Cemiyeti'nin de, Merkezi Varşova'da bulunan Kafkasya Dağlıları Halk Partisi kadroları ile sürekli bir ilişki içersinde olduğunu düşündürmektedir.

O dönemlerde adı geçen partinin Genel Sekreteri olan, İmam Şamil'in torunu Said Şamil Bey , bu derneğin kuruluşu ile ilgili olarak şunları yazmaktadır.

"...1931'de Filistin'in müftüsü merhum Emin el-Hüseyni, Ayaz İshaki (İdil-Ural'lı lider) ile beni , Kudüs'te toplanacak olan büyük İslâmî toplantıya davet etmişti. Suriye ve Ürdün'deki hemşehrilerle görüşmek için bunu fırsat saydım.

Ben Kafkasya'ya hareket etmeden önce ,Kral Faysal'ın davamıza gösterdiği ilgiden yararlanarak Avukat Musa Kazım Bey ve bazı arkadaşlarla Şam'da resmen bir "Kafkas Cemiyeti" kurmuştuk. Dernek niteliğindeki bu kuruluşun aynını Hikmet Bey, Kafkas dönüşü Amman'da kurdu. Bu sûretle gençler arasında kaynaşma genişliyordu. Biz de elden gelen imkân ve yayınlarla, Varşova'dan bunları desteklemeye çalışıyorduk.

....Memlûklar devrinden beri Çerkesler'in yayılma alanı olan bu ülkede, Memlûklar'a en kanlı darbeyi (Kavalalı) Mehmet Ali Paşa'nın indirmiş olmasına karşın, Mısır'ın en seçkin devlet ricâliyle zenginler tabakasını Çerkesler oluştururdu.

Yakındoğu'daki Kafkas muhaceretini harekete geçirmek için bunların ele alınmaları gerekti. O günkü koşullara göre bunu gerçekleştirmek hiç de kolay değildi. Polonya Dışişleri kanalı ile aşağı yukarı ülkelerimizde çıkan tüm yayınlar incelememizden geçtiği için Kudüs'teki toplantıya hazırlıklı olarak gittik. Orada İslâm dünyasının her yerinden gelen yüzlerce temsilcinin önünde Komünist Stalin devrinin o kanlı vahşetini ve bu zulümler altında inleyen müslüman halkın canhıraş manzarasını apaçık ortaya serdik. Broşürlerle de ayrıca bu kıpkızıl hamlenin amaçlarını belirtmeye çalıştık.

Bütün bu açıklamaların üyeler üzerindeki etkisi derin oldu. Uygulanan vahşet nedeniyle komünizmi kınayıcı kararlar alındı. Alınan kararlar tüm İslâm basınına intikal ettirildi. Sarıklı, sakallı ikiyüzden fazla saygın kişinin arasında benim gibi bir gencin büyük bir çoğunlukla genel merkeze seçilmesi bizlere karşı duyulan güvenin göstergesi idi. Bu durum Mısır'da sevgi ile karşılanmamıza da zemin hazırladı.

Kahire'de iki ay kaldık. İkâmetimiz süresince Mısır basını kızıl vahşetin tahlilini kendine konu yaptı. İslâm âleminin en büyük dini ilimler merkezi olan El-Ezher'in başkanlık makamına komünizmin dini yönden tahlilini yapan bir yazı sunduk. Bunun üzerine Ezher'de bir komisyon kuruldu. Bizden müeyyideler istendi. Sonuçta Ezher'in rektörü El-Şeyh El Ekber, komünizmin reddine fetva verdi. Bunu bütün İslami mercilere bildirdi ve bütün camilerde Rus mahkumu müslümanların kurtuluşu için dua edilmesi talebinde bulunuldu.

Bu saldırılar Kremlin'dekileri çileden çıkarmış olacak ki "Kızıl yayında" ilk kez , Ayaz Bey ile benim adlarımız belirtilmek suretiyle, dışarıda yaptığımız işler tenkit edildi. O sıralarda böyle bir teşhir bilhassa şahsiyetlerimiz hesabına büyük bir reklamdı.

Bizler de bu arada Mısır'da "Çerkes Kardeşliği" derneğini kurmayı gerçekleştirmiş, başına da davaya bağlı Raşit Rüstem Bey'i getirmiştik. Bu işin gösterisi idi. Perdenin gerisinde Mısır'ın en cevval şahsiyetleri destek oluyorlardı."(5)

Arapça'da "Cemiyet'il İkha eş-Şerkessiye", Fransızca'da "Amicale Circassienne" adını taşımakta olan "Çerkes Kardeşliği Cemiyeti"nin gayesi, arşivimizde şu şekilde belirtilmektedir.

1-1932 yılında Çerkes Kardeşliği Cemiyeti adıyla bir dernek kurulmuştur. Merkezi Kahire'dedir.

2-Gayesi, üyeleri arasında dayanışma ve yardımlaşmayı sağlamak, çeşitli ülkelerde yaşamakta olan Çerkes kardeşler arasında yardımlaşmayı gerçekleştirmek, kültürel ve sosyal çalışmalarda bulunmak, Çerkesler'le içinde yaşamakta oldukları toplumlar arasında iyi ilişkiler kurulmasına hizmet etmektir.

3-Dernek siyasetle uğraşmayacaktır.

4- Erkek ve kadın tüm Çerkesler derneğe üye olabilecekler, bunun için derneğin ilgili komisyonuna başvuracaklardır.

5-Dernek üyeleri, dernek tüzüğüne ve gayelerine uygun davranmakla yükümlüdürler. Derneğin gayesine aykırı eylemleri görülen üyeler,dernek üyeliğinden çıkarılırlar...(6)

Çerkes Kardeşliği Cemiyeti'nin ilk yönetim kurulunda şu kişiler yer almaktadır:

Raşit Rüstem Bey (Genel Sekreter), Şeyh Ömer Abdullah Beytugan (Sekreter Yardımcısı), Abdülhamit Galib Huşt (Muhasip), Musa Hilmi, Ahmet Gâlib Huşt , Mahmut Sabit ,Ahmet Hayri (Üyeler).

Bu dernek çerçevesinde yer alan aydınların Mısırlı Çerkes gençleri yanında, diğer Arap ülkelerinden ve Türkiye'den okumak üzere Mısır'a gelen Kafkasya kökenli gençlere ve İkinci Dünya Savaşı sonrasında anayurdu terketmek zorunda kalarak Yakındoğu ülkelerine sığınan yeni Kafkasya göçmenlerine de çeşitli şekillerde yardımcı olduğu anlaşılmaktadır.

Said Şamil'in Cemal Abdülnasır döneminde "garip bir şekilde baştan başa kızıllaşmış"(?) olarak bulduğunu belirttiği "Çerkes Kardeşliği Cemiyeti'nin, bundan kısa bir süre sonra kapatılmış olduğu anlaşılmaktadır.

(1) Sredi emigratsii-muhacirler arasında .Gortsı Kavkaza (Kafkasya Dağlıları ),no:43 s.20 Varşova 1933

(2) Biyografisi için bakınız : Sefer E. Berzeg, Kafkas diasporasında Edebiyatcılar ve Yazarlar Sözlüğü s.213 Samsun 1995

(3) Biyografisi için : Sefer E. Berzeg, Age. S.128 Samsun 1995

(4) Sredi emigratsii-Muhacirler Arasında ,Gortsı Kavkaza (Kafkasya Dağlıları ) no:49 s.29-30.Varşova 1934

(5) Said Şamil'den Muhaceretteki Kuzey Kafkasyalıların "Esir Vatan "ın kurtuluşuyla ilgili mücadelelerine Işık tutan tarihi bir mektup Birleşik Kafkasya , no:3 s.50 Eskişehir 1995 .

(6) Cemiyet-el İkha eş-Şerkessiyye- Amicale Circassienne .Kahire 1932-1350. (12 sayfalık dernek tüzüğü ile dernek yönetim kurulu listesi ve üyelik başvuru formundan oluşmaktadır.)

 

Ücretsiz abone olmak için lütfen adresinizi bildirin bulten@kafkas.org.tr