G
İ R İ Ş
Gürcistan'ın
Abhazya'yı işgal ettiği 14 Ağustos 1992'nin yıldönümü yaklaşırken
Abhaz halkı 10 yıl önce karşı karşıya olduğu seferberlik
anonsunun bir benzeriyle yine yüz yüzeydi. Bu anons 1992-1993'de
Gürcülere karşı gönüllüler ordusunda savaşmış olan ve gösterdikleri
cesaret nedeniyle devlet tarafından onurlandırılan 12 bin
kişi içindi. [1] Çünkü Abhaz-Gürcü sorununun spot noktası
olan Kodor vadisinde kriz vardı.
Kodor
vadisi, Abhaz-Gürcü sorununun çözülmemişliğini ortaya koyması
açısından özellikle son bir yıldır en az Gal bölgesi kadar
anlaşmazlığın en sıcak bölgelerinden biri haline gelmiş
durumda. Kodor'un Gal'den farkı ise, Abhaz toprağı olmasına
karşılık yukarı kısımlarının Gürcistan'ın denetiminde olması.
Gürcülerin yoğun olarak yaşadığı Gal bölgesi Abhazya'nın
hakimiyetinde ancak buranın güvenliğinden Bağımsız Devletler
Topluluğu şemsiyesi altında çalışan Rus Barış Gücü sorumlu.
Savaştan önce de Gürcü nüfusunun yoğun olarak yaşadığı Gal,
10 yıllık sancılı süreçte tansiyonun en fazla güncelliğini
koruyabildiği yer oldu. Abhaz tarafı 1998'e kadar bu bölgeye
yeniden yerleştirilen Gürcü sayısının 60 bin civarında olduğunu
söylüyor. Ancak bu sürece paralel olarak lojistik destek
imkanı bulan Gürcü terör gruplarının aktif hale gelmesiyle
1992-1993 sanki tekerrür etti. 1998'de Abhaz güvenlik birimleri
Gal'de istikrarı yeniden sağlamayı başardı ancak çok sayıda
Gürcü yeniden mülteci durumuna düştü. [2] Kodor, Gal'in
aksine Rus Barış Gücü'nün denetimi dışında. Kısacası Gal
ve Kodor Abhaz-Gürcü anlaşmazlığının sembolleştiği iki bölge.
Gürcistan, tek taraflı güvenlik politikasıyla bıçak sırtı
olan istikrarı Gürcüler aleyhine bozduğuna inandığı Rus
Barış Gücü'nün ya bölgeden çıkmasını yada denetim alanını
genişletmesini istiyor. Rusların varlığını kendi garantisi
açısından kaçınılmaz gören Sohum da, Gürcistan'ın önce Rus
Barış Gücü'nün kontrol alanını genişletip ardından onun
yerine uluslararası barış gücünü ikame etmek istediği, üçüncü
aşamada ise uluslararası barışçıların bölgeyi Gürcü tarafının
denetimine bırakarak çekilecekleri öngörüsünde bulunuyor.
KODOR
NERESİDİR?
Kodor
vadisi, Abhazya'nın kendi kontrolünde olmayan tek toprak
parçası. Rusya Federasyonu içerisinde yer alan Karaçay-Çerkes
Cumhuriyeti'nin güneyinde Tkvarçeli bölgesinin ise kuzeyinde
yer alan Kodor'da 23 köy bulunuyor. Nüfusu ise yaklaşık
olarak 3 bin. [3]
Kodor'un yukarı kısımlarında Gürcülerle aynı etnik kökenden
gelen Svanlar yaşıyor. [4] Biraz da etnik kimliklere ilişkin
resmi politikaların da etkisiyle Gürcü kaynakların, "Svan"
yerine "Gürcü" kelimesini kullanması Kodor'un
üst kısımlarındaki köylülerin "Gürcüler" olarak
zihinlere yerleşmesine yol açmıştır.
Ekim
2001'de Çeçen komutan Ruslan Gelayev'in beraberindeki silahlı
kişilerle Kodor'a girmesi üzerine Rus uçaklarının yaptığı
bombardımanlar nedeniyle bölge nüfusunun yüzde 15'inin evlerini
terk ederek Tiflis'e gittiği söylenmekte. Ancak bunların
daha sonra tekrar evlerine dönüp dönmediği konusunda elde
kesin bilgiler mevcut değil.
KODOR'UN
ÖNEMİ
Kodor
neden Abhazya açısından önemlidir? Peki Gürcüler neden bu
denli Kodor'da asker bulundurmakta ısrarcı?
Kodor'un önemi 1992-1993 yılında her iki taraf açısından
da ortaya çıktı. Abhazlar Kuzey Kafkasya'dan gelen askeri
ve gönüllüler desteğini Kodor geçidi üzerinden aldı. Abhazya'yı
işgal eden Gürcü ordusu ve bu topraklarda yaşayan Gürcü
halk da Ekim 1993'te Abhazya'yı terk ederken bu geçidi kullandı.
Abhaz ordusu ve Kafkasya'nın gönüllülerinin Oçamçıra-Gal
istikametinde Gürcüleri geri püskürtürken kısa sürede İngur
nehrine ulaşmaları çok zor olmadı, ama Kodor istikametinde
aynı şiddette taarruz gerçekleştirilemedi.
Bugün açısından ise Kodor'un en can alıcı rolü şu: Gürcüler
Kodor'un ortasına bir Grad(MRL BM-21) füze sistemi koyduklarında
başkent Sohum'a bomba yağdırabilirler. Gürcistan, Kodor'u
tamamen kendi topraklarına kattığı takdirde bölgeye yerleştirilen
ağır silahların da desteği ile Oçamçıra-Sohum otoyolu ve
tren yolunu tehdit edebilir bir duruma gelebilir, yine aynı
stratejik avantajla Sohum yakınlarındaki Babuşera havaalanını
bombalayabilir. Benzer bir risk Kuzey Kafkas cumhuriyetleri
ve özellikle de Kabardey-Balkar ile Abhazya arasındaki hava
trafiği için de sözkonusu olabilir.
Bu risklerin farkında olan Abhazya kesinlikle Kodor'un üst
kısımlarında ağır silah bulundurulmasına göz yummayacak
gibi gözüküyor.
Abhazya, Kodor'u kendilerine karşı güçlendiren Gürcülere
karşı ancak 1995'te Lata yakınlarında stratejik bir yol
açarak duruma kısmen de olsa hakim olma şansını yakaladı.
Ancak Abhazların Lata ve Zemo Lata gibi köylerin yer aldığı
Kodor'un aşağı kısımlarını kontrol edebilirken yukarı kısımlardaki
Çhalta, Acara, Kvabça, Kvemo Azhara, Zemo Azhara, Gentsviş,
Omarişara, Saken gibi köylerin Gürcülerce istihkam edildiği
malum.
Yukarı
Kodor'daki Gürcüler de Sohum ve Tkvarçeli istikametinden
saldırı beklentisi içindeler. Buna rağmen Gürcüler, askeri
birlikleriyle Tkvarçeli'de konuşlanabilen Abhazların yazın
bile ulaşım imkanının güçlükle sağlandığı Tçuber-Saken geçidi
gibi yerlere asker gönderemeyeceklerini düşünüyorlardı.
[5]
KODOR'DAKİ
GÜRCÜLERİN DURUMU
Kodor'da
yaşayan insanların Svan olmaları nedeniyle doğal olarak
Abhazlara karşı hissettikleri korku şu: "Rusya destekli
Abhazya hükümeti vadiye yeni bir saldırı düzenleyebilir."
[6]
Milliyetçi politik çevreler ve medyanın Abhazlar aleyhine
ürettikleri korku salıcı haberlerin bu kaygıların oluşmasında
inkar edilemez bir etkisinden bahsedilebilir.
Aslında
yaklaşık 7 bin insanın ölümüyle sonuçlanan savaş 1993'te
sona erdi ancak kaybedilmiş bir savaşın rövanşını almaya
yeminli yasadışı silahlı Gürcü grupların provokatif eylemlerinin
yanı sıra Tiflis'in Abhazya'ya karşı yeni bir işgal hareketine
açık kapı bırakırcasına sergilediği ikili politikaların
etkisiyle bölge halkı hep diken üstünde tutuldu.
Abhazya'nın Kodor'da hakimiyet kurmak için asker sevk ettiği
yada sevk edeceği yönünde istihbarat kaynaklı bir takım
duyumlar vadide süratle kulaktan kulağa yayılabiliyor. Mesela
16 Mayıs 2002'de Gürcü İstihbarat Servisi Şefi Avtandil
Ioseliani, Abhazlar'ın Kodor'daki Gürcü köylerine bir saldırı
hazırlığında olduğunu ileri sürdü. [7] Bu tür haberler Sohum
karşıtı duyarlılığın canlı tutulmasında birinci derecen
rol oynuyor.
Vadide
oluşturulan bu psikolojik gerginlik ve şişirilmiş bir güvenlik
ihtiyacı yerel halk arasında silahlanma talebini de doğurdu.
Vadideki 18 ile 60 yaş arasındaki erkek nüfusun neredeyse
tamamı silahlanmış durumda. Kimi kaynaklar silahlı yerel
birliğin sayısını 500 kimi kaynaklar ise 900 olarak açıklıyor.
Bu şekilde "kendi kendini savunma gücü"nün içinde
yer almış olan vadi sakinlerinin tamamı Gürcistan'dan maaşa
bağlanmış durumda. [8]
A
B H A Z Y A
Abhazya'nın yüzölçümü 8660 kilometrekare. 1989 sayımına
göre nüfus: 525,061. Nüfus içinde etnik dağılım: Abhaz 93,267(%17,8);
Kartvel (Gürcü-Svan-Migrel) 239,872 (%45,7); Ermeni 76,541(%14,6);
Rus 74,914(% 14,3); Rum 14,664. Ayrıca Ukraynalı nüfus 11,600
civarında.
"Kimi kaynaklara göre 1992-1993 savaşından sonra Gürcülerin
göçüyle Abhazya'nın nüfusu 200 bine geriledi. Bunun yüzde
40'ı Abhaz, yüzde 15'i Gürcü, yüzde 25 Ermeni ve yüzde 15'i
Rus idi." [9]
Yine
1989 sayımına göre Gal bölgesinin 79.688 olan nüfusu içerisinde
74.712 Gürcü, 627 Abhaz, 2480 Rus ve 530 Ermeni vardı.
Nüfusu 54.962 olan Gulripşh bölgesinde ise dağılım şöyleydi:
Gürcüler 29.014; Abhazlar 1.311; Ermeniler 13.878; Ruslar
ise 7.746.
Tkvaçeli'nin 21.744 olan nüfusu içerisinde Abhazlar 9.202,
Gürcüler 5.086, Ruslar 5.321, Ermeniler 337 kişiydi. [10]
Tabi her üç bölgede Kartvel grubu ile ilgili veriler Gürcü
adı altında sunulmuştur. Gürcü etnik kimliğinin toplam nüfus
içerisindeki oranı yüzde 9 civarındadır.
VADİNİN
GEÇİM KAYNAĞI
"Vadideki
köylüler yokluk içinde yaşıyor ve yılın önemli bir kısmında
dünya ile irtibatları kesik. Köylüler hayvancılık, mısır,
fasulye, avcılık ve balıkçılıktan kazandıkları paralarla
geçiniyorlar. Bu ürünler de ancak yaz aylarında diğer bölgelere
götürülerek satılabiliyor. Köyler arasında bile iletişim
kötü. Yolların kötü olması nedeniyle bir köyden başka bir
köye gitmek bile sorun. Nehirler üzerinde tek bir köprü
bile yok." [11]
Omarişara
ve Çhalta köylerindeki okul binaları kullanılacak durumda
değil. Çocuklar bir dükkanda yada birilerinin evinde eğitim
almak zorunda. Bunun yanı sıra Tiflis'ten gelen okul kitapları
ve diğer eğitim gereçleri son derece sınırlı. Köylerin sağlık
ocağı sorunu yine çözülmemiş problemler arasında. [12]
Vadinin
gelinlerinden Leningradlı doktor Olga Kordzaya "Acil
müdahale gerektiren bir hastalık sözkonusu olduğunda zaman
zaman kurtaramıyoruz. Böyle zor zamanlarda hastayı başka
bir yere götürmek için helikopteri nereden bulacağız"
diye soruyor. [13]
Aslında
Tiflis'ten gelen maaşlar konusunda da şikayetler yok değil
ama kamuda çalışan ve emeklilerin maaşları ve diğer ödeneklerin
verilmesindeki gecikmeler Gürcistan'ın diğer bölgelerinden
çok daha kötü sayılmaz. Üstelik Şevardnadze'nin Kodor temsilcisi
Emzar Kvitsiani, tüm olumsuzluklara rağmen Abhazya'ya karşı
memnun edilmesi gereken bu insanların birikmiş olan birkaç
aylık maaşlarını helikopterle vadiye ulaştırmaya devam ediyor.
[14]
ABHAZYA'NIN
STATÜSÜ
Abhazya ise 25 Ağustos 1990'da bağımsızlık yönünde irade
kullandı. Gürcistan Şubat 1992'de cumhuriyetin 1978 Anayasası'nı
yürürlükten kaldırarak Sovyet öncesi 1921 Anayasası'na dönme
kararı aldı. Böylece Gürcistan-Abhazya ilişkilerini düzenleyen
belge iptal edilmiş oldu. Üstelik Gürcistan 1921 anayasasına
dönüp üniter devlet olduğunu ilan ederek özerk cumhuriyetlerin
statülerini ortadan kaldırmış oldu.
Abhaz tarafı da buna karşılık Abhaz-Gürcü ilişkilerinin
hangi esaslar üzerine yürüyeceğini tespit etmek için Tiflis'e
çağrılarda bulundu ancak cevap alamayınca 23 Temmuz 1992'de
1978 Abhazya ÖSSC Anayasası'nı yürürlükten kaldırdı. Abhazya,
Tiflis ile birliğin esaslarını gündemine alırken 14 Ağustos
1992'de beklenmedik bir şekilde Gürcülerin işgaline uğradı.
Savaş binlerce insanın ölümüyle 30 Eylül 1993'e sona erdi.
1994'de Moskova'da varılan anlaşma son buldu. Abhazya 3
Ekim 1999'da referanduma giderek bağımsızlık yönünde oy
kullandı. Abhazya ile Gürcistan arasında bugüne kadar çok
sayıda barış görüşmesi gerçekleşti. Ancak ilişkilerdeki
gerginlik zaman zaman iki ülkeyi yeniden çatışmanın eşiğine
getiriyor. Ekim 2001'de Kodor bölgesinde yaşanan çatışmalarla
başlayan son kiriz ise hala tam olarak çözülebilmiş değil.
ANLAŞMALARDA
KODOR'UN YERİ
14 Mayıs
1994'te Moskova'da varılan anlaşmaya göre Kodor'da ne Abhaz
ne de Gürcülerin silahlı grup bulundurmaması gerekiyor.
Gürcistan bu anlaşmayı Ekim 2001'de Gürcü-Çeçen-Kuzey Kafkasyalı
bir grupla Abhaz askeri birlikleri arasında meydana gelen
çatışmalar nedeniyle bölgeye Savunma Bakanlığı'na bağlı
askerleri göndererek bozmuş oldu.
Ayrıca Tiflis'in desteği ile silahlandırılmış olan Kodor'un
sakinleri düzenli ordu mensubu yada polis teşkilatına bağlı
olmadıkları için Gürcistan rahatlıkla Kodor'da silahlı güç
bulundurmayı yasaklayan 1994 anlaşmasının sınırlayıcı hükümlerinden
kaçabiliyor.
Kodor'da
silahlanmış grubun genel söylemi ise şöyle: "Biz kimseye
karşı savaşmak istemiyoruz, sadece kendimizi savunuyoruz".
[15]
2001'DE
YAŞANANLAR
Kodor,
Gürcü-Abhaz sorunun son bir yıldır en hassas noktası. Kodor
aynı zamanda istikrarsızlıktan medet uman terör grupları
ve onları destekleyen kimi çıkar çevrelerinin de sığınak
bulduğu yer olması nedeniyle buralarda gerçekleştirilen
bazı kriminal olaylar, direk Abhaz-Gürcü ihtilafını tetikleyen
bir unsur yada asıl sorunun bir parçası haline gelmiştir.
Dolayısıyla Abhaz-Gürcü ihtilafı bu bölgede kimi zaman kriminal
olay şeklinde karşımıza çıkmakta, iktidarlar da çetelerin
bu eylemlerinin ardından bir şekilde taraf haline gelmektedir.
Çünkü öldürülen yada kaçırılan kişi bir tarafın vatandaşıdır.
Bazen terör eylemlerinin kurbanı bir asker yada kamu görevlisi
bazen de sivil olmaktadır.
Mesela
Temmuz 2001'de Kodor kaynaklı birtakım terör eylemleri gerçekleştirildi.
Abhazya savcılığının verilerine göre 9 Temmuz'da Gulripş
bölgesindeki Azanta köyünde Pşaplı olduğu tespit edilen
Armen Melkonyan(1977) ve Artur Aleksanyan(1968) adlı kişiler
silahla öldürülmüş olarak bulundu. Azanta nehrinin aşağı
kısımlarında yine Amtkel köyünden balıkçı Garrik Avdcan(16)
ve Şvaraş Gevorkan adlı kişiler ölü olarak bulundu.
8 Temmuz'da Gulripş bölgesinde Shaçap granit maden ocağında
çalışan Şotı Harzaliya, Dato Lazba, Muşni Dzidzariya ayrıca
Azanta'da Temur Çkadua, Sergey Hristoforov ve Artur Arutünov
adlı kişiler kaçırıldı. [16]
Abhaz ve Gürcüler arasında diyalogun canlı tutulmasının
olumlu bir göstergesi olarak İngur'da yapılan toplantıdan
yaklaşık bir hafta sonra Şevardnadze'nin Kodor temsilcisi
Emzar Kvitsiani'nin girişimleri sayesinde kaçırılan Abhazlar
fidye istenmeksizin serbest bırakıldı. [17]
ABHAZYA'NIN
EKONOMİK DURUMU
Savaş öncesi Abhazya ekonomisi ağırlıklı olarak sanatoryumlarıyla
öne çıkan turizmin yanı sıra turunçgiller ve fındık üretiminin
önemli bir yer işgal ettiği tarıma dayanıyordu. Sovyetler
Birliği döneminde yıllık ortalama 3 milyon insan dinlenmek
için Abhazya'ya gelirdi. Özellikle Kızıl Ordu için Abhazya
vazgeçilmez bir doğal dinlenme merkeziydi. Savaşla birlikte
en büyük darbeyi de Abhazya'nın turizm cenneti yedi. Abhazya'nın
otelleri ve sanatoryumları aynı anda 25 bin kişiyi ağırlayacak
kapasitede idi.
Sovyet
döneminde SSCB'nin tüm çay ihtiyacının yüzde 20'sini Abhazya
karşılıyordu. Abhaz köylüsünün yıllık mandalina üretimi
120 bin ton, çay üretimi ise 110 bin ton ve üzüm üretimi
14 bin tondu." [18]
1996'da
Gürcistan'ın isteği üzerine Bağımsız Devletler Topluluğu
Abhazya'ya ekonomik ambargo uygulamaya başladı ve Abhaz-Rus
sınırı kapandı. Hala Abhazya ekonomisini ciddi darbeler
vurmaya devam eden ambargo özellikle Soçi sınırından açılan
nefes borusuyla Rusya sınırında kısmen delinmiş durumda.
Son zamanlarda özelleştirme yönünde bazı iradeler ortaya
çıkmış olmasına rağmen Abhazya ekonomisinin yüzde 90'ı devlet
kontrolünde.
"Abhazların hesaplarına göre savaş döneminde ülkenin
uğradığı ekonomik kayıp 100 milyar dolar civarında. 1988'de
692.5 milyon dolar olan Gayri Safi Milli Hasıla 1994'de
60,3 milyon dolara geriledi." [19] Yine tahminlere
göre 1997'de GSMH 50 milyon dolar ve kişi başına düşen milli
gelir 50 dolardı. Ancak aynı yıl uluslararası insani yardımlar
da hesaba katılırsa kayda değer bir üretim dışı gelir kaleminin
ortaya çıktığı görülüyor. Şöyle ki 1997'de Abhazya'nın insani
yardımlar kapsamında dışardan gördüğü destek 17,5 milyon
dolar olarak tahmin ediliyor. [20]
Abhazya ithalatının yüzde 62'sini Türkiye'ye geri kalanının
büyük bir kısmını da Rusya'dan yapıyor. Türkiye'nin Abhazya'nın
ihracatından aldığı pay yüzde 45. Abhazya'nın ihracatı içerisindeki
Rusya'nın payı ise yüzde 54. [21]
Rusya ve Gürcistan üzerinden ücretsiz elektrik sarfiyatı,
kayıt dışı olarak bağımsız kuruluşlar tarafından yapılan
yardımlar da yine Abhazya'nın tüm ambargo şartlarına rağmen
nefes almasını kolaylaştıran ek girdiler olarak kaydedilmesi
gerekiyor. Bütün bu yardımlara rağmen Abhazya ekonomisinin
üzerindeki ağır ambargo yükü Abhazya fiilen işlemiyor denilerek
önemsizleştirilecek kadar basit değil. Ambargo yasadışılığı,
gayri şeffaflığı ve suçu teşvik eden bir dayatma olarak
da düşünülmelidir.
GÜVENLİK
KRİTİK EŞİKTE
Burada vurgulanması gereken bir nokta da BDT şemsiyesi altındaki
Rus Barış Gücü'nün kontrolünde olan İngur nehri boyunca
uzanan güvenlik bölgesi, en fazla güvenlik sorununun yaşandığı
bölge olmaktan bir türlü kurtulamamasıdır. Beyaz Lejyon
ve Orman Kardeşler örgütünün Gal'de sadece Rus Barış Gücü
ve Abhazları değil son yıllarda Gürcistan'dan gelerek o
bölgeye tekrar yerleşmiş bulunan Gürcü aileleri hedef alan
eylemleri ayrıca ele alınmalıdır. Bu ailelerden haraç alındığı
ve Abhazlarla işbirliği yapmamaları konusunda tehdit edildikleri
yönünde haberler vardır.
Beyaz
Lejyon ve Orman Kardeşler:Sözde Sürgünde
Abhaz Hükümeti Başkanı Tamaz Nadareişvili'nin Beyaz Lejyon
örgütü ile bağlantılı olduğu söylenmektedir. Gürcü gazeteci
Akaki Mikadze, 3 Temmuz 1998'de Vremja'daki yazısında
"Gürcistan İçişleri Bakanlığı ve Devlet Güvenlik
Bakanlığı aktif olarak Gal bölgesinde eylem yapan partizan
grupları desteklemektedir. Mesela Orman Kardeşler'e bağlı
savaşçılar resmen 200 Lari, onların liderleri olan cani
otorite David Şengelya ise 300 Lari maaş almaktadır"
diyor.
Gürcü medyasında sıkça boy gösteren Beyaz Lejyon'un lideri
Zurab Samuşya, Gal bölgesindeki çatışmada bacağından yaralandıktan
sonra Tiflis'te tedavi görürken The Guardian'a verdiği
röportajında örgütün Rus Barış Gücü'den 47 kişiyi öldürdüğünü
açıklıyordu. [22]
Gulripş
bölgesinde dört sivilin öldürülmesinin ardından taraflar Barış
Gücü temsilcisi ile birlikte İngur bölgesinde bir araya gelme
ihtiyacı hissetti. BDT Barış Gücü komutanı Nikolay Sidorıçev,
Abhazya İçişleri Bakanı Zurab Agumava, son terör olaylarının
cereyan ettiği Gulripş bölge yöneticisi Adgur Haraziya, Gürcistan
Devlet Başkanı'nın Kodor geçidindeki temsilcisi Emzar Kvitsiani
ve Gürcistan Olağanüstü Haller Bakan Yardımcısı Niko Karöava'nın
katıldığı toplantıdan çıkan sonuç güvenlik bölgesinin içinde
bulunduğu güvensizlik ortamını ortaya koymaktaydı. Şöyle ki
Sidorıçev, barış güçlerinin kontrol ettiği bölgedeki durumun
son zamanlarda kötüye gittiğini belirterek "Serbestçe
işlenen cinayetler ve kanunsuzluk bölgedeki durumu tehdit
ediyor" diyordu. Bölgenin durumunu taraflara bir raporla
anlatan Sidorıçev'e göre, Ocak-Temmuz 2001 tarihleri arasında
güvenlik bölgesinde 54 silahlı olay, 37 cinayet, 15 adam kaçırma,
14 mayın vakası ve 100 soygun hadisesi gerçekleşmişti.
20 Temmuz
2001'de Primorskoye'nin doğusunda 15 kişilik silahlı grup
tespit edilmiş, 22 Temmuz'da Gudava yerleşim merkezinde
4 Abhazya vatandaşı öldürülmüş, 25 Temmuz'da Çuburhindc
yerleşim merkezi yakınlarında patlamalar meydana gelmiş,
25 Temmuz'da barış gücüne bağlı birliğin 500 metre uzağında
TNT'ler patlatılmıştı. [23]
6 Eylül
2001'de BM askeri gözlemcilerinin de katıldığı tarafların
toplantısında Gal bölgesinin durumu masaya yatırıldı. Toplantıdan
çıkan sonuca göre Nabakiya, Bargeb ve Taglan köylerinde
hırsızlık ve silahlı soygun olayları artış kaydetmişti.
Eylül'ün ilk haftasında bölgede 10 silahlı soygun ve 5 yolcu
otobüsüne baskın olayı gerçekleşti. [24]
Abhaz güvenlik birimleri, 17 Ağustos 2001'de sivil halkı
tehdit eden terör aktivitelerine karşı Kodor geçidinde bir
operasyon başlattı. Abhazya Güvenlik Hizmetleri Başkanı
Raul Hacimba, operasyonda bir Gürcü gerillanın öldüğünü
birkaçının da yaralandığını bildirdi. Ölen kişi 19 Ağustos'ta
Gürcü tarafına teslim edildi. Gürcü tarafı Kodor'da silahlı
grupların karıştığı olaylardan haberdar olmadığını belirtirken
1992-1993 savaşında Abhazya'dan göç eden Gürcülerin oluşturduğu
ancak siyasi bir ağırlığa sahip olmayan sözde Abhazya Özerk
Yönetimi Başkanı Londer Tsaava, Kodor geçidinde Gürcü gerillaların
olmadığını savunarak Sohum'u operasyondan dolayı eleştiriyordu.
[25]
Hacimba'ya göre, 30 kişilik bir silahlı grup Svanetya'dan
geçip Abhazya'nın Gulripş bölgesine sızarak bir üs kurmuştu.
"Grubun üs kurduğu yerde çok sayıda silah, bazuka,
el bombası, 100'den fazla mayın, 100 Amerikan yapımı yatak
ve iletişim araçları bulundu. Bunun yanı sıra aynı yerde
terörist grubun çalışmalarıyla ilgili belgeler, Abhazya'nın
tüm bölgelerinin haritaları, Kodor geçidinde bir çok kere
rastlanan 'Abhazya Kurtarma Cephesi' yazılı broşürler, rehinelerle
ilgili çekilmiş video kasetleri bulundu. Grubun başında
1997 yılında Gulripş bölgesinde olaylarda yer almış olan
Yuriy Kvaratsheliya bulunuyordu." [26]
[1]
Inal Khashig, War Veterans' Peacetime Struggle, IWPR's Caucasus
Reporting Service, No. 142, August 14, 2002
[2] Ghia Nodia-Ghia Manelashvili, Caucasus Region Early
Warning Report, Abkhazia Special, March-April 1999, By http://www.fewer.org/caucasus/cabk499.htm
[3] Avrupa Konseyi'nin raporunda Kodor'daki Svanların sayısı
2400 olarak geçiyor. (Council
of Europe, Commissioner for Human Rights, Report by Mr.Alvaro
Gil-Robles, 13 July 2000)
[4] Svanlar Migrel, Gürcü ve Lazlar ile birlikte Kartvel
grubu içerisinde yer almaktadır.
[5] Gürcülerin Kodor ile ilgili stratejik hesapları için
bakınız: Irakli Aladashvili, "Kodori Direction",
The Army and Society in Georgia, May 1999; Yayınlayan: The
Center for Civil-Military Relations and Security Studies;
the Caucasian Institute for Peace, Democracy and Development
[6] Bu konuda bakınız: Keti Bochorishvili, Georgia: Fear
And Poverty In Kodori Gorge, IWPR Caucasus Report, No. 131,
May 31, 2002.
[7] Ioseliani: "Rusya silahlı kuvvetlerinden birkaç
yetkili Abhazya'yı ziyaret ederek ayrılıkçı yöneticilerle
Kodor'u yeniden geri almak için ortak bir plan yaptılar.
Bu plan ağır silah ve asker kullanmayı da içeriyor".
Abhazya'nın bölgedeki askeri yetkilisi Alik Arşba ise kesin
bir dille Gürcü istihbarat şefi Ioseliani'yi yalanlayarak
bunun bir provakasyon olduğunu söyledi.
Kaynak: Keti Bochorishvili, Georgia: Fear And Poverty In
Kodori Gorge, IWPR Caucasus Report, No. 131, May 31, 2002
[8] Keti Bochorishvili, Georgia: Fear and poverty in Kodori
Gorge, IWPR Caucasus Report, No. 131, May 31, 2002.
[9] Caucasus Region Early Warning Report, Abkhazia Special,
March-April 1999, By Ghia Nodia-Ghia Manelashvili, http://www.fewer.org/caucasus/cabk499.htm
[10] Ivlian Haindrava, The Princibles of Territoriality
and Personality, Part 5- The Conflict in Abkhazia and a
Possible Way of Resolving It, page 211
[11] Omarişara köyü yöneticisi Hamlet Koçkiani'nin ifadeleri.
(Keti Bochorishvili, Georgia: Fear And Poverty In Kodori
Gorge, IWPR Caucasus Report, No. 131, May 31, 2002.)
[12] Georgia: Fear And Poverty In Kodori Gorge.
[13] Georgia: Fear And Poverty In Kodori Gorge.
[14] Georgia: Fear And Poverty In Kodori Gorge.
[15] Gönüllüler ordusunda yer alan Acaralı David Mukbaniani
adlı askerin ifadesi. (Keti Bochorishvili, Georgia: Fear
And Poverty In Kodori Gorge, IWPR Caucasus Report, No. 131,
May 31, 2002)
[16] Abhazya'da faili meçhuller, Ajans Kafkas, 13.07.2001
[17] Rehineler serbest, Ajans Kafkas, 08.08.2001
[18] Viacheslav CHIRIKBA, Abkhazia: Economic and political
situation and perspectives, http://www.apsny.org/chirikba19990411.html
[19] Viacheslav CHIRIKBA, Abkhazia: Economic and political
situation and perspectives, http://www.apsny.org/chirikba19990411.html
[20] Caucasus Region Early Warning Report, Abkhazia Special
[21] Viacheslav CHIRIKBA, Abkhazia: Economic and political
situation and perspectives
[22] Aktaran: Prof. George Hewitt, 1999'da Nezavisimaja
Gazeta'ya gönderilen bir mektup.
http://www.abkhazia.org/hewitt19990315.html
[23] Abhazya'da güvenlik kritik eşikte, Ajans Kafkas, 28.07.2001
[24] Gal bölgesinde güvenlik müzakeresi, Ajans Kafkas, 10.09.2001
[25] Kodor'da operasyon, Ajans Kafkas, 21.08.2001
[26] Abhazya Güvenlik Hizmetleri Başkanı Raul Hacimba'nın
operasyon ile ilgili basın toplantısında yaptığı açıklamalar.
Kaynak: Abhazya'dan operasyon değerlendirmesi, Ajans Kafkas,
21.08.2001
|