Kafkas Vakfı Raporları 5
ABHAZ-GÜRCÜ SORUNUNUN KİLİT VADİSİ
KODOR
Kodor vadisi etrafındaki Abhaz-Gürcü sorununun
seyir defteri, vadinin stratejik önemi
ve tarafların hesapları
Eylül 2002
İstanbul
Fehim Taştekin
Download PDF (548 K)

S O N U Ç

2001'de Çeçenlerin Abhazya'ya girmekteki hedefine ilişkin şöyle bir senaryo üzerinde durulmaktaydı:
"Çeçenlerin yer aldığı bir saldırı planıyla Kodor'da oluşturulacak sıcak nokta Rusya'ya karşı güneyde açılmış yeni bir cephe olacaktı. Böylece Rusya, Abhazya'da savaşa sürüklenecek ve Çeçenistan'daki askeri gücünü buraya kaydırmak zorunda kalacaktı."
Çeçenlerin Rusya'yı iki ayrı yerde uğraştırmak gibi bir amacı olabilir ama ikinci cephenin Abhazya'da açılmak istendiği iddiasını destekleyecek ikna edici kanıtlar ortaya çıkmış değil.

Ruslan Gelayev'e yakın isimler onun Abhazya üzerinden Soçi'ye gitmek istediği ve Rus topraklarında saldırılar düzenlemeyi düşündüğünü ifade etmişlerdir.

Kodor'a girme planının arkasında Tiflis'in olduğu farz edildiğinde akla gelebilecek senaryolardan birisi şudur: Kodor'a girilerek Abhazya'nın Sohum yolunda ne kadar direnç sahibi olabildiği ölçülmüş oldu. Bunu test etmek Tiflis açısından önemliydi. Çünkü Kodor geçidinin bitimi başkent Sohum'a açılıyor. Şayet Çeçenler Kodor'da başarılı olsaydı arkasından Gürcü birlikleri takviye gücü olarak gelip Sohum'u ele geçirecekti.

Gürcistan, Güney Osetya ve Abhazya'da Barış Misyonu adı altında varlığını sürdüren Rusya'nın ahtapot gibi kendini saran kollarını birer birer kesmek niyetinde.

Aslında Kodor'da olup bitenler üzerine hem Rusya'nın hem de Gürcistan'ın ne tür hesaplar içerisinde olduğu tam olarak ortaya konulabilmiş değil ancak olayların geliş tarzı ve seyrine bakarak bir takım çıkarsamalar yapmak mümkün olabilmektedir.

Gürcistan'ın beklentileri açısından meseleye bakıldığında Kodor'daki istikrarsızlık bir şekilde NATO ve Amerikan varlığına meşruiyet zemini hazırlayan bir süreç olarak görülebilir.
Kodor'da yaşanan gerginlik Tiflis'in eline Rusya'yı bölgeden atmak için bazı gerekçeler vermiştir. Kodor krizinin ardından Gürcistan Parlamentosu'nun Rus Barış Gücü'nün görev süresinin uzatılmaması yönünde aldığı karar bu çerçevede hatırlanması gereken bir adımdır.

Rusya da bu gerginlikler sayesinde Güney Osetya ve Abhazya'nın kendisine olan ihtiyacını hissettirme fırsatını elde etmiştir.

Bir tarafta Rusya, Çeçenleri uluslararası terörist ve El-Kaide ile bağlantılı tehlikeli gruplar olarak ilan edip kendi hinterlandı olarak gördüğü bölgelerde elinin serbest bırakılmasını istemekte ve Kafkasya'da olası hareketlere karşı uluslararası toplumdan ve hakim güçlerden anlayış beklemektedir.

Amerika, 11 Eylül sonrası "uluslararası terörizmle mücadele kampanyası"na aldığı açık çekler nedeniyle Rusya'yı memnun etmek durumunda kalırken Tiflis de Amerika'dan 5-6 yıldan beri gördüğü askeri ve siyasi desteği sürekli kılmaya çalışıyor. Tabi bu çatışma halindeki güç dengeleri karşısında tüm taraflar kendi terazilerini daha hassas hale getirmek zorunda hissediyor. Sözgelimi Şevardnadze'nin bir süre öncesine kadar "okumuş adam" olarak tanımladığı Gelayev ile ilgili sözlerinden bir yıl sonra vazgeçer duruma gelmesi, [208] yeni dengeler ışığında Çeçenlerle daha farklı bir ilişki dönemine girildiğinin göstergesi sayılabilir.

Gürcistan, Rusya'nın kendi ülkesindeki varlığını sona erdirmek için uluslararası toplumun da desteğini arkasına alarak yoğun bir diploması çabası içinde. Akhalkalaki, Batum, Vaziani ve Gudauta üslerinin boşaltılması için yapılan girişimler 1999'da İstanbul'daki AGİT zirvesinde aldığı bir taahhüt ile mevzi kazanmış ve geçen zaman zarfında iki üssün [209] boşaltılmasıyla zaferin yarısı elde edilmiş oldu. Tiflis'in zayıf devlet yapısına rağmen uluslararası taleplerle örtüşen çıkışlarıyla Rusya'nın baskı ve nüfuz savaşını belli bir mesafede tutmayı başardı.

Sohum açısından meselenin sonucuna bakılacak olursa; Abhazya, Gürcü-Abhaz savaşın mutlak olarak askeri galibi olan taraftır. Şimdi bu zaferi barış masasında taçlandırmak durumunda. En azından Abhazların arzu ettiği pozisyon bu. Bu nedenle Abhazya ikinci bir savaşa ihtiyaç duymayan taraftır. Gürcü iktidarı Abhaz-Gürcü ihtilafının çözümünde uluslararası toplumdan gördüğü destek nedeniyle savaş seçeneğini şimdilik sahne dışında tutmaya çalışıyor gözükse de kimi hükümet üyeleri ve kamu otoritelerinden açık yada gizli destek gören fakat kontrol dışı gösterilmeye çalışılan militan gruplar [210] istikrarsızlık ortamından medet ummaktadır. Bu gruplar ve bunların uzandığı siyasi çevrelerin arzu ettiği şey 1993 yenilgisinin rövanşını almak ve Abhazya'yı yeniden kazanmaktır. Bunun aracı da savaştır.
Ancak bu terör gruplarıyla ilgili Gürcü tarafından da farklı değerlendirmeler gelmektedir. Sözgelimi sık sık İngur nehri soyunca eylem yapan ve Gal'de silahlı eylemlerde bulunan grupların asıl amacının Abhazya'ya uygulanan ambargoyu fırsat bilerek sınırda kaçakçılık yapmak olduğu ve çıkartılan gürültülerin de bu yasadışı çarkı örtmek amacını taşıdığı söylenmektedir. [211]

NATO tatbikatında bile Uluslararası Ortak Güce bağlı askeri birliklerin Gürcü mültecilerin evlerine döndürülmesi ve çıkacak yerel muhalefetin etkisiz hale getirilmesi sahnelenmiştir. Bütün bunlar Gürcistan'ın ne denli savaş seçeneğini hesaba katıp katmadığını görmek için değerlendirme dahilinde tutulması gereken göstergelerdir. Batı ve Amerika Şevardnadze varken Kafkasya'da istikrar arayışlarına ivme kazandırıp elde edebileceği maksimum sonuçları düşünmektedir. Abhazya ile tekrar savaşa girmenin bazı kesimlerin rüyasındaki başarıyı getirmeyeceği, tam tersi kontrol dışı olan ekonomiyi ve sosyal istikrarı iyiden iyiye bataklığa sürükleyeceğinin en fazla farkında olanlardan biri Şevardnadze'dir. Fakat Şevardnadze'nin savaş karşıtı görünmeye iten şey şu an uluslararası aktörlerin kesin olarak kendisine verdiği destekten aldığı cesaret ve bu desteğin Abhazya'yı dize getireceğine dair beslediği umutlardır. Bu desteğin Abhazya'yı boyun eğdirmeye yetmediğinin ortaya çıkması durumunda takınılacak tutum ise belirsizdir. Yada Abhaz tarafının dediği gibi Amerika'nın desteği ile Gürcistan bugün olduğundan çok sorunlarından kurtulmuş bir ülke durumuna geldiğinde sahip olduğu cesareti Abhazya'ya karşı silahı tercih etmek yönünde kullanacak mı, kullanmayacak mı? Zaman kimi senaryoları haklı kimilerini haksız çıkaracaktır.

[208] Şevardnadze, 02.09.2002'de düzenlediği bir basın toplantısında "Bir yıl önce Gelayev'i okumuş bir kişi olarak tanıtmış olmaktan pişman mısınız" sorusuna şu cevabı veriyordu: "Boş yere bu konuda benimler uğraşılıyor. Evet ben gerçekten Ruslan Gelayev'in okumuş adam olduğunu söyledim. Bildiğime göre bu gerçekten de böyledir. Ama okumuş haydutlar az mıdır? İstediğin kadar bunların örneklerini sayabilirsin. Bizde suç işleyip de hapiste cezasını çeken okumuş adam örneği az değil." Gelayev polemiği, Ajans Kafkas, 02.09.2002
[209] Rusların kullandığı Gürcistan'daki Vaziyani Askeri Üssü boşaltıldıktan sonra Türkiye tarafından modernize edildi. Bu üste şimdi ABD askeri uzmanları Gürcü askerlerini eğitiyor. Abhazya'daki Gudauta
üssü ise boşaltıldı ancak Gürcistan, Rus ve Abhaz yetkililerin bu konudaki açıklamalarından tatmin olmuş değil. Gudauta'nın boşaltılma sürecinde yerel halk eylem yaparak üssün kapatılmamasını, kapatılacaksa da en azından içindeki askeri araç gereçlerin Abhazya'ya bırakılmasını istemişti.
[210] Özellikle Orman Kardeşler ve Beyaz Lejyon adlı iki örgüt üyelerinin Gürcü televizyon ve radyolarına çıkıp açıklama yapma ve eylemler gerçekleştirme konusundaki rahat tutumları dikkat çekici bir durumdur. Silahlı eylemlere karıştıkları bilinen bu örgütlerin Gürcistan içerisinde engellenmemesi kamu otoriteleri tarafından tolera edildikleri kanısını uyandırmaktadır.
[211] Gürcistan Gençlik ve Spor Dairesi Genel Müdürü Mamuka Maisuradze, Abhazya'ya karşı savaşı savunanlar ile silahlı eylemlerde bulunan Beyaz Lejyon ve Orman Kardeşler örgütleri hakkında şunları söylüyor: "Sözünü ettiğiniz politik çevreler Gürcistan'da çok güçlü değiller. Diğer iki örgüt de öğle. Çıkarılan tüm gürültüler sınırda kaçak mal trafiği üzerindeki kontrol kavgasından kaynaklanıyor. İngur nehrindeki kaçak mal girişi bizim ekonomimizi olumsuz etkiliyor. Bu durum Abhaz kriminal gruplarla birlikte çalışan bu örgütlerin de işine yarıyor. Çünkü oradan büyük paralar elde ediyorlar. Kavganın asıl nedeni bu." Fehim Taştekin, Giderilemeyen korkular ve Gürcistan'ın halk diplomasisi, Ajans Kafkas, 10.06.2002

 

Anasayfa | Vakıf Hakkında | Ajans Kafkas | Bugünkü Kafkasya | Analiz | Diaspora | Kültür | Tarih | İz Bırakanlar | Kafkas Kitaplığı
Belgelerle Kafkasya | Müzik | Resim Arsivi | Serbest Kürsü | Sohbet Odası | Link