Kafkas Vakfı Raporları 3
Büyük Fırtınanın Küçük Vadisi: Pankisi

Fehim Taştekin *

İÇİNDEKİLER

I. VADİNİN HİKAYESİ
Pankisi neresidir?
Kistinler kimdir?

II. SAVAŞLA BİRLİKTE PANKİSİ

Çeçenler'e barınak
Tiflis üzerinde Rus baskıları
Gürcü manevrası ve Amerika'ya davetiye

III. PANKİSİ'NİN GÜNAH GALERİSİ
Şer vadisine adım adım
İspanyalıların kaçırılması
BDT'den çıkmak için bir koz
Gürcü milletvekilinin kaçırılması
Çeçen milletvekilinin sır ölümü
Tehlikeli senaryolar
Halktan önlem
Gelayev Pankisi'de tartışmaları
Sıra papazlarda
Vadi bombalandı
Gürcistan'ı savaşa çekme planları
Çeçenler'i döndürme planları
Pankisi'nin Osetleri
Esaslı bir provokasyon
Gürcü manevrası
Ladin, İvanov'un evinde!

IV.AMERİKA'NIN KAFKASYA KARARI
Amerika'nın ilk açıklaması
Gürcistan'daki Amerikan varlığı ve Türkiye'nin yardımları

V. BÖLGE ÜLKELERİNİN TEPKİLERİ
Rusya: Durum zorlaşır
Abhazya'dan Rusya ile birleşme kartı
Putin'in tepkisi
Şevardnadze'den Putin'e övgü

VI. DE FACTO CUMHURİYETLER ÜZERİNE HESAPLAR
Rogozin'den teklif: Abhazya'yı tanıyalım

VII.ABHAZYA VE OSETYA'NIN DURUMU
Abhazya ve Osetya endişeli
Derin kuşkular
Abhazya'dan El-Kaide tepkisi

VIII. PARLAMENTO KARARLARI
Duma'nın kritik kararları
Amerika'dan saldırmazlık garantisi ve artan kuşkular

IX. GÜRCİSTAN'IN KENDİ ZAAFLARI
Siyasal istikrarsızlık
Kamu görevlileri suç ortağı
Rusya'nın alışkanlıkları ve Tiflis'in zor durumu
Gürcü halkı ne düşünüyor?

X. GÜRCİSTAN'IN GERÇEK AMACI VE YAPABİLECEKLERİ
Gürcistan da endişeli
Gürcistan'ın niyeti
Abhazyalı mültecilerden tahrik
Abhazya: Gürcistan Nisan yada Mayıs'ta saldıracak
Ekonomik ambargo kozu
Duma'dan Putin'e baskın

XI. ABHAZYA'NIN DURUMU

Gürcü Parlamentosu'ndan ağır suçlama
Abhaz-Gürcü savaşına Rusya ve Amerika da dahil olur
Savaş endişesinin kaynakları
Abhazya'daki patlamalar
Abhaz-Gürcü anlaşması
Üs tartışması

XII. ÇEÇENLER'İN TEPKİLERİ
Çeçenler Pankisi'de paniklemedi
Mültecilerin tutumu
Çeçen mültecilerin durumu

XIII. PANKİSİ'DE TERSİNE RÜZGARLAR-OPERASYONDAN ÇARK SİNYALLERİ
Modanın erittiği yada eritemediği buzlar

XIV. SONUÇ

I. VADİNİN HİKAYESİ

Genç nüfusunu çalışmak için Tiflis gibi merkezi yerlere gönderen, yazları ise ailelerin yeniden birleştiği; kendi kültürel ve yerel kodlarını dış etkenlerden bugüne kadar koruyabilmiş bir vadiydi Pankisi. Ta ki Rus-Çeçen savaşı patlak verinceye kadar.

11 Eylül'e kadar Çeçenler'e lojistik destek sağladığı gerekçesiyle Moskova ile Tiflis arasında problem teşkil eden bölge, Şubat 2002'nin sonlarına doğru Amerikan patentli "uluslararası teröre karşı kampanyanın" kapsama alanına alındı. Pankisi'de Amerika'nın izini sürdüğü El Kaide örgütüne bağlı militanların olup olmadığına dair çelişkilerle dolu Moskova, Tiflis ve Washington kaynaklı istihbarat bilgileri kamuoyu oluşturma yarışı verirken, bu arada birkaç yıldan beri kriminal olaylarla adı kirlenen vadiye Amerika destekli muhtemel askeri operasyonun düzenlenmesi bölgeye yeni gerilim yüklemesi yaptı. Pankisi kriminal aktivitelerin yoğunlaşmasıyla Gürcistan hükümetinin "kendi imkanlarımla baş edemem" dediği, Moskova'nın ise Çeçen savaşçıları barınak olduğu gerekçesiyle Tiflis üzerinde baskı kurmasına gerekçe olan, Amerika'ya da bir şekilde Kafkasya'nın batı koridoruna girme şansı veren küçük ama gürültüsü büyük bir vadi.

Pankisi neresidir?


Artık adını dünyada duymayan kişinin kalmadığı Pankisi, Gürcistan'ın kuzeydoğusunda Borbalo dağından Alazani nehri boyunca uzanan, 34 kilometrelik bir vadi.

Gürcistan'ın kamu gücü olarak elinin çok fazla uzanamadığı Pankisi'de, Çeçen ve İnguşlar'la akraba olan yani Vaynagh grubunda yer alan Kistler yaşıyor. Kistler kendi aralarında anadillerini kullanıyorlar. Vadideki okullarda ise eğitim dili Gürcüce. Gürcistan'da azınlık olmalarına karşılık Gürcüce öğrenme konusunda bir direniş eğilimi söz konusu değil.

Burada yaklaşık 9 bin insanın yaşadığı yedi Kistin köyü var: Duisi, Dzhokolo, Kvemo Omalo, Birkyani, Dzibakhevi, Şua Halatsani ve Zemo Halatsani.

Kistler kimdir?

"Kistler'in bir kısmı savaş başlamadan önce Çeçenistan'da iş imkanı bulmak için Pankisi'yi terketmişti. Ancak 1999'da patlak veren savaş Kistler'i 17 ve 18 yüzyılda geldikleri bu vadiye yeniden göç ettirdi. Yani Kafkasya'nın en unutulmuş köşelerinden biri olan Pankisi'nin nüfusu İkinci Çeçen Savaşı'ndan sonra sadece Çeçen mültecilerle değil kendi yerli
insanların dönmesiyle de yükselmiş oldu." (1)

Kistler, Çeçenler ve İnguşlar'ın da dahil olduğu Vayhakh grubunun üçüncü kolu olan Tuşların bir alt grubu olarak kabul ediliyor. (2) 17.yüzyıl öncesinde Kistler'e Çeçence'de "dağ boğazı ve ordu" anlamına gelen "Xe" denilmekteydi. (3)Tarihçi Tarık Cemal Kutlu'nun aktardığı bilgilere göre daha sonraki dönemlerde Kistler "Kiy" yada "Key" adını aldılar. Gürcüler zamanla Kiyler'e Gürcüce'de yer bildiren "st" ekini ekleyip "y" sesini düşürerek Kist demeye başladılar.

Çeçenler ise 17. yüzyıldan sonra Kistler'e Panka adını verdiler. Geçen yüzyılda Çeçenlerin Kistler için Vabo (Çoğulu Vaboy) yada Väpiy isimleriyle de seslendiler. Pankisi Vadisi'nin orijinal adının Çeçenler'in 17-18 ve 19. yüzyıllarda Kistler için kullandığı "Panka" olduğu yönünde bir görüş var. (4)

Bazı Rus kaynaklarına göre 1830'larda Kafkas savaşı ivme kazandığında kendilerine daha sonra Gürcüler tarafından "Kistin" adı takılacak olan bazı Çeçenler, Terek'e akan Kistinka nehrinden Gürcistan'ın kuzeydoğusuna düşen Pankisi
Vadisi'ne geldiler. (5)

Bir başka kaynak ise, Kistler'in Pankisi'ye göçünü 17. yüzyılla başlatıp, bunun 19. yüzyılın ortalarına kadar uzandığını savunuyor. (6)

Çok eski zamanlarda Çeçenler'in koyun sürülerini Gürcistan'ın içlerine kadar götürüp Kaheti bölgesinde satarak karşılığında giysi ve tahıl aldıkları söylenir.

"Çeçen Naib Dzhokolo, 1836'da Avar asıllı Şamil'e boğun eğmek istemeyen ve Şamil Dağıstan ve Çeçenistan'da imam seçilmeden birkaç yıl önce kendine bağlı olan insanlarla Pankisi'ye geçerek orada bugün hala kendi ismini koruyan bir köy kurdu.

Geçen yüzyılın sonunda ovalardan yeni gelenler Hıristiyanlığa çok çabuk adapte oldular ve Gürcü isimleri almaya başladılar. Şu kadarını söylemek yeterlidir ki, bu durum onları 1944'de sürgün edilmekten kurtardı, onlardan hiç kimseye dokunulmadı. Devrimden sonra Gürcistan Ortodoks Kilisesi tüm haklardan mahrum bırakılıp, tüm misyoner etkinlikleri yasaklanınca ikinci İslamlaşma süreci yeniden başladı. Bugün hepsi kendisinin Müslüman olduğunu söylüyor." (7)

Bazıları ise Kistler'den bir kısmının güneye giderken Hıristiyan oldukları söyleniyor. (8)

Kistler'in kültür ve sosyal yaşantı olarak Vaynakh grubu içerisinde Çeçenler'den daha ziyade İnguşlar'a benzedikleri söyleniyor. Anlatılanlara bakılırsa İnguşlar duvarcılıklarıyla tanınıyorlar, özellikle de taş duvarcılığında ustalar. Kistler de zanaatkar insanlar ve etnik kardeşleri İnguşlar'ı çektikleri söyleniyor.

Ayrıca SSCB'nin dağılmasında İnguş ve Çeçenler'in siyasal bağımsızlık konusunda ortaya koydukları farklı tercihlerin Vaynakh grubundaki kardeş etnik yapıların birbirinden ayrılan eğilimlerini ortaya çıkaran göstergeler olarak kabul ediliyor. (9)

II. SAVAŞLA BİRLİKTE PANKİSİ

Çeçenler'e barınak

Gürcüler ve Kistler'in yanısıra 2 bin civarında da Oset nüfusun yaşadığı Pankisi, 1999'da Çeçenistan'da savaşın patlak vermesiyle birlikte Çeçen mültecilere ev sahipliği yapmaya
başladı. Çeçen kaynaklar burada yaklaşık 10 bin kişinin barındığını söylerken Gürcü yetkililer bu sayıyı 7 binle sınırlandırıyor. BM Mülteciler Yüksek Komiserliği'nin 31 Aralık 2000 tarihli verilerine göre bölgede 7601 Çeçen mülteci barınıyordu.

1996'da Hasavyurt'ta yapılan anlaşma ile Çeçenistan'daki yenilgisini resmen kabul eden Rusya, istihbarat servisleri aracılığı ile 16 bin kilometrekarelik bu cumhuriyetin topraklarını nasıl bir suç batağı haline getirdiyse 1999'dan sonra da Çeçenler'e barınak olan Pankisi Vadisini yakın takibe aldı.

Pankisi'de yaşanan adam kaçırma olayları gibi kriminal vakaların ardı ardına gelmesi "acaba vadi terörize edilmiş mini bir Çeçenistan haline getirilmek mi isteniyor" kuşkusunu doğurdu.

Pankisi Vadisi, Çeçenistan'daki savaşın patlak vermesiyle birlikte stratejik bir değer kazanmaya başladı. Çeçenler'e sığınak olan bu bölge Rusya'nın da faaliyetlerini yoğunlaştırdığı bölge haline geldi.
Rus ordusu, Çeçen savaşçıların lojistik desteğini kırmak için Argun geçidinin güneyinde yoğun tedbirler aldı. Ruslar Çeçen yerleşim birimi İtum-Kale'den Gürcistan'ın Şatili yerleşim merkezine uzanan geçidi kontrol altına alınca Çeçenler açısından Pankisi'nin stratejik değeri daha da arttı.

Ruslara göre Çeçen savaşçılar İtum-Kale-Şatili yolundan cephane, gıda maddesi ve ilaç transferi yapıyordu.
Ocak 2000'de İtum-Kale'nin Ruslar tarafından ele geçirilmesi ve ardından İtum Kale-Şatili yolunun denetim altına alınması nedeniyle Çeçenler'in bu güzergahı kullanması imkansız hale geldi. Dolayısıyla Çeçenler için tek bir çıkış yolu kaldı orası da sınıra 80 kilometre mesafede olan Pankisi geçidi.

Çeçenler'in güneye inerken Tuşetskiy vadisinde yer alan Atsunta, Yukerigo ve Kaçu geçitlerine ihtiyaçları var. Ancak bu dağ geçitleri karın düşmesiyle birlikte geçit vermez hale geliyor.

Çeçenler açısından bir diğer şanssızlık ise şu: Çeçenistan'ın güneyi fazla sevimli değil. Ağaçların azlığı nedeniyle arazi çıplak ve Ruslardan saklanmaya elverişli değil. Dolayısıyla buralarda hem Gürcü hem de Rus askeri birliklerinin kontrol noktalarını atlatmak zorlaşıyor.

Rus kontrol noktaları ise bir hat üzerinde yüksek olmayan bölgelerde yer alıyor. Bütün dağ ve patika yolları yerel dağlıların kontrolü altında.

Tiflis üzerinde Rus baskıları

Gürcistan'ın iddiasının aksine kendi topraklarında asayışı sağlayamama gibi devlet itibarına gölge düşürecek ölçüde ciddi bir zafiyeti var. Kuzeydeki Pankisi Vadisi de bu zafiyet noktalarından birisi.

1990 sonrasında kendi nüfuz alanından çıkan Kafkasya'nın güney kanadına çeki düzen vermek isteyen Rusya, Pankisi'yi Gürcistan'a karşı bir silah olarak kullanmaya çalıştı. Rus yetkililerinin epey zamandan beri Gürcistan ile ilgili yaptıkları herhangi bir açıklamanın içeriğinde "Pankisi'de Çeçen savaşçılar barınıyor" sözünün yer alması, neredeyse Moskova'nın Tiflis'e ilişkin diplomatik üslubunun bir amentüsü haline gelmiş durumdaydı.

Rusya'nın öteden beri dile getirdiği iddia şu: "Burada sadece mülteciler barınmıyor, aralarında çok sayıda Çeçen savaşçı var. Pankisi Çeçen savaşçılara lojistik destek sağlıyor."

Gürcistan ise, bölgenin denetimi konusunda bir takım zafiyetlerinin olduğunu kabul etse de Çeçenler'in silahlı bir kampa sahip olmadığını ısrarla vurgulaya geldi.

Gürcü manevrası ve Amerika'ya davetiye

Nitekim 11 Eylül sonrasında Amerika'nın başlattığı "uluslararası teröre karşı mücadele kampanyası"nda Rusya'nın kendine biçtiği rol, bu ülkeye yeni maceraların kapısını araladı. Şimdiye kadar sadece "Çeçen savaşçılara yataklık" ediyor gerekçesiyle Tiflis'i köşeye
sıkıştırmaya çalışan Rusya'nın propaganda makinesi, yeni argümanlar peşindeydi. Bu bağlamda Afganistan'dan kaçan El Kaide, kontrolü zor olan Pankisi'de yuvalanmaya başladığı yönündeki iddialar sıklaştı. Böyle bir iddia Amerika'nın da himayelerine mazhar olan Gürcistan üzerinde daha kolay baskı kurmaya yarayabilirdi. Rusya Dışişleri Bakanı İgor İvanov'a göre "Usame Bin Ladin'in Pankisi'de olmadığını ispat edecek elde hiçbir delil yoktu."

Nitekim beklendiği gibi oldu ve Rusya İç İstihbarat Servisi FSB ve Rusya'nın diğer güvenlik birimleri, kazanı kaynatmaya başladı: Gürcistan uluslararası teröre ev sahipliği yapıyordu. Bu iddia üzerinden Rusya yeni müdahale gerekçeleri bulmaya çok yaklaşmıştı ki SSCB'nin yetiştirdiği sayılı birkaç politikacıdan biri olan Eduard Şevardnadze beklenmedik manevralarla, hesapta olmayan bir şekilde Rusya'nın önüne çıktı. Şevardnadze'ye göre, şayet Pankisi'de Usame bin Ladin ve El Kaide varsa kuşkusuz bunu engellemeye Gürcistan'ın gücü yetmezdi, dış yardım şarttı, ancak bu yardımın geleceği adres asla Moskova olmayacaktı.

Ancak Rus yetkililerin ağzına sakız yaptığı "Vadi Çeçenler'e lojistik destek sağlıyor" iddiasının arkasında olan başka bir gizli niyet kendini daha sonra daha net olarak ortaya koydu. Rusya, Gürcistan'a açıkça şunu demeye başladı: "Sen kendi toprakların sahip çıkamıyorsun, vadiye birlikte operasyon düzenleyelim."

Tiflis Rusya'nın Pankisi'de teröristler barınıyor iddiasındaki ısrarına karşılık istikrarlı bir şekilde bunları yalanladı. (10)Ancak Tiflis'in Pankisi'yi tam olarak kontrol edemediğini ve El Kaide mensuplarının barınıyor olduğunu itiraf etmesine bağlı olarak bir taraftan da Amerikan müdahalesinin alt yapısı hazırlanıyordu.



*Fehim Taştekin, Gazeteci, Ajans Kafkas Genel Koordinatörü
1- Valeriya Kazhdaya, "Voyna narisovannaya inastoyashchaya" (Yansıtılan savaş ve gerçek), Nezavisimaya Gazeta, 18.08.2000, http://ng.ru/style/2000-08-18/8_war.html
2- Kistler'in kökeni ile ilgili bu bilgiler Çeçen tarihçi Tarık Cemal Kutlu'nun henüz basılmamış olan "Çeçen Direniş Tarihi" adlı kitabında yer almaktadır. Kutlu, Kagankatvatsı'yı referans göstererek, Gürcülerin dağlarda yaşayan Çeçenler'e Kist ya da Kusti dediğini aktarıyor.
3- Xe'nin yanısıra Xey ve Xev de Çeçence'de dağ geçidi ve ordu anlamında kullanılıyor.(Tarık Cemal Kutlu, Çeçen Direniş Tarihi)

4- a.g.e
5- Valeriya Kazhdaya, "Voyna narisovannaya inastoyashchaya" (Yansıtılan savaş ve gerçek), Nezavisimaya Gazeta, 18.08.2000, http://ng.ru/style/2000-08-18/8_war.html
6- "Pankisi Crisis", Civil Georgia, http://www.civil.ge/pankisi_about.shtml
7- Valeriya Kazhdaya, "Voyna narisovannaya inastoyashchaya" (Yansıtılan savaş ve gerçek), Nezavisimaya Gazeta, 18.08.2000,
http://ng.ru/style/2000-08-18/8_war.html
8- Zayndi Shakhbiyev "Sud'ba Checheno-Ingushskogo Naroda". Assotsiyatsiya Obshchiy Yevro-Aziatskiy Dom. Rossiya Molodaya, Moskva, 1996, p58. AKTARAN: C.W.Blandy, "Pankisskoye Gorge: Residents, Refugees & Fighters", Conflict Studies Research Centre, March 2002
9- SSCB dağılmadan Çeçen-İnguş Cumhuriyeti altında Çeçenlerle birlikte olan İnguşlar, Cahar Dudayev'in Çeçenistan'daki bağımsızlık hareketine katılmayıp Rusya Federasyonu içerisinde federal cumhuriyet olarak kalmayı tercih ettiler.

10- Kaheti Bölgesi Polis Şefi Tamaz Tamazaşvili, Rusya'nın "Pankisi'de teröristler barınıyor" iddiasına yanıt verirken ve Panki geçidinde her gün düzenli kontrollerin yapıldığını, şimdiye kadar Çeçen savaşçıya rastlamadıklarını bildirmekteydi. Gürcistan Gümrük Bakanlığı da bir açıklama ile "Rusya ve Gürcistan arasındaki sınır 'iyice kapalı', o yüzden silahlı grupların sınırı geçmeleri sözkonusu olamaz" demekteydi. Bu açıklamaların hemen ardından bir Gürcü milletvekili ve nişanlısı "fidye" için kaçırıldı. Ancak Kızılhaç görevlilerinin kaçırılmasında olduğu gibi fidye için kaçırıldığı söylenen kişiler fidyesiz serbest bırakıldı. Bu gelişmeler adam kaçırma olaylarında Rus parmağının olduğu şüphelerine yol açtı.
 

 

Anasayfa | Vakıf Hakkında | Ajans Kafkas | Bugünkü Kafkasya | Analiz | Diaspora | Kültür | Tarih | İz Bırakanlar | Kafkas Kitaplığı
Belgelerle Kafkasya | Müzik | Resim Arsivi | Serbest Kürsü | Sohbet Odası | Linkler