|
|
 |
|
 |

I.
VADİNİN HİKAYESİ
Genç nüfusunu çalışmak için Tiflis gibi merkezi yerlere gönderen,
yazları ise ailelerin yeniden birleştiği; kendi kültürel ve
yerel kodlarını dış etkenlerden bugüne kadar koruyabilmiş bir
vadiydi Pankisi. Ta ki Rus-Çeçen savaşı patlak verinceye kadar.
11 Eylül'e kadar Çeçenler'e lojistik destek sağladığı gerekçesiyle
Moskova ile Tiflis arasında problem teşkil eden bölge, Şubat
2002'nin sonlarına doğru Amerikan patentli "uluslararası
teröre karşı kampanyanın" kapsama alanına alındı. Pankisi'de
Amerika'nın izini sürdüğü El Kaide örgütüne bağlı militanların
olup olmadığına dair çelişkilerle dolu Moskova, Tiflis ve Washington
kaynaklı istihbarat bilgileri kamuoyu oluşturma yarışı verirken,
bu arada birkaç yıldan beri kriminal olaylarla adı kirlenen
vadiye Amerika destekli muhtemel askeri operasyonun düzenlenmesi
bölgeye yeni gerilim yüklemesi yaptı. Pankisi kriminal aktivitelerin
yoğunlaşmasıyla Gürcistan hükümetinin "kendi imkanlarımla
baş edemem" dediği, Moskova'nın ise Çeçen savaşçıları barınak
olduğu gerekçesiyle Tiflis üzerinde baskı kurmasına gerekçe
olan, Amerika'ya da bir şekilde Kafkasya'nın batı koridoruna
girme şansı veren küçük ama gürültüsü büyük bir vadi.
Pankisi neresidir?
Artık adını dünyada duymayan kişinin kalmadığı Pankisi, Gürcistan'ın
kuzeydoğusunda Borbalo dağından Alazani nehri boyunca uzanan,
34 kilometrelik bir vadi.
Gürcistan'ın kamu gücü olarak elinin çok fazla uzanamadığı Pankisi'de,
Çeçen ve İnguşlar'la akraba olan yani Vaynagh grubunda yer alan
Kistler yaşıyor. Kistler kendi aralarında anadillerini kullanıyorlar.
Vadideki okullarda ise eğitim dili Gürcüce. Gürcistan'da azınlık
olmalarına karşılık Gürcüce öğrenme konusunda bir direniş eğilimi
söz konusu değil.
Burada yaklaşık 9 bin insanın yaşadığı yedi Kistin köyü var:
Duisi, Dzhokolo, Kvemo Omalo, Birkyani, Dzibakhevi, Şua Halatsani
ve Zemo Halatsani.
Kistler kimdir?
"Kistler'in bir kısmı savaş başlamadan önce Çeçenistan'da
iş imkanı bulmak için Pankisi'yi terketmişti. Ancak 1999'da
patlak veren savaş Kistler'i 17 ve 18 yüzyılda geldikleri bu
vadiye yeniden göç ettirdi. Yani Kafkasya'nın en unutulmuş köşelerinden
biri olan Pankisi'nin nüfusu İkinci Çeçen Savaşı'ndan sonra
sadece Çeçen mültecilerle değil kendi yerli
insanların dönmesiyle de yükselmiş oldu." (1)
Kistler, Çeçenler ve İnguşlar'ın da dahil olduğu Vayhakh grubunun
üçüncü kolu olan Tuşların bir alt grubu olarak kabul ediliyor.
(2) 17.yüzyıl öncesinde Kistler'e Çeçence'de
"dağ boğazı ve ordu" anlamına gelen "Xe"
denilmekteydi. (3)Tarihçi
Tarık Cemal Kutlu'nun aktardığı bilgilere göre daha sonraki
dönemlerde Kistler "Kiy" yada "Key" adını
aldılar. Gürcüler zamanla Kiyler'e Gürcüce'de yer bildiren "st"
ekini ekleyip "y" sesini düşürerek Kist demeye başladılar.
Çeçenler
ise 17. yüzyıldan sonra Kistler'e Panka adını verdiler. Geçen
yüzyılda Çeçenlerin Kistler için Vabo (Çoğulu Vaboy) yada Väpiy
isimleriyle de seslendiler. Pankisi Vadisi'nin orijinal adının
Çeçenler'in 17-18 ve 19. yüzyıllarda Kistler için kullandığı
"Panka" olduğu yönünde bir görüş var. (4)
Bazı Rus kaynaklarına göre 1830'larda Kafkas savaşı ivme kazandığında
kendilerine daha sonra Gürcüler tarafından "Kistin"
adı takılacak olan bazı Çeçenler, Terek'e akan Kistinka nehrinden
Gürcistan'ın kuzeydoğusuna düşen Pankisi
Vadisi'ne geldiler. (5)
Bir başka kaynak ise, Kistler'in Pankisi'ye göçünü 17. yüzyılla
başlatıp, bunun 19. yüzyılın ortalarına kadar uzandığını savunuyor.
(6)
Çok eski zamanlarda Çeçenler'in koyun sürülerini Gürcistan'ın
içlerine kadar götürüp Kaheti bölgesinde satarak karşılığında
giysi ve tahıl aldıkları söylenir.
"Çeçen Naib Dzhokolo, 1836'da Avar asıllı Şamil'e boğun
eğmek istemeyen ve Şamil Dağıstan ve Çeçenistan'da imam seçilmeden
birkaç yıl önce kendine bağlı olan insanlarla Pankisi'ye geçerek
orada bugün hala kendi ismini koruyan bir köy kurdu.
Geçen yüzyılın sonunda ovalardan yeni gelenler Hıristiyanlığa
çok çabuk adapte oldular ve Gürcü isimleri almaya başladılar.
Şu kadarını söylemek yeterlidir ki, bu durum onları 1944'de
sürgün edilmekten kurtardı, onlardan hiç kimseye dokunulmadı.
Devrimden sonra Gürcistan Ortodoks Kilisesi tüm haklardan mahrum
bırakılıp, tüm misyoner etkinlikleri yasaklanınca ikinci İslamlaşma
süreci yeniden başladı. Bugün hepsi kendisinin Müslüman olduğunu
söylüyor." (7)
Bazıları ise Kistler'den bir kısmının güneye giderken Hıristiyan
oldukları söyleniyor. (8)
Kistler'in kültür ve sosyal yaşantı olarak Vaynakh grubu içerisinde
Çeçenler'den daha ziyade İnguşlar'a benzedikleri söyleniyor.
Anlatılanlara bakılırsa İnguşlar duvarcılıklarıyla tanınıyorlar,
özellikle de taş duvarcılığında ustalar. Kistler de zanaatkar
insanlar ve etnik kardeşleri İnguşlar'ı çektikleri söyleniyor.
Ayrıca SSCB'nin dağılmasında İnguş ve Çeçenler'in siyasal bağımsızlık
konusunda ortaya koydukları farklı tercihlerin Vaynakh grubundaki
kardeş etnik yapıların birbirinden ayrılan eğilimlerini ortaya
çıkaran göstergeler olarak kabul ediliyor. (9)
II.
SAVAŞLA BİRLİKTE PANKİSİ
Çeçenler'e
barınak
Gürcüler ve Kistler'in yanısıra 2 bin civarında da Oset nüfusun
yaşadığı Pankisi, 1999'da Çeçenistan'da savaşın patlak vermesiyle
birlikte Çeçen mültecilere ev sahipliği yapmaya başladı.
Çeçen kaynaklar burada yaklaşık 10 bin kişinin barındığını söylerken
Gürcü yetkililer bu sayıyı 7 binle sınırlandırıyor. BM Mülteciler
Yüksek Komiserliği'nin 31 Aralık 2000 tarihli verilerine göre
bölgede 7601 Çeçen mülteci barınıyordu.
1996'da Hasavyurt'ta yapılan anlaşma ile Çeçenistan'daki yenilgisini
resmen kabul eden Rusya, istihbarat servisleri aracılığı ile
16 bin kilometrekarelik bu cumhuriyetin topraklarını nasıl bir
suç batağı haline getirdiyse 1999'dan sonra da Çeçenler'e barınak
olan Pankisi Vadisini yakın takibe aldı.
Pankisi'de yaşanan adam kaçırma olayları gibi kriminal vakaların
ardı ardına gelmesi "acaba vadi terörize edilmiş mini bir
Çeçenistan haline getirilmek mi isteniyor" kuşkusunu doğurdu.
Pankisi Vadisi, Çeçenistan'daki savaşın patlak vermesiyle birlikte
stratejik bir değer kazanmaya başladı. Çeçenler'e sığınak olan
bu bölge Rusya'nın da faaliyetlerini yoğunlaştırdığı bölge haline
geldi.
Rus ordusu, Çeçen savaşçıların lojistik desteğini kırmak için
Argun geçidinin güneyinde yoğun tedbirler aldı. Ruslar Çeçen
yerleşim birimi İtum-Kale'den Gürcistan'ın Şatili yerleşim merkezine
uzanan geçidi kontrol altına alınca Çeçenler açısından Pankisi'nin
stratejik değeri daha da arttı.
Ruslara göre Çeçen savaşçılar İtum-Kale-Şatili yolundan cephane,
gıda maddesi ve ilaç transferi yapıyordu.
Ocak 2000'de İtum-Kale'nin Ruslar tarafından ele geçirilmesi
ve ardından İtum Kale-Şatili yolunun denetim altına alınması
nedeniyle Çeçenler'in bu güzergahı kullanması imkansız hale
geldi. Dolayısıyla Çeçenler için tek bir çıkış yolu kaldı orası
da sınıra 80 kilometre mesafede olan Pankisi geçidi.
Çeçenler'in güneye inerken Tuşetskiy vadisinde yer alan Atsunta,
Yukerigo ve Kaçu geçitlerine ihtiyaçları var. Ancak bu dağ geçitleri
karın düşmesiyle birlikte geçit vermez hale geliyor.
Çeçenler açısından bir diğer şanssızlık ise şu: Çeçenistan'ın
güneyi fazla sevimli değil. Ağaçların azlığı nedeniyle arazi
çıplak ve Ruslardan saklanmaya elverişli değil. Dolayısıyla
buralarda hem Gürcü hem de Rus askeri birliklerinin kontrol
noktalarını atlatmak zorlaşıyor.
Rus kontrol noktaları ise bir hat üzerinde yüksek olmayan bölgelerde
yer alıyor. Bütün dağ ve patika yolları yerel dağlıların kontrolü
altında.
Tiflis üzerinde Rus baskıları
Gürcistan'ın iddiasının aksine kendi topraklarında asayışı sağlayamama
gibi devlet itibarına gölge düşürecek ölçüde ciddi bir zafiyeti
var. Kuzeydeki Pankisi Vadisi de bu zafiyet noktalarından birisi.
1990 sonrasında kendi nüfuz alanından çıkan Kafkasya'nın güney
kanadına çeki düzen vermek isteyen Rusya, Pankisi'yi Gürcistan'a
karşı bir silah olarak kullanmaya çalıştı. Rus yetkililerinin
epey zamandan beri Gürcistan ile ilgili yaptıkları herhangi
bir açıklamanın içeriğinde "Pankisi'de Çeçen savaşçılar
barınıyor" sözünün yer alması, neredeyse Moskova'nın Tiflis'e
ilişkin diplomatik üslubunun bir amentüsü haline gelmiş durumdaydı.
Rusya'nın öteden beri dile getirdiği iddia şu: "Burada
sadece mülteciler barınmıyor, aralarında çok sayıda Çeçen savaşçı
var. Pankisi Çeçen savaşçılara lojistik destek sağlıyor."
Gürcistan ise, bölgenin denetimi konusunda bir takım zafiyetlerinin
olduğunu kabul etse de Çeçenler'in silahlı bir kampa sahip olmadığını
ısrarla vurgulaya geldi.
Gürcü manevrası ve Amerika'ya davetiye
Nitekim 11 Eylül sonrasında Amerika'nın başlattığı "uluslararası
teröre karşı mücadele kampanyası"nda Rusya'nın kendine
biçtiği rol, bu ülkeye yeni maceraların kapısını araladı. Şimdiye
kadar sadece "Çeçen savaşçılara yataklık" ediyor gerekçesiyle
Tiflis'i köşeye sıkıştırmaya
çalışan Rusya'nın propaganda makinesi, yeni argümanlar peşindeydi.
Bu bağlamda Afganistan'dan kaçan El Kaide, kontrolü zor olan
Pankisi'de yuvalanmaya başladığı yönündeki iddialar sıklaştı.
Böyle bir iddia Amerika'nın da himayelerine mazhar olan Gürcistan
üzerinde daha kolay baskı kurmaya yarayabilirdi. Rusya Dışişleri
Bakanı İgor İvanov'a göre "Usame Bin Ladin'in Pankisi'de
olmadığını ispat edecek elde hiçbir delil yoktu."
Nitekim beklendiği gibi oldu ve Rusya İç İstihbarat Servisi
FSB ve Rusya'nın diğer güvenlik birimleri, kazanı kaynatmaya
başladı: Gürcistan uluslararası teröre ev sahipliği yapıyordu.
Bu iddia üzerinden Rusya yeni müdahale gerekçeleri bulmaya çok
yaklaşmıştı ki SSCB'nin yetiştirdiği sayılı birkaç politikacıdan
biri olan Eduard Şevardnadze beklenmedik manevralarla, hesapta
olmayan bir şekilde Rusya'nın önüne çıktı. Şevardnadze'ye göre,
şayet Pankisi'de Usame bin Ladin ve El Kaide varsa kuşkusuz
bunu engellemeye Gürcistan'ın gücü yetmezdi, dış yardım şarttı,
ancak bu yardımın geleceği adres asla Moskova olmayacaktı.
Ancak Rus yetkililerin ağzına sakız yaptığı "Vadi Çeçenler'e
lojistik destek sağlıyor" iddiasının arkasında olan başka
bir gizli niyet kendini daha sonra daha net olarak ortaya koydu.
Rusya, Gürcistan'a açıkça şunu demeye başladı: "Sen kendi
toprakların sahip çıkamıyorsun, vadiye birlikte operasyon düzenleyelim."
Tiflis Rusya'nın Pankisi'de teröristler barınıyor iddiasındaki
ısrarına karşılık istikrarlı bir şekilde bunları yalanladı.
(10)Ancak Tiflis'in Pankisi'yi tam olarak kontrol edemediğini
ve El Kaide mensuplarının barınıyor olduğunu itiraf etmesine
bağlı olarak bir taraftan da Amerikan müdahalesinin alt yapısı
hazırlanıyordu.
 |
|
*Fehim
Taştekin, Gazeteci, Ajans Kafkas Genel Koordinatörü
1-
Valeriya Kazhdaya, "Voyna narisovannaya inastoyashchaya"
(Yansıtılan savaş ve gerçek), Nezavisimaya Gazeta, 18.08.2000,
http://ng.ru/style/2000-08-18/8_war.html
2- Kistler'in kökeni ile ilgili bu bilgiler Çeçen tarihçi Tarık
Cemal Kutlu'nun henüz basılmamış olan "Çeçen Direniş Tarihi"
adlı kitabında yer almaktadır. Kutlu, Kagankatvatsı'yı referans
göstererek, Gürcülerin dağlarda yaşayan Çeçenler'e Kist ya da
Kusti dediğini aktarıyor.
3- Xe'nin yanısıra Xey ve Xev de Çeçence'de dağ geçidi ve ordu
anlamında kullanılıyor.(Tarık Cemal Kutlu, Çeçen Direniş Tarihi)
4-
a.g.e
5- Valeriya Kazhdaya, "Voyna narisovannaya inastoyashchaya"
(Yansıtılan savaş ve gerçek), Nezavisimaya Gazeta, 18.08.2000,
http://ng.ru/style/2000-08-18/8_war.html
6- "Pankisi Crisis", Civil Georgia, http://www.civil.ge/pankisi_about.shtml
7- Valeriya Kazhdaya, "Voyna narisovannaya inastoyashchaya"
(Yansıtılan savaş ve gerçek), Nezavisimaya Gazeta, 18.08.2000,
http://ng.ru/style/2000-08-18/8_war.html
8- Zayndi Shakhbiyev "Sud'ba Checheno-Ingushskogo Naroda".
Assotsiyatsiya Obshchiy Yevro-Aziatskiy Dom. Rossiya Molodaya,
Moskva, 1996, p58. AKTARAN: C.W.Blandy, "Pankisskoye Gorge:
Residents, Refugees & Fighters", Conflict Studies Research
Centre, March 2002
9- SSCB dağılmadan Çeçen-İnguş Cumhuriyeti altında Çeçenlerle
birlikte olan İnguşlar, Cahar Dudayev'in Çeçenistan'daki bağımsızlık
hareketine katılmayıp Rusya Federasyonu içerisinde federal cumhuriyet
olarak kalmayı tercih ettiler.
10-
Kaheti Bölgesi Polis Şefi Tamaz Tamazaşvili, Rusya'nın "Pankisi'de
teröristler barınıyor" iddiasına yanıt verirken ve Panki
geçidinde her gün düzenli kontrollerin yapıldığını, şimdiye kadar
Çeçen savaşçıya rastlamadıklarını bildirmekteydi. Gürcistan Gümrük
Bakanlığı da bir açıklama ile "Rusya ve Gürcistan arasındaki
sınır 'iyice kapalı', o yüzden silahlı grupların sınırı geçmeleri
sözkonusu olamaz" demekteydi. Bu açıklamaların hemen ardından
bir Gürcü milletvekili ve nişanlısı "fidye" için kaçırıldı.
Ancak Kızılhaç görevlilerinin kaçırılmasında olduğu gibi fidye
için kaçırıldığı söylenen kişiler fidyesiz serbest bırakıldı.
Bu gelişmeler adam kaçırma olaylarında Rus parmağının olduğu şüphelerine
yol açtı.
|
|