KUZEY KAFKASYA
MİTOLOJİSİ
Hulusi Üstün
Mitoloji,
ulusların tarihi hafızalarının ve hayal gücünün ürünüdür. Bu nedenle
yapılarında yer yer tarihi gerçekler, yer yer masalsı öğeler bulunur.
Bu nedenle ne tamamen masaldır mitoloji, ne de tarihtir. Yazılı
kültür öncesi toplumun hafızasının ürünü olduğu kabul edilirse
de bu kesin bir ayrım değildir. Bilinen şu ki her köklü ulusun
mitolojisi yani destanlar çağı anlatıları vardır ve bu anlatılar
yüz yıllardır içinde şekillendiği ulusun karakterine, yapısına,
geçmişine dair ipuçları taşır.
Mitolojik anlatılar köklü bir tarihi geçmişi olan her halkta olduğu
gibi anavatanları dışında "Çerkes" olarak anılan Kuzey
Kafkasyalıların kültür ve edebiyatlarında da önemli yer tutar.
Çerkes sözlü edebiyat geleneğinin en önemli ürünleri Nart Destanlarıdır.
Nartlar, efsanevi bir Kafkas ırkıdır ve onların tam olarak hangi
Kafkas halkının atası olduğu sorusu bir muammadır. Üzerinde çokça
konuşulmuş, yazılmış, çizilmiş bir konu olmamakla birlikte Bilim
çevrelerinde geniş onay gören görüşler Nart destanlarının kaynağını
Kafkasya dışında aramaya meyillidir. Bunların Kafkasya'da tarihi
bir siyasi birlik oluşturan Alan halkının söylenceleri olduğu,
dolayısıyla Asetin destanları olarak ele almak gerektiği ileri
sürülürse de bu öngörü Kafkasyalı olan, Kafkasyalı yapısını bilen,
Kafkas dillerine aşina olan araştırmacıların sorularıyla gölgelenmektedir.
Kafkasya'da konuşulan birbirinden farklı öbek ve ailelere mensup
tüm dillerde yerleşmiş olan ve etimolojisini asla aydınlatamayacağımız
bir takım sözcükler vardır ki bu sözcüklere hem Abhazca'da, hem
Adiğece'de, hem Çeçence'de rastlamak mümkündür. Bu sözcükler Kafkasya
dışında konuşulan dillerden gelmediğine göre, İndo-germen, Sami
veya Turani olmadığına göre, Kafkas dilleri dışında bu kelimelere
rastlanmadığına göre bir vakitler tüm Kuzey Kafkasya'da konuşulan
arkaik bir dilin kalıntısıdır ve bu dil destanlar çağına yani
Nartlar'a ait bir dildir. Bu nedenledir Kuzey Kafkasya'daki bu
farklı halkların her birinin hafızasında Nart Destanları küçük
nüanslarla aynen yer almakta ve anlatılmaktadır.
Konumu ve tarihsel etkinliği nedeniyle Kuzey Kafkasya mitolojisi
tüm Hint-Avrupa söylenceleriyle, Grek-Roma mitolojisiyle, Önasya
ve Mısır kültür mirasıyla alışverişte bulunmuştur. Bu sebeple
Kafkas mitolojisinde köklü medeniyet bölgelerinin kültürlerinden
izler bulmak mümkündür. Sümer'in Gılgameş'i eski Yunan'ın Herkül'ü,
Fars söylencelerinin Rüstem'i, Hürmüz'ü, Fin Destanlarının kişileştirilmiş
tabiat motifleri Kafkas destanlarında geniş yer tuttuğu gibi,
Kafkasya'ya ait özgün motiflerin de diğer kültürlerin destanlarına
girdiği görülmektedir.
Yazık ki bölgesel kültür değişimleri, etnoloji, dil gibi konularda
önemli veriler içeren Kafkas destanları filoloji, tarih, mitoloji
bilgisi olmayan iyi niyetli meraklılar tarafından incelendiği
için bilimsel çevrelerde ciddiye alınmayan varsayımlara konu olmuştur.
Yunanca'da mit öncesi anlamına gelen Promete kelimesini duyan
Çerkes araştırmacılar bu sözcüğün Adiğece Peritha (öncü tanrı)
dan türediğini ileri sürmüşlerdir ki bu sav sadece ses benzeşmesine
dayanır. Aynı şekilde Nart kelimesini (göz ve vermek) anlamına
gelen (ne ve tın) sözcükleriyle açıklamaya kalkmışlardır. Oysa
etimolojisi bilimsel olarak ortada olan bu sözcüklerin belli halklara,
belli dillere, diyalektlere mal edilmesi uğraşıları pratik yarar
sağlamaktan uzak gayretlerdir. Kültür insanlığın ortak malıdır
ve her şeyden önce lokal değil evrensel değerler olarak ele alınmalıdır.
Mitolojik öğeler de anonimdir ve klanlara, kabilelere mal edilemez.
Bu bağlamda Kuzey Kafkas mitolojisinin tıpkı bölgenin etnolojik
ve linguistik yapısı gibi bir mitler karışımının ürünü olduğunu
kabul etmek bu destanların değerini azaltıcı etki yapmayacaktır.
Toplumları ayakta tutan değerleri kültür, tarih, din ve dil gibi
başlıklara ayıracak olursak farklı dillerin konuşulduğu, farklı
ırkların bir araya gelip kaynaştığı Kuzey Kafkasya coğrafyasında
küçük nüanslar dışında büyük ölçüde aynı olan destan ve masalların
farklı halkları birleştirebilecek önemli ortak değerlerden biri
olduğu sonucu ortaya çıkar. Bu nedenle Kafkas mitolojisini incelemenin
ayrı bir önem ve ivediliği vardır. Tlepş, Satenay, Sosrikue, Peterez,
sadece Adiğe, Oset ya da Çeçen destanlarının kahramanı değildir
ve aşağı yukarı aynı fonksiyonlarla bütün Kuzey Kafkasya mitolojilerinin
temel kahramanlarıdır. Bu destanların Çerkes orijinli olmadığının
kabulü kadar Moğol, İskit, Turan, İran kaynaklı olduğunu kabul
etmek de kesin doğru olmayacaktır. Bu destanlar, bir dönem tüm
eski dünya kıtalarında etkili olmuş, büyük uygarlıklarla kültür
alışverişinde bulunmuş, farklı etnik grupların geçiş yolu üzerindeki
bir bölgede yaşayan Kuzey Kafkasyalıların özgün coğrafyalarının
ve özgün kültürlerinin ürünüdür.
NART DESTANLARININ
TEMEL TİPLERİ;
1-
Nart
Sosrikue. Tüm dünya mitolojilerinin erdemli savaşçı
tipi sergileyen bir kahramanı vardır ve Nart destanlarında bu
kişi Nart Sosrikue'dır. Yer yer Truva önlerinde savaşan Aşil,
yer yer İran mitolojisindeki Rüstem, yer yer Oğuz Kağan'a dair
figürler vardır onda. Doğal bir cinsel birleşmeyle doğmadığı için
olağanüstü güçler taşır bünyesinde. Bu yönüyle de Yunan tanrılarını
andırır. Bütün Kuzey Kafkas mitolojisinde cinselliğin üstünün
örtüldüğü gözlenmektedir. Kafkas destanlarına Yunan mitolojisinden
öğeler girdiyse bile Kafkasyalılar bu anlatılanları elemiş, kendi
anlayışlarına uygun olanları işlemişlerdir. Nart destanlarında
eski Yunan'da olduğu gibi cinsellik açıkça ifade edilmez, cinsel
sapıklıklar konu edilmez, hayvansal içgüdüler erdem kabul edilmez.
Bu nedenle Sosrikue romantik bir kahraman değil, güzel karakter
sahibi, erdemli ve cesur bir savaşçı tipi sergiler. Nart destanlarının
temel kişisidir o. Ateşi, darıyı, orağı o getirmiştir halkına
ve bu yönüyle sade bir savaşçı değil, düşünürdür, bilgedir de.
Yunan-Roma mitolojisindeki kahraman tiplerinin ortaçağa yansıması
olan şövalye tipinden, Arap esatirinin yansıması olan cengaver
tipinden, Türk destanlarının yansıması olan bahadır tipinden ayrı
özellikler gözlemlenir Sosrikue'da. O, çok sonraları kodifike
edilen Xabze adlı iç hukuk kurallarının öngördüğü kusursuz adam
yapısını sergiler. Temelini Nart Sosrikue'nın oluşturduğu savaşçı
tipi, Kuzey Kafkasya'da daha sonraları Abrek olarak karşımıza
çıkar. Abrek kendi savaşının kurallarını kendisi koyar, yaşamayı
nihai amaç olarak görmez ve yanlış nereye ait olursa olsun düzeltilmelidir
mantığıyla hareket eder.
Bir Nart çobanının aşk bakışının çocuğudur o. Buradaki çoban,
eski Yunan'ın Eros'unu hatırlatır. Satenay'a fırlattığı ateşli
bir bakış ırmak kıyısındaki taşa değer ve taş ısınmaya, büyümeye
başlar. Satenay onu Nartlar'ın demircisi Tlepş'e götürür ve kırdırır.
İçinden ateş parçası bir çocuk çıkar. Tlepş onu maşasıyla tutup
suya sokar ve sadece maşanın değdiği topuklar et ve kemik olarak
kalır. Vücudu çelikleşen Sosrikue Eski yunan'ın Aşil'ini çağrıştırır
ve ölümü de tıpkı onun gibi topuğundan olur.
2-Satenay.
Çerkes kadınının karakterini ve konumunu şekillendiren destan
kahramanıdır. Zarif, saygılı, bilge ve mantıklı bir kadın profili
çizer. Sosrıkue'yla olan diyalogları, genç Nartlarla olan konuşmaları
Grek destanlarındaki tanrıçaları çağrıştırır. Gerçekten de onda
Anadolu'nun Kibele'sine, Hera'ya, Afrodit'e has özellikler sezilir.
Tüm Hint Avrupa söylencelerinde rastlanan üretimin, dişiliğin
ve anaçlığın sembolüdür o. Şu farkla ki Çerkes anlatıları onun
zarafet, nezaket ve incelik yönünü daha fazla ileri çıkarır. Yeri
geldiğinde erkeklerin toplantılarına katılıp onları yönlendirecek
kadar aktif bir kadındır. Onun ölümüne dair anlatılar bulunamamıştır.
3-Tlepş.
Çerkes paganlığında on sekiz tanrıdan biri olarak anılır ve bütün
Kuzey Kafkasya'da tanınırdı. Demir ve silah tanrısıdır. Nart Destanlarında
onun tanrısal yönü pek ileri çıkartılmaz bu anlamda destanlardaki
Tlepş'in tanrı Tlepş'ten ayrı olduğu bile düşünülebilir. Nart
halkının demircisidir o ve yaşlı bir bilge olarak tanımlanır.
Silahın kuvvet anlamına geldiği çağlarda gücü elinde tutan kişidir
o. Bazı yönleriyle Grek tanrısı Hephaistos'u anımsatır.
4-Nart Badinokue
Nart destanlarının pastoral bölümlerinde adı geçer. Özellikle
tarım kültürünün daha belirgin olduğu Adiğe bölgesinde tanınır.
Grek tanrısı Pan'a ait motifler izlenir onda.
Ve diğerleri... Peterez, Nesren Jak'e, Uerzemec, Aşemez, Şauey,
Dev Yinij, Dzudze, Hamic...
Onlar Çerkes halklarının ulusal hafızalarında hala yaşayan kahramanlardır.