|
|
Bir
yağmur damlasının hikayesi
Hunane
Swake
Ajans kafkas-Nalçik
22.08.2002
Bu
sefer elinde Saint Petersburg'un boyaları ve Sibirya Kolinsky'nin fırçaları
vardı. Yine hayalleri ve duygularının peşindeydi.
Eskisinden farklı olarak şimdi anavatanındaydı, anavatanına hasret tablolarını
geride bırakmıştı.
Gece cam kenarına düşen yağmur damlalarının ritmi ile resme koyuldu, sabahlara
dek.
Bu bir yağmur damlasının
hikayesiydi, hikayeye ruh veren ise Nalçik'e okumaya giden oğlu Nart'tı.
Ayağı kırılan Nart'ı yalnız bırakmamıştı. Ona bakarken resim yapma isteği
depreşti.
Fırça ve boya aldı, duygularına şekil verdi; hayalleri dillendi kağıt
üzerinde.
Kağıtlar asitsizdi, artık elle yapılan kağıtlar kalmamıştı.
Kg'uash Nefin, Türkiye'de
doğup-büyüdü ardından Ürdün'e gelin gitmişti.
Thameris, Ridade ardından Nart...İki kızı ve bir oğlu oldu.
İstanbul Güzel Sanatlar
Akademisi Uygulamalı Endüstriyel Sanatlar Yüksek Okulu'nu bitirmişti.
Bossa, Vakko, Mensucat Santral'daki deneyimlerinin ardından başka dünyalara
açılmıştı.
Amman'ın gelini kısa bir soluğun ardından buradaki Circassian Community
School'da, ardından Baptist School'da öğretmenlik yapmaya devem etti.
Bir yandan da özel kurs ve atölye çalışmaları sürüyordu.
En fazla da ipek, batik ve kağıt üstüne desen çalışmaları onun ilgisini
çekti.
Hemen hemen her çalışmasında Adige motifleri egemendi. Zaten öğrenciliğinden
beri bu böyleydi.
Resmi
için Nefin'in söyledikleri;
''Temelde korkuları bastırmak ve cesaret duymak resimlerle başlamış olmalı,
bunlar giderek stilize olarak semboller haline geldiler ve her kültürde
bulunur oldular... Ama, sarp dağların, zor doğal ortamların olduğu yerleşimlerde
daha güçlü mesajlar verir oldular, karakteri yansıttılar. Sonunda hepsi
bir şekilde geometrikleştiler ve kilimler, goblenler, sırmalar, sarmalar,
Çin iğneleri, şallar, halılar, keçeler, aplikler, sumak, cicim tekniklerinde
ortaya çıktılar birer sanat eseri olarak. Kafkas halısının karakteristiği
oldu geometrikleşmeler. Dağ hayvanları, doğal çevredeki bitkisel yapı
ve savaşan, dans eden insan figürleri halini aldılar zamanla. Sıradan
yaşam kesitleri pek görülmez bizim (Kafkas) desenlerinde; Hep olağanüstüyü
arar olmuşuz, gösterişi sevmişiz, sadelik sadece renklerde kalmış, biçimler
genellikle başkaldırırcasına ihtişamlı olmuş. Erkekler dans ederken hep
geometrik motifler, kızlar ise yuvarlak hatlar çizer olmuşlar. Kıvrılan
boynuzlar, atlamakta olan atlar, savaşan insanlar, dağ aslanı, panter,
dağ keçisi, geyikler, yaban kuşları, kuğular, kazlar, kırlangıçlar, rüzgarın
sesi...Pshineye karışan sesler, ormanın fısıltıları...Sabahleyin doğanın
uyanışı...''
İşte tüm bunları anlatıyor
resmi için bir çırpıda, bir solukta.
Düşüncelerini resmetmiş, ve daha anlatamadığı nicesi ise sırada.
Sıradan yapılmış görüntüsü
verse bile, onun için kendi giydiği şapkalara ve fularlara işlediği motifin
büyük anlamı var en azından...Zaman zaman giysilerine, elbiselerine de
yansıtmaya çalışıyor bunu...
Sonunda Kafkasya'da
yaptığı resimler kucak dolusu olunca, bir sergi açarak göstermek, paylaşmak
istemiş Nefin.
Hiçbir sergi salonu
olmasa bile sokakta kaldırıma sermeye, ağaçlar arasına iplere asmaya karar
vermiş. Üstelik silikon sprey ile yağmura karşı önlem alarak...
Sonunda Lenin Caddesi'nde
bir sergi açmış, tüm geliri sanat okulu öğrencilerine bırakılmak üzere.
Onca resim arasında bir de t-shirt var sergide, motiflenmiş.
Ürdün'ün Petrası da nasibini almış sergide.
Zaman yağmur damlalarını
berekete dönüştürmüş...
|