Çerkes
yemekleri
Pasta
Haluzz-Haluj
Meterej
Mejag
Bedjın
Haluğ ekmek
Stir- Çorba
Lepsi
Gumilej
Söğüş
Leğejağ- Kuru et
Şipsi
Değelibj
Vedbesim
Metazz
Seheş
Suqu
Adighe kueyej-Çerkes peyniri
Çerkeslerin yemekleri kendilerine has özellikler taşır. Yemekler
daha çok et ve süt ürünlerine dayanır. Sebzeye pek itibar etmezler.
Şişmanlığı kınayan Çerkeslerin kuvvetli ve sağlıklı bünyeye sahip
olmalarının yemek kültürleri ile doğrudan alakası vardır.
Pasta
Çerkesler
ekmek yerine pasta dedikleri ve ufak darı veya mısır unundan pişirilmiş
lâpayı tercih ederler. Pirince daha az kıymet verirler. Pasta
yapılacak ufak dârıyı evvelâ ona mahsus tahtadan yapılmış el değirmeniyle
çekerek tamamen kabuğunu çıkarırlar. Sonra içindeki beyaz darıyı
suda pişirerek pasta yaparlar. Mısırı da değirmene vermeden evvel
fırında iyice kuruttukları için pastalık mısır unu bir dereceye
kadar kavrulmuş demektir. Bunu da suda kaynatarak pasta haline
getirirler. Her nevi pasta istendiği şekle konabilecek derecede
katı yapılır. Bazen tuz katarlar bazen katmazlar, pirinci olduğu
gibi temizleyip kaynatırlar.
Pastayı
şeven denen dibi yuvarlak kulplu demir tencerede kuvvetli ateş
üzerinde ve demire temas eden kısmı da kızaracak derecede iyi
pişirdiklerinden hamur tadı vermez. Çerkesler sacayağı kullanmazlar.
Tencereyi ocağın içine daima asılı duran, istenildiği derecede
kaldırılıp indirilebilen ve lehunç-tlexunç adı verilen demir zincire
asarak kaynatırlar.
Pastayı
karıştırmak için belağ dedikleri küçük bir tahta ve düz kürek
kullanırlar.
Tencere yere indirilir belâğla güzel karıştırılıp tekrar asılır.
Bu suretle bir kaç defa indirilip bindirilerek iyi bir şekilde
pişmesine dikkat edilir. Pasta birlikte yenecek katığa göre sofranın
üzerine dâire veya yarım daire şeklinde ince ve uzun olarak konur.
Bazen de sofrada bulunacak her misafirin hissesi birbirinden ayrı
olarak konur ve bu şekil daha kibar sayılır.
Pasta yekpâre ve daire şeklinde sofraya konursa birlikte yenecek
"şıpsı", yağda kızartılmış ve üzerine tereyağı veyahut
kaymak konmuş peynir, söğüş et ile yenmek üzere yapılan güzel
salça pastanın ortasına oyulan çukura konur. Pişmiş et, kuru peynir,
ufak ufak doğranarak pastanın sathına biraz batırılmak suretiyle
konur.
Pasta
el ile lokma haline getirilerek yendiği için sofradan evvel ve
sonra eller behemehal sabunla yıkanır. Temiz peşkirle kurutulur.
Hizmet eden sağ eliyle ibriği, sol eliyle leğeni tutar ve dizlerinin
üzerine biraz çömelerek suyu döker. Misafirler el yıkamak için
yerlerinden ka1dırılmaz. Apleş dedikleri peşkir ekseriyetle kızların
ketenden yaptıkları uçları nakışlı, beyaz ve uzunca temiz bir
havludur. Fakat yemek yerken kimse kucağına havlu koymaz.
Haluzz-Haluj
Üçken
şeklinde yağda kızartılmış peynirli puf böreğine haluz derler.
Bir de ince açılmış hamurun içine peynir ve soğan koyduktan sonra
yumurta büyüklüğünde veya biraz daha büyük boyda yuvarlak hale
getirip suda pişirirler ki buna da psihaluj derler. Su böreği
gibidir. Bu börek pek muteber olmadığından ağır misafirlere ikram
edilmez. Bazen de suda kaynatıldıktan sonra ve meselâ ertesi gün
yenmek istenirse kızartıp da yerler. Haluz sofraya bir sahan içinde
olarak konduğu gibi bazen de öylece konur. Koparıp dağıtmamak
için el ile tutularak ısırılıp yenir. Haluzz-Haluj pasta gibi
ekmek makamında safraya konduğu için yoğurt, kaymaklı süt, tereyağı,
bal veya tiritle yenir. Ekseriya hediye olarak akraba ve ahbaplar
arasında hediye olarak götürülür. Halujun bir de patatesli cinsi
vardır ki bu da şu şekilde yapılır. Patates sayulduktan sonra
su içinde kaynatılarak güzelce pişirilir. İçine biraz kırmızı
biber, tereyağı, tuz konur ve evvelce hazırlanmış olan açılmış
dört köşeli yufka içine konur, yufkanın bir yarım daire şeklinde
yapıştırılmasını müteakip biraz durduktan sonra kaynar suyun içine
atılır ve kaynatılır. Sıcağı sıcağına yenir.
Meterej
Katıca
hamuru uzunca ve ince yuvarlak bir ha1e koyduktan sonra üçer parmak
boyunda keserler. Her parçayı ince çubuklar dan yapılmış beyaz
ve temiz sepet üzerinde yuvarlayarak içi biraz boş ve üstü kertikli
bir hale getirdikten sonra kaynar yağ içinde kızartırlar. Bu suretle
yapılan meterej taneleri hediye olarak başka yere gönderilecek
ise ince kınnapa dizilir. Haluj gibi bir sahan içine konur ve
onun gibi katıklarla yenir.
Mejag
Ufak
darı unundan yapılmış cıvık bir hamuru yassı bir kap içine koyarak
fırında pişirirler. Mejag adını verdikleri bu yemekleri daha büyük
yapmak isterlerse fırının içine kızdırılmadan üç parmak kadar
yükseklikte olmak üzere çamurdan büyük bir dikdörtgen yada dörtgen
yaparlar. Fırın kızınca bu dikdörtgenin içine cıvık hamur kepçe
ile dökülerek ağzına kadar doldurulup pişirilir, piştikten sonra
fırının ağzını muvakkaten yıkarak çöreği bozulmadan çıkarırlar.
Bir tanesi öküz arabasının içine ancak sığar. Mejagtan icap ettikçe
baklava biçiminde ufak parçalar halinde kesilerek sofraya konur.
Bununla da haluj ile yenen katıklar yenir.
Bedjın
Yulafın
kabuğunu güzelce çıkararak özünü kaynatırlar. Sonra kıvamını buluncaya
kadar belağla ça1arlar. Bu bulamacı kaşık ile yerler. Bedjin Avrupalıların
"purej"dedikleri yemek ise de ondan lezzetli ve nefis
olur. Bedjin sıcak olarak bal şerbetiyle yenir. Biraz yapışkan
olduğu için dikkat etmeyenlerin dilini yakar. Bu misafire ikram
edilen yemekler arasına girmiyor.
Haluğ
ekmek
Ekmeği somun halinde fırında pişirirler. Pide ve yufka yapmazlar.
Buğday, mısır unundan yapılan somunlar fırına konurken altının
temiz olması için küreğin üzerine genşi meşe yaprağı koyarak fırına
atarlar.
Piştikten sonra da sıcak iken yapraklar çıkarılır ve altı güzelce
kızarmış olarak servise konur. Çerkesler ekmeği az kullanırlar.
Stir-
Çorba
Stir
denen çorbaya Çerkesler çok önem vermezler ve az yerler. Mısır
çorbası iki suretle yapılır. Mısır evvela (suxu) de döverek kabuğunu
çıkarırlar. Sonra suda pişirerek içine bir miktar süt katılır.
Bazen az da olsa fasulye tanesi katarlar. Üzerinde yağla haşlanmış
biberli soğan gezdirirler. Bunu öğlen dışında yemezler. Bazen
de suhuden çıktıktan sonra mısır taneleri 3-4 parçaya ayrılacak
surette el değirmeninde kırılır. Sonra birinci usuldeki gibi pişirler.
Ufak darı özünden yapılan çorbalar da aynı şekilde pişirilip hazırlanır
ve onlara da süt katılır. Ufak darı çorbası daha kibar sayılır.
Çorbalar ekmek ile yenir.
Lepsi
Et
suyudur. Çerkesler bunu çok severler. Taze eti haşlayıp içine
biraz tuz koyarlar. Yerken üzerine az miktarda siyah biber ekerler.
Gumilej
Darı
(fug) unuyla baldan ve bazı nebatların eklenmesiyle yaptıkları
bir nevi ekmektir. Gumilej kuvvetli bir yemektir. Bu nedenle senelerce
muhafaza edilebilir. Çerkesler savaşlarda bunları terkelerinde
taşırlar.
Söğüş
Çerkesler
tâze eti daima söğüş yani haşlama halinde sıcak yerler. Başka
şekilde pişirmeyi bilmezler. Haşlanacak et, sofrada bir adam önüne
konabilecek büyüklükte olmak üzere parçalara ayrıldıktan sonra
kaynatılır. Haşlanmış et iki şekilde sofraya konur. Bazen parçalar
tirit olarak büyük bir kâse ile sofraya konur. Bunu kibarlar yapmazlar.
Bunun için başlanmış ve biraz soğutulmuş et parçaları her şahsın
önüne pasta parçalarının üzerinde konur. Eti bitirip yemek için
yapılan cevizli nefis salçalı tabak içinde yahut pasta müdever
ise oyulmuş çukura konur.
Leğejağ-
Kuru et
Koyun
ve semiz sığır etlerini pastırmalık gibi ince ve güzel kesip tuz
ve az sarımsakla iki üç gün terbiye ettikten sonra ocağın içinde
seyrek çitler üzerine dizerler. Altında çok ıs vermeyen gürgen
ağacından mütedil bir ateş yakılır. Arada çevrilerek bir kaç gün
zarfında güzelce kurutulur ve nefis bir et olur. İşte bu kuru
eti icap ettikçe şişe takarak köz üzerinde güzelce kızarttıktan
sonra birer lokma olacak derecede ufak parçalar halinde doğrayıp
pastanın üzerine koyup yerler. Bazen de kızartmadan önce ufak
doğranır, sonra tava içinde kızartılıp yağıyla beraber pastanın
ortasındaki çukura konur.
Şipsi
Meşhur
çerkes tavuğu (Şipsi) çoğu cevizden bulamayanlar yağda kavrulmuş
undan ve bazıları da süt ilave ederek yaparlar. Şipsi daima pasta
ile yenir. Şipsi pastanın oyulmuş ve kenarları biraz çıkık yapılmış
büyük çukurun içine doldurulur. Etler de yarısı dışarıda kalacak
ve tutulup çıkarılacak surette çukurun kenarına dizilir.
Değelibj
Kavurma
ettir. Etler ufak pârçalara ayrıldıktan sonra kendi yağında kavrulur.
Teneke ve kutulara konur yine kendi yağı ile üstü örtülür. Ateşte
ısıtılıp pasta ile yenir.
Vedbesim
Kuzu
kebabı, hıdrellez kuzusu gibi tandır kebabıdır. Kuzu kesildikten
ve iyice temizlendikten sonra yanına baş, ciğer ve böbrek eklenerek
sıcak tandıra konur. Tandırın ağzı iyice kapatılarak sıvanır.
2-3 saat bırakıldıktan sonra tandır açılır, ilik gibi pişmiş et
bıçakla parçalanır ve tepsiye konur.
Metazz
İyice
yoğrulan mayalı hamur açılır, içine çerkes peyniri, biraz da tuz
konarak iki yumurta, hacminde kapatılır. Kaynar suyun içinde iyice
kaynatılır, sıcak sıcak yenir.
Seheş
Bildiğimiz
sütlaçtır. Aynı şekilde yapılır, sıcak ve soğuk olarak yenir.
Suqu
Bir
nevi kuru darı unudur. Erler bunları gıda gibi heybelerine koyarlar,
seferlere, savaşlara götürürler, gittikleri yerlerde, dağlarda
ateş yakıp suda pişirirler ve yerler. Yahut sıcak süt ilâve edilerek
pişirilir, tabağa konur ve soğuyunca üzerine kaymak ilave edilerek
yenir.
Adighe
kueyej-Çerkes peyniri
Evvela
iki kilo süt ateşe konur. 2-3 gün önceden kalma ekşi yoğurt suyu
süt kaynama derecesine varınca yavaş yavaş kepçe ile dökülür.
Süt içinde beyaz topraklar, üstünde yeşil su oluşuncaya kadar
hafif ateşte kalır. Tel süzgeç ile süzülür. Şekil vermek için
1-2 defa çevrilir ve ılık iken iki tarafı tuzlanır, bir tabağa
konur. Böyle taze iken yendiği gibi bir dolaba veya rafa da konularak
kurutulur. Uzun bir zaman dayandığından sonraları da yenir.
Not: Bu yazı Jabagi Baj'ın Çerkesya'da Sosyal
Yaşayış-Adetler adlı kitabından faydalanılarak hazırlanmıştır.
(FT)