Osmanlı
dönemi Kuzey Kafkas diyasporası tarihinden
Şimali
Kafkas Cemiyeti
Aydın
Turan
Kafkas-Rus savaşlarının bir uzantısı olarak Osmanlı İmparatorluğu'nda
XIX. yüzyılda ortaya çıkan Kuzey Kafkasya diasporası(1)
ilk formel yapılanışını II. Meşrutiyet'in hemen sonrasında gerçekleştirdi.
Bu, bir "kültürel çoğulcu yapı"yı, "etnisite açısından farklılık
taşıyan, ama, müslümanlık ölçütünde birleşen bir kitleyi" ifade
eden "Osmanlılık" olgusunda(2), diasporanın
önemli bir dönemecini teşkil ediyordu. Kurucu ve üyeleri arasında
dönemin asker/bürokrat, yazar, hukukçu, doktor vs. tabakasına
mensup bir çok tanınmış siması bulunan Çerkes İttihad ve Teavün
Cemiyeti (ÇİTC)(3), henüz "hukuki bir
alt yapısı olmayan" cemiyetleşme sürecinde(4)
"müslim azınlıkların" oluşturdukları "yarı siyasi sayılabilecek"
bir kuruluş(5) halinde diğer cemiyetler
arasındaki yerini aldı. Giderek parçalanan Jöntürk hareketi
içindeki bir çok Kuzey Kafkasyalı sima da, bağlı bulundukları
fırkalarla ilişkilerini kesmeksizin ÇİTC'nin faaliyetlerine
iştirak etti. Sözkonusu faaliyetler doğrudan ya da XIX. yüzyılın
son çeyreğinde, bir kültür merkezi olan İstanbul'da öğrenim
görenler(7) kanalıyla ata topraklarına
dek uzatıldı.
Kırsal özelliklere sahip Kuzey Kafkasya diasporasının entellektüel
donanımlı bu topluluğu, katılımcıların profili dikkate alındığında,
homojenlikten oldukça uzaktı. "Hace-i evvel" Ahmet Mithad Efendi
ile Mizancı Murad gibi çok farklı kulvarlarda koşan iki isim
ya da "Osmanlı İttihad ve Terakki Cemiyeti"nin kurucu dört isminden
biri Kafkasya doğumlu Dr. Mehmed Reşid ile 1908 meclisinde İstanbul
Mebusu olan İttihad ve Terakki karşıtı, aynı zamanda "Şehrah"
ve "Tanzimat" gibi gazetelerin yayımcısı Tahir Hayreddin(7),
aynı cemiyette buluşabiliyorlardı. Buna karşılık, Mahmud Şevket
Paşa veya Aziz Ali Mısri gibi, yakın sayılabilecek geçmişleriyle
ilgilerini kesmiş gözüken simalar hiç bir şekilde diaspora oluşumlarına
katılmamışlardı.(8)
Bir
dizi kültürel çalışma başlatarak hem diasporanın, hem de Kuzey
Kafkasya'nın aktüel sorunlarına el atan ÇİTC, 31 Mart ayaklanmasını
takip eden günlerde partilerüstü düşünceyle oluşturulmaya çalışılan
"Heyeti Müttefikai Osmaniye"nin kuruluşunda izlendiği gibi,
Osmanlı siyasal alanında da kendine yer bulmaya çalışmıştı.(9)
Diasporanın politik çalışmalarında Ayan Azası Müşir Fuad Paşa(10)
kilit isimdi. Kurat'ın kaydettiğine göre Enver Paşa, daha 1914
Ağustos'unda onun kanalıyla Kuzey Kafkasya'da Rusya'ya karşı
bir hareketi organize etmek düşüncesindeydi. Kafkasya'da "birkaç
muhtar ülkeden müteşekkil bir devlet teşkili" ve "başına bir
Osmanlı prensinin getirilmesi" planını uygulayacak "Türk Sıhhi
Misyonu' adı altında" Osmanlı vatandaşı bazı muhacirlerden kurulan
organizasyonun mimarı Müşir Fuad Paşa idi(11) . İttihad ve Terakki'nin
desteğiyle I.Dünya Savaşı içinde Azeri ve Gürcü grupların da
katılımıyla önce "Kafkasya Komitesi"; daha sonra "Türkiye'deki
Kuzey Kafkasya Siyasi Muhacirleri Komitesi" ünvanıyla örgütlenen
kapalı yapılanışlarda(12) Müşir Fuad Paşa'nın önemli bir konumda
bulunduğu eldeki belgelerden anlaşılmaktadır. Aynı isim, Osmanlı
dönemi Kuzey Kafkasya diasporasının en politize örgütü olan
ve esasen ÇİTC kadrolarına dayanan "Şimali Kafkas Cemiyeti"nde
de ağırlıklı bir yere sahipti.
Halihazırda "Şimali Kafkas Cemiyeti"'ne (ŞKC) ilişkin elimizde
bulunan iki temel belgeden ilki, büyük bir tesadüfle tarafımdan
çöp yığınının içinden çıkarılan, 1335 (1919) yılında İstanbul'da
"Minber Matbaası"nda basılmış 12 maddelik bir talimatname olup,
kıymetli arkadaşım Berat Bir tarafından günümüz Türkçesine aktarılarak
yayımlanmıştır.(13) Yine 1919'da aynı matbaada basılan 11 madde
ve 8 sayfadan ibaret cemiyetin nizamnamesi ise, titiz bir araştırmacı
kimliğine sahip Sn. Sefer E. Berzeg tarafından yakın zamanlarda
neşredilmiştir.(14) ŞKC ve çalışmalarına ait diğer önemli tamamlayıcı
bilgiler, aralarında "Mustafa Suphi hadisesi" de olmak üzere
yakın dönemin bazı önemli olaylarına ışık tutabilme gücüne sahip
"Kafkasya Hatıraları" adlı kitapta bulunmaktadır.(15)
1933 yılında kaleme alınan sözkonusu hatıratın(16) sahibi, Abhaz
kökenli Mustafa Butbay hakkında ne yazık ki pek bilgimiz yoktur.
Bir kısmını sözkonusu kitapta bulduğumuz sınırlı bilgiler(17);
ihtiyatla karşılanabilecek bazı noktalara rağmen Dr.Vasfi Güsar'ın
(1895-1978) yayımlanmamış notlarıyla tamamlanabilmiştir(18).
ŞKC'nin
nizamnamesi 1919 tarihli olmakla birlikte, kuruluşun bu tarih
öncesinde (büyük ihtimalle 1918 baharında) gerçekleştiği bazı
kayıtlardan anlaşılmaktadır. Sözkonusu kayıtlardan biri, Kafkasya
doğumlu göçmen olan Aziz Meker (1877-1941) Bey'in 1918 yılında
cemiyetin Beyoğlu'ndaki merkezinde "Kafkasya'nın Ahval-i İçtimaiye
ve İktisadiyesine Dair Konferans" başlığıyla sunduğu anlatımdır
ki, 37 sayfalık bir risale halinde aynı yıl "Ahmet İhsan Matbaası"nda
basılmıştır.(19) Bütün Kuzey Kafkasyalıları "bir büyük aile
ve bir millet" kabul eden Şimali Kafkas Cemiyeti'nin açık amaçları,
nizamnamesinin ikinci maddesinde "Kuzey Kafkasya'nın asli unsurlarının
milli haklarını savunmak, elde etmek ve adı geçen unsurlar arasında
kardeşlik, milli dayanışma ve yardımlaşmayı kurmak ve güçlendirmek;
milli karakteri geliştirmek, ilimler ve uygulamalı bilimleri
(ulûm ve funûnu) ve özellikle milli eğitimi yaymak ve genelleştirmek;
sanat ve ticareti teşvik, yetim çocukları ve yardıma muhtaç
aileleri himaye; hastalıklara karşı mücadele ile milli nüfusu
arttırmak ve soyun saflığını korumaktır" şeklinde sıralanmış;
bunlara ulaşmak için "milli dilleri yazılı hale getirmek", "milli
okullar kurarak milli eğitimi yaymak" "milli unsurlarının bulunduğu
yerlerde şubeler açmak" "çeşitli dillerde gazete ve broşürler
yayımlamak" gibi vasıtalar kullanılacağı ifade edilmiştir.
ŞKC başkanlığına getirilen "Milli Ajans Müdürü" Hüseyin Tosun
(Şhaplı) Bey, Osmanlı siyasal yaşamının en ilginç simalarından
biri idi. Harbokulu'nu bitirdikten sonra, ihtilalci eylemleri
sebebiyle tutuklanmış, daha sonra Trablus Askeri Rüşdiyesi'ne
Fransızca öğretmeni olarak gönderilmişti(1896). "Çerkes göçmenleri
temsilcisi" sıfatıyla, 1902'de Paris'te toplanan "Osmanlı Liberalleri
Kongresi"ne iştirak eden Hüseyin Tosun, bu kongredeki anlaşmazlıkların
bir uzantısı olarak oluşturulan "Teşebbüs-ü Şahsi ve Adem-i
Merkeziyet Cemiyeti"nin kurucuları arasında yer almış, Avrupa'dan
Kafkasya yoluyla geçtiği Anadolu'da "Erzurum İsyanı"nındaki
(1907) rolü dolayısıyla ömür boyu hapse mahkum edilmiş, II.
Meşrutiyet'in ilanıyla serbest bırakılarak Erzurum'dan "Mebuslar
Meclisi"ne üye seçilmişti. Ateşli bir Kafkasya milliyetçisi
olarak, diaspora teşekküllerinin aktif elemanları arasında gözüken
Hüseyin Tosun'un yanısıra(20), ŞKC bünyesinde, Dr. Mehmed Reşid
Bey(21), Bekir Sami Kundukh(22), İsmail Canbulat(23), Yusuf
İzzet Paşa(24), Aziz (Meker) Bey(25), Hüseyin Kadri (Şhaplı)(26),
Hayriye Melek Hanım(27) gibi simalar da bulunmaktaydı.
Günümüze
ulaşan metinlerinde her ne kadar toplumsal, kültürel ve ekonomik
konular ağırlıklı gözükse de, Şimali Kafkas Cemiyeti politik
gelişmelerde yer almaktan kaçınmamıştı. Kafkasya'nın bağımsızlığı
düşüncesinin daha 1914'lerde, ŞKC çalışmalarına da katılanlar
tarafından uluslararası platformlara taşınması dikkate alındığında,
bu husus hiç de yadırgatıcı gelmemektedir. Rusya'da monarşinin
çöküşü ve bolşevik ihtilalini takip eden günlerde sözkonusu
çevreler açıkça, Osmanlı politik sahnesinde etkili konumlarıyla,
"anavatan"larıyla politik ilişkilerini çok farklı boyutlara
taşıyarak resmi ve gayri resmi ilişkilerin odağında yer almışlardı.
Nitekim, Nisan 1918'de Osmanlı-Transkafkasya görüşmelerini izlemek
üzere Trabzon'a gelen bir delegasyon, kendisi de Kuzey Kafkasya
kökenli Miralay Hüseyin Rauf (Orbay) ile temas kurmuş(28), konferansın
çıkmaza girmesi üzerine İstanbul'da Osmanlı hükümetiyle resmi
temaslara başlamıştı (6 Mayıs 1918). Heyetin Osmanlı yetkililerden
aldığı "Kafkas halklarının bağımsızlığını tanımaya hazır olduğunu
ve müttefiklerinin de tanıması için gerekli girişimlerde bulunacağı
garantisi"nin(29) arkaplanında diaspora siyasetçilerinin desteği
sözkonusudur. Pera Palas'a yerleşen bu heyet çeşitli zamanlarda
diaspora kuruluşlarının yöneticileriyle gelişmeler hakkında
bilgi alışverişi yapmış, 11 Mayıs 1918'de "Kuzey Kafkasya Cumhuriyeti"nin
ilanını gerçekleştirmişti.
Heyetin basın organlarıyla irtibatı, ŞKC başkanı ve aynı zamanda
"Milli Ajans" müdürü Hüseyin Tosun Bey kanalıyla sağlanmış,
kamuoyunu harekete geçirmeye yönelik bir dizi ziyaret(30) muhaceret
kesimince organize edilmişti. 8 Haziran 1918'de imzalanan "dostluk
ve karşılıklı yardım anlaşması"(31) çerçevesinde Kuzey Kafkasya'ya
gönderilen, çoğu eski muhacerete mensup askerlerden oluşan Osmanlı
birliklerinin desteğiyle köklendirilmeye çalışılan yeni devlet,
olanca çabalara rağmen Osmanlı İmparatorluğu dışında hiç bir
devlet tarafından "de jure" tanınmadı(32). Uluslararası platformda
yalıtılmışlığına karşılık, yeni oluşum İttihad ve Terakki'nin
ileri gelenleri ve ŞKC kadrolarınca desteklendi. Öyle ki, Talat
Paşa kabinesi 14 Ekim'de istifa etmesine, 30 Ekim 1918'de Mondros
Mütarekesi'nin imzalanmasına rağmen siyasi ve askeri yardım
sürüyordu(33). Enver Paşa, 22 Ekim 1918'de "hasımlar"la temas
sağlanmasına ilişkin İsviçre Sefiri'ne gönderdiği bir notta,
tarafsız ülke İsviçre'de faaliyet gösterecek bir heyetin yola
çıkmak üzere olduğundan bahsediyordu(34). Sözkonusu heyet üyeleri
arasında Kuzey Kafkasya Dışişleri Bakanı Haydar Bammat'ın (1890-1965)
yanısıra Şimali Kafkas Cemiyeti elemanlarından Aziz Bey (Meker)
de bulunmaktaydı.
Ne var ki, İttihad ve Terakki hükümetinin çökmesi Şimali Kafkas
Cemiyeti'nin çalışmalarını geriletmekle kalmadı, gelir kaynaklarını
da önemli ölçüde daralttı. Partinin lider kadrosu Osmanlı sınırları
dışına çıkarken, 5 Kasım'da İstanbul Polis Müdürlüğü İttihadçıların
ileri gelenlerinden ve Çerkes İttihad ve Teavün Cemiyeti ile
Şimali Kafkas Cemiyeti mensubu Dr. Reşid Beyi tutukladı(35).
13 Kasım 1918'de "de facto" olarak İstanbul'un müttefiklerce
işgaline başlandı(36). Bu aşamada cemiyetin ünvanı "Şimali Kafkasya
Muhacirleri Cemiyet-i Hayriyesi"ne dönüştürüldü. Mütareke öncesinde
titizlikle yapılan (hatta "gizli") üye kayıtları gevşetilerek,
başvuran herkesin cemiyet bünyesinde çalışabilmesine yol açıldı.
Bammat'ın Polonya devlet başkanı Pilsudski'ye "iki ülkeyi birbirine
bağlayan tarihi dostluğu, yurttaşlarının samimi duygularını
hatırlatarak işbirliği teklifi"nde bulunduğu mektubunun Aralık
1918'de Bern'den gönderildiği(37) dikkate alındığında, Enver'in
bahsettiği heyetin, aynı ay Bern'de çalışmalara başlamış olması
güçlü bir ihtimaldir. Bu tarih yaklaşık olarak, Enver Paşa'ya
gönderilen 30 Nisan 1919 tarihli bir telgrafla da teyid edilebilir(38).
Butbay, İttihadçıların maddi desteği bağlamında, Enver Paşa'nın,
Kuzey Kafkasya meselesini Batı kamuoyuna ulaştırma çalışmalarında
kullanılmak üzere 10.000 mark tutarında bir fon aktardığını,
Haydar Bammat ile Aziz Bey'in bu parayla İsviçre'de bazı kitap
ve broşürler neşrettiklerini kaydetmektedir ki(39), ilgili dönemin
literatürü karıştırıldığında karşımıza, Bern ve Lozan basımlı
birkaç kitapçık çıkmaktadır(40). Bunlara ilave olarak, Enver
Paşa'nın "İslam dünyasının emperyalizm boyunduruğundan kurtulmasına"
yönelik faaliyet göstermesini planladığı "İslam İhtilal Cemiyetleri
İttihadı"nın(41) yayın organı "Liva El İslam"ın (İslam Bayrağı)
sorumlusunun, Osmanlı tebasından Uzunyayla doğumlu bir hekim
ve ÇİTC üyelerinden İlyas Bragun olması da kayda değerdir.
Mütareke sonrasının güç koşullarında ŞKC'nin zorluklarla karşılaşmaması
imkansızdı. Cemiyet buna rağmen hem iç meselelerle, hem de Kafkasya'ya
yönelik hedeflerinde ısrarlı bir tutum izlemeye devam etti.
24 Şubat 1919 günü cemiyet merkezinde, diğer Kuzey Kafkasya
muhacir kuruluşlarının ve asker/bürokrat tabakaya mensup bazı
simaların katılımıyla Osmanlı sınırlarındaki ve Kafkasya'daki
son gelişmelerin ele alındığı bir toplantı gerçekleştirildi(42).
Müşir Fuad Paşa'nın oturum başkanlığındaki bu toplantıya, aralarında
Hüseyin Rauf Bey (Orbay) olmak üzere 108 kişi iştirak etti ve
mutabık kalınan konuların, bir kurul aracılığıyla Padişah'a
bildirilmesi karara bağlandı(43). Cemiyetin elemanları da bir
müddet sonra, kararlar doğrultusunda, özellikle güney Marmara
ve İzmit-Düzce arasında Kuzey Kafkasya muhacirlerinin yoğun
olduğu yörelerde "vatandaşlar arasına düşmanlık sokan, memleketin
sükun ve rahatını bozan serkeşlere" nasihatler vermek üzere
çalışmalara koyuldu(44).
Diğer taraftan, İstanbul'daki yabancı misyon temsilcilikleri
nezdinde girişimler yapmak üzere, siyasal tercihlerindeki farklılıklar
bakımından son derece ilginç kompozisyon oluşturan dört kişilik
bir kurul teşkil edildi. Bir dönem "Hürriyet ve İtilaf Fırkası"nın
yükünü omuzlayan Müşir Fuad Paşa (Thuga), Prens Sabahaddin grubunun
kilit isimlerinden Hüseyin Tosun (Şhaplı), Spartakist hareket
etkisinde Türkiye'nin ilk legal "komünist" partisi sayılan "Türkiye
İşçi ve Çiftçi Sosyalist Fırkası"nın(45) ilk başkanı olan ünlü
ressam Namık İsmail (Zeşu) (1890-1935)(46) ve Mustafa Butbe'den
(Butbay) oluşan bu kurul Kuzey Kafkasya bağımsızlığının tanınmasına
yönelik çalışmalar sergiledi.
Bunların
yanısıra, 1919 yazına dek ŞKC, nizamnamesinin üçüncü maddesine
uygun olarak, kültürel aktiviteler kapsamında "milli diller"
üzerine çalışmalara hız verdi. Cemiyet bünyesinde Yusuf İzzet
Paşa'nın başkanlığındaki alfabe komisyonu latin esaslı alfabeyle
Kuzey Kafkasya dillerinin yazıya aktarılmasına koyuldu. Şimali
Kafkas Cemiyeti'nin yayını olarak çıkan bazı çalışmalar "Çerkes
İnas Numune Mektebi" ve "Çerkes Teavün Cemiyeti" gibi yerlerde
satışa / dağıtıma sunuldu. Bunlar arasında bir ilahiyatçı, öğretmen
ve hukukçu olan Hüseyin Şem'i'nin (Tümer)(47)"Tıme Hace Yedıqkue
Seyin" imzasıyla neşredilen iki kitabı, Humus (Suriye) doğumlu
bir eğitimci Blenav Batuk(o) Harun'un(48) imzasını taşıyan alfabe
çalışması, Galatasaray Lisesi ile Darüşşafaka'daki öğretmenliğinin
yanısıra "Beşiktaş İnas Terakki Mektebi Müdürlüğü" yapan Mustafa
Butbay'ın "Abıtr M." imzasıyla çıkan ve "her hakkı Çerkes Yetim
Mektebi menfaatine" bırakılan latin esaslı Abhaz alfabesi dikkate
değerdir(49).
Mütareke
sonrası, "siyasetle uğraşmayan" bir yapı görünümüne bürünmesine
rağmen ŞKC, özellikle Damat Ferid hükümetinin baskısından kaçamadı.
Üyelerinin büyük kısmının aynı zamanda İttihadçı kadrolar arasında
ya da yakınında yer alması, ŞKC'nin İttihad ve Terakki'nin uzantısı
ve propogandacısı olduğu izlenimini güçlendiriyordu. İngiliz
komutanlığına bu yönde bilgi aktarılması üzerine, cemiyetin
Beyoğlu'ndaki merkezi 21 Haziran 1919'de basılarak ŞKC kapatıldı.
Butbay bu kapatılış öyküsünü "(...) bir gün bir İngiliz subayı,
yanında bir İngiliz polisi olduğu halde cemiyetin Beyoğlu merkezine
geldi, bizi dağıttı, kasayı mühürledi, mevcut evrak ve defterleri
müsadere etti. Bizler de kapı dışarı olduk. Dün yardımlarını
istediğimiz bir hükümetin, bugün bizi çalışmaktan alıkoymasına
hayret ettik. Hele hükümet merkezinin İngiliz zabıtası vasıtası
ile bizi sıkıştırması çok çirkin idi" diyerek anlatır(50). Baskın
sırasında binada bulunan Butbay ve Hüseyin Şem'i (Tümer) tarafından
imzalanan bir tutanakla(51) teslim alınarak Beşiktaş'taki "Anas
Terakki Mektebi"ne bırakılan ŞKC'ne ait eşyaların çoğu basılı
yayındı(52). ŞKC'nin kapatılması, faaliyetlerinin sona erdiği
anlamına gelmiyordu. Mekansız kalan cemiyet üyeleri kâh evlerde
ya da otel odalarında, kâh "Çerkes Kadınları Teavün Cemiyeti"nde
toplanarak bir yandan hedefleri doğrultusunda çalışmalarını
sürdürdü, öte yandan da Damat Ferid Paşa'nın iktidardan uzaklaştırılması
girişimlerinde bulundu. Nitekim Damat Ferid'in üçüncü kabinesinin
düşmesinde Müşir Fuad Paşa'nın Vahdeddin ile yaptığı görüşme
etkili oldu (Eylül 1919).
Cemiyetin bu karmaşık dönemde Kuzey Kafkasya'ya yönelik yapabildiği
en önemli yardım, siyasi-askeri bir delegasyonun ata topraklarına
gönderilmesi oldu. "Bir ve bölünmez Rusya" peşindeki beyaz general
Denikin'in 1919'nin ilk günlerinde başlayıp Mayıs ayına dek
Kuzey Kafkasya Cumhuriyeti topraklarında sürdürdüğü geniş çaplı
harekatında ulusal hükümet dağılmış, direniş bu coğrafyadaki
tüm grupların iştirakiyle, Uzun Hacı ve Akuşalı Ali Hacı'nın
liderliğindeki "Savunma Konseyi" tarafından yönetilmeye başlanmıştı.
Maddi olanaksızlıklar ve politik açmazlarla uzun süredir boğuşan
Kuzey Kafkasya'ya destek sağlanması amacıyla İstanbul'a gönderilen
murahhasların seslendirdiği taleplerin muhatabı ŞKC olmuştu.
Cemiyetin Harbiye Nazırı Cemal ve Fevzi Paşaların, yanısıra
Kazım Karabekir'in "muvafakat ve muavenetlerile" giriştiği bu
eyleme(53) ilişkin son düzenleme, Butbay'ın kaydettiğine göre,
Sivas Kongresi (4-11 Eylül 1919) sonrasında Bekir Sami (Kundukh)
Bey'in Teşvikiye'deki evinde yapıldı. Eylül ayının ikinci haftasından
sonra gerçekleştiği anlaşılan toplantıyı ilginç kılan nokta,
plana gizli direniş örgütü "Karakol Cemiyeti" liderlerinden
(Kara) Vasıf Bey'in de iştirak etmesidir. Bu da, ŞKC'nin "Karakol
Cemiyeti"yle organik bağlarını muhtemel kılmaktadır.
ŞKC'nin
Kuzey Kafkasya'ya göndereceği delegasyona dahil olacak isimler,
1918'de "Kuzey Kafkasya Kolordusu"nun kurmay başkanlığı görevini
yapan Kur. Alb. İsmail Hakkı (Berkok)(54) tarafından tesbit
edildi. Bunlar Kur. Albay İsmail Hakkı (Berkok), Mustafa Butbay,
Pilot Yüzbaşı Tevfik, Topçu Üstteğmen İsmail Hakkı, Piyade Teğmen
Cudi, Piyade Teğmen Muzaffer, Hakkı Bey ve 6 öğretmen asker
idi(55). Kurula, Tiflis'te bulunan Aziz Bey de dahil olacak,
yolculuğun finansmanı ise, cemiyetin kontrolündeki bir kasadan
karşılanacaktı(56). Dönemin İstanbul Merkez Komutanı Kuzey Kafkasya
kökenli Ali Said Paşa (Akbaytugan) (1872-1950), Mustafa Butbay'ın
izin problemini halletmiş, sonunda heyet 2 Şubat 1920 günü "Gülnihal"
vapuruyla beş ay sürecek görevine başlamak üzere yola koyulmuştu
(Kur. Albay İsmail Hakkı (Berkok) ile Topçu Üstteğmen İsmail
Hakkı "işlerini bitiremediklerinden" bu vapura binememiş; Piyade
Teğmen Muzaffer ile Emin adlı asker Hopa'da kafileyi terketmişlerdi)(57).
ŞKC'nin
yaşamındaki dramatik safha, kurulun hareketini takip eden birkaç
hafta sonra belirdi. Cemiyete doğrudan ya da dolaylı destek
sağlayan bazı önemli isimler (eski Bahriye Nazırı Hüseyin Rauf,
eski Dahiliye Nazırı İsmail Canbulat, eski Karesi mebusu Hüseyin
Kadri, ŞKC başkanı ve "Milli Ajans Müdürü" Hüseyin Tosun, eski
Edirne Valisi Zekeriya Zihni, İstanbul Merkez Komutanı Ali Said
Paşa, Mürsel Paşa), İngiliz işgal kuvvetleri tarafından Malta'ya
sürüldü(58). ŞKC'nin aynı kaderi paylaşmayan diğer üyeleri ise,
Anadolu hareketine destek çalışmalarını yoğunlaştırdı. Malta
sürgünlerinin tamamına yakını da, dönüşlerinde aynı doğrultuda
hareket etti. Cemiyetin özel bir misyonla gönderdiği kurulun
bir kaç ay boyunca Kuzey Kafkasya'nın direniş güçlerini organize
etmek, yeni bir parlamento oluşturmak, gerekirse bolşeviklerle
uzlaşarak ulusal bağımsızlığı korumak amacıyla, çeşitli gruplarla
ve bu arada Kafkasya'daki İtilaf kuvvetleriyle sağladığı temaslardan
olumlu sonuç alınamamış, bu durumda Kur. Alb.İsmail Hakkı ile
Aziz Beyler 27 Temmuz 1920'de Anadolu'ya geçmek üzere Trabzon'a
ulaşmışlardı.
EK-I
ŞİMALİ
KAFKAS CEMİYETİ NİZAMNAMESİ
Madde
1- Aşağıda ikinci maddede yazılı gayelere hizmet etmek ve genel
merkezi İstanbul'da olmak üzere erkekler ve kadınlardan oluşan
"Şimali Kafkas Cemiyeti" kurulmuştur.
Madde
2- Derneğin izleyeceği gayeler: Kuzey Kafkasya'nın asli unsurlarının
milli haklarını savunmak, elde etmek ve adı geçen unsurlar arasında
kardeşlik, milli dayanışma ve yardımlaşmayı kurmak ve güçlendirmek;
milli karakteri geliştirmek, ilimler ve uygulamalı bilimleri
(ulûm ve funûnu) ve özellikle milli eğitimi yaymak ve genelleştirmek;
sanat ve ticareti teşvik, yetim çocukları ve yardıma muhtaç
aileleri himaye; hastalıklara karşı mücadele ile milli nüfusu
arttırmak ve soyun saflığını korumaktır. Madde
3-
Dernek ikinci maddede belirtilen gayelere ulaşmak için herşeyden
önce milli dilleri yazılı hale getirerek, milli okullar kurarak
milli eğitimi yayacak ve genelleştirecektir. Milli unsurlarının
bulunduğu yerlerde şubeler açacak, çeşitli dillerde gazete ve
broşürler yayımlayarak ve gereken diğer vasıtalarla tarihini
ve milli haklarını uygarlık dünyasına karı ilan edecek ve savunacaktır.
Diğer milli kurumlarını oluşturarak milli ve medeni ihtiyaçlarını
sağlayacaktır. Milli unsurlar arasında derneğin fikirlerini
yaymak üzere, Dernek Genel Merkezi tarafından İstanbul'da bir
gazete ve ayrıca bir risale (broşür) yayımlayacaktır.
Madde
4- Örgüt : Dernek İstanbul'da bulunacak olan bir genel merkez
ile şubelerden ve bazı mıntıkalarda (yörelerde) birkaç şubeden
oluşan ve mıntıkanın adını taşıyan ikinci derece merkezlerden
oluşacaktır. İkinci derecedeki merkezler (merakız-ı tâliyye)
Genel Merkez ve şubelerdeki ikinci derece merkezler tarafından
tayin olunacaklardır. Genel Merkez, "Thamate Kurulu" ve "Genel
Merkez Yönetim Kurulu"ndan oluşmaktadır. "Thamate Kurulu" ve
"Genel Merkez Yönetim Kurulu" onikişer, İkinci Derece Merkez
Kurulları yedişer ve şube kurulları beşer kişiden oluşacaklardır.
Bir şube kurulundan biri başkan, diğeri sorumlu katip ve diğerleri
üyelerdir. "Thamate" ve "İkinci Derece Merkezler" Kurulları
üç yıl için, diğer kurullar birer yıl için seçilirler.
Madde
5- Kuzey Kafkasya milli unsurlarına (halklarına) mensup herkes
(kadın veya erkek) derneğin gayelerini kabul etmek koşuluyla
derneğin üyelerinden olabilir. Ancak oy kullanma hakkına sahip
olabilmek için onsekiz yaşından aşağı olmamak ve en az ayda
yirmi kuruştan ibaret bir para ödemeyi kabul etmiş olmak şarttır.
Ölümünden önce önemli bir miktar para veren ve bağışlayan veya
ölümünde önemli bir gelir vakfeden ve vasiyet eden, olağanüstü
hizmeti görülen kişiler "şeref üyesi" (Aza-ı mübeccele) sayılırlar.
Madde 6- Seçim Usülü : Şubelerin yönetim kurulu her şubenin
sınırı içinde bulunan üyeleri tarafından -her bir unsurun temsilcisi
bulunacak şekilde- yapılacak genel toplantı ile seçilir ve "Genel
Merkez"e bildirilir. Genel Merkez Yönetim Kurulu, ululen her
şubenin seçip göndereceği birer kişiden oluşan murahhasların
(delegelerin) yılda bir defa akdedeceği Kongre tarafından, bu
kongreye katılan üyeler arasından seçilecek yirmidört kişi arasından
"Thamate Kurulu" tarafından seçilerek atanır. Bu gayeyle İkinci
Derece Merkez (Merakız-ı Tâliye) Kurulları da mıntıkasındaki
şubeler tarfından aynı şekilde her yıl bir defa seçilir. "Thamate
Kurulu", tüm şubelerin genel üyelerinin üç yılda bir toplanmasıyla
ve gizli oy yöntemiyle seçecekleri kişilerden en çok oy alanlar
aldıkları oy sırasıyla seçilirler. "Thamate Kurulu"nda, her
milli unsurdan mutlaka bir kişi bulunacaktır. Üç defa "Thamate
Kurulu"na seçilen ve atanan kişi bu kurulun daimi üyelerinden
biri olur. Madde 7- Genel merkez yönetimi, ikinci derece merkezler
ve şube kurulları üyeleri muvazzaf, yani ücretli ve sorumlu
olacaklardır. Bu nedenle daimi toplantı halinde bulunacaklardır.
Bu gayenin ilk yapılacak genel kongre ile sağlanmasına değin
bu kurulların üyeleri fahri olarak görev yapacaklardır. Thamatelerin
hakk-ı huzuru vardır. Madde 8- Görevler : Thamate Kurulu derneğin
genel gayelerinin gerçekleşmesiyle görevli en yüksek kurulu
ve dernek tüzüğünün nigehbanı (bekçisi, gözcüsü)dır. Derneğin
genel gayeleri ile ilgili iş ve konuları genel merkez yönetim
kuruluna tevdi eder. Thamate Kurulunun emrinde özel bir katip
bulunur. Genel Merkez Yönetim Kurulu, Thamate Kurulu'nun nezareti
altındadır. Derneğin sorumlu katibi Yönetim Kuruluna dahildir.
Yönetim Kurulu bütçei eğitim, hukuk, sağlık, istatistik gibi
iç kısımlara bölünür. Bu kurula dernek üyelerinden yardımcı
ve fahri olarak devamlı üyeler alınabilir. Thamate Kurulundan
bazıları müteehassi bulunduğu bu kısımlardan birisine ayrıca
başkanlık edebilir. İkinci derece merkezler ve şubeler yönetim
kurulları da genel olarak Genel Merkez Yönetim Kurulu gibi görevlerle
meşgul olmak üzere üyeleri arasından görevleri paylaştırır.
Yönetim Kurulu, kararlarından infaz ve icrasını kendi yetkisi
dışında gördüklerini usulen Thaate Kurulunun görüş ve onayına
arzeder. İki kurul arasında anlaşmazlık doğduğunda her iki kurulun
genel eclis halinde toplanmasıyla ve oy çokluğu ile kararlar
alınır. Thamate ve Yönetim Kurulları her yıl toplanacak olan
genel Kongreye karşı müştereken sorumludurlar.
Madde
9- Kurullarda genel görevin cereyan tarzı hakkında ayrıca bir
iç tüzük tanzim olunacaktır.
Madde
10- Çalışmanın cereyan tarzı: Genel Merkez ile İkinci Derece
Merkezler ve Şubelerin yönetim kurulları daima faaliyet halinde
bulunacaklardır. Her toplantıda bir başkan atanacak ve bütün
görüşmeler kayıt ve zaptolunacaktır. Thamate Kurulu hiç olmazsa
haftada bir defa toplanır. Her bir şubenin yönetim kurulu, Genel
Kongrenin toplanmasından üç ay önce bir yıllık çalışmasına,
gelirleri ve harcamalarına, gelecek yıl hakkındaki isteklerine
ve şubenin genel durumuna dair ayrıntılı bir raporu Genel Merkeze
verecektir. Genel Merkez de Derneğin bütününe dair aynı tarzdaki
ayrıntılı raporunu Genel Kongreye arz etmeye mecburdur. Genel
Kongre (Zeuç'e) her yıl Teşrinievvel ayının onbeşinde toplanır.
Bu toplanma bir ay kadar devam eder. Kongreyi usulen Thamate
Kurulu açar. İlk toplantıda kongre üyelerinin belgeleri incelendikten
ve toplantının yapılması için gerekli üyenin mevcut bulunduğu
belirlendikten sonra Thamate ve eski Merkez Genel Yönetim Kurulları
üyeleri de dahil olduğu halde genel bir meclis halini alır.
Bu toplantıya katılanlar arasında gizli oy usulüyle bir başkan,
bir başkan yardımcısı ve üç katip seçildikten sonra diğerleri
muhtelif inceleme ve çalışma encümenlerine ayrılırlar.
1-
Geçen yılki çalışma dönemine ait bütçe,
2- Geçen yılın çalışmaları incelenir.
3- Gelecek yıla ait işler.
4- Gelecek yıla ait bütçe kararlaştırışır.
5- Gelecek yıla ait Genel Merkez Yönetim Kurulu seçilir.
6- Dernek tüzüğü hakkında gerekiyorsa incelemede bulunulur.
(Tüzüğün değiştirilmesi ve yeniden ekler yapılması, kongre üyeleri
tarafından gelecek teklif üzerine Kongre üyelerinin çoğunluğu
tarafından kabul edilmek şartıyla yapılır).
7- Kongre, görüşmelerine ait ve o yıla mahsus bir broşür hazırlayarak
yayınlar.
Madde 11- İşbu tüzük ilk teşekkül edecek Genel Kongrede (Zeuç)
incelenmek ve onaylanmak üzere geçici olarak yayınlanmıştır.
(Sadeleştirilmiş metin için bkz: Sefer E. Berzeg - "Şimali Kafkas
Cemiyeti Nizamnamesi' Hakkında Bazı Notlar ve Şimali Kafkas
Cemiyeti", Kafkasya Gerçeği, Samsun, 1991,No:3, s:30-32)
EK-II
ŞİMALİ KAFKAS CEMİYETİ'NİN ŞUBELERİNE AİT TALİMAT
Madde 1- Bütün Şimali Kafkasyalılar bir büyük aile ve bir millet
adı ile kabul edilecek ve bir ayırım yapılmaksızın her ferdi
arasında birlik, dayanışma ve karşılıklı hürmet geçerli olacaktır.
Tüm şubeler, belirtilen bu düşünceyi açıklayarak destekleyeceklerdir.
Madde 2- Çerkes kıyafeti ve adetleri fertler tarafından eksiksiz
halde muhafaza ve takviye edilecektir.
Madde 3- Her bir şube, mıntıkasında oturan Kafkasyalıların nüfusu
hakkında örneği mektup içine konulmuş şekilde, her sene bir
istatistik cetveli tutacak ve bunun bir suretini düzenli şekilde
genel merkeze gönderecektir.
Madde 4- Bütün çocuklar (kız ve erkek) için ilk öğrenim mecburi
olacak, fakir ailelerin çocuklarına şube ve cemaat tarafından
ücretsiz öğrenim gördürülecek, giyim ve yeme içme masrafları
karşılanacaktır. Bu maksatla, önemli her bir köyde veya birbirine
yakın iki-üç köy namına milli ilkokullar açılacak, ilköğretim
milli öğretmenler ve vasıtalar ile yapılacaktır. (İlkokul programı
projesi mektup içinde bulunmaktadır). [Oluşturulacak]milli okullarda
eğitimin başarılı olabilmesi için her şubenin merkezinde bir
öğretmenokulu kurulması ve buraya, öğretmenlik yapabilecek kişilerin
3'er ay devam etmelerinin sağlandıktan sonra, ellerine birer
vesikanın verilmesi gerçekleştirilecektir.
Madde 5- Senelik hasat sonrasında, her köyün elde edeceği ürünün
ve diğer kazançların zekâtı, hükümete resmen vereceği aşar vergisinden
başka, köy cemaati tarafından, bir yerde toplanarak korunacaktır.
Zekâtın 1/5'i İstanbul'da genel merkezin ve diğer 1/5'i köyün
bağlı bulunduğu şubenin idare heyetinin ve 3/5'i de o köyün
okul ve diğer cemaatlerince yapılacak müşterek milli harcamalara
tahsis edilecektir. Köye ayrılan 3/5 oranındaki zekatın bir
bölümü Kafkas milletinin genel ihtiyat sermayesi olmak ve gerektiğinde
Kafkasyalıların hayırlı bir ihtiyacı için genel kurul kararıyla
harcanmak üzere korunacaktır. İş bu ihtiyat sermayesinin (aynî
ya da para) değerlendirmeye verilmesi ve milletin genel menfaatleri
doğrultusunda kullanılması için genel merkezden ayrıca talimat
gönderilecektir.
Madde 6- (a) Milli nüfusun arttırılması, hiç olmazsa şimdiye
kadar gerek muhaceretlerde, gerekse savaşlarda uğranılan kayıpların
giderilmesi için (b) fıkrasına uygun olarak evliliklerin kolaylaştırılması
ve (c) fıkrasına uygun olarak sağlık önlemlerinin yürürlüğe
konulması ve (d) fıkrasında öngörüldüğü tarzda sefalete, fakirliğe
karşı diğer tedbirler kullanılacaktır. (b) Gençlerin zorlanmadan
aile teşkil ederek, geçimlerini temin etmeleri bakımından düğün
harcamaları mümkün olduğunca azaltılacak, gönderilen düğün hediyeleri
kurulan ailenin desteklenmesi nmaksadına yönelik bulunacaktır.
Bir taraftan erkeklerin çok eşli evliliklerden caydırılması
yönünde çalışmalar yapılırken, bekarların da mümkün olduğunca
çabuk yuva kurmaları doğrultusunda faaliyet gösterilecektir.
Bu hususta öncelikle (thamatelere) yaşlılara önemli görevler
düşmektedir. Fakir olanlara yuva kurmaları için cemaat tarafından
yardım edilecektir. (c) Bölgesindeki milli unsurların sağlıkları
ile ilgilenmek ve çeşitli hastalıklarla telef olmalarını azaltmak
her bir şubenin önemli vazifeleri arasındadır. Bu maksatla tüm
şubelerin noksansız olarak bölgelerinde hemşehrilerden bir doktor,
bir sağlık ocağı ve bir eczane bulundurulması, köylerde hüküm
süren her türlü gizli ya da açık bulaşıcı hastalıklar, sosyo-psikolojik
bozukluklar hakkında ciddi incelemeler yapılarak, bu hastalıkların
bulaşmasına ve devamına karşı gerekli tedbirlerin alınması ve
yürürlüğe konulması gereklidir. Bu sağlık görevlileri ile eczaneler
mümkün olduğunca tedricen desteklenecektir. Aile teşkilinde
adayların bedenen sağlıklı ve güçlü olmasının sağlanması fevkalade
önemlidir. Doğan çocukların sütanneye verilmesi usulü bundan
sonra mümkün olduğunca kaldırılacak, sıhhi yönden bir sakıncası
bulunmadıkça, her annenin kendi çocuğunu bizzat emzirmesi, kendi
aile terbiyesi içinde büyütüp yetiştirmesi ön plana alınacaktır.
Bölge halkının sağlık kurallarına uygun, içilecek suların temiz
olması, köyler dahilinde kesinlikle bataklık bulundurulmaması,
var ise kurutulması, bu tarz yerlerde iskandan kaçınılması,
hususi ve umumi tuvaletlerin yapılması, alkollü içkilerin yasaklanması,
ahırların evlerden tamamıyla ayrı ve uzak yerlerde kurulması
ve temizliğe son derece özen gösterilmesi gerekir.
(d) Milli unsurları fakirlik ve sefaletten kurtarmak cemiyetin
en önemli görevidir. Her ailenin, diğer bir aileye yük olmadan,
tam tersine kendi geçimini temin edebilecek bir güce eriştirilmesi
gereklidir. Dolayısıyla hiç bir ferdi (kadın-erkek) hiç bir
zaman, kış ve yaz işsiz bırakmamak, devamlı ve geçici kazanca
yönelterek teşvik etmek, onları yeterli miktarda araziye ve
gelire kavuşturmak gereklidir. Çalışamayacak derecede bulunan
aciz ve fakirlere ve hanelerinde erkek olmayan kadınlara veya
büsbütün fakir ailelere ait arazilerin işlenmesinde yardımcı
olmak cemiyetin önde gelen vazifelerindendir. Madde 7- Mevcut
sanayiden, bilhassa günlük hayat için gerekli olan (gömlekçilik,
dokuma bez, çorap, kalpak, ayakkabı, elbiselik, çuha, yamçı,
kilim, dokuma sanayi, tezilik, demircilik, saraçlık, marangozluk,
duvarcılık, mimarlık, taşçılık, nalbantlık, peynircilik) her
türlü ihtiyacı temin etmek üzere, ardından teşvikte bulunulacak,
pahalı dahi olsa kendi mamüllerimiz tercihen kullanılacak ve
bu sayede sanayimizin korunması ile gelişmesi sağlanacaktır.
Alışveriş edilen dükkanların hemşehrilerimiz tarafından açılmış
olması ve diğerleriyle rekabet edebilmesi için köylerde oturanların
bu dükkanlardan ihtiyaçlarını karşılamaları çok önemlidir. Madde
8- Milli sermayelerle milli şirketler vücuda getirilecek ve
bu şirketlere halkın katılımı teşvik ve temin edilecektir. Madde
9- Irkın saflığını koruma ve Çerkes aile hayatını daha çok müreffeh
kılmak pek önemli olduğundan, Çerkes gençlerinin Çerkes kızları
ile evlenmelerini sağlamak ve Çerkes kızlarının Kafkasyalı olmayan
unsurlarla, özellikle sadece servete tamah edilerek aslı ve
soyu belli olmayan ve hatta soyluluğunu yitirmiş şahıslara verilmesi
menedilecektir. Yine Çerkes aile hayatında eşleri sıkı kayıtlar
altında tutan ve [özellikle]gelinlik hayatını çok zorlaştıran
eski adetler kaldırılarak, herkes için rahatlığı ve mutluluğu
sağlayacak surette, [yaşadığımız]asıra uygun olarak geliştirilecektir.
Madde 10- Şubelerin yönetim kurulları esas itibarıyla, milletin
ilim, fen ve çağımızın gerektirdiği vasıtalarla aydınlatılmasında
görev alacak elemanların seçiminde ve görevlendirilmesinde aile
şöhreti ve asaletten ziyade, tahsili, mevkii ve iş durumu gözönüne
alınacak; cemiyetin merkezinde olabildiğince her Kafkasyalı
unsuru temsil eden fertler yeralacaktır. Yönetim kurulu icraatında
herhangi bir unsura öncelik vermeyecek, faaliyetlerini bütün
unsurlara eşit olarak yöneltecektir. Her köyün öğretmesi, [öğretmeni
yoksa imamı], ve o köyün Thamatesi köyün bağlı bulunduğu şubenin
fahri temsilcisidir. Madde 11- Her şubenin idare merkezlerinde,
ayrıca tüm milli okullarda birer kütüphane meydana getirilecek
ve cemiyetin nizamnamesine göre halka yönelik gazete, risale
vs. yayınlayıp bildirilecektir. Madde 12- Her şube bir senelik
faaliyeti sonrasında İstanbul'da yapılacak genel kongreye, 10
teşrin tarihinde merkezde bulunacak şekilde bir temsilci gönderecek
ve bu temsilci aşağıdaki maddeler dahil, raporunu cemiyetin
genel merkezine teslim edecektir.
1:
3. madde gereğince nüfus istatistiki.
2: 4. madde gereğince okul sayısı, yeri, devam eden öğrenci
(kız-erkek) miktarı. Köyde tahsil çağında bulunan 7-15 yaş arasındaki
çocuk (kız-erkek) sayısı.
3: Şube mıntıkasında 1 sene içinde gerçekleşen evlilik, boşanma,
doğum ve ölüm rakamları.
4: Milli kıyafetin yaygınlık derecesi.
5: Yönetim kurulunun senelik gerçek geliri, genel giderleri
(öğretmen, doktor, vs...); gelecek yılda gerçekleşebilecek muhtemel
harcamalar, muhtemel gelirler, yani bütçe; her bir köyde zekatlardan
meydana gelen genel sermaye miktarı.
6: Şube mıntıkasında nakil ve göçlerle ortaya çıkan değişiklikler
(milli nüfusun ve ailelerin ne kadarı bölge dışına ya da bölgeye
naklolmuştur).
7: Milli sanayiinin ve ticaretin gelişme düzeyi (Bölgede ne
gibi sanayi ve ticaret uğraşıları vardır. Tarımın geliştirilmesi
için yapılan çalışmalar, tohumların ve tarlaların ıslahı ve
zırai aletlerin yaygınlığı).
8: Şube mıntıkasında halkın genel sağlık durumu. (Sadeleştirilmiş
metin için bkz: Berat Bir - "Şimali Kafkas Cemiyeti' ve Şubelerine
Gönderdiği 1919 Tarihli Bir Talimatname", Kuzey Kafkasya Kültür
Dergisi, İstanbul, 1988,No:68-70, s:14.)
DİPNOTLAR
1- Bu mobilite
ile ilgili olarak bkz: Barasbi Baytugan, "1858-1865 Yıllarında
Kuzey Kafkasyalıların Türkiye'ye Göçleri", Birleşik Kafkasya,
İstanbul, 1964, S:1; Bedri Habiçoğlu, Kafkasya'dan Anadolu'ya
Göçler, Nart Yay., İstanbul, 1993; Cahit Tutum / Marc Pinson
/ Kemal H. Karpat, Çerkeslerin Sürgünü (21 Mayıs 1864), Kafdağı
Yay., Ankara, 1993; Abdullah Saydam - Kırım ve Kafkas Göçleri
(1856-1876), TTK Yay., Ankara, 1997.
2- Süleyman Seyfi Öğün, Modernleşme, Milliyetçilik ve Türkiye,
Bağlam Yay., İstanbul, 1995, s:80.
3- ÇİTC'nin talimatnamesi ve 1908 tarihli beyannamesi için bkz:
Sefer E. Berzeg, Gurbetteki Kafkasya'dan Belgeler, Ankara, 1985,
s: 10-23.
4- II. Meşrutiyet'in hemen sonrasında Osmanlı siyasal ve kültürel
alanında boy gösteren bir çok cemiyete ilişkin ilk yasal düzenleme
1909 Ağustosunda yapıldı. Kuruluş bildirme esasını içeren 16
Ağustos 1909'da Cemiyetler Kanunu kabul edilerek 23 Ağustos
1909'da "Takvim-i Vekayi"de (No:310) neşredildi. (Ali Birinci,
Hürriyet ve İtilaf Fırkası, Dergah Yay., İstanbul, 1990, s:24).
5- Ali Birinci, a.g.e, s:25
6- Bu öğrencilerden biri olan Zahid Şamil, İmam Şamil'in Rus
Ordusunda tümgeneralliğe kadar yükselen oğlu Muhammed Şefi'nin
tanınmış bir Tatar ailesinin kızıyla evliliğinden dünyaya gelmiş,
"Mekteb-i Sultani"de öğrenim görerek Rusya'ya dönmüştü. Kazan'ın
tanınmış hocaları arasında zikredilen Zahid Şamil, ünlü düşünce
adamı Yusuf Akçura'ya Fransızca dersler verdi. 1905'te Rusya
müslümanlarının ilk siyasal partisi "İttifak-ı Müslimin" saflarında
bulundu. Petersburg'da İçişleri Bakanlığına bağlı Basın Bürosu'nun
Müdürlüğünü yaparken müslüman topluluğun dayanışması ile uğraştı.
Mart 1917'de oluşturulan "Rusya Müslümanları Geçici Merkezi"nin
organize ettiği "I.Rusya Müslümanları Kongresi"nin (Moskova
/ 1-11 Mayıs 1917) hazırlık çalışmalarına iştirak etti ve "Milli
Merkez Şura"ya "İdil Boyu ve Sibirya Müslümanları" listesinden
"Petrograd" temsilcisi olarak seçildi. Kornilov darbesinin engellenmesinde
Ahmet Tsalıkkatı ve Aytek Namitok'la birlikte rol oynadı. B.M.M.'nin
ilk Dışişleri Bakanı Bekir Sami (Kundukh) Bey'le arkadaşlığı
dolayısıyla, Moskova'ya giden Türk delegasyonuna yardım etti.
1924'ten sonra izine rastlanılmamasından dolayı öldürüldüğü
sanılmaktadır. (Hakkındaki kısmi bilgiler için bkz: Lesley Blanch
- Cennetin Kılıçları, (çev: İzzet Kantemir), İstanbul, 1978,
s:423; Yusuf Kemal Tengirşek - Vatan Hizmetinde, Kültür Bakanlığı
Yay., Ankara, 1981, s:149; Aytek Namitok - "Rus İhtilalinin
Çatıştığı Yollarda Kuzey Kafkasya Fırkası", Yeni Kafkas, İstanbul,
1958, No:12, s:3; Mücellidoğlu Ali Çankaya - Yeni Mülkiye Tarihi
ve Mülkiyeliler, Ankara, 1969, C:III, s:1089)
7-
Tunuslu Hayreddin Paşa'nın oğlu. ÇİTC çalışmalarına da katıldı,
yayın organı "Ğuaze"de yazıları yayımlandı. Aralık 1911 İstanbul
ara seçimlerini kazanmış; Mahmud Şevket Paşa'nın öldürülmesi
sonrasında İttihadçıların muhalefete karşı giriştikleri sindirme
eylemlerinde ülkeyi terketmişti.
8- Feroz Ahmad, Aziz el Mısri'yi "Osmanlı ordusunun Arap subaylarından"
ve "Arap asıllı asker, siyaset adamı" olarak tanıtmaktaysa da
bu doğru değildir. Mısri etnik bakımdan, Kuzey Kafkasya göçmeni
"Şhaplı" adlı bir Wubıh / Çerkes ailesine mensuptur. Bununla
birlikte, "Arap milliyetçiliğine" entegre olmuş, yaşamı ve faaliyetleri
incelenmeye değer bir kişiliktir. Benzer şekilde, Osmanlı asker
/ bürokrat tabakasına mensup Mahmut Şevket Paşa da, Çeçen kökenli
olmasına rağmen kendini "Arap" saymaktaydı. (Bkz: Feroz Ahmad
- İttihat ve Terakki 1908-1914, (çev: Nuran Yavuz), Kaynak Yay.,
İstanbul, 1995, (4.B), s:171 ve 213; Mahmut Şevket Paşa - Mahmut
Şevket Paşa'nın Günlüğü, Arba Yay, İstanbul, 1988, s:23-25 ve
29).
9- 17 Nisan 1909'da tüzel kişilerin katılmıyla faaliyete geçmesi
düşünülen, ancak "Ahrar Fırkası"nın kapanması üzerine "ölü doğan"
bu yapı için bkz: Tarık Zafer Tunaya - Türkiye'de Siyasi Partiler
1859-1952, Arba Yay., İstanbul, 1995, s:275-276
10-
Müşir Fuad Paşa (1835-1931) = Mısır'da doğdu. İlk ve orta tahsilini
İstanbul'da yaptı. Babası İncirköylü Hasan Paşa'nın Mısır'a
gönderilmesi üzerine "Abbasiye Mektebi"ne kaydoldu, süvari zabiti
olarak mezun oldu. 1869'da İstanbul'a geldi, Dar'ı Şura'y-ı
Askeriye'ye memur tayin edildi. 1872'de Liva (general) rütbesi
aldı. 1877-1878 Osmanlı-Rus savaşında başarılar kazandı, "Elena
kahramanı" olarak tanındı. Devlet idaresine ve idarecilerine
yönelttiği sert tenkitlerden dolayı rütbeleri sökülerek Şam'a
sürüldü (1902). 1908'de Meşrutiyetin ilanıyla geri döndü, Ayan
Azalığı'na getirildi. Anadolu hareketini destekledi. 1931'de
vefat etti.
11- Akdes Nimet Kurat - Türkiye ve Rusya, AÜDTCF Yay., Ankara,
1970, s: 500
12- Muhtemelen Eylül 1915'te İttihat ve Terakki hükümetinin
desteğiyle çalışmalarına başlayan "Kafkasya Komitesi" Aralık
1915'te batı ülkeleri nezdinde girişimlere başladı, yine muhtemelen
bu komite Haziran 1916'dan önce dağıldı ve bünyesindeki bir
grup "Türkiye'deki Kuzey Kafkasya Siyasi Muhacirleri Komitesi"
ünvanıyla faaliyetlerini sürdürerek 1916 yazında Lozan'da toplanan
"III. Milliyetler Konferasına" delegeler yolladı. "Türkiye'deki
Kuzey Kafkasya Siyasi Muhacirleri Komitesi"nin yayını olarak
günümüze üç kitabın 1918-1919 yıllarında basılmış olması, komitenin
sözkonusu dönemde de faaliyetlerini sürdürdüğünü göstermektedir:
Aperçu Historique sur les Ciscaucasiens pendant la Guerre Mondiale,
(İstanbul, 1918), Compte-Rendu des Assemblees des Peuples de
la Ciscaucasie et de Leurs Travaux Legislatifs, (İstanbul, 1918)
ve Bibliographie de la Caucasie-I, (İstanbul, 1919). (Bu organizasyonlara
ilişkin olarak bkz: M. Aydın Turan - "Kafkasya Komitesi' ile
'Türkiye'deki Kuzey Kafkasya Siyasi Göçmenleri Komitesi' Üzerine
Bazı Kaynaklar: Gothard Jascke'nin Bir Makalesi", Tarih ve Toplum,
İstanbul, 1997, No:165, s:13-21)
13- Berat Bir - "Şimali Kafkas Cemiyeti' ve Şubelerine Gönderdiği
1919 Tarihli Bir Talimatname", Kuzey Kafkasya Kültür Dergisi,
İstanbul, 1988,No:68-70, s:12-14.
14- Sefer E. Berzeg - "Şimali Kafkas Cemiyeti Nizamnamesi' Hakkında
Bazı Notlar ve Şimali Kafkas Cemiyeti", Kafkasya Gerçeği, Samsun,
1991,No:3, s:28-32
15- Mustafa Butbay - Kafkasya Hatıraları, (Haz: Ahmed Cevdet
Canbulat),TTK Yay., Ankara, 1990. Butbay anılarını "13 yıl sonra"
kaleme aldığını belirtmesine rağmen, kitabı sadeleştirerek yayına
hazırlayan Canbulat, sunuş kısmında dikkatsiz bir şekilde, bu
notların "66 yıl gizli kaldığından" bahsetmektedir. Üstelik
Canbulat, kitapta yer alan bir bölümü, yazarın "Mistenbay" takma
adıyla 1937'de yayımladığından da habersiz gözükmektedir. (Bkz:
Mistenbay - "And", Kafdağı, İstanbul, 1937, s:61 vd)
17- "Doğum yerim Eskişehir'in Ağapınar Köyü'dür. Bugün Eskişehir'den
Ankara'ya giderken ilk istasyondur. Çocukluk ve yarı gençlik
yaşamın kah Eskişehir'de kah Ağapınar'da geçmiştir. (...) "İşte
Plevne'den gelip yerleştiğimiz köyümüzün durumu..." (Mustafa
Butbay - a.g.e., s: 112-113)
18- Güsar'ın notlarında Butbay'ın doğum yeri "Adapazarı" gösterilmektedir.
Aynı şekilde ilkokulu da Adapazarı'nda okuduğu belirtilmektedir.
Onun ölümüne ilişkin olarak da aynen şu ifade bulunmaktadır:
"1946'da akrabasını görmek için gittiği Erzurum'da geçirdiği
apandist sebebiyle uçak ile İstanbul'a getirilmiş ise de yapılan
ameliyattan kurtulamayarak vefat etti. Feriköy mezarlığına gömüldü".
Güsar'ın kaydı üzerine başlattığımız mezar bulma girişimi, parselasyonlardaki
problemler dolayısıyla sonuçsuz kalmıştır.
19- Bu risalenin yayınlandığına ilişkin bir kayıt da "Aperçu
Historique sur les Ciscaucasiens pendant la Guerre Mondiale"
adlı kitabın arka kapağında mevcuttur. Yeni harflerle sadeleştirilmiş
metin, Cumhuriyet dönemi Kuzey Kafkasya yayınlarından "Kafkas
Dergisi"nin 3-9 numaralı sayılarında seri olarak neşredilmiştir.
20- Yaşamı ve faaliyetleri ile ilgili olarak bkz: Orhan Türkdoğan
- "Hüseyin Tosun: Bir İhtilalcinin Profili", Türk Dünyası Araştırmaları,
1987, No: 46; H. Zafer Kars - Belgelerle 1908 Devrimi Öncesinde
Anadolu, Kaynak Yay., İstanbul, 1984, Ahmet Bedevi Kuran - İnkılap
Tarihimiz ve Jöntürkler, İstanbul, 1945; Ahmet Bedevi Kuran-Osmanlı
İmparatorluğu'nda ve Türkiye Cumhuriyeti'nde İnkılap Hareketleri,
İstanbul, 1959; Sefer E. Berzeg - Kafkas Diasporasında Edebiyatçılar
ve Yazarlar Sözlüğü, Samsun, 1995.
21- Mehmed Reşid (1873-1919) = Kafkasya doğumlu doktor ve siyaset
adamı. Ailesi 1874'de Osmanlı topraklarına yerleşti. Beşiktaş
Askeri Rüşdiyesi, Kuleli Askeri İdadisi ve Askeri Tıbbiye'de
öğrenimini tamamladı. "Osmanlı İttihad ve Terakki Cemiyeti"nin
kurucularındandı (1889). Doktor yüzbaşı rütbesiyle orduya katıldı.
1897'de siyasal nedenlerle tutuklanarak on yıl Trablus'ta sürgün
yaşadı. "Çerkes Lâli", "Cevrî", "Şahingirey" mahlaslarıyla yazılar
yazdı. 1908'de askerlikten istifa ederek 1917'ye kadar çeşitli
yerlerde kaymakamlık, mutasarrıflık ve valilik yaptı. Mütareke
döneminde Ermeni techiri ve katliamının sorumlularından sayılarak
tutuklandı. Bekirağa Bölüğü'nden 25 Ocak 1919'da kaçtı ve 6
Şubat 1919'da intihar etti. (Bkz: Sefer E. Berzeg - Kafkas Diasporasında...,
s:223-224).
22- Bekir Sami Kundukh (1865-1933) = Kuzey Kafkasya'da doğdu.
Babası Osmanlı devletinin hizmetine giren General Musa Kundukhov
idi. Öğrenimini İstanbul ve Paris'te tamamladı. Çeşitli ülkelerde
konsolosluk yaptı. Amasya Mutasarrıflığı, Van, Trabzon, Bursa,
Beyrut ve Halep valiliklerinde bulundu. "Milli Ahrar Fırkası"nın
(kur: 4 Mayıs 1919) yönetiminde yer aldı. Anadolu hareketine
aktif olarak katıldı. "Heyet-i Temsiliye"ye seçildi. BMM'nin
ilk Dışişleri Bakanı oldu (1920). Sovyet Rusya ile görüşmelerde
bulunmak üzere Moskova'ya giden heyete başkanlık yaptı. Londra
Konferansı'na (12 Şubat-12 Mart 1921) katıldı. İmzaladığı anlaşmaların
BMM tarafından onaylanmaması üzerine 8 Mayıs 1921'de Dışişleri
Bakanlığı'ndan istifa etti. TBMM'nin ikinci döneminde Tokat
milletvekili seçildi, Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası'nın kuruluşuna
iştirak etti. 1926'da Mustafa Kemal'e suikast girişimine katıldığı
gerekçesiyle tutuklanarak İstiklal Mahkemesi'nde yargılandı.
Beraati sonrasında siyaset sahnesinden çekildi.
23- İsmail Canbulat (1880-1926) = İstanbul'da doğdu. Harbokulu'nu
bitirerek (1889) Manastır ve Selanik'te görev yaptı. "Osmanlı
Hürriyet Cemiyeti"nin kurucularındandı. 1908'de Harbokulu'nda
tarih öğretmenliğine başladı ve "Risale-i Askeriye" adlı dergiyi
yayımladı. 1909'da askerlikten ayrıldı, Büyükada Kaymakamlığı'na
atandı. İzmit milletvekili olarak Mebuslar Meclisi'ne katıldı
(1912), Balkan Savaşlarından sonra Emniyet Genel Müdürlüğü (1914),
İstanbul Valisi (1915) ve İstanbul Şehremini (1916) oldu. 1917'de
Stokholm Elçiliği'ne atandı. 30 Temmuz-30 Eylül 1918 arası Dahiliye
Nazırlığı yaptı. "Teceddüt Fırkası" kurucuları arasında yer
aldı. Malta sürgününden döndüğünde TBMM'nin ikinci dönemine
İstanbul milletvekili olarak katıldı. Terakkiperver Cumhuriyet
Fırkası'nın kuruluşuna iştirak etti. 1926'da Mustafa Kemal'e
suikast girişimine katıldığı gerekçesiyle tutuklandı. İstiklal
Mahkemesi'nde yargılanarak idama cezasına çarptırıldı (1926).
24- Yusuf İzzet Paşa (1876-1922) = Yozgat (bazı kaynaklarda
Eskişehir ve Bulgaristan) doğumlu asker, yazar ve siyaset adamı.
Harbokullu'nu ve Harp Akademisi'ni bitirdi. Başarılı bir askeri
kariyere sahipti. 1915'te Mirliva oldu. I. Dünya Savaşı'nda
10. Kolordu, 1. Kafkas Kolordusu ve 14. Kolordu Komutanlıkları
yaptı. 1918 yazında Kuzey Kafkasya Kolordusu Komutanı oldu.
1919'da tekrar 14. Kolordu Komutanlığı'na atandı. BMM'nin ilk
dönem toplantılarına Bolu Milletvekili olarak iştirak etti.
5 Ağustos-13 Eylül 1921 arasında 3. Grup Komutanlığı yaptı.
Sakarya Savaşı'nda cephedeki tek general olan Yusuf İzzet 15
Nisan 1922'de Ankara'da vefat etti. "Guaze" ve "Diyane" dergilerinde
yazıları yayımlandı. Kafkas tarihi ve etnolojisine dair bir
çok risalesi basıldı. (Bkz: Şurdum Ali - "Met Çunatuko İzzet",
Severnıy Kavkaz, Varşova, 1935, No:11-12; Sefer E. Berzeg -
Kafkas Diasporasında.., s:180-182).
25- Aziz Meker (1877-1941) = Kafkasya doğumlu bilim adamı, diplomat
ve yazar. Biberdkuace ve Battalpaşinsk (Çerkesk) kasabasında
öğrenim gördü. Ailesi Osmanlı topraklarına yerleşince (Eskişehir)
öğrenimini İstanbul'da sürdürdü. Fransa'da zırai bilimler tahsili
gördü. Halkalı Ziraat Okulu'nda öğretmenlik yaptı (1907). Çeşitli
Kafkas kuruluşlarında çalıştı. BMM tarafından Sovyet Rusya'ya
gönderilen elçilik heyetinde başkatipti. 1923'te Ankara'ya döndü.
Zıraat Okulunda profesörlük, Ziraat Enstitüsü'nde başkanlık,
Tarım Bakanlığı'nda müsteşarlık yaptı. Adıge, Abhaz dillerinin
yanısıra Rusça, Fransızca ve Almanca biliyordu. 21 Mart 1941'de
Ankara'da vefat etti.
26- Hüseyin Kadri (1870-1934) = Çerkes/Wubıhların "Şhaplı" adlı
ailesine mensup siyaset adamı. İttihad ve Terakki Merkez Komitesi
üyesi. 1912-1914 arası Karesi (Balıkkesir) Mebusu.
27- Hayriye Melek (Hunç) (1869-?) = ÇİTC, ŞKC gibi teşekküllerde
faaliyet gösterdi. "Çerkes Kadınları Teavün Cemiyeti" (1919-1922)
kurucularından ve aynı cemiyetin yayın organı "Diyane"nin (1920)
başyazarı. "Mehasin" (1908-1909), "Musavver Kadın" (1911) gibi
dergilerde yazı ve şiirleri çıktı. Sultanahmet Mitingi'nin organizatörleri
arasında bulundu. 1919'da Yusuf İzzet Paşa ile evlendi (ikinci
evliliğini Prof. Aytek Namitok ile yaptı -1931). "Zühre-i Elem"
(İstanbul, 1910) ve "Zeynep" (İstanbul, 1926) adlı iki romanı
yayımlanmıştır.
28- Bu görüşmeye ilişkin bilgi Hüseyin Rauf Bey tarafından Hariciye
Vekaleti'ne aynı gün aktarılmıştır. Bkz: Akdes Nimet Kurat -
a.g.e., s:483.
29- Haydar Bammat - Le Caucase et la Revolution Russe, Paris,
1929, s:39.
30- Heyetin ziyaret ettiği yerler arasında "Türk Ocağı" da bulunmaktadır.
Buna ilişkin haber için bkz: "Türk Ocağında Kırım, Kafkas ve
Azerbaycan Murahhasları", Türk Yurdu, İstanbul, 15 Ağustos 1334
(1918), Cilt: XIV, No: 11 (161), s: 4336.
31- Akdes Nimet Kurat - a.g.e., s:672-674.
32- Osmanlı hükümeti, Kuzey Kafkasya Cumhuriyeti'nin varlığını,
petrol bölgelerindeki çıkar çatışmaları dolayısıyla müttefiklerine
bile kabul ettirememişti. Talat Paşa 6-24 Eylül 1918 arasında
Almanlarla sürdürdüğü görüşmelerde, Osmanlı yönetiminin "Kafkaslarda
kuvvetli ve bağımsız bir devletin kurulmasını kendisi için hayati
bir mesele addettiği"ni ve "bu amacın gerçekleşmesinin Kuzey
ve güney Kafkaslardaki müslümanların tek bir devlet halinde
birleşmeleriyle mümkün olacağı kanaatini" taşıdığını belirtmesine
rağmen, uzlaşmaya yönelik kayda değer bir başarı sağlanamadı.
(Akdes Nimet Kurat - a.g.e., s:519).
33- Mondros Mütarekesi hükümlerine göre çekilmesi gereken Osmanlı
kuvvetleri harekatını sürdürmüş, ancak 28 Aralık 1918'de Kuzey
Kafkasya'dan ayrılmıştı (Bkz: Ahmet Hazer Hızal - Kuzey Kafkasya
Hürriyet ve İstiklal Mücadelesi, Orkun Yay., Ankara, 1961, s:
76).
34- Enver Paşa'dan İsviçre Sefiri Fuad Selim'e (22 Ekim 1918)
= "Harbin tarafımızdan kazanılması ihtimali pek uzaklaştı. Halbuki,
Rusya'nın dağılmasıyla Kafkasya'da teşekkül eden Gürcü, Azerbaycan
ve Şimali Kafkas hükümetlerinin tasdikini temin edemedik. Hatta
müttefiklerimiz bile, yalnız Gürcüleri ve Rusları tanımak şartıyla
kabul etti. Rus bolşevikleri ise hiç tanımıyorlar. O halde tek
çare, bu hükümetlerin şimdiden hasımlarımızla temasa geçerek,
kendilerini onlara tanıtmaya çalışmaları kalıyor. Vakıa İsviçre'ye
bir heyet geliyor. Fakat gecikebilir. Bu halde tarafınızdan,
bu harpte tarafsız kalmak, hatta icabederse bolşeviklere karşı
harp etmek üzere, acaba İngiliz hükümeti, Azerbaycan ve Şimali
Kafkas islam hükümetlerinin istiklallerini tanır mı? Ve bu hususta,
İngilizler, Azerbaycan'da ve Kuzey Kafkas'ta bu istiklaller
tanındığı halde, buranın servet kaynaklarından İngilizlere tercihan
istifade ettirmeyi de kabul ederler. Bu hususta uygun bir vasıta
ile acilen gerekli girişimde bulunularak, lütfen süratle cevaplandırılmasını
rica ederim" (Bkz: Şevket Süreyya Aydemir - Mekadonya'dan Orta
Asya'ya Enver Paşa, Remzi Kitabevi, İstanbul, 1992, (4B), C:
III, s:440).
35- Dr. Mehmed Reşid tutukluluk süresince buruk bir ruh haliyle,
Çerkes ileri gelenleri hakkında sitemkâr sözler kaleme aldı
ve cemiyetlerde "beraber çalıştığı, kendisini alkışlayan Çerkesler"in
(Yusuf İzzet Paşa, Bekir Sami Kundukh, hatta kardeşi gibi gördüğü
Hüseyin Tosun'un) alâkasızlığından bahsetti. (Bkz: Dr. Reşid
Bey'in Hatıraları, (Haz: Ahmet Mehmetefendioğlu), Arba Yay.,
İstanbul, 1993 (2B), s:96)
36- İstanbul'un o döneme ilişkin panoroması için bkz: Bilge
Crisis - İşgal Altında İstanbul, İletişim Yay., İstanbul, 1993;
Clarende Richard Johnsen (Ed.) - İstanbul 1920, Tarih Vakfı
Yurt Yay., İstanbul, 1996.
37- Haydar Bammat - "Lehistan ve Polonya", Kafkas Almanağı,
İstanbul, 1936, s:27 (Aynı yazı için bkz: Kavkaz, Paris, 1934,
No:8).
38- İsmail Hakkı Paşa'dan (Bern) Enver Paşa'ya (Berlin) telgraf
(30 Nisan 1919) = "... Kafkasya-yı Şimali murahhasları Haydar
Bammat ve Aziz Bey'ler dört aydan beri burada bulunup Fransa
ve İngiltere hükümetleri nezdinde teşebbüsat-ı musirrane icra'
ve memleketlerinin hukukunu muhafaza ve müdafa'a etmek üzere
Paris Konferansı'na kabulleri talep etmekte idiler. Müracaatları
şu son günlere kadar daima tereddüd ve redde maruz kaldığı halde
Odesa'nın sükutu ve Sivastopol'un sahilinin tahliyesi başlar
başlamaz kendileri geçen hafta telgrafla Paris'e davet edildiler.
Bundan anlaşılıyor ki, Cenubi Rusya'da bulunan ordulardan hiç
bir muvaffakiyete intizar etmeyen İtilaf devletleri Şimali Kafkasya
müslümanlarını elde edip Denikin Ordusu ile tevhid-i mesai ettirerek,
bunları Bolşeviklere karşı istihdam arzusundadırlar." (Bkz:
Masayuki Yamauchi - Hoşnut Olmamış Adam Enver Paşa, Türkiye'den
Türkistan'a, Bağlam Yay., İstanbul, 1995, s: 84)
39- Mustafa Butbay - a.g.e., s:95.
40- Bunlar arasında, Aziz Bey tarafından kaleme alınan "Les
Russes en Circassie" (Bern,1919);
Bammat imzalı "The Caucasus Problem" (Bern, 1919) ve aynı kitabın
Fransızca basımı olan "Le problème du Caucase"ın (Lozan, 1919)
ile künyesinde yazar adı verilmeyen, ancak Bammat ve Meker'in
birlikte kaleme aldıklarını düşünebileceğimiz "Circassia and
Daghestan" (Lozan, tarihsiz) bulunmaktadır.
41- Bu örgüte ilişkin dikkate değer bir çalışma için bkz: Zafer
Toprak-"Bolşevik İttihatçılar ve İslam Kominterni İslam İhtilal
Cemiyetleri İttihadı", Toplumsal Tarih, İstanbul, 1997, No:43,
s:6-13. Büyük ihtimalle "Teşkilat-ı Mahsusa" elemanı olan İlyas
Bey, Enver Paşa tarafından maaşa bağlanan bir kaç isim arasında
yer almaktadır. Kamil Bey, 1921 Ocak ayında kendisine 6.000
mark verildiğini bildirmektedir. (Masayuki Yamauchi - a.g.e.,
s:522).
42- Berzeg, Hataylı Fazıl Cankat ve Dr. Vasfi Güsar ile 1967
yılında yaptığı görüşme notlarına dayanarak bu rakamı aktarmaktadır.(Sefer
E. Berzeg - "Şimali Kafkas Cemiyeti Nizamnamesi..", s:32'de
(7) nolu dipnot)
43- Sözkonusu kurul Müşir Fuad Paşa, Müşir Mehmet Zeki Paşa
(Berzeg), Abuk Ahmet Paşa, Kazak Süleyman Paşa ve Karzeg Süleyman
Paşa'dan oluşuyordu. (Bkz: Sefer E. Berzeg - "Şimali Kafkas
Cemiyeti Nizamnamesi....", s:29)
44- Örneğin Butbay 1919 yazında Gönen ve civarında, Kaymakam
Tevfik Bey'in yardımlarıyla "Şimali Kafkas Cemiyeti" adına bu
tür faaliyetler yaptığını kaydetmektedir. (Bkz: Mustafa Butbay
- a.g.e., s:4)
45- "Türkiye İşçi ve Çiftçi Sosyalist Fırkası" (Arbeiter-und
Bauern Partei der Türkei), Tevetoğlu'nun kaydına göre 20 Eylül
1919'da, Tarık Zafer Tunaya'nın kaydına göre ise 22 Eylül 1919
günü İstanbul'da kuruldu. "Başkan" olarak Ressam İsmail Namık,
"Katib-i Umumi" olarak da Dr. Şefik Hüsnü belirtilmektedir.
(Bkz: Fethi Tevetoğlu - Türkiye'de Sosyalist ve Komünist Faaliyetler
(1910-1960), Ankara, 1967, s: 82-83 ve Aclan Sayılgan - Türkiye'de
Sol Hareketler 1871-1972, Hareket Yay., İstanbul, 1972 (2B),
s:103-104; Tarık Zafer Tunaya - a.g.e., s:438
46- Biyografisi için bkz: Zeynep Rona - Namık İsmail, Yapı Kredi
Yay., İstanbul, 1992 ve Sefer E. Berzeg, Kafkas Diasporasında..,
s:190-192.
47- Hüseyin Şemi Tümer (1875-1962) = Demirhisar'da doğdu. Dârüfünün'nun
İlahiyat ve Hukuk bölümlerinden mezun oldu. Fatih Camii Dersiâmlığına
atandı. Çeşitli yerlerde öğretmenlik yaptı. 1930'da Adalet Bakanlığı'na
geçerek Gönen, Ayvalık, İstanbul ve Akhisar'da ceza hakimliği
yaptı. 1943'de emekli olduktan sonra serbest avukat olarak çalıştı.
1947-1955 yıllarında Fatih Camii, Millet, Üsküdar, Şemsipaşa,
Beyazıt ve Ragıppaşa kütüphaneleri tasnif komisyonlarında çalıştı.
Arapça ve Farsça biliyordu. 15 Mayıs 1962'de vefat etti. (Bkz:
Vasfi Güsar - "Çerkesler ve Edebiyat (Ünlü Ulusal Şair ve Yazarlar)
II", Kafkasya Kültürel Dergi, Ankara, 1974, No: 46, s:19-20
ve Sefer E. Berzeg - Kafkas Diasporasında.., s:240-241.
48- Biyografisi için bkz: Sefer E. Berzeg - Kafkas Diasporasında..,
s:75.
49- Tıme Hace Yedıqkue Seyin - Adıge Sserf, Matbaa-i Osmaniye,
İstanbul, 1335 (1919), (176 sh.); Tıme Hace Yedıqkue Seyin -
Ğesefetxıd, Matbaa-i Osmaniye, İstanbul, 1335 (1919), (96 sh.);
Blenav Batuk(o) Harun - Çerkes Elifbası-Cerqes Eelfıb, (Matbaa-i
Osmaniye, İstanbul, 1335 (1919), (26+22 sh.); Abıtr M. (Mustafa
Butbe)-Çerkes-Abhaz Elifbası - Cerqes Eelfıbe Apsıfsele, (Ahmet
İhsan ve Şürekası Matbaası, İstanbul, 1335 (1919), (34 sh)
50- Mustafa Butbay - a.g.e., s: 2
51- "Kafkasya Hatıraları"nda, Mustafa Butbay'ın yanısıra tutanağı
imzalayan diğer kişi olarak "Hüseyin Şemsi Efendi"den bahsedilmektedir.
Canbulat'ın bu ismi hatalı okuduğunu zannetmekteyim. (Bkz: Mustafa
Butbay - a.g.e., s: 3)
52- Bunlar, sonradan 14. Kolordu Komutanlığı'na atanan Met Çunatuko
İzzet'in ya da bilinen adıyla Yusuf İzzet Paşa'nın çalışmalarından
olup 1915-1918 yılları arasında İstanbul'da basılan "Evrika'larım
Yani Bulduklarım - Kafkas Tarihine Zeyl" başlıklı cüzler (765
adet), Hüseyin Tosun Bey'in kaleme aldığı ve "Türkiye'deki Kuzey
Kafkasya Siyasi Muhacirleri Komitesi" yayını olarak neşredilen
"Aperçu Historique Ciscaucasiens pendent La Guerre Mondaile"
(İstanbul, 1918) başlıklı kitap (99 adet), "Compte "Rendu des
Assembles des Peoples de la Ciscaucasie et de Leurs Travaux
Legislatifs" (İstanbul, 1918) başlıklı kitap (133 adet), "Bibliographie
de la Caucasie-I" (İstanbul, 1919) başlıklı kitap (460 adet),
büyük Kafkasya haritası (3 adet), küçük Kafkasya haritası (1
adet), küçük halı (3 adet), büyük halı (2 adet), semaver (1
adet) ve muhtelif miktarda kalem, hokka ve kağıttan ibarettir.
(Döküm için bkz: Mustafa Butbay - a.g.e., s: 3).
53- Gerek "Kafkasya Hatıraları" yazarı, gerekse kitabı yayıma
hazırlayan Canbulat, Kuzey Kafkasya'ya giden kurulun Sivas'taki
"Mustafa Kemal Paşa'nın" "izni ve onayı" ile teşkil edildiğini
kaydetmektedirler ki, bu husus, misyonun asıl yükünü çeken İsmail
Hakkı (Berkok) ve Aziz (Meker) Beylerin dönüşte verdikleri raporlarıyla
açık bir çelişki halindedir. 31 Temmuz 1920'de bu isimlerin
"Şark Cephesi Kumandanlığı"na çektikleri telgrafta verilen bilginin
dikkate alınması daha uygundur: "(...) Denikin ile muharebesi
sırasında Şimali Kafkasya Müdafaai Milliye Heyeti'nin gönderdiği
murahhasların ricası üzerine Harbiye Nazırı Cemal ve Fevzi Paşa
Hazeratının ve zatı devletlerinin muvafakat ve muavenetlerile
Şimali Kafkas Cemiyeti tarafından Şimali Kafkas'a bir heyeti
siyasiye ve askeriye gönderilmiş idi. Biz de bu heyet meyanında
idik. Şimali Kafkasya'daki mesaimizin esası Şimali Kafkasya'nın
istiklaliyeti Hükümeti Osmaniyemizin menafii ile telif etmek
idi". (Bkz: Kazım Karabekir, İstiklal Harbimiz, İstanbul, 1960,
s:227). Buna karşılık bazı yazarlar ısrarla Mustafa Kemal Paşa'nın
rolünden bahsetmektedir. Örneğin M.Ünal da, tarih hatasıyla
birlikte aynı ifadeyi seslendirmektedir: " Mustafa Kemal Paşa
tarafından 1919'da Mustafa Butbay ve İsmail Hakkı Berkok ile
birlikte bir heyet halinde gönüllü olarak Kafkasya'ya gönderilmiştir"
(Bkz: Muhittin Ünal - Kurtuluş Savaşında Çerkeslerin Rolü, Cem
Yay., İstanbul, 1996, s:130).
54- İsmail Hakkı Berkok (1890-1954) = Kuzey Kafkasya kökenli
asker, yazar ve siyaset adamı. Uzunyayla'da doğdu. Harp Akademisi'ni
bitirdi (1910). I. Dünya Savaşı'nda Irak, İran ve Kafkas cephelerinde
bulundu. 1918'de Kuzey Kafkasya Kolordusu Kurmay Başkanlığı
görevine atandı. Aralık 1918'de İstanbul'a geldi. 1920'de delegasyona
dahil olarak gittiği Kafkasya'dan dönerek Kurtuluş Savaşı'na
iştirak etti. Harp Tarihi Encümeni Başkanlığı (1936), Askeri
Yargıtay üyeliği (1943) yaptı. 1946 yılında tuğgeneral rütbesindeyken
isteğiyle emekli oldu. 1950-1954 döneminde Kayseri Milletvekilliğine
seçildi. 1954'teki seçimi de kazandı, ancak Meclise katılamadan,
Londra'da bir ameliyat sonucu öldü. Çeşitli makalelerin yanısıra,
"340-341 Senesi Harbiye Mektebi Zabitan Kursunda Arazi Üzerine
Tatbik Edilen Tabiye Meseleleri", "Tabiye-i Esasiye" (4 kitap),
"Müşterek Tabiye, Muhtelif sınıfların Birlikte Sevk ve İdaresi",
"Tabiye Meseleleri", "Kurtuluş Yolu" ve "Tarihte Kafkasya" adlı
eserleri yayımlandı.
55- Mustafa Butbay - a.g.e., s: 7.
56- Bu para, ressam İsmail Namık'a zimmetli şekilde ticari işlemlerde
kullanılıyordu. Kurul üyelerine 150'şer lira, eşlik edecek askerlere
de 15'şer lira harcırah verilecekti.
57- Delegasyonla giden subaylardan Topçu Üstteğmen İsmail Hakkı
ile Pilot Yüzbaşı Tevfik Bey, Mustafa Suphi'ye katılmış, bunlardan
birincisi daha sonra Trabzon açıklarında öldürülen grup içinde
yer almıştı.
58- Bilal Şimşir - Malta Sürgünleri, Bilgi Yay., Ankara, 1985.