Bağımsız
Kuzey Kafkasya Cumhuriyeti
(11
Mayıs 1918-Haziran-1921)
Cumhuriyete
doğru
Bolşeviklerin Kafkas planı
Cumhuriyete destek arayışları
Birlik için diplomatik manevralar
1877-1878
Osmanlı-Rus Savaşı, Kafkasya'yı da etkilemişti. Türk Ordusu Abhazya
Sahilleri'ni işgal ederek, Rus Ordusu'nun güney kanadını arkadan
vurmak isterdi. Kuzey Kafkasya, bağımsızlık konusunda duyarlıydı.
Savaşın başlamasından kısa bir süre sonra; Ali Bey isyanı, halkın
duygularını açığa vurmasına neden oldu. Hızla, Çeçenistan ve Dağıstan
bölgelerine yayıldı. Ne var ki, Osmanlı Devleti'nin savaşı kaybetmesi
üzerine, isyan kanlı bir şekilde bastırıldı.
Çarlık rejiminden, Ruslar dahil kimse memnun değildi. 1905 Rus-Japon
Savaşı ve sonrası bağımsızlık amacıyla milli ve sosyal hareketler
meydana geldi. Bu olaylar, genel manada; bağımsızlık isteklerinin
ve sosyalist hareketin habercisi niteliğini taşıyordu. 1917'de
başlayan Sosyalist İhtilal, esaret altındaki bütün milletlerin
ayaklanmasına sebep oldu. Polonyalılar, Finler, Letonyalılar,
Estonyalılar, Kırımlılar ve bütün Kafkasyalılar kurtuluş ümidiyle
harekete geçtiler. Çarlığın kan ve ateşle tesis ettiği hudutlar
içerisinde kalan esir milletler kendi milli hükümetlerini kurmaya
başladılar. Kafkasya'da da, aynı duygular bütün bölgeleri sarmıştı.
Cumhuriyete
doğru
Kuzey
Kafkasya'da 3 Mayıs 1917'de, Terekkale'de (Viladikafkas) birinci
büyük Halk Kurultayı toplandı. Aynı kader birliği içinden gelen,
aynı kültürü paylaşan boyların temsilcileri davet edilmişti. Şehirde
bulunan Tiyatro Salonu'nda 500 resmi temsilci bir araya geldi.
Davetliler arasında Azerbaycan ve Gürcistan'dan gelen gözlemci
heyetler de vardı.
Kurultayda, Kuzey Kafkasya'nın geçici Milli Hükümeti özelliğini
taşıyan; "Birleşik Kuzey Kafkasya ve Dağıstan Dağlıları Birliği
Merkez Komitesi" adı verilen yüksek icra organı seçildi.
Temsilciler Meclisi içinden seçilen komisyonlar, kendilerine verilen
konuları tartışmış, karara bağlamıştı. Bunlar, meclis tarafından
onaylanmıştı.
Toplantının beşinci günü; Dağıstan temsilcilerinden Hacı Süleyman
kapanış konuşması yaptı. Herkesi son derece duygulandırdı.
Hacı Süleyman, özetle şunları söyledi:
"Bu beş gün zarfında yapılan müzakereler ve alınan kararların
bizi, ülkemizi hürriyete ve refaha kavuşturması için Yüce Allah'a
dua edelim. Birliğimizin ve kardeşliğimizin ebediyen devam etmesi
için çalışacağımıza ant içelim."
Hacı Süleyman'ın son sözleri, salonda bulunan herkesi heyecanlandırmıştı.
Terekkale Kurultayı ve burada alınan kararlar, bütün bölgelerde
heyecan yaratmıştı. Bölgeden bölgeye haber ve emir götüren postalar,
sürekli hareket halinde oldu.
18 Eylül 1917'de, Andi'de ikinci kurultay toplandı. Kuzey Kafkasya
Milli Müessesan Meclisi adını alan kurultay, büyük ilgi görmüştü.
1500 delege bir araya gelmişti. Onların dışında, davetsiz yüzlerce
kişi toplanmıştı. Bu yüzden, Kurultay açık havada yapıldı.
Toplantıya Dağıstan, Kumuk, Salatay, Terek Vilayeti, Çeçen-İnguş,
Asetin, Kabardey, Karaçay-Balkar, Adıge, Abhaz, Şetkale (Stavropol)
bölgeleri delege göndermişlerdi.
Milli Meclis, anayasa niteliğinde olan şu kararları aldı:
1- Kuzey Kafkasyalılar, tek siyasi birlik çatısı altında
birleşecekler.
2- Bu birlik içinde, her boy (kabile), tam bir muhtariyete
sahip olacaktır.
3- Birliğin iki yasama meclisi bulunacaktır. Birincisi
Mebuslar Meclisi, diğeri Ayan Meclisi.
4- Her iki meclis; kendi arasından icra (yürütme) heyetini,
heyet de gene kendi arasından bir başkan seçecekti. Başkan, siyasi
birliğin reisi diğer deyimle, cumhurbaşkanı olacaktı.
5- Anayasanın korunması, devamlılığının sağlanması, meclislerin
yapacağı kanunların, keza Bakanlar Kurulu'nun idari ve kazai işlerinin
anayasaya uygun olup olmadığının denetlenmesi için bir Yüksek
Divan tesis edilecekti.
Başkan
Çermoy'un ekibi
Milli
Meclis İcra Komitesi'ni yenileyerek, tam yetki verdi. İcra Komitesi
Üyeleri, Abdülmecid Çermoy'u başkan seçti. Bu şekilde, görev bölümü
yapılarak, "Bakanlar Kurulu" görevine başladı.
Devlet Başkanlığı'na seçilen Abdülmecid Çermoy Çeçen idi. Rus
askeri okullarında okumuştu. İmparator Nikola'ya yaverlik etmişti.
Grozni'de petrol kuyularına sahip, Rus kültürünü benimsemiş, zevk
ve eğlenceye düşkün uçarı bir prensti.
Bakanlar Kurulu'nda görev alanlardan Haydar Bammat ise Kumuk idi.
Zeki ve iyi bir öğrenim görmüştü. Rusça'dan başka Fransızca ve
Almanca biliyordu. Ali Han Kantemir, Asetin idi. Rusya'da okumuş,
değerli bir hukuk adamı idi.
Vassan-Giray Cabağı, İnguş boyundandı. Yüksek tahsiline Petersburg'da
başlamış, Almanya'da bitirmişti.
Bakanlar Kurulu'nu oluşturan üyeler, genelde Rus okullarında okumuşlardı.
Rusya'da mevcut çeşitli sosyal ve politik akımların etkisi altında
kalmışlardı. Rusya'yı, Rus devlet yapısını çok iyi biliyorlardı.
Eğer onları, duyguları yanıltmazsa, başarılı olabilecek özelliklere
sahiptiler.
Bolşeviklerin
Kafkas planı
Kuzey
Kafkasya Halkları, siyasi birlik kurmak için çalışırlarken 7 Ekim
1917'de Bolşevikler iktidarı ele geçirmiş, iç savaş başlamıştı.
Bolşevikler, uzun süreden beri çalışıyor, ihtilali nasıl gerçekleştireceklerini
planlıyorlardı. Çarlık taraftarlarının oluşturacağı cepheyi bölüp
parçalamak için, Rus olmayan milletlerin nasıl kullanılacağı konusunda
hesaplar yapmışlardı. Bu maksatla, yoğun bir propaganda başlattılar.
2 Kasım 1917'de "Rusya Milletlerinin Hakları" başlığını
taşıyan bir bildiri yayınladılar. İmparatorluğun her tarafında
dağıttılar.
Bildiride, şu ana başlıklara yer verilmiştir:
1- Rusya'da yaşayan milletler, egemenlik konusunda eşittirler.
2- Her millet Rusya'dan ayrılarak bağımsız devlet kurmak
hakkı dahil, kendi geleceklerini tayin etmek konusunda serbesttirler.
3- Milli, dini bütün haklara konan ipotekler kaldırılmıştır.
4- Rusya Devlet sınırları içinde yaşayan bütün azınlıklar,
her alanda serbestçe çalışabilir ve kendi aralarında birlik kurabilirler.
Bu bildirinin ardından 19.12.1917'de, Lenin ve Stalin tarafından
imzalanan ikinci bir bildiri, Rusya Müslümanlarına hitaben kaleme
alınmıştır.
İkinci bildiride, şu ifadelere yer verilmiştir.
"Rusya Müslümanları, Volga Tatarları, Kırgızlar, Sibirya
ve Türkistan Sartları, Kafkas Türkleri ve Tatarlar, Kuzey Kafkasyalılar!
Rus Çarları ve zalimleri tarafından bütün camileri, minberleri
yıkılmış, dinleri, adetleri çiğnenmiş olanlar; sizlere hitap ediyoruz!
Dinleriniz, adetleriniz, milli ve harsi müesseseleriniz, bundan
sonra her türlü tecavüzden masundur. Milli hayatınızı istediğiniz
gibi tanzim ve idarede hürsünüz. Bu sizin hakkınızdır. Biliniz
ki, gerek sizin ve gerek Rusya'da yaşayan diğer bütün milletlerin
haklarını biz Sovyetler himaye ve müdafaa edeceğiz. Bu inkılaba
ve onun hükümetine yardım ediniz!
Arkadaşlar! Yükselttiğimiz bayrakla her mahkum millete hürriyet
götürüyoruz. Müslümanlar! Sizden maddi, manevi yardım bekliyoruz."
Bolşevik
planı tutmadı
Sovyet liderleri, bu aslı olmayan vaatlerle milletleri kandırmak
istiyor, zaman kazanmaya çalışıyorlardı.
Ancak, yüzyıllardır Rusların yalanlarına tanık olan Kuzey Kafkasyalılar,
verilen sözlerin aslında bir tuzak olduğunu biliyorlardı. Kafkasyalı
biliyordu ki, kıyafet değiştirmekle, karakter değişmeyecekti.
Kuzey Kafkasya Merkez Komitesi 20 Kasım 1917'de, Rusya'dan ayrıldığını
ve bağımsız bir devlet olduğunu ilan etti.
Yeni hükümet askeri, mali, zirai ve idari gibi, bir devlet için
gerekli her alanda düzenlemelere başladı.
Çarlık Dönemi'nin emperyalist müstemlekeci siyasetinin vaktiyle
Kafkasya'ya sürüklediği Slav muhacirler, hükümetin aldığı karar
ve uygulamalar karşısında rahatsız oldular. Öteden beri birbiriyle
anlaşamayan Kazaklar, Mujikler (Rus köylüleri), Ukraynalılar monarşiden
komünizme kadar çeşitli ideoloji peşinde koşan bütün gruplar,
birdenbire anlaşıp birleştiler. Yeni hükümete karşı bir cephe
oluşturdular. Diğer taraftan komünist ajanları ülkenin her tarafına
sızmışlardı. Oluşan birliği bozmak, taraftar toplamak için sinsi
bir propaganda başlatmışlardı.
Slav Muhacirler, Kafkasya'nın en mümbit topraklarına yerleşmişlerdi.
Kimi idareci, kimi teknik adam, kimi çiftçi kisvesi altında, kendilerine
tanınan ayrıcalıkla yıllardan beri refah içinde yaşamışlardı.
Şimdi ise; yeni hükümetin, eşit vatandaşlık teklifi onları tatmin
etmemişti. Daha doğrusu, Slavlık damarları kabarmıştı. Komünist
rejim geldiği takdirde başlarına geleceği düşünmeden, sözde kendilerini
ve haklarını korumak için, savaşçı birlikler oluşturmaya başladılar.
Cumhuriyete
destek arayışları
Hükümetin durumu giderek ağırlaşıyordu. Birliği korumak konusunda
güçlük çeki-yordu. Bölgeler arasında, hizmetlerin akışı durma
noktasına gelmişti. Yeni bağımsız devletin, dışardan güçlü bir
desteğe ihtiyacı vardı. Bunu da, Türkiye'den başkası yapamazdı.
Türkiye'nin ve müttefiklerinin desteğini sağlamak üzere; Abdülmecid
Çermoy ve Haydar Bammat başkanlığında bir heyet oluşturuldu. Yola
çıkarıldı.
Boş kalan devlet ve hükümet başkanlığına, VVassan-Giray Cabağı
vekalet edecekti. Heyetin yetki belgelerini o imzaladı.
Heyet, Tiflis'te, Batum'da Trabzon'da görüşmeler yaparak, yoluna
devam etti. 6 Mayıs 1918'de İstanbul'a ulaştı. Birinci Dünya Savaşı
ufukta göründüğünde, Türkiye'deki Kuzey Kafkasyalılardan yararlanmak
için bir cemiyet kurulmuştu. İttihat ve Terakki Hükümeti'nin,
özellikle Enver Paşa'nın özel ilgi gösterdiği cemiyet, bilgi akışı
bakımından kaynak görevi yapıyordu.
Türk hükümeti, ilerde Rusya ile Türkiye arasında duvar ve engel
görevini üstlenecek, bir Kuzey Kafkasya Devleti'nin kurulmasına
sıcak bakıyordu. Bu nedenle Şimali Kafkasya Cemiyeti Siyasiyesi
kurulmuştu. Hükümetten maddi yardım alıyor, O'nun güdümünde çalışıyordu.
Kuzey Kafkasya Cumhuriyeti heyeti İstanbul'a geldiğinde, cemiyet
üyeleri hükümetle yapılacak görüşmelerde aracı oldular. Türk hükümeti
ile yapılan görüşmelerden sonra, Kuzey Kafkasya Cumhuriyeti'nin
bağımsız bir devlet olduğu kabul edildi. 11 Mayıs 1918 tarihinde;
Kuzey Kafkasya'nın bağımsız bir devlet olduğu, bir nota ile bütün
batılı devletlere duyuruldu.
Türkiye, Bağımsız Kuzey Kafkasya Devleti'ni hemen tanıdı. Abdülmecid
Çermoy ve Haydar Bammat imzasını taşıyan notada şu ifadelere yer
verilmiştir: "Kuzey Kafkasya Halkları'nın kurduğu hükümetin
yetkili temsilcileri; şu hususları, bütün hükümetlere arz etmekten
şeref duymaktadırlar.
Kuzey Kafkasya halkları, kurallara uygun şekilde bir milli meclis
seçmişlerdir. 1917 yılı Mayıs ve Eylül aylarında toplanan bu meclis,
Kuzey Kafkasya birliğini ilan etmiş, vekiller heyetini kurmuş
ve şu kararları almıştır.
1- Kuzey Kafkasya Halkları birliği, Rusya'dan ayrılarak
bağımsız bir devlet kurmuştur.
2- Yeni devletin hudutları, Dağıstan, Stavropol, Terek,
Kuban ve Karadeniz vilayeti ve sancakları dahil, Hazar'dan Karadeniz'e
kadar uzanan bir coğrafyayı içine almaktadır. Güney Kafkasya Hükümeti
ile yapılacak görüşmelerden sonra, güney hududu daha sonra belirlenecektir.
3- Bizler, Kuzey Kafkasya Birliği'nin Hükümeti tarafından,
Devletimizin bağımsız-lığını ilan etmeye yetkili kılındık.
Kuzey Kafkasya Devleti'nin bağımsız bir devlet olduğunu imza ederek
arz ediyoruz." (Haydar Bammat, Abdülmecid Çermoy)
Birlik
için diplomatik manevralar
Prens
Lvov, Rusya Başbakanı olarak iktidarı ele aldığı zaman, Duma'da
üye olan Azeri, Gürcü ve Ermenilerden oluşan bir heyet, kendisini
ziyaret ederek, bağımsız olmak istediklerini bildirdiler.
Ardından; "Hususi Güney Kafkasya Komitesi'ni" kurdular.
Rusya'nın Kafkasya Genel Valisi'nin görevlerini üstlendiler.
Komitenin amacı, Güney Kafkasya'da federe bir devlet kurmaktı.
Federe devlet, daha kuruluşunu tamamlamadan, Osmanlı Devleti'nden
bazı isteklerde bulundu.
1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı'nda Rusya, Kars, Ardahan ve Batum'u
işgal etmiş ve buralardan çıkmamıştı. Birinci Dünya Savaşı'nda,
Bolşevik İhtilali başlayınca, Rus ordusu geri çekilmiş, Türk ordusu
da boşaltılan bu üç vilayeti geri almıştı.
Güney Kafkasya komitesi, bu illeri geri istiyordu. Aslında bu
istek, Ermeni ve Gürcülerden geliyordu. Güney Kafkasya komitesi
temsilcileri ile Rauf Bey başkanlığındaki Osmanlı heyeti, Batum'da
bir araya geldiler.
Osmanlı delegasyonu, konunun Rusya'yı ilgilendirdiğini, kendileriyle
bunu konuşamayacaklarını bildirdi. Henüz devlet olmamış bir komiteyi
muhatap kabul etmelerinin söz konusu olamayacağı, nedenleriyle
anlatıldı.
Gürcistan, Türkiye'nin tehdidi altında olduğunu söyleyerek, görüşme
masasını terketti. Alman heyeti ile bir anlaşma imzaladı. 26 Mayıs
1918'de, Güney Kafkasya Federasyonu'ndan ayrılarak bağımsızlığını
ilan etti.
İki gün sonra 28 Mayıs'ta Azerbaycan ile Ermenistan da bağımsızlıklarını
ilan ederek, Gürcistan'ı izlediler.
Türkiye mevcut hudutları kabul etmek şartıyla; 8 Haziran 1918'de,
yeni kurulan üç cumhuriyetin bağımsızlık haklarını tanıdı. Ayrıca,
dostluk ve iyi komşuluk anlaşması imzaladı. Kuzey Kafkasya Cumhuriyeti,
güneydeki yeni cumhuriyetlere, "Kafkas Konfederasyonu"
şeklinde, birleşme teklifinde bulundu.
Almanya, Türkiye'nin müttefiki olduğu halde, gizli emeller peşindeydi.
Gürcü ve Ermenileri, nüfuz sahasına almak istiyordu. Ermenistan'ın
Türk toprakları üzerinde hak iddia etmesi buna eklenince, taraflar
arasında güvensizlik ortamı meydana geldi. Konfederasyon olayı
gerçekleşemedi.
Kuzey Kafkasya 1919 yılında, konfederasyon teklifini tekrar gündeme
getirdi. Ancak, Güney Kafkasya Hükümetleri, birleşme basiretini
gösteremediler.
Oysa, güneydeki cumhuriyetler için, Kuzey Kafkasya son derece
önem arz ediyordu. Komünist Rusya'dan gelecek bir saldırıyı, geçmişte
olduğu gibi, önce Kuzey Kafkasya göğüslemek zorunda kalacaktı.
Yıllar önce yukarıda anlatıldığı gibi, Türkiye'de yaşayan Kafkasyalılar,
ülkelerinin geleceğini düşünerek bir siyasi birlik kurmuşlardı.
1908 yılında kurulan bu birliğe; "Osmanlı Ülkesi'ndeki Kafkasyalı
Göçmenler Siyasi Komitesi' adını vermişlerdi.
Komite, Aralık 1915'te, Fuat Paşa (Adıge) başkanlığında bir heyet
oluşturmuş, Almanya ve Avusturya Hükümetleri ile görüşmek üzere
yola çıkarmıştı.
Heyetteki üyeler bütün Kafkasya'yı temsil edecek şekil de seçilmişlerdi.
Prens Matchabeli (Gürcü), Kamil Toghinidze (Gürcü), İsa Paşa (Lezgi),
Selim Benutof (Azeri), Aziz Meker (Adıge) idi.
Heyet üyeleri, Alman ve Avusturya devlet adamları ile görüştüler.
Kafkas halklarının, Rus yönetimi altındaki dayanılmaz durumunu
anlattılar. Bağımsız olmak istediklerini söylediler.
Görüldüğü gibi iki yıl öncesine kadar, kader birliği içinde olmayı
düşünenler bugün, fırsatlar kapıya gelmişken anlaşmakta güçlük
çekiyorlardı.
Bu bilinci muhafaza eden tek cumhuriyet Azerbaycan oldu. Kuzey
Kafkasya Cumhuriyeti'ni güçlendirmek için elinden geleni yaptı.
Çarlık Dönemi'nde Azerbaycanlılar, orduya alınmamışlardı. Askerlik
deneyimleri yoktu. Bu yüzden, silahlı destekte bulunamadılar.
Buna karşılık, manevi ve mali yardımda bulundular. Elli Milyon
Manat yani yaklaşık 2.5 Milyon İngiliz Lirası verdiler.
Kuzey Kafkasya 1919'da, konfederasyon için ikinci teklifini yaptığı
zaman, bazı olumlu adımlar atılmıştı. Dört Kafkasya Devleti'nin
temsilcileri, Tiflis'te bir araya gelerek konuyu tartışmış, bir
protokol imzalamışlardı. Gerektiğinde askeri kuvvetlerin birleştirilmesi,
diplomatik faaliyetlerde bilgi alış-verişinin yapılması, gümrük
ve para emisyonu birliğine gidilmesi konularında anlaşmışlardı.
Ancak, Ermeniler; daha savaş içinde, Rusların etkisiyle, Türklere
karşı düşmanca bir tavır almışlardı. Toplantılara katılmalarına
rağmen, konfedere devlet yapısına sıcak bakmıyorlardı. Ağır alarak
ve sudan bahaneler uydurarak, gelişmekte olan birliği bozdular.
Osman Çelik
Kaynak:
Birleşik Kafkasya Dergisi, Eskişehir Yıl: 1, Sayı:4