K

a

j

a

n

s



k

a

f

k

a

s

  AJANS KAFKAS
   BUGÜNKÜ  KAFKASYA
   ANALİZ
   DİASPORA
   KÜLTÜR
   TARİH
   KAFKAS KİTAPLIĞI
   LİNKLER
   E-MAİL
 
   ANA SAYFA
   

UMUT SAKLIDIR DAĞLARDA

"Ve sen daha demincek,
Yıllar geçse de demincek,
Bıçkılanmış dal gibi ayrı düştüğüm,
Ömrümün sebebi, ustam, sevgilim,
Yaran derine gitmiş,
Fitil tutmaz bilirim,
Ama hesap dağlarladır,
Umut dağlarla,"

(Ahmed Arif, Oy Havar)

Atila DOĞAN

Başı dumanlı dağlar öyle geçit vermez herkese. Salmaz hemen avucuna aldığını. Ama biz denizlerin değil, dağların çocuğuyuz. O yüzden kavgalarımız, aşklarımız yaman; O yüzden bileğimiz kavi, yüreğimiz çatal. Boşa değil, Lermantov (1) bilmiş de demiş, onların aşkları da nefretleri de sonsuz diye. Görmüş, sınamış da demiş. O sebepledir ki, bugün metropollerde bile, dağlı gibi yürür dağlı gibi bakarız, hüznümüz koynumuzda.

Koparılıp, sökülüp, atılırken dağlarımızdan köklerimiz çatırdayarak, uçurumlara düşürmüşüz sevdamızı. Tevekkeli değil, ondandır yalçın kayaların bizi tanıyışı, sarp geçitlerin kardeş bilişi. Nereye gitsek sırtımızı sağlama almak isteriz dağlara yaslar gibi. Ne zaman ayrılsak evimizden ocağımızdan gözümüz dağları arar. Gözümüz dağlara bakar.

Lakin kocamış dağlar, ne kadar tanışık olsa da daima güler yüzlü değildir. Kustu mu öfkesini bir kez, döndüyse yıldızınız, artık kurtuluş yok size. Velhasıl iflah olmaz, çarnaçar kalırsınız eliniz böğrünüzde.

Öyle olmasa, ada çocuğu Sir Edmund Hillary'e (2) Everest'e dek yol veren dağlar, ondan daha dağlı Buz Adam Ötzi'ye Avusturya Alpleri'nde geçit vermez miydi? Duyduk ki, Buz Adam Ötzi, (3) son yemeğini Hz. İsa'nın aksine, tek başına yemiş mönüsünde geyik eti ve tahıl varmış. Okuna, yayına ve sadağına sarılıp tamı tamına beş bin üç yüz yıllık derin bir uykunun kucağına bırakmış kendini. Kim bilir Ötzi de Sir Hillary gibi meftunuydu zirvelerin, belki Sosuruko (4) 'nun öz be öz kardeşiydi.

Dağlar barındırır öksüzü, yetimi, yurtsuzu, yuvasızı, kadre uğramışı, feleğin sillesini yemişi. Bilcümle kimsesize kucak açar sahip çıkar. Eşkıyaya bile kucak açar yeri gelir. Öyle emin öyle sıcaktır bilene. Padişah fermanları bile sökmez dağların şahinlerine. Boşuna dememiş Dadaloğlu (5)"ferman padişahın dağlar bizimdir". Hem dağa çıkan kişi hırsından hevesinden değil, düzde yitirdiğini bulmanın peşinde çıkmıştır dağlara. Düzde yitirdiği bir düşün peşinde, insafın, adaletin, peşinde vurmuştur kendini, kayalara, taşlara, doruklara.

Abrek Zelimhan (6) , Çarlık Duma'sına yazdığı mektubunda, "ben anamdan Abrek (7) doğmadım" der. Bıçağı keskin eden biley taşıdır. Kimse anasından Abrek doğmaz. Velakin Abrek ederler adamı. Çatal yürek ederler. Vurdukça biz kafamızı kayalara, böyle bilenmiş böyle kinlenmişiz işte.

Dağlarda her bahar açan çeşit çeşit ıtırlı çiçekler umudun habercisi, umudun müjdecisidir. Yüce Tanrı umudu gizlemiş dağlara. Arasın bulsun ademoğlu bilsin ki yaşadıkça umut var .
.........................................................

Umudunu yitirme. Umudunu yitiren nefes alsa da diri değildir gayri. Umut varsa yarın var. Umut varsa sen varsın. Git vur kendini dağlara. Çünkü umut saklıdır dağlarda.

........................................................

İçimde rüzgarlar esiyor usta,
Kibrit gibi bir bir yakıyorum,
Ömrümün sayfalarını.
Bak hele bir yol Elbruz'a Kazbek'e,
Şimşekler çakıyor usta.
Alazlarını çapraz fişekler gibi
Göğsüme sarıyorum.

Alnımın şakında
Bitmemiş bir hesabın
Mührünü taşıyorum usta.
Bir kolye gibi bir madalyon gibi
Sevdamı boynuma asıyorum.

Kaybettiğim bir yıldızın
Peşinde koşuyorum usta.
Sürgit bir derde devanın,
Onulmaz bir yaraya şifanın
Hayaliyle yaşıyorum.

Her sabah ağzımda
paslı bir tütün tadıyla
Kalkıyorum ben usta.
Baş kabak yalınayak
Nehirler, çöller aşıyorum.

Umudumu bayrak yapıp,
Sancak yapıp,
Coşuyorum ben usta.
Zümrüd-ü anka gibi yana yana
küllerimden doğuyorum.


(1) Mikhail Lermantov: Özellikle Kafkasya ile ilgili eserleriyle tanınan 19.yy da yaşamış ünlü Rus şairi.
(2) Sir Edmund Hillary: Everest'e 1953'de ilk kez tırmanmayı başaran Yeni Zelandalı Dağcı.
(3) Buz Adam Ötzi: Avusturya Alpleri'ndeki bir buzulda 1991 yılında bulunan 5300 yaşındaki insan.
(4) Sosuruko:Kafkas mitolojisindeki yarı tanrı-yarı insan. Setenay Guaşe'nin oğlu.
(5) Dadaloğlu: 19.yy. yaşamış ünlü Anadolu halk ozanı.
(6) Abrek Zelimhan: 19.yy sonları 20.yy başlarında Çarlık Rusyası'na karşı savaşan Çeçen halk kahramanı
(7) Abrek: Çeçence, oburg kelimesinden gelir. Uğramış oldukları haksızlık nedeniyle ya da işlediği bir suçtan dolayı dağlara çıkıp sosyal bir yaşam süren kimselere denir. Zamanla halk kahramanları için söylenir olmuştur.

Görüş ve önerileriniz için
Anasayfa | Kafkas Vakfı | Ajans Kafkas | Bugünkü Kafkasya | Analiz | Diaspora | Kültür | Tarih | Kafkas Kitaplığı |Resim Arsivi | Linkler |Perspektif