|
UMUT
SAKLIDIR DAĞLARDA
"Ve
sen daha demincek,
Yıllar geçse de demincek,
Bıçkılanmış dal gibi ayrı düştüğüm,
Ömrümün sebebi, ustam, sevgilim,
Yaran derine gitmiş,
Fitil tutmaz bilirim,
Ama hesap dağlarladır,
Umut dağlarla,"
(Ahmed Arif, Oy Havar)
Atila
DOĞAN
Başı dumanlı
dağlar öyle geçit vermez herkese. Salmaz hemen avucuna aldığını.
Ama biz denizlerin değil, dağların çocuğuyuz. O yüzden kavgalarımız,
aşklarımız yaman; O yüzden bileğimiz kavi, yüreğimiz çatal.
Boşa değil, Lermantov (1)
bilmiş de demiş, onların aşkları da nefretleri de sonsuz diye.
Görmüş, sınamış da demiş. O sebepledir ki, bugün metropollerde
bile, dağlı gibi yürür dağlı gibi bakarız, hüznümüz koynumuzda.
Koparılıp,
sökülüp, atılırken dağlarımızdan köklerimiz çatırdayarak, uçurumlara
düşürmüşüz sevdamızı. Tevekkeli değil, ondandır yalçın kayaların
bizi tanıyışı, sarp geçitlerin kardeş bilişi. Nereye gitsek
sırtımızı sağlama almak isteriz dağlara yaslar gibi. Ne zaman
ayrılsak evimizden ocağımızdan gözümüz dağları arar. Gözümüz
dağlara bakar.
Lakin kocamış
dağlar, ne kadar tanışık olsa da daima güler yüzlü değildir.
Kustu mu öfkesini bir kez, döndüyse yıldızınız, artık kurtuluş
yok size. Velhasıl iflah olmaz, çarnaçar kalırsınız eliniz böğrünüzde.
Öyle olmasa,
ada çocuğu Sir Edmund Hillary'e (2)
Everest'e dek yol veren dağlar, ondan daha dağlı Buz Adam Ötzi'ye
Avusturya Alpleri'nde geçit vermez miydi? Duyduk ki, Buz Adam
Ötzi, (3)
son yemeğini Hz. İsa'nın aksine, tek başına yemiş mönüsünde
geyik eti ve tahıl varmış. Okuna, yayına ve sadağına sarılıp
tamı tamına beş bin üç yüz yıllık derin bir uykunun kucağına
bırakmış kendini. Kim bilir Ötzi de Sir Hillary gibi meftunuydu
zirvelerin, belki Sosuruko (4)
'nun öz be öz kardeşiydi.
Dağlar barındırır
öksüzü, yetimi, yurtsuzu, yuvasızı, kadre uğramışı, feleğin
sillesini yemişi. Bilcümle kimsesize kucak açar sahip çıkar.
Eşkıyaya bile kucak açar yeri gelir. Öyle emin öyle sıcaktır
bilene. Padişah fermanları bile sökmez dağların şahinlerine.
Boşuna dememiş Dadaloğlu (5)"ferman
padişahın dağlar bizimdir". Hem dağa çıkan kişi hırsından
hevesinden değil, düzde yitirdiğini bulmanın peşinde çıkmıştır
dağlara. Düzde yitirdiği bir düşün peşinde, insafın, adaletin,
peşinde vurmuştur kendini, kayalara, taşlara, doruklara.
Abrek Zelimhan
(6) , Çarlık Duma'sına yazdığı mektubunda,
"ben anamdan Abrek (7)
doğmadım" der. Bıçağı keskin eden biley taşıdır. Kimse
anasından Abrek doğmaz. Velakin Abrek ederler adamı. Çatal yürek
ederler. Vurdukça biz kafamızı kayalara, böyle bilenmiş böyle
kinlenmişiz işte.
Dağlarda
her bahar açan çeşit çeşit ıtırlı çiçekler umudun habercisi,
umudun müjdecisidir. Yüce Tanrı umudu gizlemiş dağlara. Arasın
bulsun ademoğlu bilsin ki yaşadıkça umut var .
.........................................................
Umudunu
yitirme. Umudunu yitiren nefes alsa da diri değildir gayri.
Umut varsa yarın var. Umut varsa sen varsın. Git vur kendini
dağlara. Çünkü umut saklıdır dağlarda.
........................................................
İçimde
rüzgarlar esiyor usta,
Kibrit gibi bir bir yakıyorum,
Ömrümün sayfalarını.
Bak hele bir yol Elbruz'a Kazbek'e,
Şimşekler çakıyor usta.
Alazlarını çapraz fişekler gibi
Göğsüme sarıyorum.
Alnımın
şakında
Bitmemiş bir hesabın
Mührünü taşıyorum usta.
Bir kolye gibi bir madalyon gibi
Sevdamı boynuma asıyorum.
Kaybettiğim
bir yıldızın
Peşinde koşuyorum usta.
Sürgit bir derde devanın,
Onulmaz bir yaraya şifanın
Hayaliyle yaşıyorum.
Her
sabah ağzımda
paslı bir tütün tadıyla
Kalkıyorum ben usta.
Baş kabak yalınayak
Nehirler, çöller aşıyorum.
Umudumu
bayrak yapıp,
Sancak yapıp,
Coşuyorum ben usta.
Zümrüd-ü anka gibi yana yana
küllerimden doğuyorum.
(1) Mikhail Lermantov: Özellikle Kafkasya ile ilgili eserleriyle
tanınan 19.yy da yaşamış ünlü Rus şairi.
(2) Sir Edmund Hillary: Everest'e 1953'de ilk kez tırmanmayı
başaran Yeni Zelandalı Dağcı.
(3) Buz Adam Ötzi: Avusturya Alpleri'ndeki bir buzulda 1991
yılında bulunan 5300 yaşındaki insan.
(4) Sosuruko:Kafkas mitolojisindeki yarı tanrı-yarı insan. Setenay
Guaşe'nin oğlu.
(5) Dadaloğlu: 19.yy. yaşamış ünlü Anadolu halk ozanı.
(6) Abrek Zelimhan: 19.yy sonları 20.yy başlarında Çarlık Rusyası'na
karşı savaşan Çeçen halk kahramanı
(7) Abrek: Çeçence, oburg kelimesinden gelir. Uğramış oldukları
haksızlık nedeniyle ya da işlediği bir suçtan dolayı dağlara
çıkıp sosyal bir yaşam süren kimselere denir. Zamanla halk kahramanları
için söylenir olmuştur.
|