DAĞISTAN
VE LAKLAR
Türkiye'deki
Kafkas diasporasının yakından tanıdığı değerli büyüğümüz Musa
Ramazan, bizler için hem anayurt kokusu taşıması açısından, hem
de diasporanın siyasi duruşunun belirlenmesi noktasında yıllardır
kalemiyle yaptığı hizmetten dolayı ayrı bir yeri olan bir yazar.
Onun Hollywood yapımcılarına ilham verecek derecede çarpıcı yaşamöyküsünden
bölümler içeren eserleri yıllardır Türk okuyucusuna Kafkas halklarının
hiçbir dönem susmayan özgürlük talepleri ve uğradıkları haksızlıkları
anlattı. Musa Ramazan çok yönlü kişiliği ve uğraştığı her konudaki
ihtisasıyla tanınan bir büyüğümüz. Onun ismi Kafkas Halk danslarıyla,
Dağıstan'la, İkinci Dünya savaşında Kafkasya'nın uğradığı yıkımla
birlikte anılıyor. Onun eserleri yıllardır yüreği Kafkasya için
çarpan insanlara ışık tutuyor.
"Dağıstan ve Laklar" adlı eser de ancak Musa Ramazan'ın
kalemine yakışacak bir eser. Her yönüyle
Dağıstan'ın Türk diline kazandırılmış bir envanteri niteliği taşıyan
bu kitap içerdiği soyağacı bilgileri, biyografiler, resimler,
tarihi ve edebi bilgilerle bu konuda büyük bir boşluğu dolduruyor.
Bunca ortak kültür motifine rağmen, bunca tarihi müştereke rağmen
ve bunca kan hısımlığına rağmen Türk okuru Kafkasya'ya ne kadar
uzak, ne kadar yabancı... Mevcut eserler genellikle Kafkas kökenli
insanlara ulaşırken Türk okuruna Kafkasya'ya dair sunulan eserler
o kadar sınırlı ki bu konuda yapılmış her türlü çalışmanın ne
büyük önem taşıdığını izaha gerek yok.
Bu noktada tüm ömrünü her daim çalkantılı olan Kuzey Kafkasya'nın
haklı davasına hizmetle geçirmiş olan Musa Ramazan'ın eseri adı
çok fazla bilinen ve bir şiir gibi kulaklarda yer edinen Dağıstan'ın
gerçeğini, geçmişini ve efsunlu kültürünü gözler önüne döküyor.
Orası çoğumuzun
sandığı gibi dağların ve dağlılığın ülkesi değil, özgün bir şehir
kültürünün ve bunun uzantısı olan köklü bir uygarlığın merkezi.
Filoloji için, mitoloji için, savaş tarihçileri için, folklor
için dipsiz bir kaynak...
Kafkasya'nın
sanatçı kavmi Laklar'a ilişkin kitapta aktarılan bilgiler de çok
büyük önemi haiz. Çünkü Dağıstan'ın bu küçük ama nüfuslarına oranla
son derece etkin halkına dair bildiklerimiz de bilmemiz gerekenlerin
çok gerisinde. Onların Kuzey Kafkasya tarihi ve kültürü üzerindeki
büyük etkileri ve göç ettikleri Türkiye'de içlerinden çıkan önemli
isimler bizler için gölgede kalmış konulardı. Musa Ramazan'ın
eseriyle Dağıstan'ın merkezini yurt tutmuş olan Lak halkının Kafkas
kültürü içindeki yeri de gün ışığına çıkartılmış oluyor. Onlar
hakkında verilen tarihi bilgiler, dillerine ilişkin tespitler
ve Kafkas el sanatları konusundaki yeteneklerine dair örnekler
gerek konuya ilgi duyan Türk okuyucusu gerek Türkiyeli Kafkas
diasporası açısından kaynak teşkil edecek önemi haiz.
Musa Ramazan'ın
bu büyük emek ve özveri gerektiren çalışması Şamil Eğitim ve Kültür
Vakfı Yayınları tarafından 2002 yılında basılmış ve Gökhan Menteş
tarafından yayına hazırlanmış.
Hulusi
Üstün